Menü
Ahududu (Rubus idaeus), gülgiller familyasından, çok yıllık kök yapısına sahip ancak sürgünleri iki yılda ürün veren üzümsü meyveli bir türdür. Kırmızı, sarı ve siyah tipleri bulunmakla birlikte Türkiye'de en yaygın olarak kırmızı ahududu yetiştirilir. Serin ve nemli iklimi seven, yüksek rakımlı ve gölgeli alanlarda kaliteli ürün veren bir bitki olması nedeniyle geleneksel meyvecilik alanlarına göre farklı bir üretim deseni ortaya koyar. Türkiye tarımında ahududu, üzümsü meyveler grubunda çilekten sonra öne çıkan ürünlerden biridir ve son yıllarda katma değeri yüksek, alternatif bir tarım ürünü olarak üreticinin ilgisini çekmektedir. Taze tüketiminin yanında reçel, marmelat, meyve suyu, dondurulmuş ürün ve pasta sektöründe yoğun biçimde kullanılır. İçerdiği C vitamini, antioksidan ve lif bakımından zengin oluşu, sağlıklı beslenme trendiyle birlikte talebini artırmıştır. Küçük ölçekli aile işletmeleri için dekara gelir açısından cazip olması, ahududunun ekonomik önemini pekiştiren en belirgin özelliğidir.
Ahududu serin ve nemli iklim ile iyi drene olan, hafif asidik yapıdaki organik maddece zengin toprakları sevdiği için Türkiye'de daha çok yüksek rakımlı ve nispeten serin bölgelerde yetiştirilir. Üretimde Marmara Bölgesi, özellikle Bursa ve çevresi öne çıkan alanlardan biridir. Bunun yanında Karadeniz kuşağında Sakarya, Bartın, Kastamonu, Düzce gibi iller ile İç Anadolu ve Batı Anadolu'nun yüksek kesimlerinde küçük ve orta ölçekli üretim yaygınlaşmaktadır. Bu bölgelerin uygun olmasının başlıca nedeni, ahududunun aşırı sıcaktan olumsuz etkilenmesi ve meyve tutumu ile tane kalitesi için serin gecelere, yeterli neme ihtiyaç duymasıdır. Yüksek rakımlı alanlarda gündüz-gece sıcaklık farkının açık olması meyve aromasını ve kalitesini olumlu etkiler. Ayrıca ahududu kökleri fazla suya ve taban suyuna hassas olduğundan, eğimli ve süzek toprakların bulunduğu yamaç arazileri tercih edilir. Kışın belirli bir soğuklama ihtiyacını karşılayan, ilkbahar geç donlarının nispeten az görüldüğü mikroklima alanları en verimli üretim koşullarını sunar.
Ahudududa verim; çeşide, bitki yaşına, budama ve terbiye sistemine, sulama ile gübreleme yönetimine bağlı olarak geniş bir aralıkta değişir. Tam verim çağındaki iyi bakılmış bahçelerde dekara verim yaklaşık 500 ile 1500 kilogram arasında değişebilmekte, ileri teknik ve uygun çeşitle bu değerin üzerine çıkılabilmektedir. Yeni kurulan bahçelerde ilk yıl verim düşük olup, bitkiler genellikle üçüncü yıldan itibaren tam kapasiteye ulaşır. Verimi etkileyen başlıca etkenler arasında çeşit seçimi (yaz meyveli veya sonbahar/güz meyveli tipler), sürgün budaması ve seyreltme, telli terbiye sistemiyle güneşlenme ve havalanmanın sağlanması, düzenli ve kontrollü sulama (özellikle damla sulama), toprak organik madde düzeyi, dengeli gübreleme, arı gibi tozlayıcıların varlığı ve hastalık-zararlı kontrolü sayılabilir. Aşırı sıcaklar, kuraklık, ilkbahar geç donları ve kök çürüklüğüne yol açan fazla su verimi belirgin biçimde düşürür. Kesin rakamlar bahçe koşullarına göre değişeceğinden, verilen aralıklar yaklaşık değerler olarak değerlendirilmelidir.
Ahududu, Türkiye'de hem taze hem de işlenmiş ürün olarak ekonomik değeri giderek artan bir üründür. İç piyasada taze meyve olarak marketler, pazarlar ve gıda sektörüne; ayrıca reçel, marmelat, meyve suyu, dondurulmuş meyve ve pastane sektörüne hammadde olarak arz edilir. Dondurulmuş ahududu, raf ömrünü uzatması ve yıl boyu pazarlanabilmesi nedeniyle ticarette önemli bir yer tutar. Üretim miktarı büyük tarla ürünlerine göre sınırlı olsa da, birim alandan elde edilen gelirin yüksekliği ahududuyu küçük aile işletmeleri için cazip kılar. Dünya genelinde üzümsü meyvelere olan talebin artması, Türkiye açısından hem iç tüketim hem de ihracat potansiyeli oluşturur; özellikle dondurulmuş ve işlenmiş ürün formunda dış pazarlara yönelim söz konusudur. Bununla birlikte üretimin niş kalması, hasadın el emeğine dayalı olması ve meyvenin çabuk bozulabilir yapısı, ticarette soğuk zincir ve pazarlama organizasyonunu kritik hale getirir. Kesin üretim, ihracat ve ithalat rakamları için TÜİK ve Tarım ve Orman Bakanlığı güncel verilerinin esas alınması gerekir.
Ahududu serin ve nemli iklimi sever. Aşırı sıcaktan olumsuz etkilendiği için yüksek rakımlı, gündüz-gece sıcaklık farkının açık olduğu, ilkbahar geç donlarının az görüldüğü bölgelerde daha kaliteli ve verimli ürün verir. Kışın belirli bir soğuklama ihtiyacını da karşılaması gerekir.
Yeni kurulan bir ahududu bahçesinde ilk yıl verim düşüktür. Bitkiler genellikle ikinci yıldan itibaren ürün vermeye başlar ve üçüncü yıldan sonra tam verim çağına ulaşır. Güz meyveli çeşitlerde ise ilk yıl sonbaharında dahi bir miktar ürün alınabilir.
Ahududu, iyi drene olan, organik maddece zengin, hafif asidik yapıdaki süzek toprakları tercih eder. Kökleri fazla suya ve yüksek taban suyuna çok hassastır; ağır, su tutan topraklarda kök çürüklüğü görülür. Bu nedenle eğimli, süzek yamaç arazileri daha uygundur.
Ahudududa sürgünler genellikle ikinci yılda ürün verip kuruduğu için, ürün vermiş yaşlı sürgünlerin kesilmesi ve genç sürgünlerin seyreltilmesi gerekir. Budama; güneşlenmeyi, havalanmayı ve meyve kalitesini artırır, hastalık baskısını azaltır ve verimi doğrudan etkiler.
Ahududu taze olarak tüketilmesinin yanında reçel, marmelat, meyve suyu, dondurulmuş meyve, pasta ve tatlı sektöründe yoğun biçimde kullanılır. Çabuk bozulan bir meyve olduğu için dondurularak saklanması yıl boyu pazarlama ve ihracat açısından önem taşır.
Kaynak: Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Tarım ve Orman Bakanlığı.
Harman üzerinde güncel ahududu ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Ahududu Ahududu Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni