Menü
Soya fasulyesi (Glycine max), baklagiller familyasından, tohumları yüksek oranda protein ve yağ içeren tek yıllık bir yağ bitkisidir. Dünya genelinde hem bitkisel yağ üretiminin hem de hayvan yemi (soya küspesi) sanayisinin temel hammaddelerinden biridir. Türkiye tarımında soya, özellikle Çukurova bölgesinde buğday ve arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak ekilebilmesi sayesinde önemli bir yere sahiptir; bu özelliği toprağı boş bırakmadan ek gelir sağladığı için çiftçiler açısından değerlidir. Baklagil olması nedeniyle köklerindeki bakterilerle havanın azotunu toprağa bağlayarak münavebe (ekim nöbeti) içinde toprak verimliliğine katkı sunar. Türkiye mutfağında doğrudan tüketimi sınırlı olsa da, soya yağı, soya unu, soya sütü ve özellikle yem sanayisindeki soya küspesi üzerinden ekonomiye güçlü biçimde bağlıdır. Ülkedeki soya üretimi iç talebi karşılamaya yetmediği için Türkiye önemli miktarda soya ve soya ürünü ithal eden bir ülke konumundadır. Bu yönüyle soya, hem yerli bir üretim kalemi hem de stratejik bir ithalat ürünü olarak öne çıkar.
Türkiye'de soya fasulyesi üretiminin büyük bölümü Çukurova bölgesinde yoğunlaşmıştır. Adana, Osmaniye, Mersin ve Kahramanmaraş çevresi, sulama imkânı ve uzun sıcak yetişme dönemi sayesinde soya ekiminin merkezidir. Bu bölgelerde soya çoğunlukla buğday veya arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak ekilir; bu da aynı araziden yılda iki ürün alınmasını sağlar. Karadeniz bölgesinde de sınırlı ölçekte soya tarımı yapılmaktadır. Soya, uzun ve sıcak bir yetişme dönemine ihtiyaç duyduğu, çiçeklenme ve tane bağlama dönemlerinde düzenli sulama istediği için ülkenin sulanabilir ve sıcak ovalarında daha başarılı olur. Yerli üretim belirli bölgelerde yoğunlaşmış olmakla birlikte, Türkiye'nin toplam soya talebi bu üretimin oldukça üzerindedir ve açık ithalat yoluyla kapatılmaktadır.
Soya fasulyesinde verim; çeşit, sulama, ekim zamanı ve toprak koşullarına göre değişir. Sulanan koşullarda ana ürün ekilişlerinde dekara verim yaklaşık 300-400 kilogram aralığında olabilirken, ikinci ürün ekimlerinde yetişme süresinin kısalması nedeniyle bu değer genellikle daha düşük gerçekleşir. Türkiye'nin toplam yıllık soya üretimi, iç tüketimin özellikle yem ve yağ sanayisindeki yüksek talebinin yanında sınırlı kalmaktadır; bu nedenle yerli üretim ihtiyacı karşılamaya yetmemekte ve büyük bölümü ithalatla tamamlanmaktadır. Kesin ve güncel verim ve üretim rakamları için TÜİK ve TAGEM verilerine başvurulması önerilir.
Soya fasulyesi Türkiye ekonomisinde ağırlıklı olarak bir ithalat ürünü olarak öne çıkar. Ülkedeki üretim, başta kanatlı ve büyükbaş hayvancılık olmak üzere yem sanayisinin ve bitkisel yağ sektörünün talebini karşılamaya yetmediğinden, Türkiye her yıl önemli miktarda soya fasulyesi ve soya küspesi ithal eden ülkeler arasındadır. İthalatın büyük kısmı hayvan yemi için protein kaynağı olan soya küspesine ve yağ üretimine yöneliktir. Yerli üretim ise çiftçi açısından ikinci ürün geliri ve münavebe bitkisi olması yönüyle değerlidir. İç tüketimde soya yağı, yem katkısı ve gıda sanayisinde soya unu, soya proteini gibi ürünler üzerinden yer bulur. Güncel ithalat, üretim ve ticaret istatistikleri için TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verileri esas alınmalıdır.
Soya fasulyesi üretiminin büyük bölümü Çukurova bölgesinde, özellikle Adana, Osmaniye, Mersin ve Kahramanmaraş çevresinde yapılır. Bu bölgelerde çoğunlukla buğday veya arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak ekilir. Karadeniz bölgesinde de sınırlı ölçekte üretim vardır.
Hayır. Türkiye'de yerli soya üretimi vardır ancak yem ve yağ sanayisinin talebini karşılamaya yetmez. Bu nedenle ülke, ihtiyacının büyük bölümünü soya fasulyesi ve soya küspesi ithalatıyla karşılayan net ithalatçı konumundadır.
Soya, sıcak bölgelerde buğday ve arpa hasadından sonra yaz döneminde ekilebildiği için aynı araziden yılda ikinci bir ürün alınmasını sağlar. Ayrıca baklagil olduğundan kökleriyle toprağa azot bağlayarak münavebe içinde toprak verimliliğine katkı sunar.
Soya fasulyesi başlıca soya yağı üretiminde ve yağı alındıktan sonra kalan soya küspesinin hayvan yeminde protein kaynağı olarak kullanılmasında değerlendirilir. Ayrıca soya unu, soya sütü ve soya proteini gibi gıda ürünlerinde de hammaddedir.
Verim çeşide, sulamaya ve ekim zamanına göre değişir. Sulanan ana ürün koşullarında dekara yaklaşık 300-400 kilogram alınabilirken, ikinci ürün ekiminde yetişme süresi kısaldığı için verim genellikle daha düşük olur. Güncel değerler için TÜİK verilerine bakılmalıdır.
Soya fasulyesi genellikle bahar aylarında, don tehlikesinin geçtiği dönemde ekilir. Ekim tarihi, iklim şartlarına ve bölgeye bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Soya fasulyesinin hasat süresi, çeşidine ve iklim koşullarına bağlı olarak genellikle 3-5 ay arasında değişir. Hasat zamanı, bitkilerin olgunlaşma durumuna göre belirlenir.
Soya fasulyesi, iyi drene edilmiş, verimli toprakları sever. Sıcak ve ılıman iklimlerde daha iyi gelişir, donlu bölgelerden kaçınılmalıdır.
Soya fasulyesi, özellikle çiçeklenme ve meyve verme döneminde düzenli sulama gerektirir. Toprağın nem durumu ve iklim koşulları sulama sıklığını etkileyen önemli faktörlerdir.
Soya fasulyesi, çeşitli iklim ve toprak koşullarına uyum sağlayan birçok çeşide sahiptir. Bu çeşitler, büyüme süresi ve dayanıklılık özelliklerine göre farklılık gösterir.
Soya fasulyesinde en sık görülen hastalıklar arasında kök çürüklüğü ve yaprak lekesi yer alır. Bu hastalıklar, uygun tarımsal uygulamalarla kontrol altına alınabilir.
Soya fasulyesinde sıkça rastlanan zararlılar arasında yaprak bitleri ve thrips bulunur. Bu zararlılar, bitkinin gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Soya fasulyesinde budama genellikle gerekli değildir, ancak bitkilerin sağlıklı büyümesi için düzenli bakım yapılmalıdır. Bu bakım, yabancı otların temizlenmesi ve sulama gibi işlemleri içerir.
Soya fasulyesi, serin ve kuru bir yerde, hava alabilecek şekilde saklanmalıdır. Uzun süreli saklama için uygun nem seviyeleri sağlanmalıdır.
Soya fasulyesi, hem sera hem de açık alanda yetiştirilebilir. Ancak, açık alanda doğal ışık ve hava akımı gibi faktörler daha iyi gelişim sağlayabilir.
Soya fasulyesi, rotasyon sistemi ile diğer bitkilerle birlikte ekilerek toprak verimliliği artırılabilir. Özellikle tahıllar ve diğer baklagillerle münavebe önerilir.
Soya fasulyesi verimi, çeşit, iklim ve bakım koşullarına göre değişir. Doğru tarım uygulamaları ile verim artırılabilir.
Soya fasulyesi organik olarak yetiştirilirken, kimyasal gübreler ve pestisitler kullanılmaz. Organik tarım uygulamaları ile toprak sağlığı korunur.
Hasat sonrası soya fasulyeleri, temizlenmeli ve uygun şartlarda saklanmalıdır. İşleme süreci, yağ ve yem üretimi için hazırlanmasını içerir.
Soya fasulyesi, kendine döllenme yeteneğine sahip bir bitkidir, ancak tozlaşma rüzgar ve böcekler aracılığıyla da gerçekleşebilir. Bu durum, çeşitliliği artırabilir.
Soya fasulyesi, soğuk hava koşullarına karşı hassastır ve don olaylarından zarar görebilir. Bu nedenle, ekim zamanı dikkatlice seçilmelidir.
Kaynak: TÜİK Bitkisel Üretim İstatistikleri.
Harman üzerinde güncel soya fasulyesi ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Soya Fasulyesi Soya Fasulyesi Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni