Menü
Organik gübreler, bitki besin maddelerini toprağa doğal yolla kazandıran, aynı zamanda toprağın canlılığını ve fiziksel yapısını iyileştiren vazgeçilmez girdilerdir. Kimyasal gübrelerden farklı olarak yalnızca azot, fosfor, potasyum vermezler; toprağın organik madde oranını yükseltir, faydalı mikroorganizmaları besler, su tutma kapasitesini artırır ve kök gelişimini destekler. Ülkemiz topraklarının büyük bölümünde organik madde oranı yüzde 1 ile 2 arasında, yani kritik seviyenin altındadır. Bu nedenle ahır gübresinden solucan gübresine, komposttan yeşil gübreye kadar organik kaynakların doğru kullanımı sürdürülebilir verimin temelidir. Bu rehberde en yaygın organik gübre çeşitlerinin özelliklerini, uygulama miktarlarını, avantajlarını ve sık yapılan hataları Türkiye koşullarına göre pratik biçimde ele alıyoruz.
Organik gübre, bitkisel veya hayvansal artıkların ayrışmasıyla elde edilen, içinde canlı organik madde bulunan besin kaynağıdır. Kimyasal gübre bitkiye hazır ve çabuk çözünen besin verirken, organik gübre besinleri yavaş ve dengeli salar; bu da yıkanma kaybını azaltır, bitkiyi mevsim boyu besler. En önemli farkı şudur: kimyasal gübre yalnızca bitkiyi besler, organik gübre ise toprağı besler. Toprağın humus oranını, tanecik yapısını, havalanmasını ve mikrobiyal yaşamını geliştirir. Böylece kök daha rahat gelişir, su ve besin daha iyi tutulur. Organik madde oranı yükselen toprakta kimyasal gübre ihtiyacı da zamanla düşer. Ancak organik gübre tek başına her zaman yetmez; ikisini bilinçli birleştiren entegre bitki besleme en sağlıklı yaklaşımdır. Organik gübrenin besin içeriği düşüktür ama etkisi kalıcı ve toprağı onarıcıdır.
Ahır gübresi, büyükbaş ve küçükbaş hayvan dışkısı ile altlık malzemesinin (sap, saman) karışımıdır ve Türk çiftçisinin en kolay ulaştığı organik kaynaktır. En kritik nokta yanmış (olgunlaşmış) gübre kullanmaktır. Taze gübre içindeki yabancı ot tohumları, patojenler ve yüksek amonyak bitki köklerini yakabilir, çimlenmeyi bozar. Bu yüzden gübre en az 4 ile 6 ay, üstü örtülü ve ara sıra aktarılarak beklettikten sonra kullanılmalıdır. Yanmış gübre koyu renkli, topraksı kokulu ve dağılmış yapıdadır. Genel uygulama tarla koşullarında dekara 2 ile 4 ton arasında değişir; toprak analizine göre ayarlanmalıdır. Sonbaharda toprağa serilip pullukla karıştırılması, kış boyu ayrışması için idealdir. Koyun ve keçi gübresi sığıra göre daha konsantre ve besince zengindir, bu yüzden daha az miktar yeterlidir. Nemli tutmak ayrışmayı hızlandırır.
Solucan gübresi, özellikle Kaliforniya kırmızı solucanının organik atıkları sindirmesiyle oluşan, koyu, kokusuz ve son derece kaliteli bir üründür. Diğer organik gübrelere göre besin maddeleri bitkinin alabileceği forma dönüşmüştür ve bol miktarda faydalı mikroorganizma, enzim ile bitki büyümesini destekleyen doğal maddeler içerir. Çok konsantre olduğu için az miktarda büyük etki sağlar; fide harcına, saksı toprağına ya da dikim çukuruna avuç avuç eklenebilir. Fide ve sebze yetiştiriciliğinde, seracılıkta ve süs bitkilerinde çok değerlidir. Katı formu toprağa karıştırılır; sıvı formu (solucan gübresi çayı) sulama suyuna katılarak yaprak ve kökten uygulanır. Bitki köklerini yakma riski yoktur, taze bile kullanılabilir. Dezavantajı maliyetinin ahır gübresine göre yüksek olması ve tarla ölçeğinde büyük alanlarda ekonomik olmamasıdır. Küçük işletme, bahçe ve katma değerli üretim için ideal seçimdir.
Kompost, bitkisel ve organik atıkların (yaprak, sap, mutfak artığı, çürük meyve, ahır gübresi) kontrollü koşullarda ayrıştırılmasıyla elde edilen gübredir ve çiftçinin bedava üretebileceği en değerli girdilerdendir. Başarılı kompostun sırrı dört unsurun dengesidir: karbonca zengin kuru malzeme (sap, saman, kuru yaprak), azotça zengin yeşil malzeme (taze ot, gübre, sebze artığı), yeterli nem ve oksijen. Yığın yaklaşık bir metre yükseklikte kurulur, kuru ve yeşil malzeme katmanlanır, hafif nemli tutulur. İçteki sıcaklık artıp düşünce yığın havalandırmak için aktarılır; bu hem ayrışmayı hızlandırır hem yabancı ot tohumlarını öldürür. 2 ile 4 ayda olgunlaşan kompost koyu, ufalanan ve orman toprağı kokusundadır. Yığına et, süt ürünü, hasta bitki ve yağlı atık atılmaz; bunlar koku ve zararlı çeker. Kompost toprağı hem besler hem yapısını düzeltir.
Yeşil gübreleme, toprağı iyileştirmek amacıyla ekilen bitkilerin çiçeklenme döneminde toprağa karıştırılması yöntemidir. Asıl amaç ürün almak değil, biriken yeşil kütleyi toprağa organik madde ve besin olarak kazandırmaktır. En güçlü seçenekler baklagillerdir: fiğ, bakla, yonca, korunga, bezelye. Bunlar kök nodüllerindeki bakteriler sayesinde havanın azotunu toprağa bağlar, yani doğal azot gübresi işlevi görür. Fiğ, arpa gibi tahıllarla karışık ekilerek hem azot hem bol kütle sağlanır. Hardal ve çavdar gibi bitkiler ise hızlı örtü oluşturup yabancı otu baskılar, erozyonu önler ve derin kökleriyle toprağı gevşetir. Yeşil gübre bitkisi genellikle sonbaharda ekilir, ilkbaharda çiçeklenme başında henüz odunlaşmadan pullukla toprağa gömülür. Kuru bölgelerde su rekabetine dikkat edilmeli, gömme öncesi toprağın nemli olması ayrışmayı kolaylaştırır. Nadas yerine yeşil gübre çok daha kazançlıdır.
Tavuk, hindi ve diğer kanatlı gübresi, azot ve fosfor bakımından ahır gübresinden belirgin şekilde daha zengindir; bu yüzden çok daha az miktarda kullanılır. Yüksek besin yoğunluğu büyük avantaj olsa da aynı zamanda en riskli noktasıdır. Taze tavuk gübresi çok yüksek amonyak içerir, bitki köklerini ve yaprakları kolayca yakar. Bu nedenle mutlaka kurutulmuş, olgunlaştırılmış ya da kompostlanmış formda kullanılmalıdır. Piyasada pelet haline getirilmiş, standart hale gelmiş tavuk gübresi ürünleri de yaygındır ve uygulaması kolaydır. Uygulama miktarı zenginliği nedeniyle ahır gübresinin oldukça altındadır; toprak analizine ve ürüne göre ayarlanmalı, fazla verildiğinde tuzluluk ve aşırı azot sorunu yaratabileceği unutulmamalıdır. Dikimden birkaç hafta önce toprağa karıştırmak, amonyağın uçup dengelenmesi için doğru zamanlamadır. Bağ, bahçe ve sebzede güçlü sonuç verir; ancak asla fideye taze temas ettirilmez.
Hangi organik gübreyi seçeceğiniz toprağınıza, ürününüze ve işletme ölçeğinize bağlıdır. Geniş tarla arazisinde ekonomik çözüm ahır gübresi ve yeşil gübredir. Sera, sebze fidesi ve katma değerli üretimde solucan gübresi ile kompost öne çıkar. Azot ihtiyacı yüksek ürünlerde olgunlaşmış kanatlı gübresi tercih edilir. Zamanlama kritiktir: ahır ve kanatlı gübresi genellikle sonbaharda ya da dikimden haftalar önce verilir ki toprakta ayrışıp bitkiye hazır hale gelsin. Kompost ve solucan gübresi ayrışmış olduğundan ekim veya dikimle birlikte de uygulanabilir. Her uygulamanın temelinde toprak analizi olmalıdır; körlemesine gübreleme hem israf hem çevre kirliliğidir. En doğru yaklaşım organik gübreyi bir düzen içinde, tercihen münavebe ve yeşil gübre ile birleştirerek her yıl sürdürmektir. Organik madde bir yılda değil, yıllar içinde birikerek toprağı kalıcı olarak verimli kılar. Sabırlı ve düzenli uygulama en büyük kazançtır.
Organik gübrede en yaygın hata taze gübre kullanmaktır; yanmamış gübre kök yakar, yabancı ot ve hastalık taşır. İkinci hata gübreyi açıkta, yağmur ve güneş altında bekletmektir; bu besin maddelerinin yıkanıp uçmasına yol açar, gübre üstü örtülü ve nemli saklanmalıdır. Üçüncü hata her gübreyi eşit miktarda vermektir; tavuk gübresini ahır gübresi gibi bol kullanmak bitkiyi yakar. Dördüncü hata toprak analizi yaptırmadan, göz kararı uygulamaktır. Pratik ipuçları: gübreyi toprak yüzeyine serdikten sonra vakit kaybetmeden karıştırın, açıkta bırakılan gübre azotunu havaya kaptırır. Kompost yığınınızı çeşitlendirin, tek tip malzeme yavaş ayrışır. Kumlu topraklara daha sık ve az, killi topraklara daha seyrek uygulama uygundur. Organik ve kimyasal gübreyi birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı görün. Son olarak sabırlı olun; toprağın organik madde oranındaki iyileşme birkaç sezon içinde kendini gösterir ama etkisi uzun yıllar sürer.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni