Menü
Kayısı (Prunus armeniaca), gülgiller familyasından, ılıman iklim kuşağında yetişen bir taş çekirdekli meyve türüdür. Türkiye, dünya kayısı üretiminde ve özellikle kuru kayısı ihracatında uzun yıllardır lider konumdaki ülkelerin başında gelir. Meyve hem taze olarak sofralık tüketilir hem de kurutularak, reçel, marmelat, pestil, meyve suyu ve çeşitli gıda ürünlerine işlenir; çekirdek içi de gıda ve kozmetik sanayisinde değerlendirilir. Türkiye tarımında kayısı, hem üretici geliri hem de kırsal istihdam açısından stratejik bir ürün olup, özellikle Doğu Anadolu ve İç Anadolu geçiş kuşağında binlerce ailenin geçim kaynağıdır. Kükürtlenerek kurutulan sarı kayısı ve doğal (natürel) kuru kayısı, Türkiye'nin öne çıkan ihraç kalemlerindendir. Zengin A vitamini, potasyum, demir ve lif içeriğiyle beslenme açısından değerli olan kayısı, Türk mutfağında da tatlılardan yemeklere kadar geniş kullanım alanına sahiptir. Ürünün coğrafi işaretli çeşitleri, katma değerli ihracat ve tarımsal sanayi bağlantısıyla ülke ekonomisine önemli katkı sağlar.
Türkiye'de kayısı üretiminin merkezi, kuru kayısıda dünya çapında tanınan Malatya ilidir; Malatya tek başına ülke kuru kayısı üretiminin çok büyük bölümünü karşılar. Bunun yanında Elazığ, Erzincan, Iğdır, Kahramanmaraş, Mersin (özellikle Mut), Konya, Nevşehir, Niğde ve Ege'de Manisa gibi iller de önemli üretim alanlarıdır. Malatya çevresinin öne çıkmasının başlıca nedeni, çiçeklenme sonrası ilkbahar geç donlarının nispeten az yaşandığı, yaz aylarının sıcak ve kurak, gündüz-gece sıcaklık farkının belirgin olduğu karasal iklim özellikleridir. Bu koşullar meyvede kuru madde ve şeker oranını yükselterek kurutmaya çok uygun, aromalı ve yüksek kaliteli kayısı elde edilmesini sağlar. Fırat havzasının sulanabilir, derin ve geçirgen alüvyal toprakları da kök gelişimi ve verim için elverişlidir. Akdeniz kıyısındaki Mut yöresi ise erkenci taze kayısıda öne çıkar; ılıman iklim sayesinde meyve daha erken olgunlaşır ve taze pazara sunulur. Erzincan ve Iğdır gibi yörelerde de sofralık ve kuruluk çeşitler yetiştirilir.
Kayısıda verim; çeşide, ağaç yaşına, taç büyüklüğüne, bahçe yaşına, sulama ve bakım düzeyine göre geniş bir aralıkta değişir. Tam verim çağındaki sağlıklı bir kayısı ağacından yaklaşık 40 ile 100 kg, iyi bakılan bahçelerde daha da yüksek taze meyve alınabilmektedir; genç ağaçlarda bu miktar belirgin şekilde düşüktür. Kuru kayısıya işlendiğinde, taze meyvenin yaklaşık dörtte biri kadar kuru ürün elde edilir (kabaca 4-5 kg taze meyveden 1 kg kuru kayısı). Verimi etkileyen en kritik etken ilkbahar geç donlarıdır; çiçeklenme döneminde yaşanan don olayları tek bir yılda ürünün büyük kısmını yok edebilir. Bunun yanı sıra çeşit seçimi, tozlanma durumu, budama ve seyreltme, dengeli gübreleme, sulama rejimi, monilya (çiçek ve sürgün yanıklığı), şarka virüsü ile çeşitli zararlılara karşı yürütülen mücadele ve toprak verimliliği de verimi doğrudan belirler. Periyodisite (bir yıl bol, ertesi yıl az ürün eğilimi) de kayısıda görülebilen bir durumdur.
Kayısı, Türkiye için hem iç tüketim hem de ihracat açısından önemli bir üründür. Taze kayısının önemli bölümü yurt içinde sofralık olarak tüketilirken, üretimin büyük kısmı kurutularak değerlendirilir. Türkiye, dünya kuru kayısı ihracatında lider konumdaki ülke olup, Malatya menşeli kuru kayısı başta Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Rusya olmak üzere çok sayıda ülkeye satılmaktadır. Kükürtlenmiş (sarı) ve doğal kuru kayısı ile çekirdek içi başlıca ihraç kalemleridir. Kayısı ithalatı Türkiye açısından son derece sınırlıdır; ülke net ihracatçı konumundadır. Fiyatlar yıllara göre rekolteye, özellikle ilkbahar don zararının boyutuna ve döviz kurlarına bağlı olarak dalgalanır; don nedeniyle rekoltenin düştüğü yıllarda fiyatlar yükselir. Katma değerli işleme (organik kuru kayısı, ambalajlı ürünler, coğrafi işaret), pazarlama kanallarının çeşitlendirilmesi ve kalite-güvenlik standartlarına (kükürt dioksit, aflatoksin sınırları) uyum, ihracat gelirini artırmada belirleyici unsurlardır. Ürün, üretim bölgelerinde tarımsal sanayi ve istihdam bakımından da yüksek ekonomik öneme sahiptir.
Kayısı üretiminin ve özellikle kuru kayısının merkezi Malatya ilidir. Malatya, karasal iklimi ve Fırat havzasının verimli topraklarıyla dünya kuru kayısı üretiminde öne çıkan bölgedir. Elazığ, Erzincan, Iğdır, Kahramanmaraş ve Mersin'in Mut yöresi de önemli üretim alanlarıdır.
Taze kayısı doğrudan sofralık tüketilirken, kuru kayısı meyvenin güneşte veya kontrollü ortamda kurutulmasıyla elde edilir. Sarı renkli kuru kayısı genellikle kükürtlenerek kurutulur; kükürtlenmeyen doğal kuru kayısı ise koyu renklidir. Yaklaşık 4-5 kg taze meyveden 1 kg kuru kayısı elde edilir.
Kayısı ağaçları genellikle dikimden sonraki üçüncü ile dördüncü yıllarda meyve vermeye başlar ve yaklaşık altıncı yıldan itibaren tam verime ulaşır. Verim, çeşit, anaç, bakım ve iklim koşullarına göre değişir.
En büyük risk ilkbahar geç donlarıdır. Kayısı erken çiçek açtığı için çiçeklenme döneminde yaşanan don olayları bir yılda ürünün büyük bölümünü yok edebilir. Ayrıca monilya (çiçek ve sürgün yanıklığı), şarka virüsü ve çeşitli zararlılar da önemli risk unsurlarıdır.
Kayısı, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk geçen, çiçeklenme dönemi geç donlardan mümkün olduğunca korunan karasal iklimi sever. Gündüz-gece sıcaklık farkının yüksek olduğu yerlerde meyve daha aromalı ve şekerli olur. Derin, geçirgen, iyi drenajlı ve besin bakımından zengin alüvyal toprakları tercih eder.
Kayısı fidanları genellikle sonbahar veya erken ilkbahar dönemlerinde dikilir. Dikim zamanı, bölgenin iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Kayısı ağaçları, dikimden sonra genellikle 3-4 yıl içinde meyve vermeye başlar. Hasat dönemi ise çeşide ve iklime bağlı olarak yaz aylarında gerçekleşir.
Kayısı, derin, iyi drenajlı ve hafif asidik toprakları tercih eder. Ilıman iklimlerde daha iyi gelişim gösterir ve soğuk havalara karşı hassastır.
Kayısı ağaçları, özellikle çiçeklenme ve meyve oluşumu dönemlerinde düzenli sulama gerektirir. Sulama sıklığı, iklim koşullarına ve toprağın nem durumuna bağlı olarak değişir.
Kayısı, birçok farklı çeşide sahiptir. En bilinen çeşitler arasında Hacıkara, Şekerpare ve Erken Ağaç yer alır.
Kayısı ağaçları, genellikle kış aylarında budanır. Budama, ağacın sağlıklı büyümesini sağlamak ve verimliliği artırmak için önemlidir.
Taze kayısı, serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır. Uzun süreli saklama için kayısıların kurutulması veya dondurulması önerilir.
Sera ortamında kayısı yetiştiriciliği, iklim kontrolü sağlar ve hastalık riskini azaltır. Açık alanda ise doğal koşullara bağlı olarak daha fazla verim elde edilebilir.
Kayısı, monokültürden kaçınılması gereken bir bitkidir ve münavebe uygulamaları ile toprak sağlığını korumak önemlidir. Farklı bitkilerle dönüşümlü ekim yapılması önerilir.
Kayısı verimi, doğru sulama, gübreleme ve budama teknikleri ile artırılabilir. Ayrıca, hastalık ve zararlılarla mücadele de verim üzerinde olumlu etki sağlar.
Organik kayısı yetiştiriciliğinde, kimyasal gübre ve ilaç kullanımı yasaktır. Bunun yerine, doğal gübreler ve biyolojik mücadele yöntemleri tercih edilir.
Hasat sonrası kayısılar, hemen tüketilmek üzere depolanmalı veya kurutulmalıdır. Kurutma işlemi, kayısının raf ömrünü uzatır.
Kayısı, genellikle böcekler aracılığıyla tozlaşır. Farklı çeşitlerin bir arada bulunması, tozlaşmayı artırarak verimi olumlu etkiler.
Kayısı ağaçları, soğuk havalara karşı hassastır ve genç tomurcuklar don olaylarına karşı duyarlıdır. Ancak, olgun ağaçlar belirli bir soğuk dayanımına sahiptir.
Kayısı ağaçlarının bakımında sulama, budama, gübreleme ve hastalık kontrolü gibi işlemler düzenli olarak yapılmalıdır. Bu, ağacın sağlıklı büyümesini ve yüksek verim elde edilmesini sağlar.
Harman üzerinde güncel kayısı ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Kayısı Kayısı Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni