Menü
Zeytin, doğru budandığında yıllarca istikrarlı ürün veren, ihmal edildiğinde ise içi karanlıklaşan ve verimden düşen bir ağaçtır. Budamanın amacı sadece dal kesmek değildir; ağacın içine ışık ve havayı sokmak, meyve veren bir yıllık sürgünleri sürekli yenilemek ve taç ile kök arasındaki dengeyi korumaktır. Zeytin ışığı seven bir türdür ve gölgede kalan dallar önce meyveyi keser, sonra tümden kurur. Bu rehberde şekil budamasından ürün ve gençleştirme budamasına, kesim zamanından bir yıl var bir yıl yok denen periyodisitenin yumuşatılmasına kadar sahada işe yarayan uygulamaları, sık yapılan hataları ve Türkiye koşullarına göre pratik yaklaşımı ele alıyoruz. Amaç, ağacı her yıl aynı düzeyde çalıştırabilen bir budama alışkanlığı kazandırmaktır.
Zeytin meyvesini bir önceki yıl sürmüş, kalem kalınlığındaki bir yıllık sürgünlerin üzerinde bağlar. Bu yüzden budamanın temel işi, her yıl yeni ve sağlıklı sürgün üretimini teşvik etmek, yaşlanıp verimden düşmüş dal gruplarını ise ayıklamaktır. İkinci temel ilke ışıktır: güneş tacın dış yüzeyinde kalırsa meyve sadece dış kabukta oluşur, içerisi boşalır. İyi budanmış bir zeytinde tacın içine el uzunluğunda güneş huzmeleri girer, hava dolaşır ve nem kuruduğu için mantari hastalık baskısı azalır. Uygulamada sık kullanılan bir kontrol, tacın içinden bakıldığında gökyüzünün lekeli biçimde görülebilmesidir; taç tamamen kapalıysa ışık girmiyor demektir. Üçüncü ilke denge: aşırı kesim ağacı odun ve obur sürgün üretmeye, yetersiz kesim ise ağacı sıklaşıp küçük meyveye yöneltir. Budarken elinizdeki dalın gelecek yıl ne iş yapacağını sorun; taşıyıcı mı, meyve veren mi, yoksa gölge yapan gereksiz bir dal mı olduğunu ayırt etmek kesim kararının özüdür.
Şekil budaması dikimden sonraki ilk yıllarda yapılır ve ağacın ömür boyu taşıyacağı ana iskeletini belirler. Türkiye'de yaygın tercih, gövdeyi 70 ile 100 santim arasında serbest bırakıp üzerinde üç ile dört ana dalı farklı yönlere ve farklı yüksekliklere dağıtan açık goblet, yani vazo şeklidir. Bu form tacın ortasını boş bırakarak ışığın merkeze inmesini sağlar. Ana dalları seçerken birbirine karşılıklı tam aynı hizada olanlardan kaçının, çünkü ilerde çatallanan yerde yarılma riski artar; dalları spiral biçimde, aralarında bir karış yükseklik farkıyla bırakmak daha sağlamdır. İlk yıllarda az kesin: genç ağaçta fazla budama meyveye geçişi geciktirir ve ağaç sürekli sürgün üretmekle meşgul olur. Sulanan ve makineli hasat düşünülen bahçelerde gövde biraz daha yüksek tutulur; geleneksel elle hasatta ise alçak taç toplamayı kolaylaştırır. Hedef, ilk üç dört yılda müdahaleyi minimumda tutup dengeli bir kafes oluşturmak, verim çağına girdikten sonra ürün budamasına geçmektir.
Ağaç ürün çağına geldiğinde amaç değişir: artık iskeleti korurken meyve veren sürgünlerin sürekli yenilenmesini yönetirsiniz. Ürün budamasında önce belirgin biçimde ayıklanması gerekenler alınır. Dikey yükselen, ışığı yiyen ve meyve tutmayan obur sürgünler, gövdeden ve ana dallardan çıkan kör dip sürgünleri, birbirine sürten ve içe doğru büyüyen dallar kesilir. Sarkarak yere yaklaşan, çamurlanan ve hastalık kapısı olan alçak dallar da temizlenir. Tacın dışını sürekli aynı yükseklikte tutmak için tepe hakimiyetini kıran hafif kısaltmalar yapılır. Genel kural, verimli bir ağacı her yıl orta düzeyde budayıp hiç ara vermemektir; birkaç yıl ihmal edilip sonra bir seferde ağır kesilen ağaç hem şoka girer hem obur sürgün patlatır. Kestikçe boşluk açtığınız yerlere ışık girecek ve bir sonraki yılın meyve veren sürgünleri oralarda oluşacaktır. Meyve tutumu iyi olan bir ağaçta çok agresif olmayın; verimi düşmüş, içi kartlaşmış ağaçta ise daha cesur davranmak gerekir.
İçi kurumuş, tacı bir kabuk gibi dışarıda kalmış, verimi iyice düşmüş yaşlı veya yıllarca budanmamış ağaçlarda gençleştirme budaması uygulanır. Bu ağır bir işlemdir ve genellikle ana dalların belli bir noktadan geriye alınmasıyla, ağacın yeni bir taç kurmaya zorlanmasıyla yapılır. Zeytin bu konuda çok affedici bir türdür; kalın kesim yüzeylerinin altından ve gövdeden güçlü sürgünler patlatarak kendini yeniler. Ancak tüm ağacı tek yılda dibinden almak yerine, yükü iki hatta üç yıla yaymak daha güvenlidir: bir yıl ağacın bir bölümünü, ertesi yıl diğer bölümünü yenilemek ağacı aç bırakmadan geçiş sağlar. Ağır gençleştirmeden sonra ağaç çok sayıda obur sürgün üretir; ikinci yıl bunların içinden iyi konumlu birkaç tanesini yeni ana dal olarak seçip gerisini almak yeni iskeleti kurar. Bu işlemi tercihen ilkbahar öncesine denk getirmek, açılan büyük yaraların hızlı kapanmasını ve güneş yanığına karşı korunmayı kolaylaştırır. Çok kalın kesimlerde gövdenin güneşe açılan yüzü badanayla korunabilir.
Zeytinde en çok şikayet edilen konu, bir yıl bol bir yıl az ürün veren periyodisite, yani almaşık meyve davranışıdır. Bunun nedeni, bol ürün yılında ağacın enerjisini meyveye harcayıp ertesi yılın sürgünlerini ve çiçek gözlerini yeterince hazırlayamamasıdır. Budama bu dalgalanmayı tümden kaldırmaz ama belirgin biçimde yumuşatabilir. Anahtar yaklaşım, budama şiddetini yıla göre ayarlamaktır: çok ürün beklenen var yılında biraz daha fazla kesip yükü azaltmak, az ürün beklenen yok yılında ise hafif budayıp mevcut sürgünleri korumak dengeyi düzeltir. Her yıl bir miktar yeni sürgün üretimini garantilemek, çünkü gelecek yılın meyvesi bu yılın sürgününde oluşacaktır, periyodisiteyi kıran en pratik alışkanlıktır. Budamanın yanında dengeli sulama ve gübreleme de ağacın her yıl çiçek gözü kurmasına yardımcı olur; besin ve su programı için toprak analizine ve bir ziraat uzmanına danışmak en sağlıklısıdır. Amaç, ağacı ne yükten çökertmek ne de aç bırakmak, iki yılı da orta seviyede çalıştırmaktır.
Zeytinde ana budama dönemi genellikle kış sonu ile ilkbahar başıdır; şiddetli don tehlikesinin geçtiği, ama ağacın henüz tam faaliyete geçmediği, çiçek gözlerinin belirginleştiği dönem tercih edilir. Bu zamanlama, açılan yaraların büyüme başlayınca hızla kapanmasını sağlar ve dondan gelebilecek zararı azaltır. Sert donların hüküm sürdüğü karasal bölgelerde acele edilmemeli, kırağı ve don riski geçmeden ağır kesim yapılmamalıdır, çünkü taze kesim yüzeyleri soğuktan zarar görür. Yaz aylarında ise ağır budama yerine sadece hafif düzeltmeler, obur sürgün alma ve ışık açma işlemleri yapılabilir; yaz kesimi ağacın gücünü daha çok kırar, bu yüzden ölçülü olunmalıdır. Hasada çok yakın dönemde geniş kesimlerden kaçınmak iyidir. Bölgenizin iklimi belirleyicidir: sahil kuşağında pencere daha geniş, yüksek ve soğuk bölgelerde daha dardır. Genel ilke, ağacı en az strese sokacak, yaranın en hızlı iyileşeceği ve don riskinin en düşük olduğu zamanı seçmektir.
İyi bir kesim, dal dibinde bulunan hafif kabarık yaka bölgesine, yani dal halkasına saygı gösterir. Kesimi bu halkayı yaralamadan hemen dışından yapmak yaranın kendiliğinden ve düzgün kapanmasını sağlar; halkayı içeri alarak çok dibe vurmak ise iyileşmeyi geciktirir ve çürüme kapısı açar. Uzun dip çıkıntısı bırakmak da yanlıştır, çünkü o parça kurur ve içeriden bozulmaya başlar. Kalın dalları keserken kabuğun soyulup yarılmaması için önce alttan bir çentik açıp sonra üstten kesmek, ağırlığın kontrolsüz düşmesini önler. En sık yapılan hatalar şunlardır: birkaç yıl hiç budamayıp sonra bir yılda ağır kesime girmek ve ağacı obur sürgün ormanına çevirmek; tacın sadece tepesini alıp içini hiç açmamak, böylece gölgeyi ve boş meyve kabuğunu sürdürmek; her yıl aynı yüksek noktadan kesip şapka gibi yoğun bir tepe örtüsü oluşturmak. Aletlerin keskin ve temiz olması, kesimlerin ezik değil düz olması iyileşmeyi hızlandırır. Hastalıklı ağaçtan sağlama geçerken aletleri temizlemek bulaşmayı azaltır; hangi hastalığın olduğundan emin değilseniz numuneyle bir uzmana veya il tarım müdürlüğüne başvurun.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni