Menü
Üzümde çiçeklerin döllenip tane bağlaması gerekirken, tanelerin oluşmadan dökülmesine bağcılar "silkme" ya da tane tutmama der. Bir salkımda binlerce çiçek açar ama bunların yalnızca bir kısmı sağlıklı taneye dönüşür; belli bir oranda dökülme normaldir, sorun bu oranın aşırı yükselerek salkımın seyrek, dağınık ve verimsiz kalmasıdır. Sorunun kökeni çoğu zaman tek bir nedene inmez. Çiçeklenme dönemindeki hava koşulları, asmanın besin dengesi, aşırı sürgün gücü ve tozlanma verimi bir arada rol oynar. Bu rehberde silkmenin gerçek nedenlerini bağcının tarlada görebileceği belirtilerle ele alıyor, çiçeklenme öncesinden başlayan pratik önlemleri ve asmada dengeyi kurmanın yollarını adım adım anlatıyoruz.
Üzüm salkımında çiçeklenmeden sonra iki tür dökülme görülür. İlki çiçeğin kendisinin dökülmesi, ikincisi ceviz iriliğine gelmeden küçük tanelerin sap yerinden bırakmasıdır. Asmanın taşıyabileceğinden fazla çiçek açması doğaldır; asma kendi yükünü ayarlamak için bir kısmını fizyolojik olarak döker. Bir salkımda çiçeklerin büyük bölümünün taneye dönüşmemesi bu yüzden tek başına hastalık değildir. Sorun, döllenmenin yetersiz kalması sonucu salkımın çok seyrek, tanelerin dağınık ve iri irili olmasıdır. Bağcı bunu hasatta değil, çiçeklenmeden iki üç hafta sonra salkıma bakarak fark eder. Sağlıklı bir salkımda taneler sık ve düzgün dizilir; silkmiş salkımda ise boşluklar, çekirdeksiz kalmış ufak taneler ve çıplak sap parçaları görülür. Bu görüntü, o dönemde döllenmeyi bozan bir etkenin varlığını gösterir.
Silkmenin en sık görülen nedeni çiçeklenme dönemine denk gelen olumsuz havadır. Üzüm çiçeği açtığı kısa dönemde çiçek tozunun olgunlaşıp döllenmenin tamamlanması için ılık ve sakin havaya ihtiyaç duyar. Çiçeklenme sırasında hava serin ve yağışlı giderse çiçek tozu iyi olgunlaşamaz, dişi organa ulaşamaz ve döllenme yarım kalır. Aşırı sıcak ve kuru rüzgârlı günlerde ise dişi organ kurur, çiçek tozu canlılığını yitirir. Türkiye'de bu tabloya özellikle geç ilkbahar yağışlarının uzadığı geçit bölgelerinde ve çiçeklenmenin erken denk geldiği sıcak ovalarda rastlanır. Yağmurlu, sisli ve durgun havalarda çiçek başlığının açılması bile gecikir. Hava koşulunu bağcı değiştiremez ama çiçeklenme döneminde bağın havalanmasını iyi tutarak, su basmayan drenajlı toprakta yetiştirerek ve çeşit seçimini bölge iklimine uygun yaparak etkiyi azaltabilir.
Silkmenin gözden kaçan ama çok etkili bir nedeni asmanın fazla azman büyümesidir. Bol azotla beslenmiş, bol sulanmış ve budaması gevşek yapılmış asma çiçeklenme döneminde bütün gücünü sürgün ve yaprak üretmeye verir. Bu durumda çiçekler ve genç taneler, hızla uzayan sürgünlerle besin yarışına girer ve yarışı kaybederek dökülür. Bağcı bunu uzun, kalın, uç kısmı hâlâ dik büyüyen sürgünlerden anlar; böyle asmada yaprak boldur ama salkım seyrektir. Çözüm dengeyi sürgün lehine bozan uygulamaları geri çekmektir. Çiçeklenmeye yakın dönemde aşırı sulama ve bol azottan kaçınmak, kış budamasında göz sayısını asmanın gücüne göre ayarlamak, gerekirse çiçeklenme öncesi uç alma ile sürgünün büyüme hızını kesip beslenmeyi salkıma yönlendirmek etkilidir. Amaç sürgünle salkım arasındaki besin rekabetini salkım lehine çevirmektir.
Döllenme ve tane bağlama, asmanın çiçeklenme anındaki besin durumuyla doğrudan ilgilidir. Aşırı azot sürgünü azdırıp silkmeyi artırırken, bazı besinlerin eksikliği doğrudan döllenmeyi bozar. Bunların başında bor gelir. Bor, çiçek tozu borusunun uzayıp dişi organa ulaşmasında rol oynadığı için eksikliğinde döllenme yarım kalır ve taneler tutmadan dökülür. Borca fakir, yüksek kireçli ve kurak seyreden topraklarda bu risk artar. Çinko eksikliği de küçük, çekirdeksiz, dağınık taneli seyrek salkımlara yol açabilir. Bağcı besin eksikliğini tahminle değil toprak ve yaprak analizine dayanarak yönetmelidir; çünkü borun eksikliği kadar fazlası da asmaya zarar verir ve dar bir aralıkta çalışır. Genel yaklaşım, çiçeklenme öncesi dönemde asmanın bor ve çinko durumunu analizle görmek, eksik çıkarsa uzman önerisiyle ve ölçülü şekilde tamamlamak, azotu ise çiçeklenme dönemi için kısmaktır.
Üzüm çoğu çeşitte kendine döllenir, yani ayrı bir tozlayıcıya çok bağımlı değildir; ancak tozlanmayı bozan her koşul silkmeyi artırır. Çiçeklenmede yağmur çiçek tozunu yıkar, aşırı nem çiçek başlığının açılmasını engeller, güçlü rüzgâr ve serinlik tozlanmayı zayıflatır. Bazı çeşitler yapısı gereği tane tutmaya daha eğilimlidir; çekirdeksiz sofralık çeşitlerde taneler doğal olarak daha küçük kalabilir ve döllenme zaafına daha duyarlıdır. Bir bağda her yıl aynı çeşitte belirgin silkme oluyorsa, sorun tek yıllık hava değil çeşit ile bölge iklimi arasındaki uyumsuzluk olabilir. Bu durumda yeni bağ kurarken bölgenin çiçeklenme dönemi iklimine uygun, tane tutması sağlam çeşitleri tercih etmek en kalıcı çözümdür. Mevcut bağda ise çiçeklenme döneminde bağın iç havalanmasını iyi tutmak, çok sık dikimden ve gölgelenmeden kaçınmak tozlanma ortamını düzeltir.
Silkmeye karşı en güçlü araç, ilaç değil doğru bağ yönetimidir ve önlemlerin büyük kısmı çiçeklenmeden önce alınır. Kış budamasını asmanın gücüne göre yapıp aşırı göz bırakmamak, ilkbaharda fazla ve zayıf sürgünleri seyrelterek kalanların iyi beslenmesini sağlamak temel adımdır. Çiçeklenme döneminde bağın içinin hava alması için filizleri yönlendirmek, yaprakları teller arasına düzgün yaymak tozlanma ortamını iyileştirir. Sulamayı çiçeklenmenin tam ortasına denk getirip toprağı ansızın su ve azotla doldurmak yerine, dengeli ve düzenli bir su rejimi tutmak sürgün patlamasını önler. Fazla azman çeşitlerde ve tane tutması zor durumlarda uç alma ve yeşil budama ile büyüme gücünü salkıma yönlendirmek işe yarar. Bu uygulamaların hepsi bağın kendine has gücüne, yaşına ve çeşidine göre ayarlanır; genel bir reçete yoktur, bağı tanımak esastır.
Silkme meselesinin özü tek kelimeyle dengedir. Asmanın kök ve gövde gücü, yaprak alanı, sürgün sayısı ve taşıdığı salkım yükü birbiriyle uyumlu olduğunda çiçekler yeterince beslenir ve tane tutar. Bu denge bir tarafa aşırı kaçınca, örneğin bol su ve azotla asma azman büyüyünce ya da tersine kurak ve besinsiz kalınca, ilk bozulan şey çiçek ve genç tane olur. Bu yüzden bağcının işi her yıl aynı gübreyi atmak değil, asmanın o mevsimki durumunu okuyup buna göre budama, seyreltme, sulama ve besleme kararlarını ayarlamaktır. Silkme bir kez yaşandığında geçmişe dönük yapılabilecek çok az şey vardır; asıl kazanım, bir sonraki yıl çiçeklenme öncesi hazırlığı doğru yaparak elde edilir. Toprak ve yaprak analizini rehber almak, bölge iklimine uygun çeşitle çalışmak ve asmayı ne aç ne tok, dengede tutmak silkmeyi en aza indirmenin kalıcı yoludur.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni