Toprak Tuzlanması Nedir, Nasıl Önlenir

Toprak tuzlanması, verimli tarım arazilerini sessizce çölleştiren ve Türkiye'de özellikle Konya Ovası, Harran, Iğdır ve Ege deltaları gibi sıcak, kurak, sulanan bölgelerde ciddi ürün kayıplarına yol açan gizli bir tehdittir. Toprağın üst katmanında çözünebilir tuzların birikmesiyle bitki kökü suyu ememez hale gelir, çıkış düşer, verim yıldan yıla geriler. En sinsi yanı, sorunun bir anda değil aylar hatta yıllar içinde birikerek ortaya çıkması ve fark edildiğinde toprağın büyük ölçüde bozulmuş olmasıdır. Bu rehberde tuzlanmanın gerçek nedenlerini, tarladan anlaşılan erken belirtilerini, tuzluluk ile sodyumluluk farkını, yıkama ve drenaj esaslı ıslah yöntemlerini, tuza dayanıklı ürün ve su yönetimini Türkiye koşullarına göre pratik ve uygulanabilir biçimde ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Toprak Tuzlanması Nedir, Toprakta Ne Olur

Toprak tuzlanması, kök bölgesinde sodyum klorür, sülfat, kalsiyum ve magnezyum tuzları gibi çözünebilir tuzların bitkinin dayanabileceği sınırın üzerinde birikmesidir. Bunun bitkiye zararı iki yolla olur. Birincisi ozmotik etkidir: toprak çözeltisindeki tuz yoğunluğu arttıkça su, kökten toprağa doğru çekilme eğilimine girer, yani toprakta su olsa bile bitki onu ememez. Bu yüzden tuzlu tarlada bitki, sanki susuz kalmış gibi solar; buna fizyolojik kuraklık denir. İkincisi iyon toksisitesidir: özellikle sodyum ve klor kökten alınıp yapraklarda birikerek yakar. Tuzluluğun ölçüsü, doygunluk çamuru veya süzük örneğinin elektriksel iletkenliğidir (EC). EC yükseldikçe verim düşer; her bitkinin dayanabildiği bir eşik EC değeri vardır. Fasulye, marul, çilek gibi türler çok hassasken; arpa, pamuk, şekerpancarı, yonca daha toleranslıdır. Toprağını tanımanın ilk adımı, tarladan alınan örneği ziraat fakültesi veya yetkili toprak laboratuvarına vererek EC, pH ve değişebilir sodyum yüzdesini ölçtürmektir.

Tuzlanmanın Asıl Nedenleri: Su, Drenaj ve Gübre

Türkiye'de tuzlanmanın arkasında neredeyse her zaman su ve drenaj dengesizliği yatar. En yaygın neden yüksek taban suyu ve kötü drenajdır. Taban suyu yüzeye yaklaştığında, sıcak ve kurak havada topraktan buharlaşan su yukarı doğru kapileri hareketle tuzu üst katmana taşır; su buharlaşır, tuz kalır ve zamanla yüzeyde birikir. İkinci neden sulama suyunun kalitesidir: kuyu, dere veya drenaj kanalından alınan tuzlu ya da sodyumlu su, her sulamada tarlaya bir miktar tuz bırakır. Tek seferde az görünen bu tuz, sezon boyunca tonlarca birikime dönüşür. Üçüncü neden aşırı ve bilinçsiz kimyasal gübredir; özellikle klorür ve sülfat içeren gübrelerin toprak testine bakılmadan yıllarca fazla verilmesi tuz yükünü artırır. Buna damla sulamada tuzun ıslak alanın kenarında halka gibi birikmesi, tarla tesviyesinin bozukluğu nedeniyle çukur alanlarda su ve tuz toplanması da eklenir. Sorunu doğru çözmek için önce bu nedenlerden hangisinin baskın olduğunu tespit etmek gerekir.

Tarladan Tuzlanmayı Anlamanın Belirtileri

Tuzlanmanın en belirgin işareti, kuru dönemlerde toprak yüzeyinde beyaz veya grimsi bir tuz kabuğu, pufla benzeri lekelerin görülmesidir. Bitki tarafında ise çıkışın seyrek ve düzensiz olması dikkat çeker; tohum çimlenmesi tuza çok hassastır, bu yüzden tuzlu şeritlerde sıra boşlukları oluşur. Bitkiler bodur kalır, yapraklar koyulaşıp mat bir mavi-yeşile döner, yaprak kenarları ve uçları önce sararır sonra kahverengileşip yanmış gibi kurur; bu yanma özellikle yaşlı yapraklarda başlar. Tarlanın tamamı değil de belirli lekeler, çukurlar ve tarla kenarları halinde sorunlu alanlar görülmesi klasik tuzluluk desenidir. Sodyumun baskın olduğu topraklarda ise ayrı bir belirti çıkar: toprak ıslakken sabun gibi kaygan ve dağınık, kuruyunca ise taş gibi sert ve çatlaklı olur, su yüzeyde göllenip bir türlü içeri sızmaz. Sulama sonrası suyun uzun süre yüzeyde beklemesi ve toprağın kaymak bağlaması sodyumluluğun habercisidir.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Tuzluluk ile Sodyumluluğu Ayırmak Neden Kritik

Çiftçilerin sık yaptığı hata, her tuzlu görünen toprağa aynı çözümü uygulamaktır; oysa tuzlu toprak ile sodyumlu (alkali) toprak farklı sorunlardır ve tedavileri terstir. Tuzlu toprakta genel çözünebilir tuz yüksektir ama toprağın yapısı bozulmamıştır, su geçirir; çözüm temiz suyla yıkamaktır. Sodyumlu toprakta ise sorun sodyum iyonunun toprak parçacıklarına yapışıp yapıyı dağıtmasıdır; bu toprak su geçirmez hale geldiği için doğrudan yıkanamaz, önce yapının onarılması gerekir. İkisini ayırt etmek için laboratuvar analizinde EC ile birlikte değişebilir sodyum yüzdesi (ESP) ve sodyum adsorpsiyon oranına (SAR) bakılır. Sodyumlu toprakta yıkamadan önce genellikle jips (kalsiyum sülfat) gibi bir kalsiyum kaynağı verilir; kalsiyum, toprağa yapışan sodyumun yerini alır, açığa çıkan sodyum sonra suyla yıkanır. Bu sırayı atlayıp sodyumlu toprağı önce yıkamaya kalkmak durumu daha da kötüleştirir. Bu yüzden ıslaha başlamadan önce mutlaka analiz yaptırılmalıdır.

Yıkama ve Drenaj ile Tuzu Kök Bölgesinden Uzaklaştırma

Tuzlu toprağın temel ıslah yöntemi yıkamadır: kaliteli suyla toprağa fazladan su verilerek tuzun kök bölgesinin altına taşınması sağlanır. Ancak yıkamanın işe yaraması için mutlak şart iyi bir drenajdır; aksi halde çekilen tuz taban suyuyla tekrar yukarı çıkar ve emek boşa gider. Bu nedenle yıkama ve drenaj birbirinden ayrılamaz. Uygulamada tarla önce iyi tesviye edilir, böylece su her noktaya eşit dağılır ve çukurlarda tuz toplanmaz. Ağır, geçirimsiz veya taban suyu yüksek arazilerde açık drenaj kanalları ya da toprak altı drenaj boruları ile fazla suyun tarladan uzaklaştırılması gerekir. Yıkama, mümkünse taban suyunun en düşük olduğu dönemde ve toprak tavında yapılır. Su, tarlaya bölünmüş partiler halinde verildiğinde tek seferde çok su vermeye göre tuzu daha verimli süpürür. Yıkama sonrası toprak yeniden test edilerek EC'nin hedeflenen seviyeye inip inmediği kontrol edilmelidir. Drenajsız yapılan yıkama, kısa vadede rahatlatsa da sorunu geri getirir.

Tuza Dayanıklı Ürün Seçimi ve Ekim Yönetimi

Ağır tuzlanmış bir tarlayı bir sezonda tamamen düzeltmek çoğu zaman mümkün olmaz; bu süreçte doğru ürünü seçmek üretimi ayakta tutar. Arpa tuza en dayanıklı tahıllardan biridir; pamuk, şekerpancarı, yonca, sorgum ve bazı yem bitkileri de orta-yüksek toleransa sahiptir. Buna karşılık fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller, marul, havuç, çilek ve birçok sebze tuza oldukça hassastır ve tuzlu tarlada ekilmemelidir. Ürün seçiminin yanında ekim tekniği de belirleyicidir. Tuz, sulama sonrası buharlaşmayla sırtların tepesinde birikme eğiliminde olduğundan, karık sulamada tohumu sırtın tam tepesine değil yan yamacına ekmek çıkışı kurtarır. Çimlenme dönemi tuza en hassas evre olduğu için, ekim öncesi hafif bir yıkama sulamasıyla üst katmandaki tuzu aşağı itmek çıkış oranını belirgin artırır. Tuza dayanıklı çeşitler, uygun ekim deseni ve toprağı örterek buharlaşmayı azaltan malç veya ürün artığı yönetimiyle birleştirildiğinde, ıslah sürerken bile makul verim alınabilir.

Sık Yapılan Hatalar ve Kalıcı Korunma

En sık hata, sorunu görmezden gelip tuzlu suyla sulamaya aynı şekilde devam etmek ve tuzun her sezon biraz daha birikmesine izin vermektir. İkinci büyük hata, drenaj düzeltilmeden yapılan yıkamadır; su verilir ama gidecek yeri olmadığından tuz geri döner. Üçüncüsü, toprak analizi yaptırmadan tahminle gübre ve ıslah maddesi atmaktır; sodyumlu toprağa jips gerekirken gereksiz tuz yükleyen gübre vermek durumu ağırlaştırır. Kalıcı korunmanın temeli birkaç ilkede toplanır. Sulama suyunun kalitesi düzenli kontrol edilmeli, mümkünse tuzu düşük kaynak tercih edilmelidir. Her sulamada kök bölgesinin biraz altına inecek kadar fazladan su vererek biriken tuzun aşağı süpürülmesi, yani bilinçli bir yıkama payı bırakılması önemlidir. Tarlada iyi tesviye ve çalışan bir drenaj sistemi sürdürülmeli, taban suyu yükselmesine izin verilmemelidir. Organik madde ve ürün artıklarıyla toprak yapısının güçlendirilmesi suyun içeri sızmasını kolaylaştırır. Şüphe duyulan her durumda ziraat mühendisi ve yetkili toprak laboratuvarından destek alınması, hem para hem toprak kaybını önler.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir