Menü
Sonbahar, tarlanın bir sonraki yıla nasıl gireceğini belirleyen sessiz ama kritik bir dönemdir. Yaz mahsulü kaldırıldıktan sonra toprağı boş bırakmak yerine doğru ürünle değerlendirmek, hem gelir takvimini genişletir hem de toprağın verimini korur. Kışlık tahıllar bu mevsimde köklenip kışa girer, kışlık sebzeler serin havada tatlanır, yeşil gübre bitkileri ise toprağı ücretsiz besler. Ancak sonbahar ekiminde başarı, ekim tarihini bölgenin ilk don ihtimaline ve toprak sıcaklığına göre ayarlamaktan geçer. Erken ekim cılız çıkışa, geç ekim ise kışa hazırlıksız yakalanmaya yol açar. Bu rehberde Türkiye koşullarında sonbaharda ne ekileceğini, hangi işi ne zaman yapmanız gerektiğini ve sık düşülen hataları bölge bölge, adım adım ele alıyoruz.
Sonbahar ekiminde takvimi belirleyen tek şey ayın adı değil, toprağın sıcaklığı ve bölgenizin ilk don tarihidir. Kışlık tahıllar için ideal toprak sıcaklığı 8 ile 12 derece arasıdır; toprak bu bandın altına inmeden tohum köklenmeli ki bitki kışa 3 ile 5 yapraklı, kardeşlenmeye başlamış halde girsin. Genel kural şudur: bölgenizde beklenen ilk kuvvetli dona 6 ile 8 hafta kala kışlık tahılı, 8 ile 10 hafta kala kışlık sebzeyi ekmiş olmanız gerekir. Türkiye'yi kabaca üç kuşağa ayırabiliriz. Sahil kuşağında (Ege, Akdeniz, Marmara kıyıları) ekim ekim ayının ortasından kasım sonuna kadar rahatça yapılır, hatta aralıkta bile buğday ekilebilir. İç Anadolu ve Geçit bölgelerinde eylül sonu ile ekim ortası en güvenli penceredir, çünkü kasımda toprak hızla soğur. Doğu Anadolu'nun yüksek yaylalarında ise pencere çok dardır; eylülün ilk yarısı kaçırılırsa kışlık ekim riske girer ve çoğu üretici yazlık ekime yönelir. Pratik ipucu: Kendi tarlanızın ilk don tarihini kaydedin. Yıllar içinde tuttuğunuz basit bir not defteri, herhangi bir genel takvimden çok daha isabetli sonuç verir. Toprak nemliyse ve elinizle topak yaptığınızda dağılmadan kalıyorsa tavında demektir; ekim için en uygun zaman budur.
Kışlık tahıllar sonbahar ekiminin bel kemiğidir. Buğday en yaygın olanıdır ve serin, nemli çıkış koşullarını sever. Ekmeklik mi yoksa makarnalık (durum) buğdayı mı ekeceğinize bölgenize göre karar verin: durum buğdayı Güneydoğu ve İç Anadolu'nun kurak, sıcak yazlarında daha iyi sonuç verirken, ekmeklik çeşitler daha geniş bir yelpazede yetişir. Sertifikalı, bölgenize adapte olmuş çeşit kullanmak, verimin yarısını daha ekim gününde belirler. Arpa buğdaydan biraz daha erken ekilir ve soğuğa karşı yapraklanması daha hızlıdır; yemlik veya biralık olarak değerlendirilir. Tritikale (buğday-çavdar melezi) fakir ve marjinal topraklarda, düşük girdiyle iyi hayvan yemi verir. Çavdar ise en dayanıklısıdır; kışlığı sert, toprağı zayıf yüksek bölgelerde diğer tahıllar tutmadığında güvenli tercihtir. Tohumluk miktarı çeşide ve ekim zamanına göre değişir, ancak genel prensip şudur: geç ekimde kardeşlenme süresi kısaldığı için tohum miktarını bir miktar artırmak gerekir. Ekim derinliği 3 ile 5 santim arasında olmalıdır; daha derine atılan tohum çıkışta enerjisini tüketir, yüzeye yakın atılan tohum ise kuşlara ve kuraklığa yenik düşer. Mibzerle sıraya ekim, serpme ekime göre hem tohumdan tasarruf sağlar hem de düzgün çıkış verir. Ekimle birlikte taban gübresini (fosfor ağırlıklı) vermek köklenmeyi güçlendirir; azotun büyük kısmını ise ilkbaharda kardeşlenme ve sapa kalkma döneminde uygulamak daha doğrudur.
Kışlık sebzeler, doğru zamanlandığında hem sofralık gelir sağlar hem de tarlanın boş kalmasını önler. Bu grubun yıldızları lahanagillerdir: baş lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası ve kara lahana. Bu ürünler hafif dona dayanır, hatta don sonrası şekere dönüşen nişasta sayesinde tatları belirginleşir. Lahanagilleri genellikle fide ile dikmek, doğrudan tohum ekmekten daha güvenlidir çünkü çıkış döneminde havanın soğuması riskini atlatırsınız. İkinci grup köklü ve yapraklı sebzelerdir: ıspanak, marul (kışlık çeşitler), tere, roka, pazı, turp, havuç ve kış soğanı. Ispanak soğuğu çok sever ve örtü altında ya da ılıman bölgelerde kış boyunca hasat edilir. Sarımsak ve kışlık soğan (arpacık) sonbaharda dikilen, ilkbahar ve yaz başında hasat edilen klasik ürünlerdir; sarımsak dişlerini sivri ucu yukarı gelecek şekilde 4 ile 6 santim derine dikin. Akdeniz ve Ege sahilinde bu sebzelerin çoğu açık tarlada kış boyu yetişir. İç bölgelerde ise alçak tünel, yüksek tünel veya sera kullanmak zorunludur; aksi halde sert donlar ürünü yakar. Pratik bir yöntem, hasadı kademelendirmek için ekimi iki ya da üç hafta arayla parça parça yapmaktır; böylece bütün ürün aynı anda olgunlaşıp elinizde kalmaz, pazara düzenli çıkarsınız.
Tarlayı kışın boş bırakmak yerine yeşil gübre bitkisi ekmek, uzun vadede toprağınıza yapabileceğiniz en kârlı yatırımlardan biridir. Yeşil gübre, hasat için değil, toprağa gömülerek organik madde ve besin kazandırmak için ekilen bitkidir. Baklagiller (fiğ, bakla, yonca, üçgül) havanın azotunu kökündeki bakteriler aracılığıyla toprağa bağlar, yani bir sonraki ürüne doğal azot bırakır. Buğdaygiller (çavdar, arpa) ise güçlü kök sistemleriyle toprağı gevşetir, erozyonu önler ve kışın yağmurla yıkanacak besinleri tutar. En yaygın uygulama, fiğ ile arpa veya çavdarı karışık ekmektir; baklagil azot verirken tahıl toprağı sarar ve yabani otu baskılar. Ekimi yaz ürününün hemen ardından, toprak henüz nemliyken yapın ki çıkış garantiye alınsın. Bitki çiçeklenmeye başladığı dönemde, yani en fazla yeşil kütleye ulaştığı anda toprağa sürülür; çok geç kalınırsa sap odunlaşır ve parçalanması zorlaşır. Yeşil gübreyi gömdükten sonra bir sonraki ürünü ekmeden önce genellikle 2 ile 4 hafta beklemek gerekir, çünkü yeşil kütlenin toprakta ayrışması sırasında geçici olarak azot tüketilir. Bu yöntem özellikle organik üretim yapan, gübre girdisini azaltmak isteyen ve toprağı yorulmuş tarlalarını dinlendirmek isteyen üreticiler için çok değerlidir.
Sonbahar ekiminin kalitesi büyük ölçüde ekimden önceki toprak hazırlığında saklıdır. İlk adım, önceki üründen kalan anız ve bitki artıklarını yönetmektir. Anızı yakmak hem yasaktır hem de toprağın organik maddesini ve faydalı canlılarını yok eder; bunun yerine anızı parçalayıp toprağa karıştırmak ya da doğrudan anıza ekim (korumalı toprak işleme) yöntemini tercih edin. Geleneksel yöntemde toprak önce dipkazan veya pullukla işlenir, ardından diskaro ve tırmıkla düzeltilerek uygun bir tohum yatağı hazırlanır. Amaç, ne çok ufalanmış toz gibi ne de iri topaklı bir yüzey elde etmektir; tohumun toprakla tam temas edeceği, ince ama oturmuş bir yatak idealdir. Son yıllarda yaygınlaşan azaltılmış toprak işleme ve doğrudan ekim (no-till) yöntemleri, toprak nemini korur, yakıt ve zaman tasarrufu sağlar ve erozyonu azaltır; ancak bu sistemlerde yabancı ot ve tohum yatağı yönetimi daha fazla dikkat ister. Ekim öncesi bir toprak analizi yaptırmak, körlemesine gübre atmaktan hem daha ucuz hem daha isabetlidir; toprağınızın gerçekten neye ihtiyacı olduğunu görürsünüz. Ekim yönünü mümkünse eğime dik yapın ki yağış suyu tarlada tutulsun ve toprak taşınmasın. Mibzerin sıra aralığını ve tohum derinliğini ekimden önce boş bir alanda kontrol edin; ayarsız bir mibzer, bütün sezonu bozan düzensiz çıkışa yol açar.
Türkiye'nin iklim çeşitliliği, tek bir takvimi imkansız kılar; bu yüzden ekimi bölgenizin gerçek koşullarına göre planlamalısınız. Aşağıdaki çerçeve genel bir yol göstericidir, kesin tarihi kendi tarlanızın rakımı ve o yılın hava gidişatı belirler. Akdeniz ve Ege kıyı kuşağı: En rahat bölgedir. Kışlık tahıl ekim sonundan aralığa kadar, kışlık sebzeler eylülden kasıma kadar ekilir. Kış boyu açık tarlada birçok sebze yetişir, sera ile üretim kesintisiz sürer. Marmara ve Karadeniz kıyıları: Ekim ayı ana ekim dönemidir. Karadeniz'in yağışlı yapısı çıkışı kolaylaştırır ama fazla nem, drenajı kötü tarlalarda kök çürüklüğü riski yaratır; tarla suyunu iyi tahliye edin. İç Anadolu ve Geçit bölgeleri: Kışlık tahılda en güvenli pencere eylül sonu ile ekim ortasıdır. Kasıma sarkan ekimler soğuğa hazırlıksız yakalanır. Kışlık sebzenin çoğu için örtü altı gereklidir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu yüksek kesimler: Pencere en dardır. Eylül başı ile ortası kaçırılırsa kışlık ekim çok risklidir. Bu bölgelerde çavdar ve dayanıklı arpa çeşitleri, hassas buğdaya göre daha güvenlidir. Kesin ekim tarihleri ve bölgenize uygun çeşit önerileri için il veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ziraat odanıza danışmanız en sağlıklı yoldur.
Ekimi yapmak işin yarısıdır; ürünü kışa sağlam sokmak diğer yarısıdır. Çıkıştan sonra tarlanızı düzenli gezip çıkış eşitliğini, yabancı ot durumunu ve zararlı belirtilerini kontrol edin. Kışa girmeden önce drenaj kanallarını açık tutun; kış yağışlarında suyun göllendiği tarlada kökler boğulur ve bitki çürür. Kışlık tahılların kışa 3 ile 5 yapraklı, kardeşlenmiş halde girmesi ideal dayanıklılığı sağlar. Sık yapılan hatalar şunlardır: Birincisi, erken ekim hevesiyle toprak hâlâ sıcakken ekim yapmak; bu, bitkinin gereğinden fazla büyüyüp kışa yumuşak yakalanmasına ve dona zarar görmesine yol açar. İkincisi, tohumu çok derine atmak; enerjisini yüzeye çıkmak için harcayan tohum cılız kalır. Üçüncüsü, sertifikasız veya bölgeye uygun olmayan çeşit kullanmak. Dördüncüsü, bütün azotu ekimde vermek; sonbahar azotunun büyük kısmı kış yağışlarıyla yıkanıp gider, bu hem para kaybı hem çevre kirliliğidir, azotu ilkbahara bölmek gerekir. Bir diğer önemli konu risk yönetimidir. Sonbahar ekimi don, aşırı yağış ve kuraklık gibi risklere açıktır. Ürününüzü bu risklere karşı devlet destekli tarım sigortası (TARSİM) kapsamında güvence altına almayı değerlendirin; güncel şartlar, kapsam ve prim destekleri için TARSİM acentelerine veya ziraat odanıza başvurun. Ekim ve gübre için sağlanan devlet destekleri her yıl değişebildiğinden, kesin bilgiyi e-Devlet ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın resmi kaynaklarından teyit edin.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni