Menü
Mayıs, Türkiye tarımında toprağın ısındığı, don riskinin büyük ölçüde geride kaldığı ve yazlık üretimin asıl start aldığı aydır. Nisanda tereddütle bakılan sıcak sevenler artık gönül rahatlığıyla ekilir, fide dikimi hız kazanır ve ilk sulamalar başlar. Ancak Mayıs tek bir takvim değildir. Akdeniz sahilinde ikinci ürün hesabı yapılırken, İç Anadolu ve Doğu'da yükseklere bağlı olarak hâlâ ilk ürünün son ekim penceresi açıktır. Bu rehberde ayın ilk yarısı ile ikinci yarısında hangi ürünlerin ekilip dikileceğini, yazlık sebze programını, ikinci ürün stratejisini, sulamaya geçiş kurallarını ve bölgesel farkları çiftçinin sahada karşılaştığı gerçek sorular üzerinden ele alıyoruz. Amaç, hava tahmini ve toprak sıcaklığı temelinde doğru zamanda doğru tohumu toprağa vermenizi sağlamaktır.
Mayısta doğru zamanı takvimdeki güne değil, toprağın 5-10 santim derinlikteki sıcaklığına bakarak bulursunuz. Sıcak seven türlerin çimlenme eşiği önemlidir: fasulye, kabak, salatalık ve mısır için toprak sıcaklığının sabah ölçümünde en az 12-14 dereceye, biber, patlıcan ve karpuz gibi daha hassas türler için 15-16 dereceye ulaşması gerekir. Soğuk toprağa atılan sıcak seven tohum ya hiç çıkmaz ya da geç ve zayıf çıkar, kök çürüklüğü riski artar. Basit bir toprak termometresini birkaç gün üst üste aynı saatte okuyun; sabah düşük değerler kararınızı yönlendirsin. İkinci kritik ölçü son don tarihidir. Sahil kuşağında Mayıs başında don riski bitmişken, İç Anadolu, Doğu ve yüksek yaylalarda geç ilkbahar donları ayın ortasına kadar sürebilir. Fide dikimini bu riski geçtikten sonra planlayın, gerekiyorsa ilk günlerde don örtüsü hazır bulundurun.
Ayın ilk on beş gününde tavı gelmiş, ısınmış toprağa doğrudan tohum ekimi yapabileceğiniz geniş bir grup vardır. Taze fasulye ve barbunya, sıra arası 40-50 santim, sıra üzeri 8-10 santim olacak şekilde 3-4 santim derine ekilir; sırık çeşitlerde herekleme için yeri önceden planlayın. Sofralık ve silajlık mısır bu dönemde ideal ekilir, sıcak toprakta hızlı çıkış verir. Kabak, sakız kabağı ve bal kabağı ocak usulü, her ocağa 2-3 tohum bırakılarak ekilir, çıkıştan sonra en güçlü fide bırakılır. Salatalık, acur, karpuz ve kavun da bu pencerede doğrudan ekilebilir; kavun ve karpuzda toprağın iyice ısınmasını beklemek çıkış oranını belirgin artırır. Bamya, sıcağı çok sevdiği için Mayıs ortasına doğru ekildiğinde daha sağlıklı sonuç verir. Yerelde bakla, taze börülce ve yer fıstığı da uygun bölgelerde bu dönemde toprakla buluşur.
Domates, biber, patlıcan ve hıyar gibi uzun sezonluk türlerde tohumdan başlamak yerine fide dikimi Mayısta en yaygın ve güvenli yoldur; çünkü don riski geçmiş, fide de tarlaya dayanacak olgunluğa gelmiştir. Sağlıklı fide gövdesi kalem kalınlığında, boğum araları sık, kök boğazı sağlam ve 4-6 gerçek yapraklıdır. Cılız, uzamış, sararmış fide almayın. Dikimden önce fideyi bir hafta güneşe ve dış koşula alıştırarak sertleştirin, şoku azaltırsınız. Dikimi serin saatlerde, ideal olarak akşamüstü yapın; can suyunu hemen verin. Domateste kök boğazından biraz derine, hatta yatık dikim ek kök oluşumunu artırır. Biber ve patlıcanda ise derin dikimden kaçının, kök boğazı yüzeyde kalsın. Sıra arası ve üzerini havalanmayı destekleyecek genişlikte tutmak, yaprak hastalıklarına karşı en ucuz korumadır. Dikim sonrası ilk günlerde toprağı nemli tutun, kök tutana kadar susuz bırakmayın.
Özellikle Akdeniz, Ege ve Güneydoğu'nun sulanabilir tarlalarında Mayıs, ikinci ürün hesabının netleştiği aydır. Kışlık arpa, buğday veya erken hasat edilen ürünlerden boşalan tarlaya, kalan sıcak sezonu değerlendirecek kısa vadeli ürün ekilir. İkinci ürün mısır ve ikinci ürün ayçiçeği bu stratejinin klasikleridir; erkenci çeşit seçmek, ilk dondan önce hasadı bitirebilmek için kritiktir. Ayrıca fasulye, susam, soya ve yem bitkileri de ikinci ürün olarak değerlendirilir. İkinci üründe başarı üç şeye bağlıdır: birinci ürünü zamanında kaldırmak, toprağı fazla kurutmadan hızlı tohum yatağı hazırlamak ve sulamayı garanti altına almak. Vejetasyon süresi kısaldığı için erken olgunlaşan çeşitleri tercih edin ve gübrelemeyi ürünün kısa döngüsüne göre ayarlayın. Su kısıtı olan yerlerde ikinci ürün riskli olabilir; damla sulama bu riski önemli ölçüde düşürür.
Mayıs, çoğu bölgede yağışın azaldığı ve bitkinin su ihtiyacının hızla arttığı aydır; sulamaya geçiş bu ayda planlanır. İlk suyu takvime göre değil, bitkinin fizyolojik dönemine ve toprak nemine göre verin. Yeni dikilen fideler kök tutana kadar sık ve az su ister; kök derinleştikçe suyu seyreltip miktarını artırmak daha derin ve dayanıklı kök geliştirir. Sık ve yüzeysel sulama kökü yukarıda tutar, bitkiyi kuraklığa karşı zayıflatır. Sulama saatini sabahın erken saatlerine veya akşamüstüne alın; öğle sıcağında yapılan yağmurlama hem buharlaşmayla su kaybettirir hem yaprak yanığına ve mantar hastalığına zemin hazırlar. Mümkünse damla sulamayı tercih edin: su köke gider, yaprak kuru kalır, hastalık baskısı düşer, gübreyi suyla vererek verimi artırırsınız. Tarlaya girmeden önce bir avuç toprağı sıkın; dağılıyorsa su zamanı gelmiş, top oluyorsa beklenebilir demektir.
Türkiye'nin coğrafyası tek bir Mayıs takvimini imkânsız kılar. Akdeniz ve Ege sahilinde don çoktan bitmiştir; burada Mayıs, açık tarlada tüm yazlıkların rahatça dikildiği, hatta örtü altından açığa geçişin tamamlandığı ve ikinci ürün hesabının yapıldığı aydır. İç Anadolu'da toprak Mayıs ortasına doğru ısınır; yükseklerde geç don riski nedeniyle hassas fideleri ayın ikinci yarısına bırakmak güvenlidir, mısır ve fasulye bu dönemde toprakla buluşur. Karadeniz'de nemli ve serin hava mantar hastalıklarını körüklediği için sık dikimden kaçının, havalanmayı önceleyin; mısır ve fasulye bölgenin doğal seçimleridir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde vejetasyon geç başlar, Mayıs adeta ilkbahar ekiminin son penceresidir; alçak ve sulanan ovalarda ise ikinci ürün potansiyeli yüksektir. Kendi rakımınızı, son don tarihinizi ve yerel çiftçi tecrübesini mutlaka hesaba katın.
En yaygın hata acele etmektir. Havanın bir iki gün ısınmasına aldanıp sıcak seven tohumu erken atmak, soğuk gecelerde çıkışı durdurur, çürüklük ve zayıf bitki getirir. İkinci hata toprak tavını beklememektir; çamurlu toprağa dikim yapmak kök gelişimini boğar, kaymak tabakası çıkışı engeller. Üçüncü hata cılız veya hastalıklı fide seçmek ve dikim öncesi sertleştirme yapmamaktır; şok yiyen fide haftalarca duraklar. Sık dikim bir başka tuzaktır: bitkiler havalanamaz, güneş göremez, hastalık kısa sürede yayılır. Sulama tarafında en sık görülen yanlış, öğlen sıcağında yaprak ıslatmak ve yeni fideyi bir anda çok suya boğmaktır. Gübrede ise ölçüsüz azot, bitkiyi sap ve yaprağa kaçırıp meyveyi geciktirir; toprak analizi yaptırmadan körlemesine gübreleme hem para kaybı hem verim kaybıdır. Zirai mücadelede yalnızca ruhsatlı ürünü, etiketindeki talimata ve doza uyarak kullanın; komşu tavsiyesiyle rastgele ilaç atmaktan kaçının.
Ekim ve dikim kadar, o ekilenin bakımı da Mayısta başlar. Çıkış sonrası çapa ve ot mücadelesi hem yabancı otla su ve besin rekabetini keser hem toprağın havalanmasını sağlar. Fasulye ve salatalıkta herek ve ip sistemini bitki tırmanmadan kurmak, sonradan uğraşı azaltır. Domateste koltuk alma ve askıya alma zamanında yapılmalıdır. Zararlı ve hastalık takibini erken başlatın; yaprak altını düzenli kontrol edin, sorunu küçükken çözmek her zaman daha ucuzdur. Bu dönemde bitki besleme programınızı toprak analizine dayandırın. Devlet destekleri, mazot ve gübre desteği, sertifikalı tohum desteği ile TARSİM üzerinden tarım sigortası gibi konularda şartlar ve başvuru dönemleri yıldan yıla değişebilir; kesin tutar ve tarihler için Tarım ve Orman Bakanlığı, il ve ilçe müdürlükleri, ziraat odanız ve e-Devlet üzerindeki güncel duyuruları esas alın. Üretim planınızı bu güncel çerçeveye göre şekillendirmek, hem üretimi hem geliri güvenceye alır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni