Menü
Kayısı (Prunus armeniaca L.), gülgiller familyasından, taze, kurutulmuş ve işlenmiş olarak yıl boyu tüketilen, vitamin ve minerallerce zengin bir ılıman iklim meyvesidir. Türkiye dünya kayısı üretiminde birinci sıradadır ve kuru kayısı dışsatımında pazarın büyük bölümünü elinde tutar. Erken çiçek açtığından yetiştiricilikteki en önemli sorun ilkbahar geç donlarıdır.
Kayısı genellikle aşılı fidanla, kışları çok sert geçmeyen yerlerde sonbaharda fidan sökümünü takiben dikilir. Dikim aralık ve mesafeleri çeşit ve anaca göre 7x7, 8x8, 7x8 veya 9x9 m olarak ayarlanır; bodur anaçlarda daha sık dikim yapılabilir.
Kayısı tohumla değil, genellikle aşı ile çoğaltılır. En yaygın anaç zerdali (kayısı çöğürü) olup kurağa, kirece ve nematoda dayanıklıdır; taban suyu yüksek ağır topraklarda erik anaçları tercih edilir.
Gübreleme yaprak ve toprak tahlili sonucuna göre yapılmalıdır. Meyve ağaçları topraktan yaklaşık 2,5 azot : 1 fosfor : 3,5 potasyum oranında besin kaldırır. Örnek olarak 10-15 yaşındaki, 70-120 kg ürün veren ağaçlara 5-6 kg azotlu, 2-3 kg fosforlu, 4-5 kg potasyumlu gübre verilebilir. Azotun 2/3'ü çiçeklenmeden yaklaşık 20 gün önce, kalanı hasattan 1 ay önce uygulanır. Kaynak kg/da değil ağaç başına değer verdiği için dekara sayısal doz belirtilmemiştir.
Kayısı kurağa dayanıklı bilinse de kaliteli meyve ve ağaç sağlığı için sulama gereklidir. Killi ağır topraklarda daha seyrek, kumlu hafif topraklarda daha sık sulanır. İlk sulama çağla döneminde başlar; ardından hasattan önce, hasattan sonra, ağustos ve eylülde olmak üzere yaklaşık 5 sulama yapılabilir. Damlama sulama önerilir.
Kayısı, yeşil renk tamamen kaybolduğunda ancak sarı renk tam oluşmadan, günün serin saatlerinde hasat edilir. Sofralık çeşitlerde yaklaşık yüzde 15-19 suda çözünür kuru madde değeri uygundur. Erken hasatta yeterli irilik, tat ve renk oluşmaz; geç hasatta tat bozulur ve taşıma sırasında zararlanma riski artar.
Kayısı hastalıkları ve zararlılarının belirtileri ve önlemleri için ayrıntılı rehbere bakın →
Kayısı genellikle aşılı fidanla, kışları çok sert geçmeyen yerlerde sonbaharda fidan sökümünü takiben dikilir. Dikim aralık ve mesafeleri çeşit ve anaca göre 7x7, 8x8, 7x8 veya 9x9 m olarak ayarlanır; bodur anaçlarda daha sık dikim yapılabilir.
Gübreleme yaprak ve toprak tahlili sonucuna göre yapılmalıdır. Meyve ağaçları topraktan yaklaşık 2,5 azot : 1 fosfor : 3,5 potasyum oranında besin kaldırır. Örnek olarak 10-15 yaşındaki, 70-120 kg ürün veren ağaçlara 5-6 kg azotlu, 2-3 kg fosforlu, 4-5 kg potasyumlu gübre verilebilir. Azotun 2/3'ü çiçeklenmeden yaklaşık 20 gün önce, kalanı hasattan 1 ay önce uygulanır. Kaynak kg/da değil ağaç başına değer verdiği için dekara sayısal doz belirtilmemiştir.
Kayısı kurağa dayanıklı bilinse de kaliteli meyve ve ağaç sağlığı için sulama gereklidir. Killi ağır topraklarda daha seyrek, kumlu hafif topraklarda daha sık sulanır. İlk sulama çağla döneminde başlar; ardından hasattan önce, hasattan sonra, ağustos ve eylülde olmak üzere yaklaşık 5 sulama yapılabilir. Damlama sulama önerilir.
Kayısı, yeşil renk tamamen kaybolduğunda ancak sarı renk tam oluşmadan, günün serin saatlerinde hasat edilir. Sofralık çeşitlerde yaklaşık yüzde 15-19 suda çözünür kuru madde değeri uygundur. Erken hasatta yeterli irilik, tat ve renk oluşmaz; geç hasatta tat bozulur ve taşıma sırasında zararlanma riski artar.
Kayısı yetiştiriciliğinde başlıca Çiçek monilyası (Monilinia laxa), Yaprakdelen (Çil) hastalığı (Wilsonomyces carpophilus), Bakteriyel kanser ve zamklanma (Pseudomonas syringae pv. syringae) görülebilir. Belirtiler ve mücadele için ruhsatlı ürün kullanılmalı, İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni