Menü
Organik tarım, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeden, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olarak yürütülen bir üretim biçimidir. Sentetik kimyasal gübre ve ilaç yerine doğal yöntemleri esas alır, toprağın canlılığını ve biyoçeşitliliği korumayı amaçlar. Türkiye de bu üretim, Tarım ve Orman Bakanlığının mevzuatı ve yetkili kontrol kuruluşları tarafından denetlenir.
Organik tarım, üretimde sentetik kimyasal girdi kullanılmadan yapılan, toprağın doğal verimliliğini ve ekolojik dengeyi koruyan bir tarımsal üretim sistemidir. Ürünün ekiminden hasadına, işlenmesinden ambalajlanmasına kadar tüm aşamalar kayıt altında tutulur ve izlenir. Temel amaç, çiftçinin ve tüketicinin sağlığını korumak, su ve toprak gibi hayati kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Bu sistemde genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve hormonlar kullanılmaz.
Organik tarım, uluslararası kabul görmüş dört temel ilke üzerine kuruludur: sağlık, ekoloji, adalet ve özen. Sağlık ilkesi toprağın, bitkinin, hayvanın ve insanın sağlığını bir bütün olarak ele alır. Ekoloji ilkesi, üretimin doğal döngüler ve ekosistemlerle uyum içinde yürütülmesini esas alır. Adalet ilkesi üretici ve tüketici dahil tüm paydaşlara hakkaniyetli davranılmasını, özen ilkesi ise gelecek nesilleri gözeten sorumlu bir yönetimi öngörür.
Türkiye de organik tarım faaliyetleri 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve buna bağlı Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında yürütülür. Üretim, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşları aracılığıyla denetlenir. Üretici, bu kuruluşlardan biriyle sözleşme yaparak kayıt altına alınır ve her üretim aşaması ayrı ayrı kontrol edilir. Mevzuat ve güncel uygulamalar hakkında en doğru bilgi için İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılması önerilir.
Geleneksel üretimden organik üretime geçişte, toprakta kalıntı bırakan kimyasalların etkisinin azalması için bir geçiş dönemi uygulanır; bu sürenin uzunluğu ürün grubuna ve bölgeye göre değişir ve yetkili kontrol kuruluşu tarafından belirlenir. Geçiş döneminde de organik üretim kuralları uygulanır ancak ürünler henüz tam organik olarak etiketlenemez. Süreç sonunda üretim onaylanır ve ürüne izlenebilirliği sağlayan bir sertifika ile kod numarası verilir. Sertifikasyon, ürünün organik olduğunu belgeleyen tek geçerli yoldur.
Organik tarımda sentetik kimyasal gübreler ve ruhsatsız tarım ilaçları kullanılmaz; bunların yerine çiftlik gübresi, kompost, yeşil gübreleme ve münavebe gibi doğal yöntemler tercih edilir. Bitki korumada öncelik kültürel önlemler, dayanıklı çeşitler ve biyolojik mücadeledir. Kullanılabilecek girdiler mevzuatta sınırlı bir listeyle belirlenmiştir ve her ürün bu listede yer almaz. Hangi girdinin, hangi dozda ve nasıl kullanılacağı toprak analizine ve yetkili kuruluşun onayına bağlı olduğundan, uygulama öncesinde mutlaka kontrol kuruluşuna ve Tarım Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Organik tarım, uzun vadede toprağın organik madde içeriğini ve su tutma kapasitesini artırarak verimliliği destekler. Kimyasal girdi maliyetinin düşmesi ve sertifikalı ürünlerin pazarda daha yüksek değer bulabilmesi üreticiye ekonomik katkı sağlayabilir. Ayrıca çevre ve çiftçi sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler azalır, biyoçeşitlilik korunur. Geçiş döneminde verimde dalgalanma olabileceğinden, üretim planının bölgeye ve ürüne göre dikkatlice yapılması önemlidir.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni