Menü
Yulaf (Avena sativa), buğdaygiller familyasından serin iklim tahıllarından biridir ve Türkiye tarımında hem insan beslenmesi hem de hayvan yemi olarak önemli bir yer tutar. Soğuğa ve neme buğdaya göre daha dayanıklı olması, marjinal ve nadas alanlarında dahi yetiştirilebilmesini sağlar. Ülkemizde ekiliş alanı buğday ve arpaya kıyasla sınırlı olsa da, yulaf ezmesi, kahvaltılık gevrek ve fonksiyonel gıda talebindeki artışla birlikte son yıllarda önemi belirgin biçimde artmıştır. Danesi yüksek lif (beta-glukan), protein ve enerji içeriğiyle öne çıkar; sağlıklı beslenme akımının yaygınlaşması yulafı stratejik bir ürün konumuna taşımıştır. Tarımsal açıdan yulaf, hem tane hem de yeşil ot ve kuru ot (yulaf samanı ve hasılı) olarak değerlendirilir; besi ve süt hayvancılığında kaliteli kaba ve kesif yem kaynağıdır. Ekim nöbetinde (münavebe) toprağı dinlendiren ve yabancı ot baskısını azaltan bir ürün olarak da tarla tarımında işlevseldir. Türkiye ekonomisinde payı buğday kadar büyük olmasa da, katma değerli gıda sanayisi ve yem sektörü açısından yükselen bir tarım ürünüdür.
Yulaf serin ve nemli iklimi sevdiğinden Türkiye genelinde geniş bir alana yayılır, ancak başlıca üretim İç Anadolu, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz geçit kuşaklarında yoğunlaşır. Kışlık ekim yapılan Ege (Manisa, İzmir, Aydın), Akdeniz (Antalya, Burdur, Isparta) ve Marmara (Balıkesir, Çanakkale, Bursa) illerinde ılıman kışlar sayesinde yüksek tane ve yeşil ot verimi elde edilir. İç Anadolu (Konya, Eskişehir, Ankara) ve Geçit Bölgesi ise nadas alanlarının değerlendirilmesi ve yem üretimi açısından öne çıkar; buradaki karasal iklime yazlık çeşitler daha iyi uyum sağlar. Karadeniz ardı kesimlerde de serin ve yağışlı koşullar yulafa elverişlidir. Yulaf, tınlı ve iyi drenajlı, hafif asidik topraklarda en iyi sonucu verir; buğdayın zayıf kaldığı asidik ve az verimli topraklara toleransı yüksektir. Fazla sıcağa ve kurağa hassas olması nedeniyle tane doldurma dönemindeki serinlik ve yeterli nem, uygun bölgeleri belirleyen temel etkendir.
Yulafta verim; çeşit, ekim zamanı (kışlık/yazlık), yağış ve sulama, toprak verimliliği ve gübreleme ile büyük ölçüde değişir. Türkiye koşullarında kuru tarımda tane verimi genellikle dekara yaklaşık 200-350 kg aralığında seyrederken, sulu koşullarda ve uygun çeşitle bu değer dekara 400-500 kg ve üzerine çıkabilmektedir. Yeşil ot (hasıl) amacıyla yetiştirildiğinde ise dekardan birkaç ton yeşil ot alınabilir. Verimi etkileyen başlıca etkenler şunlardır: sertifikalı ve bölgeye uyumlu çeşit seçimi, zamanında ve uygun sıklıkta ekim, azotlu ve fosforlu gübrelemenin dengeli yapılması, tane doldurma döneminde yeterli nem, yatma (lodging) sorununun kontrolü ile pas ve külleme gibi hastalıklara karşı önlem. Değerler yaklaşık olup bölge ve yıl koşullarına göre önemli ölçüde farklılaşabilir; kesin veriler için il tarım müdürlükleri ve enstitü kayıtları esas alınmalıdır.
Yulaf, Türkiye'de üretilen tahıllar içinde ekiliş ve üretim miktarı bakımından buğday ve arpanın gerisinde kalan, ancak talebi artan bir üründür. İç tüketimin önemli bir bölümü hayvancılıkta yem (tane, kırma yem, kuru ve yeşil ot) olarak değerlendirilir. Son yıllarda yulaf ezmesi, kahvaltılık gevrek, yulaf unu, yulaf sütü ve fonksiyonel gıda ürünlerine yönelik talep artışı, insan gıdası olarak tüketimi de yükseltmiştir. Bu talebin bir kısmı yurt içi üretimle, bir kısmı ise ithalatla karşılanmakta; gıda sanayisi zaman zaman kaliteli işlenmiş yulaf ürünlerini dış kaynaklardan tedarik etmektedir. Yulaf, gıda sanayisi ve yem sektörü için katma değer yaratan, sözleşmeli üretime ve yerli üretimin geliştirilmesine açık stratejik bir üründür. Ekonomik önemi mutlak üretim hacminden çok, sağlıklı beslenme trendine bağlı büyüyen pazarından ve ithalat ikamesi potansiyelinden kaynaklanır. Güncel üretim, ihracat ve ithalat rakamları için TÜİK ve Tarım ve Orman Bakanlığı verileri esas alınmalıdır.
Yulaf hem kışlık hem yazlık ekilebilir. Kışları ılıman geçen Ege, Akdeniz ve Marmara gibi bölgelerde sonbaharda kışlık ekim yapılır ve daha yüksek verim alınır. Kışların sert geçtiği İç Anadolu ve Geçit Bölgesi gibi karasal iklimli yerlerde ise ilkbaharda yazlık ekim tercih edilir. Bölgeye uyumlu çeşit ve doğru ekim zamanı verimi doğrudan etkiler.
Yulaf serin ve nemli iklimi sever; fazla sıcağa ve kurağa, özellikle tane doldurma döneminde hassastır. Tınlı, iyi drene olan ve hafif asidik topraklarda en iyi sonucu verir. Buğdayın zayıf kaldığı asidik ve marjinal topraklara toleransı yüksek olduğundan, bu tür alanların değerlendirilmesinde iyi bir seçenektir.
Yulaf, arpa ve buğdaya göre soğuğa ve neme daha dayanıklıdır ve asidik topraklara toleransı daha yüksektir. Danesinde beta-glukan adı verilen çözünür lif oranı yüksektir; bu da onu insan beslenmesinde fonksiyonel bir gıda yapar. Buğday daha çok un ve ekmek, arpa çoğunlukla yem ve maltçılık için kullanılırken yulaf hem kaliteli yem hem de yulaf ezmesi gibi gıda ürünlerinde değerlendirilir.
Hayır. Yulaf hem hayvan yemi hem de insan gıdası için yetiştirilir. Tane, kırma yem, kuru ot ve yeşil ot olarak besi ve süt hayvancılığında kaliteli yem kaynağıdır. Bunun yanında yulaf ezmesi, kahvaltılık gevrek, yulaf unu ve yulaf sütü gibi ürünlerle insan beslenmesinde giderek daha fazla yer almaktadır.
Yulafta aşırı azotlu gübreleme ve sık ekim, bitkinin boylanıp devrilmesine (yatma) yol açarak hasadı zorlaştırır ve verimi düşürür. Yatmayı azaltmak için azot dozunun dengeli verilmesi, uygun ekim sıklığının korunması ve mümkünse yatmaya dayanıklı, kısa boylu çeşitlerin seçilmesi önerilir. Ayrıca pas ve külleme gibi hastalıklara karşı önlem alınması bitkinin sağlam kalmasına yardımcı olur.
Kaynak: Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM).
Harman üzerinde güncel yulaf ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Yulaf Yulaf Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni