Menü
Tohum, bütün üretim sürecinin başladığı yerdir ve tarladan alınacak verimin tavanını daha ekim yapılmadan belirler. Yanlış seçilen tohum, ne kadar iyi gübreleme, sulama ya da bakım yapılsanız da telafi edilemez; çünkü bitkinin genetik potansiyeli tohumda saklıdır. Türkiye gibi iklimin bölgeden bölgeye, hatta ilçeden ilçeye değiştiği bir coğrafyada tohum seçimi tek başına ucuzluk ya da alışkanlık meselesi olamaz. Sertifika, çeşidin bölgeye uyumu, çimlenme gücü, saflık, hastalıktan arınmışlık ve güvenilir kaynak gibi başlıklar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu rehberde çiftçinin ekim öncesi sorması gereten soruları, torbanın üzerindeki etiketin nasıl okunacağını ve sık yapılan hataları uygulamaya dönük biçimde ele alıyoruz.
Sertifikalı tohum, üretim aşamasından paketlemeye kadar resmi kontrolden geçmiş, çeşit saflığı ve kalitesi belgelenmiş tohumdur. Türkiye'de tohumluk üretimi ve sertifikasyonu belirli kurallara bağlıdır; bu yüzden ambalajın üzerindeki etiket en güvenilir bilgi kaynağıdır. Etikette çeşit adı, tohumluk sınıfı (elit, orijinal, sertifikalı gibi kademeler), parti numarası, net ağırlık, çimlenme oranı, saflık derecesi, üretim ya da analiz tarihi ve firma bilgisi bulunur. Parti numarası önemlidir çünkü bir sorun çıktığında izlenebilirliği sağlar. Renkli etiket ve orijinal kapalı ambalaj sahtecilik riskini azaltır. Açık, ağzı yeniden dikilmiş ya da etiketi okunmayan çuvallardan uzak durun. Etiketi olmayan tohum, ne kadar ucuz olursa olsun, kör alışveriştir; içinde ne olduğunu, hangi çeşit olduğunu ve ne kadar çimleneceğini bilemezsiniz.
Birçok çiftçi geçen yılki ürününden ayırdığı tohumu ekmeyi tercih eder; bu ekonomik görünse de bazı riskleri vardır. Özellikle hibrit (F1) çeşitlerde ikinci nesil tohum, ana bitkinin özelliklerini taşımaz; verim düşer, meyve iriliği ve tekdüzeliği bozulur. Standart (açık döllenen, atalık) çeşitlerde tohum ayırmak daha mantıklıdır ama burada da her yıl aynı tohumu ekmek zamanla hastalık birikimine ve dejenerasyona yol açabilir. Kendi tohumunuzu kullanacaksanız en sağlıklı, en verimli ve hastalıksız bitkilerden seçin, iyi kurutun ve serin, kuru, kemirgenlerden korunmuş ortamda saklayın. Patates, sarımsak gibi vejetatif çoğaltılan ürünlerde ise sertifikalı yumru kullanmak hastalıktan arınmışlık açısından çoğu zaman kendi ayırdığınızdan daha güvenlidir. Karar verirken tohum masrafı ile alacağınız verim farkını birlikte düşünmek gerekir.
En kaliteli tohum bile yanlış bölgede ekilirse hayal kırıklığı yaratır. Türkiye'de bir çeşit Çukurova'da mükemmel sonuç verirken aynı çeşit İç Anadolu ya da Doğu Anadolu koşullarında geç kalabilir, dona yakalanabilir ya da olgunlaşmayabilir. Çeşit seçerken bakılacak başlıca özellikler şunlardır: olgunlaşma süresi (erkenci, orta, geççi), soğuğa ve sıcağa dayanımı, kuraklığa toleransı, tuzlu toprağa uyumu ve o bölgede yaygın olan hastalıklara dayanıklılığı. Kışlık mı yazlık mı ekileceği, sulu mu kuru tarım mı yapacağınız da çeşidi belirler. Kuru koşulda sulu çeşit ekmek verimi düşürür. En pratik yol, bulunduğunuz ilçede aynı ürünü yıllardır yetiştiren komşu çiftçilerin ve İl/İlçe Tarım Müdürlüğü teknik personelinin deneyimini dinlemek, mümkünse yeni çeşidi önce küçük bir parselde denemektir.
Çimlenme oranı, etiketteki en kritik sayılardan biridir ve tohumun yüzde kaçının normal koşulda filiz vereceğini gösterir. Çimlenme oranı yükseldikçe tarlada boş kalan ocak azalır, sıklık dengeli olur. Ekim miktarını körlemesine değil bu orana göre ayarlamak gerekir; çimlenmesi düşük tohumdan biraz daha fazla atmak, seyrek çıkışı önler. Kendi tohumunuzu ya da eski tohumu ekecekseniz basit bir çimlenme testi yapın: nemli bir kağıt havlu ya da bez arasına 100 tohum sayarak koyun, ılık bir yerde bekletin ve kaç tanesinin çimlendiğini sayın. Örneğin 100 tohumdan 80'i çıkarsa çimlenme yaklaşık yüzde 80'dir. Bu test hem tohumu ekmeye değer mi sorusunu yanıtlar hem de metrekareye ne kadar atacağınızı doğru hesaplamanızı sağlar. Yaşlanmış tohumda çimlenme her yıl düşer, bu yüzden eski tohumu test etmeden tarlaya atmak riskli bir kumardır.
Saflık, çuvaldaki tohumun ne kadarının gerçekten istediğiniz çeşide ait olduğunu, geri kalanın ise yabancı madde, kırık tane, saman, toprak ya da başka bitki tohumu olup olmadığını anlatır. Saflığı düşük tohumla birlikte tarlaya farkında olmadan yabancı ot tohumu ekebilirsiniz; bu da yıllarca mücadele edeceğiniz bir ot sorununa dönüşür. Bir avuç tohumu açık, aydınlık bir zemine dökerek gözle bakın: taneler tekdüze irilikte mi, buruşuk, cılız, kırık ya da renk değiştirmiş taneler var mı, içinde tanımadığınız küçük siyah ya da farklı tohumlar var mı diye kontrol edin. İri, dolgun ve tekdüze tohum daha güçlü fide verir. Küf kokusu, nem, böcek deliği ya da canlı böcek gördüğünüz tohum depolama sırasında bozulmuş demektir. Fiziksel olarak temiz ve tekdüze görünen tohum, çoğu zaman iyi işlenmiş ve doğru saklanmış tohumdur.
Birçok bitki hastalığı ve zararlısı tohumla taşınır; yani hastalıklı bir tohum, temiz bir tarlaya hastalığı ilk elden sokan kapıdır. Bakteriyel ve fungal etmenler tohum kabuğunda ya da içinde yıllarca canlı kalabilir. Bu yüzden hastalıktan ari olduğu belgelenmiş, güvenilir kaynaktan alınmış tohum tercih edilmelidir. Bazı sertifikalı tohumlar zaten koruyucu işlemden geçirilmiş (ilaçlı kaplanmış) olarak satılır; bunlar genellikle renklendirilmiştir ve yenmez, hayvana verilmez, ambalajındaki uyarılara uyulur. Tohum ilaçlaması ve dezenfeksiyonu gerekiyorsa doğru ürün ve yöntem için mutlaka ziraat mühendisine ya da İl Tarım Müdürlüğü teknik personeline danışın; gelişigüzel ilaç ve doz uygulamayın. Kendi tohumunuzda hastalık şüphesi varsa o partiyi ekmeyin. Unutmayın, tohumla gelen bir hastalığı tarlada ilaçla söküp atmak çoğu zaman mümkün olmaz, önlemek tek gerçek çözümdür.
Tohumu nereden aldığınız en az hangi tohumu aldığınız kadar önemlidir. Kayıtlı bayiler, tohumculuk ruhsatı olan firmalar ve tarım kredi kooperatifleri gibi belgeli kaynaklar, sorun çıktığında muhatap bulabileceğiniz ve fatura alabileceğiniz yerlerdir. Fatura ve etiketi mutlaka saklayın; olası bir çimlenme ya da çeşit sorununda haklarınızı bunlarla korursunuz. Pazarda açıktan, ağzı açık çuvaldan, kaynağı belirsiz kişilerden ucuz diye alınan tohum en büyük risktir. Sık yapılan hatalar şunlardır: sadece fiyata bakıp ucuz tohum almak, komşuda iyi olan çeşidi kendi farklı koşulunda denemeden tarlanın tamamına ekmek, eski tohumu çimlenme testi yapmadan kullanmak, etiketi ve faturayı atmak, ambalajı açık tohuma güvenmek ve hibrit çeşidin tohumunu ayırıp ertesi yıl aynı verimi beklemek. Yeni bir çeşidi her zaman önce küçük bir parselde deneyip görmek, hem parayı hem de bir sezonu kurtarır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni