Menü
Tekleme ve seyreltme, sık ekilen ya da fazla meyve tutan bitkilerde fazlalıkların uzaklaştırılarak kalan bitki veya ürünlere daha çok yer, ışık, su ve besin sağlanması işlemidir. Türk çiftçisi çoğu zaman "ne kadar çok bitki, o kadar çok ürün" diye düşünür, oysa aşırı sıklık rekabeti artırır; bitkiler cılız kalır, hastalık çoğalır, tane ve meyve küçülür. Doğru zamanda ve doğru mesafede yapılan tekleme, birim alandan alınan kaliteli ürünü belirgin biçimde yükseltir. Bu rehberde teklemenin ve seyreltmenin ne olduğunu, hangi ürünlerde ve ne zaman yapıldığını, sıra üzeri mesafenin nasıl ayarlandığını, verime etkisini ve sahada en sık yapılan hataları uygulamalı biçimde ele alıyoruz.
İki terim halk arasında karıştırılsa da farklı işleri anlatır. Tekleme, bir ocakta ya da sıra üzerinde çıkan birden fazla fidenin en güçlüsü bırakılıp diğerlerinin sökülmesi veya kopartılmasıdır; adı üstünde amaç her noktada tek bitki bırakmaktır. Şeker pancarı, mısır, ayçiçeği ve pamukta klasik uygulama budur. Seyreltme ise daha geniş bir kavramdır: sık çıkan bitkilerin arasını açmak anlamına geldiği gibi, meyve ağaçlarında dalda fazla tutan çiçek ve küçük meyvelerin bir kısmının kopartılarak sayının azaltılmasını da kapsar. Yani her tekleme bir seyreltmedir ama her seyreltme tekleme değildir. Sebze fidesinde araları açmak seyreltme, ocakta tek bitki bırakmak teklemedir. Pratikte çiftçinin aklında tutması gereken ilke aynıdır: kalan bitkiye rakip azaltmak.
Sık duran bitkiler ışık, su, besin ve kök alanı için birbiriyle yarışır. Bu rekabet bitkileri boylandırır ama inceltir; gövde zayıflar, yatmaya eğilim artar, tane ve meyve küçülür. Tekleme ve seyreltme ile kalan bitki tam güneş alır, kökü rahat gelişir, gübreyi daha verimli değerlendirir. Şeker pancarında doğru teklenmiş tarlada kök iriliği ve şeker oranı belirgin yükselir. Meyvede seyreltme yapılmayan ağaç bir yıl aşırı, ertesi yıl çok az ürün verir; buna periyodisite denir. Fazla meyve kopartıldığında kalan meyveler irileşir, renk ve şeker oranı düzelir, dal kırılması azalır ve ağaç ertesi yıla daha dengeli girer. Yani amaç sayıyı değil, pazarlanabilir kaliteli ürün miktarını artırmaktır. Az ama iri ve sağlam ürün, çok ama cılız üründen daha yüksek gelir getirir.
Zamanlama başarının anahtarıdır. Tarla bitkilerinde tekleme, fideler tutunduktan ve gerçek yapraklar çıktıktan sonra, genellikle 2 ila 4 gerçek yaprak döneminde yapılır. Çok erken yapılırsa hangi bitkinin güçlü olacağı belli olmaz ve don, kuş veya haşere zararında boşluk kalma riski artar; çok geç yapılırsa kökler birbirine dolanır, sökülen bitki komşusunun kökünü söker ve kalan bitki rekabetten zaten zarar görmüş olur. Toprak tavında, hafif nemliyken tekleme kolaydır; kuru ve sert toprakta çekerken kalan bitki de yerinden oynar. Meyvede seyreltme ise çiçeklenmeden hemen sonra, meyveler fındık iriliğine ulaştığında yapılır. Doğal dökümün (Haziran dökümü) beklenmesi, hangi meyvelerin kendiliğinden düşeceğini gösterdiği için işi kolaylaştırır. Sabah serinliği tercih edilir; sıcak öğle saatlerinde bitki daha çok stres yaşar.
Bırakılacak mesafe ürüne, çeşide ve toprağın verimliliğine göre değişir; verimli ve sulu tarlada bitki biraz daha sık, kıraç ve susuz koşulda daha seyrek bırakılır çünkü su az olduğunda çok bitki birbirini kurutur. Genel yaklaşım olarak şeker pancarında sıra üzeri yaklaşık 18 ila 22 cm, mısırda çeşide göre 15 ila 22 cm, ayçiçeğinde 25 ila 35 cm, pamukta 15 ila 25 cm aralığı yaygın kullanılır. Bu değerler kesin reçete değil, başlangıç ölçüsüdür; kendi çeşidinizin ekim kılavuzunu ve bölge ziraat odası önerisini esas alın. Mesafeyi göz kararı bırakmak yerine bir çıta veya işaretli sopa kullanmak sıralar arası tutarlılığı sağlar. Sık bırakmak cılız ürün, çok seyrek bırakmak ise boş alan ve yabancı ot demektir; hedef, sıranın kapanıp toprağı gölgeleyeceği ama bitkilerin de birbirini boğmayacağı dengeyi yakalamaktır.
Tekleme özellikle ocak usulü ya da sık tohumla ekilen tarla bitkilerinde şarttır: şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, pamuk ve bazı bölgelerde susam bunların başında gelir. Günümüzde tek tohum eken pnömatik mibzerlerin yaygınlaşmasıyla pancar ve mısırda tekleme ihtiyacı azalmıştır, ancak elle veya normal mibzerle ekilen tarlalarda hâlâ gereklidir. Sebzelerde havuç, turp, pancar, marul, ıspanak ve soğan gibi sık serpme ekilen türlerde araların seyreltilmesi kaçınılmazdır. Meyvecilikte seyreltme elma, armut, şeftali, kayısı, erik ve bağda uygulanır; özellikle şeftali ve elmada meyve seyreltmesi kaliteyi doğrudan belirler. Zeytin ve fıstık gibi türlerde ise seyreltme yerine budama ve dengeleme öne çıkar. Buğday, arpa gibi sık ekilen hububat ise teklenmez; onlarda sıklık ekim normuyla baştan ayarlanır.
Sahada işi düzenli yürütmek için sırayı takip edin. Önce tarlayı gezip çıkış sıklığını ve boşlukları görün. Toprak hafif nemliyken çalışın; gerekirse bir gün önceden hafif su verin. Her ocakta en dik, en koyu yeşil, en sağlıklı fideyi bırakın; hastalıklı, sararmış veya haşere yemiş olanı çekin. Bırakılacak bitkinin dibini iki parmakla hafifçe bastırıp tutarak komşusunu çekin, böylece kalan bitkinin kökü oynamaz. Çekilen otları sıra arasına gelişigüzel atmayın; hastalık taşıyorsa uzaklaştırın. Meyvede seyreltirken zayıf, çift ve şekilsiz meyveleri alın, dalın uç ve dip dengesini gözetin. İşi bir defada bitirmeye çalışmayın; tekleme sonrası tarlayı birkaç gün içinde tekrar gezip kuruyan veya kırılan bitki yerine gerekiyorsa yakın fideyi değerlendirin. Tekleme sonrası hafif çapa ve sulama, kalan bitkinin toparlanmasını hızlandırır.
En yaygın hata gereğinden fazla bitki bırakma korkusudur; çiftçi boşluk kalmasın diye sık bırakır, sonuçta hepsi cılız kalır. İkinci hata zamanlamadır: tekleme ve seyreltmeyi işler yoğun diye geç yapmak, kökler dolandığından hem zorlaştırır hem kalan bitkiye zarar verir. Üçüncüsü, güçlü bitki yerine yanlış olanı bırakmaktır; en uzun fide her zaman en sağlıklı değildir, ince ve boylanmış olan çoğu kez zayıftır. Dördüncüsü kuru ve sert toprakta çekmektir; bu, kalan bitkinin kökünü söker. Beşincisi meyvede hiç seyreltme yapmayıp bir yıl aşırı, ertesi yıl kıt ürün almaya razı olmaktır. Bir diğer hata çekilen hastalıklı bitkileri tarlada bırakıp bulaşmayı yaymaktır. Son olarak seyreltmeyi tek başına yeterli sanmak yanlıştır; gübreleme, sulama ve yabancı ot kontrolü ile birlikte yürümezse istenen verim alınmaz.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni