Menü
Kestane (Castanea sativa), kayıngiller familyasından, uzun ömürlü ve iri gövdeli bir orman ağacının besleyici tohumudur. Türkiye, Anadolu ve Karadeniz kuşağında doğal olarak yayılış gösteren Anadolu kestanesinin gen merkezlerinden biridir ve dünyanın önde gelen kestane üreticileri arasında yer alır. Ürün büyük ölçüde doğal kestane ormanlarından ve az bir kısmı da kültür bahçelerinden toplanır; bu yönüyle hem tarımsal hem ormancılık değeri taşır. Türk mutfağında kestane, kebabı (közlenmiş kestane), kestane şekeri, dolma iç harcı, tatlılar ve son yıllarda kestane unu gibi ürünlerle güçlü bir yer tutar; özellikle Bursa kestane şekeri coğrafi işaret düzeyinde tanınmıştır. Nişasta ve karbonhidrat açısından zengin, glutensiz oluşu sebebiyle beslenmede öne çıkar. Kestane, yetiştiği yörelerde kırsal gelir, arıcılık (kestane balı) ve turizm açısından da önem taşır. Bununla birlikte kestane kanseri (Cryphonectria parasitica) ve mürekkep hastalığı gibi etkenler ağaç varlığını ve rekoltesini tehdit eden başlıca sorunlardır.
Türkiye'de kestane, ılıman ve nemli iklim isteyen bir tür olduğu için özellikle Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşır. Üretimde öne çıkan başlıca iller Aydın (Nazilli, Köşk çevresi), İzmir, Bursa (özellikle kestane şekeriyle ünlü), Kastamonu, Sinop, Zonguldak, Bartın, Balıkesir ve Manisa'dır. Aydın ve çevresi, Türkiye kestane üretiminin önemli bir bölümünü karşılayan lider yöre konumundadır. Kestanenin bu bölgeleri tercih etmesinin nedeni; yıllık yağışın yeterli olduğu, kışların çok sert geçmediği, yaz kuraklığının aşırı olmadığı ılıman iklim koşullarıdır. Toprak açısından kestane, kireçsiz yani asidik ile hafif asidik, derin, geçirgen ve iyi drene olan topraklardan hoşlanır; ağır killi ve kireçli topraklarda gelişimi zayıflar. Bu nedenle granit, gnays ve şist gibi ana kayaların ayrışmasıyla oluşmuş asit topraklara sahip dağ etekleri ve orta yükseltili yamaçlar kestane için elverişlidir. Deniz etkisiyle nemin yüksek kaldığı Ege ve Karadeniz yamaçları bu koşulları en iyi karşılayan alanlardır.
Kestanede verim, ağaç başına değerlendirilir çünkü üretim büyük ölçüde tek tek büyük ağaçlardan ve doğal ormanlardan yapılır. Genç ve yeni verime yatmış ağaçlarda ürün sınırlıyken, olgun ve iyi bakılan aşılı kestane ağaçlarından yaklaşık birkaç on kilogramdan yüzlerce kiloya kadar ürün alınabilir; ağacın yaşı, tacın büyüklüğü ve çeşide göre bu miktar geniş bir aralıkta değişir. Verimi etkileyen başlıca etkenler şunlardır: ağacın yaşı ve tür/çeşit özelliği, aşılı olup olmaması, çiçeklenme dönemindeki hava koşulları (geç donlar ve aşırı yağış tozlanmayı düşürür), tozlaşma için yeterli çeşit çeşitliliğinin bulunması, budama ve bakım düzeyi, toprak nemi ve beslenme durumudur. En önemli verim kaybı nedenleri ise kestane kanseri (Cryphonectria parasitica), mürekkep hastalığı (Phytophthora) ve kestane gal arısı (Dryocosmus kuriphilus) gibi hastalık ve zararlılardır. Kesin rakam yöreye ve yıla göre büyük fark gösterdiği için verim değerleri yaklaşık aralık olarak değerlendirilmelidir.
Kestane, Türkiye için hem iç tüketim hem de ihracat açısından değerli bir üründür. İç piyasada sonbahar ve kış aylarında taze kestane, sokak tezgahlarındaki kestane kebabı, kestane şekeri ve çeşitli tatlılar yoluyla yüksek talep görür; Bursa kestane şekeri bu talebin markalaşmış örneğidir. Türkiye, dünyanın önemli kestane üreticilerinden biri olduğu için üründe düzenli olarak ihracat da gerçekleştirir ve taze kestane başta Avrupa ülkeleri olmak üzere çeşitli pazarlara gönderilir; ayrıca kestane şekeri ve işlenmiş ürünler katma değerli ihracat kalemleri arasındadır. Kestane balı da nitelikli ve aranan bir arıcılık ürünü olarak ekonomik katkı sağlar. İthalat genellikle sınırlı düzeydedir ve iç üretim büyük ölçüde talebi karşılar. Ekonomik açıdan kestane, üretici yörelerde kırsal gelir, mevsimlik toplama işgücü, arıcılık ve turizm gibi alanlarla bütünleşerek yerel ekonomiye önemli katkı sunar. Ancak hastalık ve zararlıların yol açtığı rekolte dalgalanmaları, üretim ve fiyat istikrarını etkileyen başlıca risktir.
Tohumdan yetişen kestane ağaçları genellikle uzun bir süre sonra, çoğu zaman ilk on yıldan sonra ürün vermeye başlar. Aşılı fidanlarla kurulan bahçelerde ise meyveye yatma süresi belirgin şekilde kısalır ve ağaçlar daha erken verime geçer. Tam verim ise ağacın olgunlaşıp taç geliştirmesiyle birlikte ilerleyen yıllarda alınır. Kestane çok uzun ömürlü bir tür olduğundan, olgun ağaçlar onlarca hatta yüzlerce yıl ürün verebilir.
Kestane ılıman, nemli ve kışları çok sert geçmeyen iklimleri sever; yaz kuraklığının aşırı olmaması önemlidir. Toprak açısından kireçsiz, asidik ile hafif asidik, derin, geçirgen ve iyi drene olan topraklarda iyi gelişir. Ağır killi, taban suyu yüksek ve kireçli topraklarda kök hastalıklarına yatkınlığı artar ve gelişimi zayıflar. Bu nedenle Ege ve Karadeniz'in nemli, asit topraklı dağ yamaçları kestane için elverişli alanlardır.
Kestane kanseri, Cryphonectria parasitica adlı bir mantarın neden olduğu, ağacın kabuk ve dallarında yaralar oluşturarak zamanla kuruma ile ölüme yol açabilen ciddi bir hastalıktır. Dünya genelinde kestane ormanlarında büyük kayıplara neden olmuştur ve Türkiye'de de üretimi tehdit eden başlıca etkenlerden biridir. Mücadelede hastalıklı dalların temizlenmesi, budama aletlerinin dezenfeksiyonu ve biyolojik mücadele gibi yöntemler önerilir; uygulamalar için tarım il/ilçe müdürlükleri ve araştırma enstitülerinden destek alınması yararlıdır.
Kestane gal arısı (Dryocosmus kuriphilus), tomurcuklara yumurta bırakarak sürgün ve yapraklarda gal denen şişkinlikler oluşturan istilacı bir zararlıdır. Yoğun bulaşmalarda ağacın gelişmesini zayıflatır, sürgün oluşumunu ve dolayısıyla çiçeklenmeyi bozarak verimi önemli ölçüde düşürebilir. Mücadelesinde biyolojik mücadele (doğal parazitoit) ve dayanıklı çeşitlerin kullanımı öne çıkar. Bulaşma durumunda yetkili tarım birimlerine başvurulması önerilir.
Kestane, diğer sert kabuklu yemişlerin çoğundan farklı olarak yağ oranı düşük, buna karşılık nişasta ve karbonhidrat bakımından zengin bir besindir. Doğal olarak glutensiz olması nedeniyle un haline getirilerek çölyak hastaları için alternatif bir kaynak olarak da kullanılabilir. Ayrıca lif, potasyum, C vitamini ve çeşitli mineraller içerir. Bu özellikleriyle kestane, hem enerji verici bir gıda hem de mutfakta çok yönlü kullanılabilen bir üründür.
Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM).
Harman üzerinde güncel kestane ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Kestane Kestane Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni