Menü
Tohum ilaçlama, tohumun ekimden önce koruyucu bir madde tabakasıyla kaplanarak toprak kaynaklı hastalık etmenlerine ve zararlılara karşı korunması işlemidir. Çimlenmenin en kritik anı olan tohumun çatlaması ile fidenin toprak yüzeyine çıkışı arasındaki savunmasız dönemde, genç bitki mantar hastalıklarına ve toprak altı zararlılarına açık haldedir. Doğru uygulanan tohum ilaçlaması bu geçiş süresini güvence altına alarak boşalan sıraların, seyrek çıkışların ve baştan zayıf kalan tarlanın önüne geçer. Türk çiftçisi için bu işlem az girdiyle yüksek koruma sağlayan, ekim başarısını doğrudan belirleyen temel bir bitki koruma tedbiridir. Bu rehberde amacını, mantığını, hangi durumlarda gerektiğini ve dikkat edilecek noktaları pratik biçimde ele alıyoruz.
Tohum ilaçlama, kimyasal veya biyolojik koruyucu bir maddenin tohumun dış yüzeyine ince ve düzgün bir tabaka halinde tutturulması işlemidir. Amaç, tohumu ve çıkışın ilk günlerinde genç fideyi çevreleyerek bir savunma kalkanı oluşturmaktır. İşlem genellikle sıvı süspansiyon, ıslanabilir toz ya da doğrudan kaplama şeklinde uygulanır ve tohumun kılıfı üzerinde kalır. İki temel etki biçimi vardır: kontak etki, yani tohumun hemen çevresindeki mikro bölgeyi koruma, ve sistemik etki, yani madenin kökten alınıp çıkan fidenin dokularına taşınarak bir süre içeriden koruma sağlaması. Tohum ilaçlama bir tedavi değil, önleyici bir tedbirdir. Yani hastalık ortaya çıkmadan önce, ekim anında devreye girer. Bu yönüyle yeşil aksama püskürtülen ilaçlamalardan farklıdır: hedef, henüz görünmeyen ama toprakta hazır bekleyen tehdide karşı tohumu baştan hazırlıklı göndermektir.
Tohum ilaçlamanın temel gerekçesi, çimlenme ile çıkış arasındaki dönemin bitkinin ömrü boyunca en kırılgan evresi olmasıdır. Bu evrede tohum nemli toprakta şişer, kılıfı yumuşar ve içindeki besin deposu mantar etmenleri için cazip bir ortam haline gelir. Koruma olmazsa tohum toprakta çürüyebilir, fide daha yüzeye çıkamadan ölebilir ya da çıksa bile zayıf ve hastalıklı başlar. Çiftçi açısından en somut fayda düzgün ve gür bir çıkıştır. Boşalan ocaklar, seyrek sıralar ve baştan geri kalan tarla, sezon boyunca telafisi güç verim kayıplarına dönüşür. Tohum ilaçlama ayrıca birim alana çok az etken madde ile geniş koruma sağladığı için ekonomik ve çevresel açıdan verimlidir; ilaç yalnızca tohumun bulunduğu noktaya yönlendirilir, tüm tarla yüzeyine dağıtılmaz. Bu da hem maliyeti düşürür hem de gereksiz kimyasal yükünü azaltır.
Tohum ilaçlaması iki ana tehdit grubuna karşı çalışır. Birincisi toprak ve tohum kaynaklı mantar hastalıklarıdır. Bunların başında fide yanıklığı, kök çürüklüğü, sürme ve rastık gibi tahıllarda sık görülen etmenler gelir. Bu hastalıkların bir kısmı doğrudan tohumun kendisiyle taşınır, bir kısmı ise toprakta kışlayıp yeni ekilen tohuma bulaşır. Koruyucu kaplama, bu etmenlerin tohuma ve çıkan köke yerleşmesini engeller. İkinci grup ise toprak altı ve çıkış dönemi zararlılarıdır; bazı böcek larvaları, tel kurtları ve çıkışı kemiren erken dönem zararlıları bu kapsamdadır. Burada önemli bir ayrım vardır: tohum ilaçlaması ekim anındaki ve çıkış dönemindeki tehditlere karşı etkilidir, ilerleyen dönemde yaprak ve gövde üzerinde ortaya çıkan hastalıklara ya da sonradan gelen zararlı popülasyonlarına karşı kalıcı çözüm sunmaz. Yani sezonun ilerleyen aşamalarında ayrıca bir bitki koruma programı gerekebilir.
Piyasada tohum iki biçimde bulunur. Birincisi hazır ilaçlanmış, yani sertifikalı tohumluk olarak satılan ve genellikle renkli bir kaplamayla işlenmiş tohumdur. Bu tohumlar fabrika koşullarında düzgün dozda ve homojen kaplandığı için çiftçiye ek işlem yükü bırakmaz; ambalajında hangi işlemin uygulandığı belirtilir. İkincisi çiftçinin kendi ürettiği ya da temin ettiği çıplak tohumu ekim öncesi kendisinin ilaçlamasıdır. Renklendirilmiş hazır tohumun renk verilmesinin bir sebebi güvenliktir: bu tohumun ilaçlı olduğunu, yani insan ve hayvan gıdası ya da yemi olarak kesinlikle kullanılamayacağını gösterir. Kendi tohumunu ilaçlayan çiftçinin homojen kaplama, doğru karışım ve güvenlik açısından daha dikkatli olması gerekir. Genel kural olarak, bilinmeyen bir tohumun sağlık durumundan emin değilseniz sertifikalı ve işlenmiş tohumluk tercih etmek çıkış güvenliği açısından daha isabetlidir.
Başarılı bir tohum ilaçlamasının temeli homojen kaplamadır. Etken maddenin tohumların tümüne eşit dağılması gerekir; bir kısmı fazla, bir kısmı ilaçsız kalırsa hem koruma boşlukları oluşur hem de fazla alan tohumda çimlenme baskılanabilir. Bu nedenle karışım tohuma iyice bulanmalı ve tohumlar birbirine yapışmadan serbestçe akacak kıvamda kalmalıdır. Kaplama sonrası tohum ele yapışıyor, topaklanıyor ya da ıslak kalıyorsa uygulama miktarı gözden geçirilmelidir. İlaçlanan tohum bekletilmeden, kısa süre içinde ekilmelidir; uzun süre depolanan ilaçlı tohumun çimlenme gücü zamanla düşebilir. Ekim makinesinin kaplı tohumu düzgün taşıması için tohum akışkanlığı korunmalıdır. Kullanılacak ürünün etiketindeki talimatlar mutlaka izlenmeli, karışım oranı ve uygulama şekli üründen ürüne değiştiği için genel ölçü tahmini yapılmamalıdır. Tohum türü, hedeflenen etmen ve bölge koşulları uygulamanın ayrıntısını belirler.
Tohum ilaçlaması her tarla ve her sezon için otomatik bir zorunluluk değildir; gerekliliği toprağın geçmişine ve ekim koşullarına bağlıdır. Aynı üründe hastalık geçmişi olan tarlalarda, sürme ve rastık gibi etmenlerin görüldüğü buğday arazilerinde ve serin, nemli, geç kalkan topraklarda çıkış yavaşladığı için tohumun toprakta kaldığı süre uzar; bu durumlarda koruma önemi artar. Erken ilkbahar ekimlerinde ve nemin uzun süre yüksek kaldığı taban arazilerde risk daha yüksektir. Buna karşılık hastalık baskısı düşük, iyi drene olan, çıkışın hızlı olduğu sıcak ve uygun nemli topraklarda risk daha sınırlıdır. Türkiye'nin farklı iklim kuşaklarında aynı ürün bile farklı risk taşır; bu yüzden karar verirken tarlanın kendi geçmişi, ekilen çeşidin hassasiyeti ve bölgenin hakim hastalıkları birlikte değerlendirilmelidir. En sağlıklı yol, bölgenizdeki İl veya İlçe Tarım Müdürlüğü ve ziraat mühendisleri ile tarlanızın durumunu görüşmektir.
Uygulamada en çok görülen hata dengesiz ve gelişigüzel karıştırmadır; tohumun bir bölümü fazla ilaç alırken diğer bölümü korumasız kalır ve tarlada dalgalı bir çıkış ortaya çıkar. İkinci yaygın hata fazla ilaç kullanmanın daha iyi koruma sağlayacağı yanılgısıdır; aşırı doz koruma artırmadığı gibi tohumun çimlenmesini baskılayabilir ve fitotoksik etki yapabilir. Bir diğer ciddi hata ilaçlanmış tohumun gıda ya da hayvan yemi olarak kullanılmasıdır; renklendirilmiş tohum tehlikelidir ve asla yenmemeli, hayvana verilmemeli, artan kısmı açıkta bırakılmamalıdır. Çiftçiler zaman zaman ilaçlı tohum ekimini kuşların hemen ardından geçtiği yüzeysel ekimlerle yapar; tohumun uygun derinliğe gömülmesi hem korumayı hem güvenliği artırır. Etikette belirtilmeyen ürünleri birbirine karıştırmak, koruyucu ekipman kullanmadan çıplak elle işlem yapmak ve ilaçlı tohumu uzun süre bekletip çimlenme gücünü düşürmek de tekrarlanan hatalardandır. Uygulama sırasında eldiven ve maske kullanmak, işlem sonrası el ve ekipman temizliği ihmal edilmemelidir.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni