Toprakta Organik Madde Nedir, Neden Önemli

Toprağınızın verimini uzun vadede belirleyen en kritik unsurların başında organik madde gelir. Çoğu çiftçi gübre ve suya odaklanırken, toprağın gerçek motoru olan organik maddeyi göz ardı eder. Oysa organik madde oranı yüzde bir bile artan bir toprak; daha az sulamayla nem tutar, gübreyi daha verimli değerlendirir, sürüldüğünde dağılmaz ve kuraklığa karşı çok daha dayanıklı olur. Türkiye topraklarının büyük bölümü organik madde bakımından fakirdir ve bu durum her yıl artan girdi maliyetlerinin de gizli sebebidir. Bu rehberde organik maddenin tam olarak ne olduğunu, toprakta neyi değiştirdiğini, mikroorganizmalarla ilişkisini ve tarlanızda pratik olarak nasıl artırabileceğinizi somut adımlarla ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Toprakta Organik Madde Tam Olarak Nedir

Toprak organik maddesi, toprağın içindeki canlı ve cansız tüm karbon kökenli malzemenin bütününe verilen isimdir. Basitçe üç gruba ayrılır. Birincisi taze organik artıklardır; anıza kalan sap saman, kök kalıntıları, dökülen yapraklar, ölen kök tüyleri. İkincisi topraktaki canlı kütledir; solucanlar, bakteriler, mantarlar, böcekler. Üçüncüsü ve en değerlisi humustur; artıkların yıllar içinde mikroorganizmalar tarafından parçalanıp kararlı, koyu renkli, süngerimsi bir maddeye dönüşmüş halidir. Humus toprağın koyu rengini, kokusunu ve tutarlılığını verir. Organik madde ile humus aynı şey değildir; humus organik maddenin en olgunlaşmış, en dayanıklı parçasıdır ve toprakta on yıllarca kalabilir. Türkiye'de tarım topraklarının çoğunda organik madde oranı yüzde 1'in altındadır; oysa verimli bir tarım toprağı için hedef genelde yüzde 2 ile 3 arasıdır. Bu oran laboratuvarda basit bir toprak analiziyle ölçülür ve tarlanızın gerçek durumunu görmenin en doğru yoludur.

Organik Madde Toprak Sağlığına Neler Katar

Organik madde toprakta bir tutkal gibi çalışır. Kum, mil ve kil taneciklerini bir araya getirerek agregat denilen küçük topak yapılar oluşturur. Bu topaklı yapı sayesinde toprak ne aşırı sıkışır ne de dağılır; arasında hava ve su geçişi için boşluklar kalır. İyi yapılı bir toprakta kökler rahat ilerler, yağmur suyu yüzeyden akıp gitmek yerine içeri sızar ve toprak sürüldüğünde parçalanıp toz olmaz. Organik maddesi yüksek toprakta erozyon riski belirgin şekilde azalır çünkü yüzey kaymak bağlamaz, su ve rüzgar taneleri kolayca söküp götüremez. Ayrıca organik madde toprağın tampon kapasitesini artırır; yani ani pH değişimlerine, tuzlanmaya ve gübre şoklarına karşı toprağı dengeler. Kışın toprağı daha sıcak, yazın daha serin tutarak kök bölgesindeki sıcaklık dalgalanmalarını yumuşatır. Pratikte bunun anlamı şudur: aynı iklimde iki komşu tarladan organik maddesi yüksek olan, kurak dönemi daha az hasarla, yağışlı dönemi daha az çamurlanma ve sıkışmayla atlatır.

Su ve Besin Tutma Gücü Neden Organik Maddeye Bağlı

Organik madde, özellikle humus, ağırlığının kat kat fazlası suyu tutabilen süngerimsi bir yapıya sahiptir. Bu yüzden organik maddesi yüksek topraklar yağıştan veya sulamadan gelen suyu daha uzun süre kök bölgesinde tutar, çiftçi daha seyrek sulamak zorunda kalır. Kurak geçen bir Temmuz'da bu fark, bitkinin solup solmaması arasındaki çizgi olabilir. Besin tutma tarafında ise organik maddenin katyon değişim kapasitesi denen bir özelliği devreye girer. Humus taneciklerinin yüzeyi elektriksel olarak yüklüdür ve azot, potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi bitki besin elementlerini üzerine tutar. Böylece attığınız gübre yağmurla yıkanıp derinlere kaçmak yerine kök bölgesinde askıda kalır ve bitki ihtiyaç duydukça alır. Organik maddesi fakir kumlu bir toprakta gübrenin önemli bölümü boşa giderken, organik maddesi zengin toprakta aynı gübreden çok daha fazla verim alınır. Yani organik madde artırmak, dolaylı olarak gübre faturanızı düşüren bir yatırımdır.

Toprak Mikroorganizmaları ve Organik Madde İlişkisi

Bir avuç sağlıklı toprakta milyarlarca bakteri, kilometrelerce mantar ipliği ve sayısız solucan yaşar. Bu canlı topluluğun besin kaynağı organik maddedir. Organik maddeyi toprağa verdiğinizde aslında bu görünmez iş gücünü beslersiniz. Bakteriler ve mantarlar bitki artıklarını parçalayarak içindeki azot, fosfor ve kükürdü bitkinin alabileceği forma çevirir; yani doğal bir gübre fabrikası gibi çalışırlar. Mikoriza denen faydalı mantarlar bitki kökleriyle ortaklık kurar, kökün ulaşamadığı derinlik ve mesafelerden su ve fosfor taşır. Solucanlar toprağı deler, havalandırır ve dışkılarıyla besince zengin topaklar bırakır. Bu döngü kendi kendini besler: organik madde mikroorganizmayı, mikroorganizma da organik maddenin ayrışıp humusa dönüşmesini sağlar. Aşırı ve bilinçsiz toprak işleme, uzun süre nadasa bırakma ve toprağı çıplak tutma bu canlı yaşamını zayıflatır. Bu yüzden toprağı beslemek, sadece bitkiyi değil bu görünmez ekosistemi de düşünmek demektir.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Kompost ile Organik Madde Artırmak

Kompost, çiftlik ve bahçe artıklarının kontrollü koşullarda çürütülmesiyle elde edilen olgunlaşmış organik gübredir ve tarlaya doğrudan humus kazandırmanın en güvenilir yollarından biridir. İyi kompost yapmanın temeli karbon ve azot dengesidir. Karbonca zengin kahverengi malzemeler (kuru sap, saman, kuru yaprak, talaş) ile azotça zengin yeşil malzemeler (taze ot, sebze artığı, hayvan gübresi) kabaca üç ölçü kahverengiye bir ölçü yeşil oranında katmanlanır. Yığının nemli ama sırılsıklam olmaması, sıkıldığında birkaç damla su verecek kıvamda tutulması gerekir. İç sıcaklığın yükselip yığının ısınması ayrışmanın iyi gittiğinin işaretidir; on beş yirmi günde bir aktarıp havalandırmak süreci hızlandırır. Kompost koyu renk aldığında, toprak kokusu verdiğinde ve içindeki malzemeler tanınmaz hale geldiğinde olgunlaşmış demektir. Olgunlaşmamış, hâlâ kokan veya ısınan komposisu tarlaya vermek bitki köklerine zarar verebilir. Kompost hem organik madde ekler hem de içindeki faydalı mikroorganizmalarla toprağı canlandırır.

Örtü Bitkisi ve Yeşil Gübreleme

Toprağı hasat sonrası aylarca çıplak bırakmak organik madde açısından en büyük kayıplardan biridir. Çıplak toprak güneşte kavrulur, yağmurla erozyona uğrar ve organik maddesini yakarak tüketir. Örtü bitkisi bu boşluğu doldurur. Ana ürün olmadığı dönemde tarlaya ekilen fiğ, bakla, yonca, tırfıl gibi baklagiller veya çavdar, yulaf, arpa gibi tahıllar toprağı örter, kökleriyle derinlere işler ve biçilip toprağa karıştırıldığında bol miktarda organik madde bırakır. Baklagil örtü bitkilerinin ayrı bir avantajı vardır: kök nodüllerindeki bakteriler havanın azotunu toprağa bağlar, yani bir sonraki ürün için doğal azot deposu oluşturur. Buna yeşil gübreleme denir. Örtü bitkisi genelde çiçeklenme başlangıcında, henüz sertleşmeden toprağa karıştırılır çünkü bu dönemde bitki hem bol yeşil kütleye sahiptir hem de kolay ayrışır. Türkiye koşullarında güz ekimi örtü bitkisi kış yağışını değerlendirip ilkbaharda toprağa gömülerek çok pratik bir organik madde kaynağı sağlar.

Hayvan Gübresi ve Diğer Organik Kaynaklar

Hayvan gübresi, çiftçinin elinin altındaki en klasik organik madde kaynağıdır ama doğru kullanılması şarttır. Taze gübre yüksek amonyak ve tuz içerdiği için doğrudan tarlaya verildiğinde bitki köklerini yakabilir ve yabancı ot tohumu ile hastalık taşıyabilir. Bu yüzden gübrenin en az birkaç ay yığın halinde bekletilip yanması, yani olgunlaşması beklenir. Yanmış koyu, kokusu azalmış ahır gübresi hem organik madde hem de dengeli besin sağlar. Sığır gübresi organik madde bakımından zengindir, tavuk gübresi ise besin yönünden çok kuvvetlidir ve dikkatli, az miktarda kullanılmalıdır. Gübreyi tarla yüzeyine serdikten sonra fazla bekletmeden toprağa karıştırmak azot kaybını azaltır. Hayvan gübresi dışında bitki artıklarını yakmak yerine parçalayıp toprağa gömmek, hasat sonrası sapı samanı tarlada bırakmak, zeytin karasuyu gibi işletme atıklarını uygun koşullarda değerlendirmek de organik madde katkısı sağlar. Önemli olan tek seferlik değil, yıllara yayılan sürekli bir organik madde alışkanlığı kurmaktır; çünkü organik madde birikimi yavaş ama kalıcı bir süreçtir.

Organik Madde Artırırken Yapılan Sık Hatalar

En yaygın hata, toprağı gereğinden fazla ve derin işlemektir. Her sürüm toprağı havalandırıp organik maddenin daha hızlı yanmasına, yani karbonun havaya uçmasına yol açar. Azaltılmış toprak işleme veya doğrudan ekim, biriktirdiğiniz organik maddeyi korur. İkinci sık hata, olgunlaşmamış gübre veya kompostu tarlaya vermektir; bu hem bitkiyi yakar hem yabancı ot ve hastalık bulaştırır. Üçüncü hata sabırsızlıktır: organik madde oranı bir mevsimde yüzde 1'den 2'ye fırlamaz, bu genelde yıllar alan bir süreçtir, bu yüzden istikrar tek seferlik büyük uygulamadan daha değerlidir. Dördüncü hata, anıyı ve bitki artıklarını yakmaktır; yakılan her tarla, yıllarca biriken organik maddeyi ve yüzeydeki canlı yaşamını bir anda yok eder. Beşinci hata analiz yaptırmadan körlemesine hareket etmektir; toprağınızın başlangıç durumunu bilmeden ne kadar yol aldığınızı ölçemezsiniz. Doğru yaklaşım şudur: önce toprak analizi yaptırın, toprağı mümkün olduğunca çıplak ve az işlenmiş tutun, olgun organik kaynakları düzenli verin ve sonucu birkaç yılda bir tekrar ölçün.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir