Meyve Neden Dökülür? Döküm Nedenleri

Meyve dökümü, çiçek açan her bahçenin yaşadığı doğal bir süreç olmakla birlikte, aşırıya kaçtığında hasadın yarısından fazlasını götürebilen ciddi bir verim kaybıdır. Bir elma ağacının açtığı çiçeklerin yalnızca yüzde beş ile onunu meyveye dönüştürmesi normaldir; dolayısıyla her dökülen çiçek panik sebebi değildir. Asıl mesele, ağacın taşıyabileceğinin altında meyve bırakan anormal dökümü ayırt edebilmektir. Döküm; tozlanma yetersizliğinden su stresine, aşırı yükten dona, hastalıktan hormonal dengesizliğe kadar pek çok nedenle tetiklenir ve çoğu zaman tek bir sebep değil, üst üste binen birkaç etken sorumludur. Bu rehberde dökümün ardındaki fizyolojik mantığı, Türkiye bahçelerinde en sık görülen nedenleri ve her biri için uygulanabilir azaltma yollarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Meyve dökümü her zaman kötü mü? Fizyolojik dökümü tanımak

Her döküm hastalık ya da bakım hatası değildir. Ağaç, çiçeklenmede ihtiyacından kat kat fazla çiçek açar; çünkü doğada tozlanma ve hava garanti değildir. Döllenme tamamlandıktan sonra ağaç, besleyemeyeceği fazlalığı kendi eliyle atar. Bu fizyolojik dökümün en bilineni, ılıman iklim meyvelerinde mayıs sonu ile haziranda görülen ve halk arasında haziran dökümü denen dalgadır. Bu dönemde fındık büyüklüğüne gelmiş küçük meyvelerin bir kısmının sararıp dökülmesi normaldir ve ağacın kalan meyveleri iri ve kaliteli büyütmesini sağlar. Fizyolojik döküm genellikle iki dalga halinde olur: çiçeklenme hemen sonrası döllenmemiş çiçeklerin dökümü ve birkaç hafta sonraki genç meyve dökümü. Endişe edilmesi gereken durum, bu doğal seyrin dışına çıkan, dalları neredeyse boşaltan yoğun dökümdür. Çiftçinin ilk işi, elindeki dökümün doğal seyreltme mi yoksa bir sorunun habercisi mi olduğunu; dökülen meyvenin içine, sap bölgesine ve dökülme zamanına bakarak ayırt etmektir.

Tozlanma ve döllenme yetersizliği: en sık gizli neden

Çiçeğin meyveye dönüşmesi için yumurta hücresinin döllenmesi şarttır; döllenme olmayan çiçek birkaç gün içinde saptan dökülür. Türkiye bahçelerinde tozlanma sorunu çoğu zaman fark edilmeyen ana nedendir. Elma, armut, kiraz, badem gibi türlerin büyük kısmı kendine kısırdır; yani bahçede uyumlu bir tozlayıcı çeşit yoksa tek çeşit dolu bahçe bile çiçeğini döker. Bir diğer büyük sorun arı eksikliğidir. Çiçeklenme döneminde soğuk, yağışlı ve rüzgarlı geçen günlerde bal arıları uçamaz ve tozlanma penceresi boşa gider. Çiçeklenmede yapılan bilinçsiz ilaçlamalar arıları öldürerek durumu ağırlaştırır. Çözüm için bahçe kurarken uyumlu tozlayıcı çeşitleri belli aralıklarla serpiştirmek, mevcut bahçede eksikse ara aşı ya da çiçekli tozlayıcı dal aşılamak, çiçeklenmede dekara birkaç koloni arı bulundurmak ve çiçek açıkken kesinlikle böcek ilacı atmamak gerekir. Geç ilkbahar donları da açmış çiçeğin dişi organını yakarak döllenmeyi engeller ve dolaylı döküm yaratır.

Su ve besin stresi: köklerdeki dengesizlik dala yansır

Genç meyve döneminde ağacın en hassas olduğu dönem hızlı hücre bölünmesinin yaşandığı dönemdir ve bu evrede su ile besin dalgalanmaları doğrudan dökümü tetikler. Ani su stresi, yani toprağın kuruyup sonra birden bol sulanması, meyve sapının dip kısmında ayrılma tabakasının oluşmasına yol açar ve meyve düşer. Bu yüzden düzensiz sulama, hiç sulamamaktan daha zararlı olabilir. Sıcak ve kuru rüzgarlı günlerde terleme artar, ağaç suyu meyveye değil yapraklara yönlendirir ve genç meyveler feda edilir. Besin tarafında ise azot dengesi kritiktir: aşırı azot ağacı sürgüne boğar, sürgünle meyve besin için yarışır ve meyve kaybeder; azot eksikliğinde ise ağaç zaten meyveyi besleyemez. Bor, çinko ve kalsiyum eksiklikleri özellikle döllenme ve meyve tutumunu zayıflatır. Doğru yaklaşım toprak ve yaprak analizine dayalı dengeli gübreleme, meyve tutumundan hasada kadar toprak nemini düzenli tutan damla sulama ve çiçeklenme öncesi bor gibi kritik elementlerin analize göre tamamlanmasıdır.

Aşırı meyve yükü ve karbonhidrat rekabeti

Bazı yıllar ağaç kapasitesinin çok üstünde meyve tutar. Bu durumda genç meyveler ağacın depoladığı karbonhidrat ve besin için birbiriyle yarışır; ağaç bu rekabeti hepsini küçük ve kalitesiz bırakarak değil, bir kısmını atarak çözer. Aşırı yük aynı zamanda periyodisite denen bir yıl çok bir yıl az verme sorununu körükler: fazla yüklenen ağaç ertesi yıl için yeterli çiçek gözü oluşturamaz. Fizyolojik döküm bu dengelemenin doğal parçasıdır, ancak çiftçi bu işi ağaca tümüyle bırakırsa hem meyve irileşmez hem de dallar kırılabilir. Çözüm elle ya da uygun yöntemlerle seyreltmedir. Elma ve şeftalide çiçek ya da genç meyve döneminde salkımdaki fazla meyveleri koparıp her salkımda bir iki sağlam meyve bırakmak, kalan meyvenin irileşmesini ve ağacın ertesi yıl da çiçek oluşturmasını sağlar. Seyreltme fizyolojik dökümden önce, meyve fındık büyüklüğüne gelmeden yapıldığında ağaç boşuna enerji harcamamış olur.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Hava koşulları: don, sıcaklık, dolu ve rüzgar

İklim, dökümün en sert ve en kontrolsüz tetikleyicisidir. Geç ilkbahar donları Türkiye'nin iç ve geçit bölgelerinde en büyük tehdittir; açmış çiçek ve yeni tutmuş genç meyve birkaç saatlik eksi sıcaklıkta zarar görür, kararır ve dökülür. Çiçek tomurcuğu, tam çiçek ve genç meyve dönemine doğru gidildikçe dona dayanım hızla azalır. Çiçeklenmede ani yükselen sıcaklıklar ise çiçek ömrünü kısaltıp döllenme penceresini daraltır. Kuru ve sıcak esen rüzgar hem terlemeyi artırıp su stresi yaratır hem de çiçeğin tozlanmasını olumsuz etkiler. Dolu ise genç meyveyi mekanik olarak yaralar ve düşürür. Bu etkenlere karşı bahçe yeri seçiminde soğuk havanın biriktiği çukur alanlardan kaçınmak, don riskli bölgelerde geç çiçek açan çeşitleri tercih etmek, dona karşı su ile sulama ya da rüzgar makinesi gibi aktif korunma yöntemlerini önceden planlamak ve TARSİM üzerinden don ve dolu için tarım sigortası yaptırmak önemlidir. Güncel sigorta şartları için ilgili resmi kaynaklardan bilgi alınmalıdır.

Hastalık ve zararlıların yol açtığı döküm

Sağlıklı görünen bir dökümün altında çoğu zaman bir hastalık ya da zararlı yatar. Elma iç kurdu, meyveye giriş yaparak içini kemirir ve kurtlu meyve erken dökülür; dökülen meyvenin içinde giriş deliği ve galeri görülür. Erik, kiraz ve zeytinde meyve sineği benzer şekilde erken dökümlere yol açar. Fungal hastalıklardan monilya çiçek ve genç meyveleri kahverengileştirip kurutarak döker; elma karalekesi ise leke ve çatlaklarla meyve tutumunu zayıflatır. Zeytinde halkalı leke ve zeytin sineği önemli döküm sebebidir. Zararlı ve hastalık kaynaklı dökümü ayırt etmenin yolu, yere düşen meyveleri toplayıp içini ve kabuğunu incelemektir. Kontrol için önce koruyucu kültürel önlemler alınır: dökülen meyveler bahçeden toplanıp uzaklaştırılır çünkü bunlar bir sonraki neslin kaynağıdır, budama ile havalanma sağlanır ve tuzaklarla zararlı uçuşu izlenir. İlaçlı mücadele gerekirse yalnızca o zararlıya karşı ruhsatlı ürünler, etiketinde yazan zaman ve şekle uygun, arıya zarar vermeyecek dönemde kullanılmalı; doğru teşhis ve program için ziraat odası ya da tarım il müdürlüğünden destek alınmalıdır.

Hormonal denge, budama ve kültürel hataların rolü

Meyvenin dalda tutunması aslında bir hormon dengesi işidir. Gelişen tohum, meyveyi dalda tutan hormonları üretir; döllenme zayıfsa ya da tohum gelişimi durursa bu sinyal kesilir ve sap dibinde ayrılma tabakası oluşarak meyve dökülür. Bu yüzden tozlanma, beslenme ve su ile hormonal denge iç içedir. Çiftçinin farkında olmadan yaptığı bazı kültürel uygulamalar da dökümü artırır. Yanlış zamanda ve aşırı budama ağacın dengesini bozar; çiçeklenme ve meyve tutumu döneminde yapılan sert müdahaleler stres yaratır. Bilinçsiz büyüme düzenleyici ya da gübre uygulamaları, özellikle yüksek dozda azotlu gübrenin geç dönemde verilmesi sürgünü kamçılayıp meyve dökümünü tetikler. Toprağın aşırı ıslak kalıp köklerin havasız kalması da benzer strese yol açar. Doğru yaklaşım budamayı kış dinlenme döneminde ve ölçülü yapmak, gübreleme takvimini fenolojik dönemlere göre planlamak, drenajı iyi tutmak ve büyüme düzenleyici gibi ileri uygulamaları ancak teknik danışmanlık altında yürütmektir.

Dökümü azaltmak için bütüncül bahçe yönetimi

Meyve dökümünü azaltmanın sırrı tek bir mucize uygulama değil, tüm etkenleri birlikte yöneten bir programdır çünkü döküm çoğu zaman üst üste binen sebeplerin sonucudur. Sağlam bir yaklaşım şu adımları içerir: bahçe kurarken bölgeye uygun, döllenme sorunu olmayan çeşit ve yeterli tozlayıcı seçmek; çiçeklenmede arı varlığını güvence altına alıp bu dönemde asla böcek ilacı atmamak; meyve tutumundan hasada kadar toprak nemini damla sulama ile dalgalanmadan sabit tutmak; gübrelemeyi toprak ve yaprak analizine dayandırıp azot dengesini korumak, bor ve çinko gibi tutumu etkileyen elementleri ihmal etmemek. Aşırı yük yıllarında erken seyreltme yapmak hem irilik hem de düzenli verim sağlar. Don ve dolu için önceden korunma ve sigorta planlamak, zararlı ve hastalıkları tuzak ve gözlemle erken yakalayıp ruhsatlı ürünle etikete uygun mücadele etmek gerekir. Kısacası dökümü izlemek, dökülen meyveyi incelemek ve nedeni doğru teşhis etmek, doğru önlemin başlangıç noktasıdır.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir