Menü
Tarımsal proje ve fizibilite, bir yatırıma para ve emek harcamadan önce o işin gerçekten kâr edip etmeyeceğini kağıt üstünde görmenin yoludur. Çiftçi için fizibilite, komşuda tuttu diye aynı işe girmenin değil, kendi arazisine, suyuna, iklimine ve bütçesine göre hesap yapmanın adıdır. İyi hazırlanmış bir fizibilite hem sizi hatalı yatırımdan korur hem de destek başvurularında, banka kredisinde ve ortak ararken elinizi güçlendirir. Bu rehberde bir tarımsal projeyi baştan sona nasıl kuracağınızı, maliyet ve gelir tablosunu nasıl çıkaracağınızı, nakit akışını nasıl planlayacağınızı ve destek başvurularına nasıl hazırlanacağınızı adım adım anlatıyoruz. Amaç, kalın raporlar değil, kendi işinizin gerçek resmini görmenizi sağlamaktır.
Fizibilite, kısaca bir yatırımın yapılabilir ve kârlı olup olmadığını önceden ölçmektir. Üç ayağı vardır. Teknik yapılabilirlik, yani araziniz, suyunuz, ikliminiz ve makinanız o işe uygun mu. Ekonomik yapılabilirlik, yani harcayacağınız paranın karşılığını alıp kâr edecek misiniz. Mali yapılabilirlik, yani parayı ne zaman bulup ne zaman geri alacaksınız, arada nakit sıkışması yaşar mısınız. Çiftçi çoğu zaman sadece birinci ayağa bakar, tohumu eker ürünü alır ama parayı ne zaman göreceğini hesaplamaz. Fizibilitenin asıl değeri, henüz hiç para harcamadan işi kafada değil kağıtta çalıştırmaktır. Bir sera mı kuracaksınız, bağ mı dikeceksiniz, süt sığırcılığına mı başlayacaksınız, hepsinin cevabı önce bir tabloda görünmelidir. Yanlış kararın maliyeti kağıtta bir saat, tarlada ise yıllardır.
Her fizibilite bir dizi varsayım üzerine kurulur ve bu varsayımlar ne kadar gerçekçi olursa sonuç o kadar güvenilir olur. İlk iş projenin sınırlarını çizmektir. Kaç dekar, kaç baş hayvan, kaç ton hedef, hangi ürün, hangi çeşit, sulu mu kuru mu, açık alan mı örtü altı mı. Sonra kritik varsayımları tek tek yazın. Dekara verim ne olacak, bunu havadan değil kendi bölgenizin ortalamasından ve İl Tarım Müdürlüğü ile üretici birliklerinin verilerinden alın. Ürünü kaça satmayı bekliyorsunuz, bunu son birkaç yılın hal ve borsa fiyatlarının ortalamasıyla temkinli tutun. Girdi fiyatları, işçilik, mazot, su ve nakliye ne kadar. En sık hata, verimi en yüksek fiyatı en yüksek varsayıp masayı fazla iyimser kurmaktır. Kötü, orta ve iyi olmak üzere üç senaryo yazın, kararınızı orta senaryoya göre verin.
Maliyet iki büyük gruba ayrılır ve çiftçinin en çok atladığı grup ikincisidir. Birincisi yatırım maliyetleri, yani bir defa ödediğiniz kalemler. Arazi hazırlığı, fide veya damızlık, sera veya ahır yapımı, sulama sistemi, makine ekipman, ambar ve depo bu gruba girer. Bunlar birkaç yıla yayılıp kullanılır, bu yüzden yıllık paya bölünerek hesaba katılır. İkincisi işletme maliyetleri, yani her üretim döneminde tekrar ödediğiniz kalemler. Tohum, gübre, su, mazot, elektrik, işçilik, ilaçlama hizmeti, hasat, nakliye, ambalaj ve pazarlama giderleri buraya girer. Unutulan kalemler genelde bunlardır. Kendi emeğinizin karşılığı, arazinin kira değeri, faiz gideri, sigorta ve beklenmedik giderler için ayrılan pay. Kendi işçiliğinizi bedava saymak fizibiliteyi yalancı yapar, çünkü o zamanı başka işte de değerlendirebilirdiniz. Her kalemi yazın, şüphede kalırsanız yüksek tarafından yazın.
Gelir tarafı basit görünür ama en çok abartılan yer burasıdır. Toplam gelir kabaca verim çarpı satılabilir miktar çarpı birim fiyattır. Dikkat edilmesi gereken üç nokta var. Birincisi, hasat ettiğiniz her kilo satılmaz, fire, kalite düşüğü ve elde kalan pay olur, bunu düşün. İkincisi, ilk yıllarda tam verim alınmaz, özellikle bağ, meyve bahçesi ve hayvancılıkta verime geçiş birkaç yıl sürer, bu yılları ayrı hesaplayın. Üçüncüsü, fiyatı en parlak günden değil ortalamadan alın. Gelir ile maliyeti yan yana koyunca en kıymetli sayıya ulaşırsınız, başabaş noktası. Bu, ne kâr ne zarar ettiğiniz üretim miktarı ya da fiyat seviyesidir. Örneğin başabaş veriminiz dekara belli bir seviyedeyse ve bölgenizin ortalama verimi bunun altındaysa, o proje kağıtta zaten zarar ediyor demektir. Başabaş, iyimserliğinizi soğuk suyla yıkayan en dürüst rakamdır.
Kârlı bir iş bile yanlış zamanlama yüzünden çiftçiyi zora sokabilir, çünkü tarımda para çıkışı ile para girişi arasında uzun aylar vardır. Nakit akışı planı, yıl içinde hangi ay ne kadar para çıkacak ve ne kadar girecek sorusunun cevabıdır. Bir tabloya ayları yazın, her ayın altına o ay yapacağınız harcamaları ve alacağınız tahsilatları girin. Göreceksiniz ki gübre, mazot ve işçilik baharda çıkar ama para sonbaharda hasatla gelir, arada birkaç ay cebinizden yönetmeniz gerekir. En kritik satır, her ayın sonunda kalan kümülatif bakiyedir. Bu satır uzun süre eksiye düşüyorsa, o boşluğu nasıl kapatacağınızı baştan planlamalısınız. İşte kredi, avans, ürün ön satışı ya da öz kaynak burada devreye girer. Çiftçiyi batıran çoğu zaman zarar değil, kâr etmesine rağmen yaşadığı nakit sıkışmasıdır. Bu tabloyu yapmak bir saat sürer, yapmamak bir sezon zarar ettirir.
Türkiye'de tarımsal yatırımlar için çeşitli destek, hibe ve kredi imkanları bulunur ve bunlar genelde iyi hazırlanmış bir proje ile başvuranlara açıktır. Kırsal kalkınma yatırımları, genç çiftçi ve kadın çiftçi programları, örtü altı, hayvancılık ve sulama destekleri dönem dönem açılır. Buradaki en önemli kural, kesin oranları, tutarları ve son başvuru tarihlerini kulaktan dolma değil resmi kaynaktan öğrenmektir. İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Tarım ve Orman Bakanlığı, TKDK ve Ziraat Bankası güncel şartların doğru adresidir. Başvuru öncesi hazırlanması gereken tipik belgeler arazi ve mülkiyet kaydı, ÇKS kaydı, proje ve fizibilite dosyası, maliyet cetveli ve teklif belgeleridir. Fizibilitenizi zaten sağlam kurduysanız, başvuru dosyasının çoğu hazır demektir. Erken davranın, çünkü destekler kontenjanlıdır ve dosyası eksiksiz olan öne geçer. Şartlar her yıl değişebileceği için mutlaka güncel çağrı metnini okuyun.
İyi bir fizibilite sadece her şey yolunda giderse ne olur değil, ters giderse ne olur sorusuna da cevap verir. Tarımda riskler bellidir. İklim ve don, hastalık ve zararlı baskısı, fiyatın beklenenin altına düşmesi, girdi maliyetinin artması ve alıcı bulamama. Duyarlılık testi dediğimiz basit ama güçlü yöntem şudur. Tablonuzda tek tek değişkenleri oynatın. Fiyat yüzde on düşerse kârınız ne olur, verim beşte bir azalırsa hala kâr eder misiniz, mazot ve gübre belirgin şekilde pahalanırsa tablo nereye gider. Bu testte kolayca zarara dönen bir proje, kağıtta güzel görünse bile kırılgandır. Riski azaltmak için tarım sigortası, ürün çeşitlendirme, sözleşmeli üretim ve satış kanalını baştan güvenceye almak gibi tedbirleri fizibiliteye dahil edin. Amaç riski sıfırlamak değil, kötü senaryoda bile ayakta kalabileceğinizden emin olmaktır. En iyimser tablo değil, en dayanıklı plan kazanır.
Fizibilite bir kez yapılıp çekmeceye kaldırılan bir ödev değil, yatırım boyunca elinizde tutacağınız bir pusuladır. Tabloları hazırlayıp üç senaryoyu görünce karar netleşir, ya devam ya vazgeç ya da ölçeği küçültüp yeniden dene. Karar devam ise, o tabloyu bir bütçe gibi kullanın. Sezon boyunca gerçekleşen maliyet ve gelirleri planladığınız rakamların yanına yazın, sapmaları takip edin. Böylece nerede fazla harcadığınızı, hangi varsayımın tutmadığını erkenden görür, bir sonraki dönem daha isabetli plan yaparsınız. Küçük bir defter ya da basit bir hesap tablosu bu iş için yeterlidir, kalın raporlara gerek yok. Önemli olan sayıların gerçek olması ve düzenli güncellenmesidir. Deneyimli çiftçi ile acemi arasındaki fark çoğu zaman toprak bilgisi değil, hesabı önceden yapıp yatırımı gözü kapalı değil gözü açık başlatmasıdır. Fizibilite tam da bunu, gözünüzü açık tutmayı sağlar.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni