Menü
Karabuğday (Fagopyrum esculentum), tahıl grubuna benzer şekilde kullanılsa da botanik olarak buğdaygillerden değil, kuzukulağıgiller (Polygonaceae) familyasından gelen bir yalancı tahıldır. Bu nedenle gluten içermez ve glutensiz beslenme ile ilgilenenler için öne çıkan bir üründür. Türkiye tarımı açısından karabuğday görece yeni ve niş bir üründür; son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı ile araştırma enstitülerinin teşvikleriyle ekim alanı yavaş yavaş genişlemektedir. Kısa vejetasyon süresi (yaklaşık iki-üç ay), verimsiz ve marjinal topraklara uyum yeteneği ve düşük girdi ihtiyacı sayesinde nadasa bırakılan ya da ürün alınamayan alanlar için alternatif bir bitki olarak değerlendirilmektedir. Mutfak açısından karabuğday unu, bulguru (yarması) ve kavrulmuş taneleri çorba, pilav, erişte ve unlu mamullerde kullanılır. Ayrıca kabuklu tanesi ve çiçekleri arıcılık için değerli bir nektar kaynağıdır. Yüksek besin değeri, protein ve mineral içeriği ile sağlıklı beslenme akımı içinde talebi artan karabuğday, hem küçük üreticiye alternatif gelir hem de sağlık gıda pazarına hammadde sağlaması bakımından ekonomik potansiyel taşımaktadır.
Karabuğday Türkiye'de en çok İç Anadolu ve geçit bölgeleri ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde yetiştirilmektedir. Bolu, Çankırı, Kastamonu, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Yozgat ve Sivas gibi iller karabuğday ekiminin öne çıktığı yörelerdir. Bu bölgelerin uygun olmasının başlıca nedenleri; karabuğdayın kısa vejetasyon süresine sahip olması ve serin, ılıman koşullarda iyi gelişmesidir. Bitki, yüksek yaz sıcaklarında ve şiddetli kuraklıkta çiçek dökümü yaparak verimi düşürdüğü için, gece ile gündüz arasında sıcaklık farkının belirgin olduğu, aşırı sıcak olmayan platolar ve yayla iklimi ona uyar. Toprak yönünden ise seçici değildir; verimsiz, hafif asidik, taşlı ve organik maddesi düşük topraklarda dahi ürün verebildiğinden, buğday ya da diğer tahılların ekonomik olmadığı marjinal alanlarda tercih edilir. Ayrıca don riski taşıyan yörelerde, geç ilkbahar ekimiyle don tehlikesinden kaçınmayı sağlayan bir seçenek olması da bu bölgelerde yaygınlaşmasında etkili olmaktadır.
Karabuğdayda verim, birçok tahıla göre düşüktür ve koşullara bağlı olarak geniş bir aralıkta değişir. Türkiye şartlarında dekara verim yaklaşık 80 ile 200 kg arasında gerçekleşmekte; iyi bakım, uygun iklim ve yeterli su bulunan yerlerde bu değer üst sınıra yaklaşabilmektedir. Verimi etkileyen başlıca etkenler arasında çiçeklenme dönemindeki hava sıcaklığı (aşırı sıcak ve kuraklık çiçek ve döllenme kaybına yol açar), ekim zamanı, tozlaşmayı sağlayan arı ve böcek varlığı, toprak nemi ve ekim sıklığı yer alır. Karabuğday yabancı döllenen bir bitki olduğundan, arı gibi tozlayıcıların bol olduğu ortamlarda tane bağlama oranı ve dolayısıyla verim artar. Ayrıca bitkinin tanelerinin aynı anda olgunlaşmaması, hasat zamanının doğru seçilmesini önemli kılar; erken ya da geç hasat üründe dökülme ve kayıp anlamına gelebilir. Kesin verim rakamları bölgeye, çeşide ve yıla göre değiştiğinden yukarıdaki değerler yaklaşık aralık olarak değerlendirilmelidir.
Karabuğday Türkiye'de üretim hacmi bakımından buğday, arpa gibi ana tahılların çok gerisinde kalan niş bir üründür. Ülke içi talep uzun süre büyük ölçüde ithalatla karşılanmış; sağlıklı ve glutensiz beslenmeye yönelik ilginin artmasıyla iç tüketim ve dolayısıyla ilgi yükselmiştir. Son yıllarda Bakanlık ve araştırma enstitülerinin geliştirdiği çeşitler ve teşviklerle yerli üretimi artırma çabaları sürmektedir. Karabuğday hem tane, hem un ve yarma olarak sağlık gıdası ve doğal ürün pazarında değerlenmekte; ayrıca bal üretiminde nektar kaynağı olarak arıcılığa katkı sağlamaktadır. Küçük ve orta ölçekli üretici için düşük girdiyle alternatif gelir imkânı sunması, marjinal arazileri değerlendirmesi ve katma değerli işlenmiş ürünlere (un, erişte, kraker, granola) dönüştürülebilmesi ekonomik önemini artıran unsurlardır. Genel eğilim, iç talebin büyümesi ve yerli üretimin bu talebe cevap verecek şekilde teşvik edilmesi yönündedir.
Hayır. Karabuğday, adında buğday geçmesine rağmen buğdaygillerden değildir; kuzukulağıgiller familyasından gelen bir yalancı tahıldır. Taneleri tahıl gibi öğütülüp un yapıldığı için mutfakta tahıl gibi kullanılır, ancak botanik olarak farklı bir bitkidir ve bu nedenle gluten içermez.
Evet. Karabuğday doğal olarak gluten içermez. Bu yüzden çölyak hastaları ve glutene duyarlı kişiler için buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllara alternatif olarak tercih edilir. Yalnız işleme sırasında glutenli ürünlerle bulaşma olabileceğinden, hassas kişiler ürünün glutensiz üretildiğine dikkat etmelidir.
Karabuğday genellikle don riskinin geçtiği ilkbahar sonu ile yaz başında ekilir. Kısa vejetasyon süresine sahiptir; çeşide ve iklime göre yaklaşık iki ile üç ay içinde hasat olgunluğuna gelir. Bu kısa süre, onu ikinci ürün ya da geç ekim için elverişli kılar.
Karabuğday toprak konusunda seçici değildir. Verimsiz, taşlı, hafif asidik ve organik maddesi düşük topraklarda bile ürün verebilir. Bu özelliği sayesinde buğday ve diğer tahılların ekonomik olmadığı marjinal ve zayıf arazilerde değerlendirilebilir. Ancak aşırı ıslak ve drenajı kötü topraklardan kaçınılması önerilir.
Karabuğday bol ve uzun süre çiçek açan bir bitkidir ve arılar için önemli bir nektar kaynağıdır. Bitkinin yabancı döllenmesi tozlayıcı arılara bağlı olduğu için karabuğday tarlaları hem verim artışı sağlar hem de karabuğday balı adıyla bilinen koyu renkli, kendine özgü bir bal üretimine imkân tanır.
Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM).
Harman üzerinde güncel karabuğday ilanlarını inceleyin ya da kendi ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Karabuğday Karabuğday Üreticileri Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni