Menü
Muşmula (Mespilus germanica), gülgiller familyasından, Anadolu ve çevresinde binlerce yıldır yetiştirilen kışlık bir meyvedir. Yörelere göre döngel, beşbıyık ya da töngel adlarıyla da bilinir. Küçük ağaç ya da çalı formunda, soğuğa ve olumsuz koşullara dayanıklı bir türdür; bu nedenle çoğu zaman bahçe kenarlarında, tarla sınırlarında ve dağ eteklerinde bakım istemeden yetişir. Meyvesi diğer meyvelerin aksine ağaçta değil, hasat sonrası bekletilerek (buruşup yumuşayarak) olgunlaşır ve ancak bu şekilde yenebilir hale gelir. Türkiye tarımında muşmula, ticari olarak büyük ölçekli üretimi yapılan bir ürün olmaktan çok, yerel pazarlarda ve kırsal aile ekonomisinde değer taşıyan geleneksel bir meyvedir. Geç sonbahar ve kış aylarında taze meyve bulunmadığı dönemde tüketiciye ulaşması, yüksek lif ve C vitamini içeriği ve dayanıklı yapısı sayesinde nişe pazarlarda ve doğal ürün taleplerinde önemini korumaktadır. Ayrıca yaban formları ile ıslah çalışmalarında genetik kaynak olarak da değerlidir.
Muşmula, Türkiye'de en yoğun olarak nemli ve ılıman iklime sahip Karadeniz Bölgesi ile Marmara Bölgesi'nde yetişir. Özellikle Doğu ve Batı Karadeniz kıyı kuşağı (Trabzon, Rize, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Zonguldak, Bartın çevresi) tür için doğal yayılış alanıdır. Marmara'da Bursa, Yalova, Sakarya, Kocaeli ve Balıkesir çevresinde bahçe kenarlarında ve karışık meyveliklerde sıkça görülür. Ege ve İç Anadolu'nun daha ılıman geçişli kesimlerinde de dağınık olarak bulunur. Bu bölgelerin uygun olmasının başlıca nedeni, muşmulanın yüksek hava ve toprak nemi istemesi, kışın belirli bir soğuklama ihtiyacını karşılayan ılıman kışlar ve serin yazlardır. Tür, toprak bakımından fazla seçici değildir; derin, geçirgen, organik maddece zengin ve hafif asidik topraklarda en iyi gelişimi gösterir. Ağır ve su tutan topraklara kısmen dayanabilse de köklerinin havalanması gelişimi olumlu etkiler. Soğuğa ve dona dayanıklılığı sayesinde iç kesimlerde ve yükseltilerde de yetişebilmesi, onu geniş bir coğrafyaya uyumlu kılar.
Muşmulada verim; ağacın yaşına, budama ve gübreleme uygulamalarına, çeşide (yabani ya da ıslah edilmiş iri meyveli tipler) ve bakım düzeyine göre önemli ölçüde değişir. Genç ağaçlar dikimden sonra genellikle birkaç yıl içinde meyveye yatar; tam verim çağına ulaşmış olgun bir ağaçtan yaklaşık 30 ile 80 kilogram arasında ürün alınabildiği belirtilmektedir. Bakımlı bahçelerde iri meyveli seçilmiş tiplerde bu değer daha yükseğe çıkabilir, bakımsız yaban formlarında ise daha düşük kalır. Muşmula genellikle tek tek dikili ya da bahçe kenarı ağaçları olarak yetiştirildiğinden, dekar bazında standart bir verim değeri vermek güçtür ve bu rakamlar yaklaşık kabul edilmelidir. Verimi etkileyen başlıca etkenler arasında düzenli budama ile ışıklanma ve havalanmanın sağlanması, yeterli toprak nemi, tozlanma koşulları, ilkbahar geç donları, hastalık ve zararlı baskısı ile toprağın organik madde içeriği yer alır. Meyvenin ağaçta değil hasat sonrası bekletilerek olgunlaşması nedeniyle, hasat zamanlaması da pazara ulaşan kullanılabilir ürün miktarını doğrudan etkiler.
Muşmula, Türkiye'de üretim ve ticaret hacmi bakımından elma, armut gibi büyük meyve türlerinin yanında oldukça küçük ölçekli, niş bir üründür. Üretimin önemli bir kısmı ticari plantasyonlardan çok bahçe kenarı ağaçlarından ve küçük aile işletmelerinden gelir; bu nedenle ürünün büyük bölümü yerel pazarlarda, semt pazarlarında ve köy pazarlarında taze olarak değerlendirilir. İç tüketim ağırlıklı bir meyvedir ve özellikle geç sonbahar ile kış aylarında, başka taze meyvenin az bulunduğu dönemde tüketiciye ulaşması ticari değerini artırır. Taze tüketimin yanı sıra reçel, marmelat, pekmez benzeri ürünlere ve geleneksel tatlılara işlenerek de değerlendirilir. İhracat ve ithalatı düzenli ve büyük hacimli bir kalem oluşturmaz; dış ticareti sınırlı ve düzensizdir. Ekonomik önemi daha çok kırsal kesimde ek gelir sağlaması, dayanıklı yapısı sayesinde düşük girdiyle üretilebilmesi ve doğal, geleneksel ürün talebine yanıt vermesinden kaynaklanır. Son yıllarda doğal ve unutulmuş meyvelere artan ilgiyle butik pazarlarda ve yöresel ürün satışlarında kendine daha fazla yer bulmaktadır.
Muşmula meyvesi hasat edildiğinde sert, kekremsi ve buruk tatlıdır. Meyvenin yenebilir hale gelmesi için hasattan sonra serin bir ortamda bir süre bekletilerek yumuşaması, kararması ve tatlanması gerekir. Bu bekletme sürecine halk arasında olgunlaştırma denir; ancak bu aşamadan sonra muşmula tatlı ve yumuşak dokusuyla tüketilir.
Hayır. Muşmula (Mespilus germanica) sonbahar ve kış meyvesidir, hasat sonrası bekletilerek yenir. Yeni dünya ya da Malta eriği (Eriobotrya japonica) ise ilkbaharda olgunlaşan, ağaçta olgunlaşınca hemen yenebilen ayrı bir türdür. İki meyve yörelere göre karıştırılsa da botanik olarak farklıdır.
Muşmula nemli ve ılıman iklimi sever; Karadeniz ve Marmara gibi hava nemi yüksek bölgelerde en iyi gelişimi gösterir. Soğuğa ve dona dayanıklı olduğu için iç kesimlerde de yetişebilir. Toprak konusunda fazla seçici değildir, ancak derin, geçirgen, organik maddece zengin ve hafif asidik topraklarda daha verimli olur.
Muşmula ağaçları genellikle dikimden birkaç yıl sonra meyveye yatmaya başlar ve zamanla tam verim çağına ulaşır. Aşılı ve bakımlı fidanlar, tohumdan yetişen yaban formlara göre daha erken ve daha düzenli ürün verir. Düzenli budama ve gübreleme, hem verimi hem de meyve iriliğini olumlu etkiler.
Muşmula, serin ve havadar bir ortamda yumuşayana kadar bekletilerek olgunlaştırılır ve bu süreçte doğal olarak saklanmış olur. Taze tüketimin yanında reçel, marmelat, pekmez ve çeşitli geleneksel tatlılara işlenerek değerlendirilir. Lif ve C vitamini bakımından zengin olması, kış döneminde tercih edilmesini sağlar.
Muşmula, genellikle sonbahar aylarında ekilir. Bununla birlikte, ilkbaharda da dikim yapılabilir.
Muşmula, dikimden sonra yaklaşık 2-3 yıl içinde meyve vermeye başlar ve hasat dönemi genellikle sonbahar aylarına denk gelir.
Muşmula, iyi drene edilmiş, humuslu toprakları tercih eder. Ilıman iklimlerde en iyi gelişimi gösterir.
Muşmula, kurak dönemlerde düzenli sulama gerektirir. Toprağın nem durumuna göre sulama sıklığı ayarlanmalıdır.
Muşmula çeşitleri arasında yerli ve yabancı türler bulunmaktadır. Yerel çeşitler, iklim ve toprak koşullarına göre farklılık gösterebilir.
Muşmula, mantar hastalıklarına ve çeşitli böceklere karşı hassastır. Özellikle yaprak biti ve meyve sineği gibi zararlılar dikkat edilmelidir.
Muşmula budaması, ağaçların sağlıklı gelişimi için önemlidir. Genç ağaçlarda şekil budaması, olgun ağaçlarda ise bakım budaması yapılmalıdır.
Muşmula, serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır. Ayrıca, meyvelerin birbirine temas etmemesine dikkat edilmelidir.
Muşmula, açık alanda iyi sonuçlar verir, ancak sera ortamında da yetiştirilebilir. Sera, iklim kontrolü sağladığı için avantajlı olabilir.
Muşmula, farklı bitkilerle münavebe yapılabilir. Ancak, aynı familyadan bitkilerle ekimden kaçınılmalıdır.
Muşmula verimi, çeşide, iklime ve bakım koşullarına göre değişir. İyi bakım ve uygun iklim, verimi artırır.
Muşmula organik olarak yetiştirilirken, kimyasal gübre ve ilaçlar kullanılmamalıdır. Organik malzemelerle toprağın besin değeri artırılmalıdır.
Muşmula hasat sonrası, hemen tüketilmezse uygun koşullarda saklanmalıdır. Ayrıca, meyveler dikkatlice temizlenmelidir.
Muşmula, genellikle rüzgar ve böcekler aracılığıyla tozlaşır. Bu nedenle, farklı çeşitlerin bir arada bulunması tozlaşmayı artırabilir.
Muşmula, soğuk hava koşullarına ve dona dayanıklıdır. Ancak, aşırı soğuklar meyve verimini olumsuz etkileyebilir.
Muşmula yetiştirirken toprak seçimi, sulama ve budama gibi faktörlere dikkat edilmelidir. Ayrıca, hastalık ve zararlılara karşı önlem almak da önemlidir.
Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM).
Harman üzerinde güncel muşmula ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Muşmula Muşmula Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni