Menü
Muşmula (Mespilus germanica), gülgiller familyasından, ülkemizin nemli ve ılıman kuşağında uzun yıllardır yetiştirilen geleneksel bir meyve türüdür. Bölgeye göre döngel adıyla da anılır. Genellikle 2-3 metre boylanan, dağınık taçlı, kışın yaprağını döken küçük bir ağaçtır. Türkiye'de ticari anlamda geniş plantasyonlardan çok, bahçe kenarlarında ve yarı doğal popülasyonlar halinde varlığını sürdürür. Marmara ve Karadeniz bölgeleri muşmulanın en yoğun bulunduğu alanlardır; İç Anadolu ve Ege'nin serin kesimlerinde de yetiştiriciliği yapılır. Özellikle Tokat ve çevresinde geniş doğal popülasyonlar belirlenmiş, Niksar ilçesi ve köylerinde yoğunlaşan genotipler üzerinde seleksiyon çalışmaları yürütülmüştür. Bu da türün Anadolu'daki genetik zenginliğini gösterir. Muşmula serin ve ılıman iklimi sever. Kışı çok sert geçmeyen, yazı aşırı kurak olmayan yörelerde sağlıklı gelişir ve kış soğuklarına oldukça dayanıklıdır. Yüksek rakımlı kesimlere de uyum sağlayabilir. Derin, geçirgen, organik maddece zengin toprakları tercih eder; kireçli ve killi tınlı topraklara toleranslıdır. Türün en belirgin özelliği, hasatta sert, buruk ve yüksek tanen içeren meyvenin doğrudan yenememesi, bir süre bekletme (yumuşatma) sonrası kahverengileşip tatlanarak yenebilir hale gelmesidir. Bu özellik muşmulayı sezonun sonunda, soğukların başladığı dönemde değerlenen bir meyve yapar. Yerel pazarlarda, kış meyvesi olarak ve geleneksel ürün ilgisiyle alıcı bulur. Düşük girdi gerektirmesi, kuvvetli bağışıklığı ve uzun ömürlü oluşu, küçük üreticiler ve bahçe sahipleri için muşmulayı tamamlayıcı bir gelir kapısı olarak öne çıkarır. Doğru çeşit ve bakımla bahçede onlarca yıl ürün verir.
Fidan dikimi için en uygun dönem, ağacın yapraksız ve dinlenme halinde olduğu sonbahar sonu ile kıştır. Kışı ılıman geçen bölgelerde genellikle Kasım ayı başı tercih edilir; toprağın donduğu sert kışlı yörelerde dikim erken ilkbahara ertelenebilir. Sonbahar dikimi, kök sisteminin kış boyunca toprağa tutunmasına ve ilkbaharda hızlı sürmesine olanak tanır. Ticari bahçelerde dikim aralığı çeşit ve gelişme kuvvetine göre genellikle 3x3 ile 4x4 metre arasında ayarlanır.
Muşmula çekirdekle çoğaltılabilirse de tohumlar kalın kabuklu ve geç çimlenen yapıdadır; çimlenme için soğuk katlama (stratifikasyon) süreci ister ve sonuç çoğu zaman ana bitkiden farklı, geç meyveye yatan bireyler verir. Bu nedenle ticari ve bahçe üretiminde, istenen çeşit özelliklerini korumak amacıyla aşılı fidan tercih edilir. Anaç olarak ayva, alıç ve yabani armut gibi türler kullanılabilir; anaç seçimi ağacın boyunu, toprağa uyumunu ve meyveye yatma süresini etkiler. Sertifikalı, sağlıklı fidanla başlamak hastalık riskini azaltır.
Muşmula düşük girdiyle yetişen, fazla gübre istemeyen bir türdür. Dikim öncesi toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi veya kompost karıştırmak, organik madde ve toprak yapısı açısından faydalıdır. Bakım gübrelemesinde, toprak analizine ve ağacın gelişme durumuna göre hareket etmek doğru olur. Aşırı azotlu gübreleme sürgünleri yumuşatıp ateş yanıklığı gibi hastalıklara yatkınlığı artırabileceğinden kaçınılmalıdır. Spesifik dozlar için yerel ziraat odası veya tarım il/ilçe müdürlüğünden, toprak analizi sonucuna dayalı öneri alınması uygundur.
Köklü, derin sistemli bir tür olan muşmula, yerleştikten sonra kurağa orta derecede dayanıklıdır. Yine de fidanın ilk birkaç yılında, özellikle ilkbahar ve yaz kuraklığında düzenli sulama tutmayı ve gelişmeyi hızlandırır. Meyve tutumu ve irileşme döneminde su açığı meyve kalitesini düşürür. Sıcak ve kurak yörelerde yaz aylarında destek sulama gerekir. Toprağın geçirgen olması önemlidir; muşmula durgun su ve aşırı nemden, kök boğazı çürümelerinden hoşlanmaz. Damla sulama hem suyu verimli kullanır hem yaprak ıslanmasını azaltarak hastalık baskısını düşürür.
Hasat genellikle Ekim ayının son günlerinden Kasım ortasına kadar süren dönemde yapılır; Kasım, ülke genelinde muşmula ayı olarak bilinir. Meyveler dalda tam irileşip rengini aldığında, ancak henüz sert ve buruk haldeyken toplanır. Muşmula klimakterik bir meyvedir ve hasatta yüksek tanen nedeniyle doğrudan yenmez. Toplanan meyveler serin bir yerde, genellikle saman veya talaş içinde birkaç hafta bekletilerek yumuşatılır (bletting); bu süreçte etleri kahverengileşir, yumuşar ve tatlanarak yeme olumuna gelir. İlk donların ardından dalda bırakılan meyvelerin de yumuşadığı görülür, ancak aşırı beklemede meyve bozulabileceğinden zamanlamaya dikkat edilmelidir.
Muşmula hastalıkları ve zararlılarının belirtileri ve önlemleri için ayrıntılı rehbere bakın →
Fidan dikimi için en uygun dönem, ağacın yapraksız ve dinlenme halinde olduğu sonbahar sonu ile kıştır. Kışı ılıman geçen bölgelerde genellikle Kasım ayı başı tercih edilir; toprağın donduğu sert kışlı yörelerde dikim erken ilkbahara ertelenebilir. Sonbahar dikimi, kök sisteminin kış boyunca toprağa tutunmasına ve ilkbaharda hızlı sürmesine olanak tanır. Ticari bahçelerde dikim aralığı çeşit ve gelişme kuvvetine göre genellikle 3x3 ile 4x4 metre arasında ayarlanır.
Muşmula düşük girdiyle yetişen, fazla gübre istemeyen bir türdür. Dikim öncesi toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi veya kompost karıştırmak, organik madde ve toprak yapısı açısından faydalıdır. Bakım gübrelemesinde, toprak analizine ve ağacın gelişme durumuna göre hareket etmek doğru olur. Aşırı azotlu gübreleme sürgünleri yumuşatıp ateş yanıklığı gibi hastalıklara yatkınlığı artırabileceğinden kaçınılmalıdır. Spesifik dozlar için yerel ziraat odası veya tarım il/ilçe müdürlüğünden, toprak analizi sonucuna dayalı öneri alınması uygundur.
Köklü, derin sistemli bir tür olan muşmula, yerleştikten sonra kurağa orta derecede dayanıklıdır. Yine de fidanın ilk birkaç yılında, özellikle ilkbahar ve yaz kuraklığında düzenli sulama tutmayı ve gelişmeyi hızlandırır. Meyve tutumu ve irileşme döneminde su açığı meyve kalitesini düşürür. Sıcak ve kurak yörelerde yaz aylarında destek sulama gerekir. Toprağın geçirgen olması önemlidir; muşmula durgun su ve aşırı nemden, kök boğazı çürümelerinden hoşlanmaz. Damla sulama hem suyu verimli kullanır hem yaprak ıslanmasını azaltarak hastalık baskısını düşürür.
Hasat genellikle Ekim ayının son günlerinden Kasım ortasına kadar süren dönemde yapılır; Kasım, ülke genelinde muşmula ayı olarak bilinir. Meyveler dalda tam irileşip rengini aldığında, ancak henüz sert ve buruk haldeyken toplanır. Muşmula klimakterik bir meyvedir ve hasatta yüksek tanen nedeniyle doğrudan yenmez. Toplanan meyveler serin bir yerde, genellikle saman veya talaş içinde birkaç hafta bekletilerek yumuşatılır (bletting); bu süreçte etleri kahverengileşir, yumuşar ve tatlanarak yeme olumuna gelir. İlk donların ardından dalda bırakılan meyvelerin de yumuşadığı görülür, ancak aşırı beklemede meyve bozulabileceğinden zamanlamaya dikkat edilmelidir.
Muşmula yetiştiriciliğinde başlıca Ateş Yanıklığı (Erwinia amylovora), Monilya (Kahverengi Çürüklük ve Mumyalaşma), Yaprak Leke ve Külleme Etmenleri görülebilir. Belirtiler ve mücadele için ruhsatlı ürün kullanılmalı, İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni