Menü
Örtü bitkisi, asıl ürünün yetiştirilmediği dönemlerde ya da ana ürünle birlikte toprağı çıplak bırakmamak için ekilen, çoğu zaman hasat edilmeden toprağa geri kazandırılan bitkilerdir. Amaç para kazanmak değil, toprağı beslemek ve korumaktır. Kışın boş kalan tarla, iki münavebe arasındaki fasıla, bağ ve meyve bahçesindeki sıra araları örtü bitkisinin en çok işe yaradığı yerlerdir. İyi yönetilen bir örtü bitkisi toprağı erozyondan korur, organik maddeyi artırır, yabancı otu baskılar, baklagil ise havadan azot bağlar ve toprağın su tutma kapasitesini yükseltir. Türkiye'nin eğimli, kurak ve organik maddesi düşük tarım topraklarında örtü bitkisi, girdi maliyetini düşüren ve toprağı uzun vadede ayakta tutan pratik bir uygulamadır. Bu rehberde tanımını, faydalarını ve hangi bitkilerin nerede kullanılacağını ayrıntılı anlatıyoruz.
Örtü bitkisi, tarlayı bitki örtüsüyle kaplayarak toprağı korumak ve iyileştirmek amacıyla ekilen bitkidir. Genellikle ekonomik hasat için değil, toprağın kendisi için yetiştirilir. Bu yüzden çoğu zaman çiçeklenme başında biçilir, malç olarak yüzeyde bırakılır ya da toprağa karıştırılır. Örtü bitkisi ile yeşil gübre çoğu zaman karıştırılır ama farkları vardır. Her yeşil gübre bir örtü bitkisidir fakat her örtü bitkisi mutlaka toprağa karıştırılmaz. Yeşil gübrede amaç bitkiyi taze ve sulu haldeyken toprağa gömüp organik madde ve besin bırakmaktır. Örtü bitkisinde ise bitki bazen olduğu gibi yüzeyde malç olarak bırakılır, bazen hayvana otlatılır, bazen de sadece kış boyu toprağı örtsün diye tutulur. Ayrıca 'ara ürün' kavramıyla da bağlantılıdır. İki ana ürün arasındaki boş dönemde ekilen bitkiye ara ürün ya da fasıla bitkisi denir. Meyve bahçesi ve bağda sıra aralarına ekilen kalıcı örtüye ise 'canlı malç' denir. Hepsinin ortak paydası toprağı çıplak bırakmamaktır.
Çıplak toprak, tarımın en büyük görünmez kayıplarından biridir. Yağmur damlası doğrudan toprak yüzeyine çarptığında agregatları parçalar, ince toprak taneleri gözenekleri tıkar ve yüzeyde sert bir kaymak tabakası oluşur. Bu tabaka suyun içeri sızmasını engeller, su yüzeyden akar ve beraberinde en verimli üst toprağı da götürür. Özellikle Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu'nun eğimli arazilerinde bu sorun ciddidir. Örtü bitkisi bu zinciri birkaç noktadan kırar. Yaprakları yağmurun darbesini keser, damla toprağa yavaşça ulaşır. Kök sistemi toprağı bir ağ gibi tutar ve rüzgar ile suyun taşımasını zorlaştırır. Bitki örtüsü yüzey akışını yavaşlatarak suyun toprağa sızmasına zaman kazandırır. Eğimli bağ ve fındık bahçelerinde sıra aralarına ekilen örtü bitkisi, taban toprağının aşağı kaymasını gözle görülür biçimde azaltır. Rüzgar erozyonunun sorun olduğu açık ovalarda ise kış örtüsü, toprağın uçmasını önler. Kısaca örtü bitkisi, toprağın yerinde kalmasını sağlayan en ucuz ve doğal önlemdir.
Türkiye topraklarının büyük bölümünde organik madde oranı yüzde 1'in altındadır, oysa sağlıklı bir tarım toprağında bu değerin yüzde 2-3 seviyelerinde olması istenir. Organik madde toprağın kalbi gibidir: su tutar, besin depolar, mikroorganizmaları besler ve toprağı gevşek tutar. Örtü bitkisi bu organik maddeyi doğrudan artıran en pratik yoldur. Bitki hem yeşil aksamıyla hem de kökleriyle toprağa organik madde bırakır. Toprak altında kalan kökler çürüdükçe kanallar açar, bu kanallar suyun ve havanın derinlere inmesini sağlar. Derin köklü bitkiler alt katmandaki besinleri yukarı taşıyıp bir sonraki ürünün erişimine sunar. Organik madde arttıkça toprak daha kolay tava gelir, sürüm kolaylaşır, sıkışma azalır. Solucan ve faydalı mikrobiyal yaşam canlanır. Toprağın su tutma kapasitesi yükseldiği için kurak dönemde bitki daha uzun dayanır. Bu etkiler bir yılda değil, birkaç sezon üst üste örtü bitkisi uygulandığında belirgin hale gelir. Sabırlı bir yaklaşım, kalıcı verim kazancı getirir.
Boş kalan tarla, yabancı otların davetiye aldığı yerdir. Örtü bitkisi bu boşluğu doldurarak yabancı otlarla ışık, su ve besin için rekabete girer. Hızlı gelişen ve toprağı çabuk kapatan bir örtü bitkisi, yabancı ot tohumlarının çimlenmesi için gereken ışığı keser ve otların gelişmesini engeller. İki mekanizma önemlidir. Birincisi fiziksel gölgeleme: sık örtü, toprak yüzeyini karanlıkta tutar ve çoğu yabancı ot tohumu çimlenemez. İkincisi biçildikten sonra yüzeyde bırakılan malç tabakasıdır. Kalın malç, hem ışığı engeller hem de bazı bitkilerde (örneğin çavdar) toprağa salınan doğal maddelerle rakip ot tohumlarının çimlenmesini yavaşlatır. Bu doğal baskılama etkisine allelopati denir. Bu sayede yabancı ot ilacına olan ihtiyaç azalır, bu da hem maliyet hem de çevre açısından kazançtır. Ancak dikkat: örtü bitkisi zamanında yönetilmezse kendisi de tohuma kaçıp sorun olabilir. Doğru zamanlama ile biçmek, örtü bitkisinin yabancı otu baskılarken kendisinin de ot durumuna düşmesini önler.
Örtü bitkilerinin en değerli özelliklerinden biri, baklagil türlerinin havadaki serbest azotu toprağa kazandırabilmesidir. Fiğ, bakla, yonca, üçgül, bezelye ve benzeri baklagillerin kökünde yaşayan Rhizobium bakterileri, atmosferdeki azotu bitkinin kullanabileceği forma çevirir. Bu ortak yaşam sayesinde bitki kendi azotunu üretir ve toprağa da bir miktar bırakır. Baklagil örtü bitkisi biçilip toprağa karıştırıldığında, dokularında biriken azot çürüme ile açığa çıkar ve bir sonraki ürün bundan yararlanır. Bu, kimyasal azotlu gübre ihtiyacını kısmen karşılayarak girdi maliyetini düşürür. Özellikle mısır, buğday gibi azota aç bitkilerden önce baklagil örtü bitkisi ekmek akıllıca bir uygulamadır. Birkaç pratik not: Toprakta uygun Rhizobium bakterisi yoksa tohuma aşılama yapmak azot bağlama başarısını artırır. En yüksek azot birikimi, bitkinin çiçeklenme başladığı dönemdedir; biçme zamanını buna göre ayarlamak gerekir. Baklagili buğdaygil (çavdar, arpa gibi) ile karışık ekmek ise hem azot bağlar hem de bol organik madde üretir; ikisinin dengesi çoğu tarla için en verimli sonucu verir.
Örtü bitkisi seçimi amaca, mevsime ve bölgeye göre değişir. Üç ana grupta düşünmek işi kolaylaştırır. Baklagiller: Fiğ (adi fiğ, tüylü fiğ), bakla, üçgül, yonca, bezelye, çemen. Bunların asıl işi azot bağlamaktır. Azota ihtiyaç duyan bir ürün öncesi tercih edilir. Buğdaygiller: Çavdar, arpa, yulaf, tritikale. Bunlar bol kök ve yeşil kütle üretir, organik maddeyi artırır, erozyonu güçlü biçimde önler ve yabancı otu iyi baskılar. Çavdar soğuğa çok dayanıklıdır ve kış örtüsü için idealdir. Diğer aileler: Hardal, kolza, turp gibi turpgiller derin kökleriyle sıkışmış toprağı gevşetir ve besinleri yüzeye çeker. Karabuğday ise çok hızlı büyüyüp kısa boşlukları doldurur. Uygulamada tek tür yerine karışım ekmek en iyi sonucu verir; örneğin fiğ artı çavdar karışımı hem azot bağlar hem bol kütle bırakır. Türkiye koşullarında sonbaharda ekilip kışı geçiren fiğ-çavdar ya da fiğ-arpa karışımları yaygın ve güvenilir tercihlerdir. Bahçe ve bağda ise yonca, üçgül gibi kalıcı türler sıra arası örtü olarak kullanılır.
Örtü bitkisinden fayda görmenin sırrı zamanlamadadır. Ekim genellikle ana ürünün hasadından hemen sonra yapılır; toprak tavında ve tohum yatağı hazırken ekmek çimlenmeyi hızlandırır. Sonbahar ekimlerinde bitkinin kışa girmeden yeterli kök ve yaprak geliştirebilmesi için gecikmemek önemlidir. Sonlandırma, yani örtü bitkisini kaldırma zamanı en kritik karardır. Genel kural, bitkiyi çiçeklenmenin başında biçmektir. Bu dönemde yeşil kütle ve baklagillerde azot en yüksek seviyededir, bitki henüz odunlaşmadığı için toprakta hızlı çürür. Tohum bağlamasına izin verilirse hem besin değeri düşer hem de örtü bitkisi kendi tohumundan ertesi yıl istenmeyen çıkış yapabilir. Sonlandırma için üç yol vardır: biçip yüzeyde malç bırakmak, toprağa karıştırmak (yeşil gübre) ya da hayvana otlatmak. Toprağa karıştırıldığında, çürüme için ana ürün ekiminden birkaç hafta önce yapılması önerilir; taze bitki toprakta çürürken geçici azot açığı yaratabilir. Sık yapılan hatalar: geç sonlandırıp bitkiyi odunlaştırmak, çok su çeken bir örtüyü kurak bölgede uzun tutup ana ürüne su bırakmamak ve karışımda tek türün baskın gelmesine izin vermek. Bölge iklimini ve su durumunu gözeterek karar vermek gerekir.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni