Terleme (Transpirasyon) ve Su Kullanımı

Bir bitki topraktan aldığı suyun neredeyse tamamını gövdesinde tutmaz, bu suyun büyük kısmını yapraklarındaki minik gözeneklerden buhar olarak havaya verir. İşte bu kayba terleme, bilimsel adıyla transpirasyon denir. İlk bakışta israf gibi görünse de terleme bitkinin motorudur: kökten yaprağa su ve besin taşınmasını sağlar, sıcak günlerde bitkiyi serinletir ve fotosentez için gereken karbondioksidin yaprağa girmesine izin verir. Yani bir bitkinin ne kadar su harcadığını anlamak, aslında ne zaman ve ne kadar sulama yapmanız gerektiğini anlamaktır. Bu rehberde terlemenin tarlada nasıl işlediğini, hava koşullarının su kaybını nasıl değiştirdiğini ve bunu somut bir sulama planına nasıl çevireceğinizi Türkiye koşullarına göre, pratik örneklerle anlatıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Terleme Nedir, Bitki İçin Neden Hayati?

Terleme, bitkinin yaprak yüzeyindeki stoma adı verilen mikroskobik gözeneklerden su buharı çıkarması olayıdır. Kökler topraktan suyu emer, bu su gövde ve yaprak damarları boyunca yukarı çekilir, en tepede stomalardan buharlaşarak havaya karışır. Bu buharlaşma bir emme kuvveti yaratır ve tıpkı pipetle su çekmek gibi kökteki suyu sürekli yukarı taşır. Dolayısıyla terleme durursa su ve onunla birlikte taşınan azot, potasyum, kalsiyum gibi besinlerin yaprağa ulaşması da yavaşlar. Uygulamada şunu bilmek yeterli: bitki suyun büyük kısmını büyümek için değil, bu taşıma ve serinleme işi için kullanır. Kavun, domates, mısır gibi geniş yapraklı bitkiler sıcak bir günde şaşırtıcı miktarda su terletir. Bu yüzden bir bitkinin su ihtiyacını hesaplarken sadece toprağa ne kadar su verdiğinizi değil, bitkinin havaya ne kadar su kaybettiğini de düşünmek gerekir. Sulama planı aslında bu kaybı yerine koyma planıdır.

Sıcaklık, Rüzgar ve Nemin Su Kaybına Etkisi

Terleme hızını belirleyen üç ana hava faktörü vardır ve bunları anlamak, aynı tarlada aynı bitkinin neden bazı günler iki kat fazla su istediğini açıklar. Sıcaklık: Hava ısındıkça buharlaşma hızlanır. Otuz beş derecelik bir öğle vaktinde bitki, yirmi derecelik bir sabaha göre çok daha hızlı su kaybeder. Yaz ortasında öğlen saatlerinde yapraklarda görülen hafif pörsüme, çoğu zaman kök su bulamadığı için değil, terlemenin köklerin sağlayabileceğinden hızlı olmasındandır. Rüzgar: Durgun havada yaprağın hemen üstünde nemli bir hava tabakası oluşur ve bu tabaka terlemeyi bir miktar frenler. Rüzgar bu nemli tabakayı sürekli süpürüp kuru hava getirdiği için su kaybını ciddi biçimde artırır. Konya ovasında ya da Ege'nin lodoslu günlerinde bitkinin susuzluğunun neden hızla arttığını bu açıklar. Nem: Hava zaten nemliyse yaprakla hava arasındaki nem farkı azalır ve terleme yavaşlar. Bu yüzden Karadeniz'de aynı bitki, İç Anadolu'nun kuru havasına göre daha az su terletir. Kısacası sıcak, rüzgarlı ve kuru bir gün su kaybının en yüksek olduğu gündür; serin, durgun ve nemli bir gün ise en düşük.

Bitkinin Kendi Su Musluğu: Stomalar ve Öğlen Molası

Bitki tamamen çaresiz değildir, terlemeyi bir ölçüde kendisi ayarlar. Stomalar açılıp kapanabilen küçük kapılardır. Su yeterliyken açık kalır, hem fotosentez için karbondioksit alır hem de terlemeyle serinler. Ancak su kaybı köklerin karşılayamayacağı seviyeye çıkarsa bitki kendini korumak için stomaları kısar ya da kapatır. Bunun tarladaki en bilinen belirtisi öğlen pörsümesidir. Sıcak yaz öğlelerinde birçok bitki yapraklarını hafifçe sarkıtır, akşam serinliğinde ise toparlar. Bu geçici pörsüme mutlaka susuzluk anlamına gelmez; bitki bilinçli olarak musluğunu kısmıştır. Kritik nokta şudur: eğer akşam serinlediğinde ve sabah bitki hala pörsük duruyorsa, o zaman gerçek bir su açığı var demektir ve sulama gerekir. Bu ayrımı bilmek gereksiz sulamayı önler. Öğlen saatinde pörsük gördüğü için hemen su açan çiftçi çoğu zaman kök bölgesini fazla ıslatır ve havasız bırakır. Doğru gözlem saati sabahın erken saatleridir.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Su İhtiyacı Nasıl Ortaya Çıkar: Buharlaşma Artı Terleme

Bir tarlanın toplam su kaybı iki koldan olur: topraktan doğrudan buharlaşma ve bitkiden terleme. Bu ikisi birlikte düşünülür çünkü sulamayla yerine koymanız gereken toplam kayıp budur. Tarım dilinde buna bitki su tüketimi denir. Bu tüketim bitkinin gelişme dönemine göre değişir. Yeni çıkmış, küçük yapraklı bir fide az terler; çünkü toprağı gölgeleyen yaprak alanı azdır, kayıp daha çok topraktan buharlaşmayla olur. Bitki büyüyüp yaprak alanı arttıkça ve özellikle çiçeklenme ile meyve tutumu döneminde su tüketimi zirveye çıkar. Örneğin mısır tepe püskülü ve koçan doldurma döneminde, domates ise meyvelerin irileştiği dönemde en çok suyu ister. Aynı bitki hasada yaklaşırken tüketim yeniden düşer. Pratik sonuç: su ihtiyacı sabit bir rakam değildir. Hem havaya hem de bitkinin o anki büyüme dönemine bağlıdır. İyi bir sulama takvimi bu iki değişkeni birlikte izler, tek bir kalıp uygulamaz.

Terlemeyi Sulama Planına Çevirmek

Terleme mantığını pratik bir plana dökmenin en sağlam yolu, verilen suyla harcanan suyu dengede tutmaktır. Fikir basittir: sıcak, rüzgarlı ve kuru günler geçtikçe toprak su deposu boşalır; bu depo belirli bir sınıra inmeden yeniden doldurmak gerekir. Üç pratik izleme yöntemi vardır. Birincisi toprak: kök bölgesinden bir avuç toprak alıp elinizde sıkın; top olup dağılmıyorsa nem var, tozuyorsa açık başlamış demektir. İkincisi bitki: sabah erken pörsüme, koyulaşmış ya da içe kıvrılmış yapraklar su açığının işaretidir. Üçüncüsü hava takibi: art arda gelen sıcak ve rüzgarlı günlerden sonra sulama aralığını kısaltmak, serin ve nemli dönemde uzatmak gerekir. Yöntem seçimi de terlemeyle ilişkilidir. Damla sulama suyu doğrudan köke verdiği ve toprak yüzeyini geniş alanda ıslatmadığı için buharlaşma kaybını azaltır, bu yüzden yüksek terlemeli sıcak bölgelerde avantajlıdır. Salma sulamada ise hem buharlaşma hem sızma kaybı yüksektir. Ne olursa olsun sulama planı takvime değil, tarlanın ve havanın o haftaki durumuna göre ayarlanmalıdır.

Türkiye Koşulları: Bölgeye Göre Değişen Su Kaybı

Türkiye'nin iklim çeşitliliği, terleme ve su ihtiyacı açısından çok farklı tablolar üretir ve bu yüzden komşu ilden duyduğunuz sulama aralığı sizin tarlanıza birebir uymayabilir. İç Anadolu ve Güneydoğu'da yazlar sıcak, kuru ve çoğu zaman rüzgarlıdır. Buralarda terleme yüksektir, bitkiler yoğun büyüme döneminde sık sık su ister ve buharlaşma kaybı fazladır. Konya, Şanlıurfa, Diyarbakır gibi yerlerde su verimliliği bu yüzden büyük önem taşır. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde sıcaklık yüksek ama nem de görece yüksektir; yine de yaz boyu uzun kurak dönem sulamayı zorunlu kılar. Karadeniz'de ise yüksek nem ve düzenli yağış terlemeyi ve sulama ihtiyacını görece azaltır, burada çoğu zaman fazla suyun tahliyesi ve drenaj daha büyük dert olur. Yüksek rakımlı yaylalarda gece ile gündüz arasındaki büyük sıcaklık farkı su kaybını gün içinde ciddi biçimde dalgalandırır. Özet: kendi tarlanızın iklimini, hakim rüzgarını ve toprak yapısını tanımak, başkasının takvimini kopyalamaktan her zaman daha doğru sonuç verir.

Sık Yapılan Yanlışlar ve Doğru Yaklaşımlar

Terleme konusunda tarlada en çok görülen yanılgılar, aslında suyu boşa harcatır ya da bitkiyi strese sokar. Birinci yanlış: öğlen pörsümesini görüp panikle sulamak. Anlattığımız gibi bu çoğu zaman geçici bir korunma tepkisidir; gerçek ölçü sabah erken saatteki görünümdür. İkinci yanlış: sıcak öğle saatinde yağmurlama ile sulamak. En yüksek buharlaşma anında verilen suyun önemli kısmı köke ulaşmadan havaya gider, üstelik ıslak yapraklar öğle güneşinde daha çok strese girer. Serin sabah ya da akşamüstü daha verimlidir. Üçüncü yanlış: az ve sık, yüzeysel sulama. Yüzeyi ıslatan kısa sulamalar kökleri yukarıda tutar; derin ve daha seyrek sulama, kökün aşağı inmesini ve bitkinin kurağa dayanmasını sağlar. Dördüncü yanlış: her bitkiye ve her döneme aynı su. Fide dönemiyle meyve dönemi çok farklı su ister. Beşinci yanlış: rüzgarı hesaba katmamak. Rüzgarlı bir hafta sessiz bir haftadan çok daha fazla su kaybettirir. Doğru yaklaşım hepsinde ortak: tarlayı ve havayı gözlemleyip suyu ihtiyaca göre vermek, alışkanlıkla değil. Son olarak, bitkide beklenmedik solgunluk, kuruma ya da hastalık belirtisi görürseniz bunu her zaman susuzluğa yormayın; kök çürüklüğü, tuzluluk veya zararlı kaynaklı olabilir. Emin olamadığınızda bölgenizdeki ziraat mühendisine ya da tarım danışmanına başvurmak en sağlıklısıdır.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir