Silajlık Mısır Yetiştiriciliği

Silajlık mısır, süt ve besi hayvancılığının en ekonomik kaba yem kaynağıdır. Birim alandan en yüksek kuru madde ve enerji veren bitki olması, dekara 5 ila 8 ton silaj alınabilmesi ve kışın kaliteli kaba yem ihtiyacını karşılaması onu vazgeçilmez kılar. Ancak silajlık mısırda başarı, tarla mısırından farklı bir mantık ister: hedef tanenin olgunlaşması değil, tüm bitkinin doğru olum döneminde, en yüksek enerji ve sindirilebilirlikle biçilmesidir. Yanlış çeşit seçimi, seyrek ekim, eksik gübreleme veya erken ya da geç hasat, aynı tarladan alınacak silajın süt verimine etkisini ciddi biçimde düşürür. Bu rehberde çeşit seçiminden ekim sıklığına, gübreleme ve sulamadan hasat olgunluğuna kadar silaj kalitesini belirleyen tüm kritik noktaları Türkiye koşullarına göre ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Silajlık Mısır ile Tanelik Mısır Arasındaki Temel Fark

Çoğu çiftçi tanelik için ektiği mısırı satamayınca silaj yapar ve düşük verimle karşılaşır. Oysa iki üretim biçiminin hedefi tamamen farklıdır. Tanelik üretimde amaç kuru tane verimidir ve bitki tam olgunlaşana, tane sertleşene kadar tarlada bekletilir. Silajlıkta ise amaç tüm bitkinin (sap, yaprak, koçan ve tane birlikte) en yüksek enerji, protein ve sindirilebilirlik taşıdığı anda biçilmesidir. Silajlık mısırda koçan oranı ve yaprak sağlığı çok önemlidir, çünkü hayvanın aldığı enerjinin büyük kısmı koçandaki nişastadan gelir. Bu yüzden silaj için özel geliştirilmiş, yeşil aksamı bol, geç olgunlaşan ve yatmaya dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Aynı tarladan silaj olarak alacağınız kuru madde verimi, tanelik hasada göre çoğu zaman daha yüksek ve daha erken elde edilir; bu da ikinci ürün ekimi için zaman kazandırır.

Doğru Çeşit ve FAO Olum Grubu Seçimi

Silajlık mısırda çeşit seçiminin merkezinde FAO olum grubu vardır. FAO değeri bitkinin olgunlaşma süresini gösterir: rakam büyüdükçe bitki daha geç olgunlaşır, daha uzun vejetasyon ister ama genellikle daha çok yeşil aksam ve kuru madde verir. Çukurova, Amik Ovası, Ege gibi uzun ve sıcak vejetasyonu olan bölgelerde ana ürün için FAO 600 ve üzeri geç grup çeşitler tercih edilebilir. İç Anadolu, Trakya ve geçit bölgelerinde ya da ikinci ürün ekiminde ise erken donlardan önce hasada gelebilmesi için FAO 500 ve altı orta erkenci gruplar daha güvenlidir. Çeşit seçerken sadece yeşil aksam bolluğuna değil; yaprak yanıklığı, koçan çürüklüğü gibi hastalıklara dayanıklılığa, saptaki şeker ve sindirilebilir lif oranına, yatmaya karşı sap sağlamlığına bakılmalıdır. Bölgeniz için tescilli ve komşu tarlalarda denenmiş çeşitleri sertifikalı tohum olarak almak, kendi mısırınızdan tohumluk ayırmaktan çok daha güvenlidir.

Ekim Zamanı, Sıklık ve Toprak Hazırlığı

Silajlık mısırda ekim sıklığı verimi doğrudan belirleyen en önemli kararlardan biridir. Toprak sıcaklığı 10 santigrat derecenin üstüne çıkıp donsuz dönem başladığında ekim yapılır; erken ekimde çıkış zayıflar, geç ekimde ise ikinci üründe olgunlaşma yetişmez. Silajlıkta bitki sıklığı taneliğe göre daha yüksek tutulur, çünkü hedef birim alandaki toplam yeşil kütledir. Genel uygulama sıra arası 70 santim, sıra üzeri yaklaşık 12 ila 18 santimdir; dekara canlı bitki sayısını çeşidin önerisine göre ayarlamak gerekir. Aşırı sık ekim sap incelmesine, yatmaya ve koçan tutmamasına yol açarken, seyrek ekim yabancı ot baskısına ve düşük kütle verimine neden olur. Pnömatik hassas ekim makinesiyle tek tane ekim, çuval hesabıyla saçma ekimden çok daha düzgün çıkış ve homojen olgunlaşma sağlar. Ekim öncesi tarla tavında iken iyi hazırlanmalı, sıkışmış katman varsa dipkazanla kırılmalı, tohum yatağı ince ve düzgün olmalıdır.

Dengeli Gübreleme: Azot, Fosfor ve Potasyum

Mısır topraktan bol besin kaldıran bir bitkidir ve silajlıkta tüm bitki tarladan çıktığı için besin ihtiyacı taneliğe göre daha da yüksektir. Gübreleme planının doğru yolu önce toprak analizi yaptırmaktır; körlemesine gübre atmak hem para kaybı hem de çevre kirliliğidir. Fosfor ve potasyumun büyük kısmı ile azotun bir bölümü ekimle birlikte taban gübresi olarak verilir; kök gelişimi ve erken güçlenme için fosfor kritiktir. Azotun geri kalanı bitki diz boyu olduğunda ve tepe püskülü öncesi dönemde üst gübre olarak bölünerek uygulanır, böylece yıkanma azalır ve bitki en çok ihtiyaç duyduğu anda azotu bulur. Potasyum sap sağlamlığını ve yatmaya dayanımı artırdığı için silajlıkta ihmal edilmemelidir. Aşırı azot yeşil aksamı şişirir ama sindirilebilirliği ve nişasta oranını düşürebilir, ayrıca yatmayı ve nitrat birikimini artırır. Analize dayalı, bölünmüş ve dengeli gübreleme her zaman tek seferde çok gübre atmaktan üstündür.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Sulama Yönetimi ve Kritik Dönemler

Mısır suya en duyarlı sıcak iklim bitkilerinden biridir ve silajlıkta yüksek kütle hedeflendiği için su yönetimi verimi belirler. Bitkinin suya en hassas olduğu dönem tepe püskülü çıkışı, tozlanma ve koçan bağlama dönemidir; bu kritik haftalarda su stresi yaşanırsa koçan zayıf tutar, tane dolmaz ve hem verim hem silaj enerjisi ciddi düşer. Sulama sıklığı toprak bünyesine, hava sıcaklığına ve yağışa göre ayarlanmalı; kumlu topraklar daha sık ve az, killi topraklar daha seyrek ve bol sulanır. Damla sulama, salma sulamaya göre suyu köke daha verimli ulaştırır, yaprak ıslanmadığı için hastalık baskısını azaltır ve azotun sulama suyuyla bölünerek verilmesine imkan tanır. Hasada yakın dönemde ise sulama kademeli azaltılır, çünkü doğru silaj nem oranını yakalamak için bitkinin belli ölçüde kurumaya başlaması gerekir. Yaprakların gün ortasında kıvrılması su stresinin ilk işaretidir ve beklenmeden müdahale edilmelidir.

Hasat Olgunluğu: Süt-Hamur Olum ve Süt Çizgisi

Silaj kalitesini belirleyen tek en önemli karar hasat zamanıdır. Silajlık mısır ne çok erken ne çok geç biçilir; ideal dönem tanenin hamur olum aşamasına geldiği ve bitkinin bütününde kuru madde oranının yaklaşık yüzde 30 ila 35 aralığına ulaştığı dönemdir. Bunu tarlada anlamanın pratik yolu tanedeki süt çizgisini takip etmektir: koçandan bir tane kırıp baktığınızda tanenin uç kısmından tabana doğru ilerleyen çizgi, tanenin yaklaşık üçte biri ile yarısı arasına indiğinde hasat olgunluğu yakalanmış demektir. Çok erken, süt olum döneminde biçilen mısır fazla su içerir; siloda aşırı su sızar, besin kaybı olur ve nişasta yeterince birikmediği için enerji düşük kalır. Çok geç biçilende ise bitki fazla kurur, iyi sıkışmaz, silo içine hava dolar ve küflenme riski artar; ayrıca sert taneler hayvan tarafından sindirilmeden dışkıyla atılır. Doğru olgunluğu birkaç noktadan tane kontrolü ve gerekirse basit kurutup tartma yöntemiyle doğrulamak, göz kararına güvenmekten çok daha isabetlidir.

Silaj Yapımı: Kıyma, Sıkıştırma ve Fermantasyon

Doğru olgunlukta biçilen mısır bile yanlış silolanırsa değer kaybeder. Kıyma boyu önemlidir: partiküller genellikle 1 ila 2 santim aralığında olmalı, tane kırıcılı silaj makineleri kullanılarak her tane çatlatılmalıdır ki hayvan nişastadan tam yararlansın. Silo doldurma hızlı yapılmalı, materyal ince katmanlar halinde serilip traktörle sürekli ezilerek havası boşaltılmalıdır; sıkıştırma ne kadar iyiyse fermantasyon o kadar sağlıklı olur. Havasız ortam laktik asit bakterilerinin şekeri aside çevirip pH düşürmesini ve silajın korunmasını sağlar. Doldurma bitince silo hava almayacak şekilde kaliteli örtüyle sıkıca kapatılıp üzeri ağırlıklandırılmalı, kenarlardan hava sızıntısı önlenmelidir. İyi hazırlanmış silaj birkaç hafta içinde fermantasyonunu tamamlar; hoş ekşimsi kokar, sarımsı yeşil renktedir. Küf, kötü koku ve sıcaklık artışı yanlış sıkıştırmanın işaretidir. Silo açıldıktan sonra da yüzey her gün düzgün alınmalı, geniş açık yüzey bırakılıp bozulmaya fırsat verilmemelidir.

Sık Yapılan Hatalar ve Türkiye Koşullarına Özel İpuçları

Sahada en çok görülen hata, tanelik amaçlı ekilip sonradan silaja çevrilen tarlalarda hasadın gecikmesi ve kuru, düşük enerjili silaj elde edilmesidir. İkinci sık hata seyrek ekimdir; birim alandan beklenen kütle alınamaz. Gübrelemede analiz yaptırmadan sadece azota yüklenmek, potasyumu ihmal etmek yatmaya ve zayıf silaja yol açar. Sulamada tozlanma dönemini kaçırmak koçan bağlamayı bozar. İkinci ürün silajlık planlayan Çukurova ve Ege çiftçisi, buğday hasadından hemen sonra erkenci çeşitle geç kalmadan ekim yapmalı ki bitki ilk donlardan önce hamur oluma gelsin. İç Anadolu ve geçit kuşağında ise ana ürün silajlıkta orta erkenci çeşitler daha güvenlidir. Nitrat birikimi riski olan aşırı azotlu ve kuraklık stresli tarlalarda silajı hemen kapatıp fermantasyonla nitratın büyük kısmının parçalanmasını beklemek önemlidir. Hastalık ve zararlı görülürse ilaç ve doz için mutlaka ziraat mühendisine danışılmalı, körlemesine ilaç kullanılmamalıdır. Her aşamada aceleci göz kararı yerine ölçmeye ve analize dayalı karar, en yüksek süt verimini veren silajın anahtarıdır.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir