Menü
Toprak pHı, toprağın asitlik ya da alkalilik derecesini gösteren ve bitki besin elementlerinin alınabilirliğini doğrudan etkileyen en temel toprak özelliklerinden biridir.
Toprak pHı, toprak çözeltisindeki hidrojen iyonu yoğunluğunu 0 ile 14 arasında bir ölçekle ifade eder. Değerin 7 olması nötr toprağı, 7 altı asitliği, 7 üstü ise alkaliliği gösterir. Genel bir çerçeveyle pHı 6,5 altındaki topraklar asidik, 6,5 ile 7,5 arası nötre yakın, 7,5 üzeri ise alkalin kabul edilir. Çoğu kültür bitkisi besin elementlerini en iyi nötre yakın aralıkta alabildiği için pH değeri verimliliğin önemli bir göstergesidir. Ancak her bitkinin tercih ettiği aralık farklı olduğundan değerlendirme ürüne ve bölgeye göre yapılmalıdır.
Asidik topraklarda pH düşüktür ve çoğunlukla yağışın yüksek, kirecin yıkanarak azaldığı bölgelerde görülür. Kireçli topraklarda ise kalsiyum karbonat miktarı fazladır, bu durum pHı yükselterek toprağı alkalin yapar. Aşırı asitlikte demir, çinko, mangan gibi elementlerin alınımı değişebilirken, yüksek kireçte fosfor ve bazı iz elementler bitki için daha zor alınabilir hale gelebilir. Bu nedenle hem asitlik hem kireçlilik, gübrenin etkinliğini belirleyen iki temel etkendir. İki değer birlikte yorumlandığında toprağın gerçek besleme kapasitesi anlaşılır.
Doğru sonuç, doğru alınmış numuneyle başlar; hatalı örnek, en gelişmiş cihazla bile yanlış yoruma yol açar. Tarlayı temsil edecek şekilde birçok farklı noktadan örnek alınmalı ve bunlar karıştırılarak tek bir karma numune oluşturulmalıdır. Tek yıllık bitkilerde genellikle 0-20 santimetre derinlikten, çok yıllık ve meyve bahçelerinde daha derin katmanlardan da örnek almak gerekebilir; uygun derinlik ürüne göre değişir. Gübre yığını, hayvan gübresi bırakılan yer, su biriken çukur ve tarla kenarı gibi atipik noktalardan örnek alınmamalıdır. Numune temiz kaplarda, etiketlenerek yetkili laboratuvara ulaştırılmalıdır.
Analiz raporunda pH değeri toprağın asit veya alkalin olduğunu, kireç (kalsiyum karbonat) yüzdesi ise kireçlilik düzeyini gösterir. Bu iki değer, organik madde ve tuzluluk gibi diğer parametrelerle birlikte okunduğunda hangi besinlerin alınabilirliğinin kısıtlandığı ortaya çıkar. Rapordaki değerleri bitkinin istekleriyle karşılaştırmak ve bölgesel koşulları göz önüne almak gerekir. Sonuçların yorumu ve buna bağlı uygulama planı için İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ya da yetkili toprak analiz laboratuvarına danışılması en doğru yoldur.
Asidik toprakların düzeltilmesinde kireçleme, alkalin toprakların iyileştirilmesinde ise farklı toprak düzenleyiciler gündeme gelebilir; ancak bunların cins ve miktarı kesinlikle toprak analiz sonucuna göre belirlenmelidir. Genel geçer bir doz veya reçete vermek doğru değildir, çünkü ihtiyaç toprağın yapısına, kireç içeriğine ve yetiştirilecek ürüne göre değişir. Uygulanacak ürünün ruhsatlı olması ve önerilerin uzman gözetiminde planlanması gerekir. Gübreleme ve kireçleme kararlarını vermeden önce mutlaka güncel toprak analizi yaptırılmalı ve İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Toprak pHının uygun aralıkta tutulması, uygulanan gübredeki besinlerin daha büyük oranda bitki tarafından kullanılmasını sağlar ve girdi israfını azaltır. Dengeli bir asitlik ve kireçlilik, kök gelişimini ve mikrobiyal etkinliği destekleyerek toprak sağlığını korur. Düzenli olarak, tercihen birkaç yılda bir tekrarlanan toprak analizleriyle pH takibi yapmak, sorunları büyümeden görmeye yardımcı olur. Böylece hem verim hem de toprağın uzun vadeli verimliliği korunmuş olur.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni