Menü
Kanatlı hayvancılığında yemin toplam maliyetin yaklaşık üçte ikisini oluşturması, doğru yem seçimini ve dönem yönetimini işletmenin can damarı yapar. Bir civcivin ilk günlerdeki besin ihtiyacı ile yumurtaya yatmış bir tavuğun ihtiyacı taban tabana farklıdır; aynı yemi baştan sona vermek hem para kaybı hem de düşük verim demektir. Bu rehberde civcivlikten yumurta dönemine kadar kanatlının değişen protein, enerji ve mineral ihtiyacını, yemler arası farkları, suyun rolünü ve dönemsel geçişleri sahadan pratik bakışla ele alıyoruz. Amaç, ister köy tavukçuluğu ister ticari işletme olsun, çiftçinin yemi bilinçli seçmesi, doğru zamanda geçiş yapması ve önlenebilir kayıpları en aza indirmesidir. Türkiye koşullarındaki sıcaklık, barınak ve yerel yem hammaddesi gerçekleri de dikkate alınmıştır.
Kanatlı yemleri gelişigüzel isimlendirilmemiştir; her biri belli bir yaş ve verim döneminin fizyolojik ihtiyacına göre formüle edilir. Civciv başlangıç yemi (starter) en yüksek proteinli olandır, çünkü hayvanın kas, tüy ve iskelet dokusu en hızlı bu dönemde gelişir. Piliç büyütme yemi (grower) proteini biraz düşürüp enerjiyi dengeleyerek sağlıklı çatı gelişimini destekler, erken yağlanmayı önler. Yumurta yemi ise tamamen farklı bir mantık taşır: protein orta düzeye çekilirken kalsiyum çarpıcı biçimde artırılır, çünkü her yumurta kabuğu ciddi miktarda kalsiyum tüketir. Etçi (broyler) yemleri ise hızlı canlı ağırlık artışı için yüksek enerjiye odaklanır. Pratikte en sık yapılan hata, ucuz diye tek tip yemi tüm dönemde kullanmaktır; bu, civcivde bodurluk, yumurtacıda ise ince kabuk ve düşük verimle sonuçlanır.
Yem formülasyonunun kalbi protein ile enerji arasındaki dengedir. Protein büyümenin ve yumurta üretiminin ham maddesi, enerji ise bu üretimi çalıştıran yakıttır. Enerji yetersizse hayvan proteini yakıt olarak harcar, yani pahalı proteini boşa yakarsınız; enerji fazla ama protein azsa bu kez hayvan yağlanır ama gelişmez. Sadece ham protein oranına bakmak da yanıltıcıdır, çünkü kanatlıların gerçekte ihtiyacı belirli amino asitlerdir; özellikle lizin ve metionin. Bu yüzden köy koşullarında sadece buğday ya da mısır vermek yetersiz kalır, bir protein kaynağının (soya küspesi gibi) mutlaka katılması gerekir. Yaz sıcağında hayvan yem tüketimini azalttığı için birim yemdeki besin yoğunluğunu artırmak, kışın ise enerji ihtiyacının yükseldiğini hesaba katmak gerekir. Dengeli rasyon, kağıt üstünde ucuz görünen ama verimi düşüren yemlerden her zaman kârlıdır.
Çoğu üretici yeme odaklanırken suyu ihmal eder, oysa su kanatlının bir numaralı besin maddesidir. Bir hayvan tükettiği yemin yaklaşık iki katı kadar su içer; su kısıtlanırsa yem tüketimi de anında düşer, dolayısıyla büyüme ve yumurta durur. Suyun temiz, serin ve sürekli erişilebilir olması şarttır. Yazın suluklardaki ılık su tüketimi baskılar, bu yüzden gölgede tutmak ve gün içinde tazelemek gerekir. Kışın ise donma riski suyu erişilmez kılabilir. Suluk sayısı ve yerleşimi de kritiktir: uzaktaki ya da az sayıda suluk, sürüdeki zayıf hayvanların yeterince içememesine yol açar. Suluğun kenar yüksekliği hayvanın boyuna uygun olmalıdır. Kirli, yosunlu ya da durgun su hem tüketimi azaltır hem de hastalık riskini artırır. Yem yönetimi ne kadar iyi olursa olsun, su yönetimi zayıfsa sonuç hüsran olur.
Yumurta döneminin en kritik konusu kalsiyumdur. Yumurtacı bir tavuk, kabuk için gerçekten yüksek miktarda kalsiyuma ihtiyaç duyar ve bu ihtiyaç büyütme döneminden çok daha fazladır. Bu yüzden yumurta yemine geçişte kalsiyum kaynağı belirgin şekilde yükseltilir; tipik kaynaklar öğütülmüş kireç taşı ve istiridye kabuğudur. Pratik bir ipucu: kalsiyumun bir kısmını iri taneli olarak vermek, akşam saatlerinde kabuk oluşumu sürerken hayvanın sindirim sisteminde kalsiyumun daha uzun süre kalmasını sağlar ve kabuk kalitesini artırır. Kalsiyum tek başına da yetmez; fosfor ile dengesi ve D vitamininin varlığı emilim için gereklidir. İnce kabuk, kırık yumurta ve kafes tabanında çatlak artışı çoğu zaman mineral dengesizliğinin ilk işaretidir. Büyüme dönemindeki genç piliçlere erkenden yüksek kalsiyumlu yumurta yemi vermek ise böbrek yükü yaratabileceğinden, kalsiyum artışını doğru yaşta yapmak önemlidir.
Yemden yeme geçiş, sürünün strese en açık olduğu anlardan biridir. Ani geçiş sindirim sistemini bozar, tüketimi düşürür ve özellikle yumurtacıda verim dalgalanmasına yol açar. Doğru yöntem kademeli geçiştir: birkaç gün boyunca eski yem ile yeni yemi giderek artan oranda karıştırarak hayvanın sindirim florasının yeni rasyona uyum sağlamasına izin verilir. Genel çerçeve olarak, civciv başlangıç yeminden büyütme yemine geçiş ilk haftaların ardından, büyütme yeminden yumurta yemine geçiş ise sürü yumurtaya yaklaşırken yapılır; ancak kesin gün her ırk ve amaç için değişir, bu yüzden damızlık firmasının ya da ziraat mühendisinin önerdiği takvim esas alınmalıdır. Geçiş dönemlerinde su tüketimini ve dışkı kıvamını gözlemlemek, sorunları erken yakalamayı sağlar. Yem değişimini aşılama, nakil ya da hava dalgalanması gibi başka bir stresle aynı güne denk getirmemek akıllıca olur.
En kaliteli yem bile kötü depolandığında zehirli hale gelebilir. Kanatlılar küf toksinlerine (mikotoksinler) oldukça duyarlıdır; nemli, sıcak ve havasız ortamda depolanan yem küflenir ve bu görünmez toksinler yem tüketimini, büyümeyi ve yumurta verimini düşürür. Türkiye'nin nemli sahil bölgelerinde ve yaz aylarında bu risk daha yüksektir. Yem serin, kuru ve havadar bir yerde, tabandan yükseltilmiş paletler üzerinde tutulmalı, doğrudan toprak zemine temas ettirilmemelidir. Çuvallar arasında hava dolaşımı bırakmak nemi azaltır. İlk giren ilk çıkar prensibiyle eski yemi önce tüketmek, aylarca bekleyen stok oluşmasını önler. Kemirgenler hem yemi tüketir hem de dışkılarıyla bulaştırır, bu yüzden depo kemirgen geçirmez olmalıdır. Yem kokusundaki ekşime, topaklanma ya da renk değişimi bozulmanın işaretidir; şüpheli yem sürüye verilmemelidir. Bir seferde çok fazla yem alıp uzun süre bekletmek, ucuza mal etme çabasının ters teptiği klasik bir hatadır.
Serbest gezen köy tavuğu ile kapalı işletme tavuğu aynı beslenmez. Gezen tavuk mera, böcek, yeşil ot ve tane artıklarından bir miktar besin sağlar, ancak bu asla dengeli bir rasyonun yerini tutmaz; özellikle yumurta veriminin yüksek olduğu dönemde mera tek başına protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılayamaz. En yaygın köy hatası, tavukları tamamen kendi haline bırakıp sadece artık ekmek ya da buğday atmaktır; sonuç düzensiz yumurtlama ve ince kabuktur. Doğru yaklaşım, gezinmenin yanında dengeli bir kesif yemi ya da en azından protein ve kalsiyum takviyesi sunmaktır. Mutfak artıkları verilecekse tuzlu, küflü ve bozulmuş gıdalardan kaçınmak gerekir. Kışın mera zayıfladığında ek yem miktarı artırılmalı, yumurta veren hayvanlara ayrıca iri kalsiyum kaynağı ikram edilmelidir. Az sayıda hayvanla bile olsa, yem tüketimini ve yumurta verimini kabaca izlemek, neyin işe yaradığını görmenin en pratik yoludur.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni