Menü
Kümes hayvancılığında verim, hayvanın genetiği kadar içinde yaşadığı ortama bağlıdır. Aynı ırk, aynı yem ile bir kümeste yumurta ve et verimi tavan yaparken, komşu işletmede hastalık ve ölümle sonuçlanabilir. Aradaki fark çoğu zaman iklim yönetimi, altlık kalitesi, yerleşim yoğunluğu ve biyogüvenlik disiplinidir. Türkiye'de hem geleneksel köy tipi kümesler hem de kapalı entegrasyon kümesleri yaygındır ve her ikisinde de en büyük kayıplar dışarıdan giren hastalık etkenleri ile kötü havalandırmadan kaynaklanır. Bu rehberde kümes ikliminin nasıl kontrol edileceğini, altlık ve yoğunluk ayarını, kümese giriş dezenfeksiyon zincirini ve hastalık önleme mantığını adım adım, sahada uygulanabilir biçimde ele alıyoruz. Amaç, sürünüzü ilaca değil, doğru yönetime dayandırmaktır. İlaç ve aşı kararlarında mutlaka veteriner hekiminize danışın.
Kümes yönetiminin kalbi hava kalitesidir. Kanatlı, terleme yapmadığı için vücut ısısını solunumla atar; bu yüzden sıcaklık ve nem dengesi doğrudan verimi belirler. Civciv döneminde ortam sıcaklığı ilk hafta yüksek tutulur ve her hafta kademeli düşürülerek erişkin konforuna indirilir; bunu termometreye olduğu kadar civcivlerin davranışına bakarak ayarlayın. Isı kaynağı altında toplanıp cıvıldıyorlarsa üşüyorlar, kenarlara dağılıp kanat açıyorlarsa fazla sıcak, homojen dağılmışlarsa denge doğru demektir. Bağıl nem çok düşükse tozlanma ve solunum tahrişi, çok yüksekse altlık ıslanması ve amonyak artışı olur. Havalandırmanın asıl işi oksijen getirmek değil, nemi, amonyağı, karbondioksiti ve fazla ısıyı dışarı atmaktır. Kümese girdiğinizde gözünüzü yakan keskin amonyak kokusu alıyorsanız havalandırma yetersizdir; bu koku hayvanın gözünde ve solunum yolunda sürekli tahriş yaratır. Kışın en sık yapılan hata, ısı kaçmasın diye kümesi tamamen kapatmaktır; bu, nem ve amonyağın içeride birikmesine ve solunum hastalıklarının patlamasına yol açar. Minimum havalandırmadan asla vazgeçmeyin, ısıyı havalandırmayı kısarak değil ek ısıtma ve iyi yalıtımla koruyun.
Altlık sadece zemin döşemesi değil, kümesin nem ve mikrop dengesini tutan canlı bir katmandır. İyi bir altlık malzemesi nemi emer, hızlı kurur ve tozumaz. Türkiye'de en çok kullanılan malzeme talaş ve rende yongasıdır; sap saman, ayçiçeği kabuğu ve öğütülmüş mısır koçanı da bölgeye göre kullanılır. Malzeme kuru, küflenmemiş ve temiz olmalıdır; nemli veya küflü talaş baştan mantar ve solunum sorunu taşır. Altlığı 8 ila 10 santim gibi yeterli kalınlıkta serin, ince kalan zemin nemi tutamaz ve taban hızla ıslanır. Günlük kontrolde altlığı avucunuza alıp sıkın: dağılıyorsa kuru ve iyi, top olup şeklini koruyorsa fazla nemli demektir ve keklenen kısımlar kırılıp havalandırılmalı veya değiştirilmelidir. Islak altlık amonyağın ana kaynağıdır ve göğüs kabarcığı, ayak taban yanığı gibi sorunlara yol açar. Suluk çevresi altlığın en çok ıslanan yeridir; suluk yüksekliğini hayvanın sırt hizasına ayarlayıp su saçılmasını en aza indirin. Sürü çıkışında altlığı tamamen boşaltıp kümesi temizleyip dezenfekte etmeden yeni sürü koymayın; eski altlık üstüne civciv basmak, geçmiş sürünün hastalık yükünü yeni sürüye devretmektir.
Metrekareye kaç hayvan konacağı, işletmenin en çok istismar edilen ayarıdır çünkü fazla hayvan kısa vadede daha çok gelir gibi görünür. Oysa aşırı yoğunluk hava kalitesini bozar, altlığı ıslatır, yemliğe ve suluğa ulaşımı zorlaştırır ve strese bağlı gagalama, tüy yolma ve kanibalizmi tetikler. Yoğunluğu türüne, canlı ağırlığına ve havalandırma kapasitesine göre planlayın; ağırlaştıkça hayvan başına düşen alanı ve yem yeri uzunluğunu artırın. Pratik ölçüt hayvan davranışıdır: sürü kümese eşit dağılmıyor, belli köşelerde yığılıyor, yemliğe aynı anda ulaşamayan çok sayıda hayvan bekliyorsa yoğunluk fazladır. Yumurtacıda folluk sayısı, etçide yemlik ve suluk kapasitesi yoğunlukla orantılı büyütülmeli; yeterli suluk yoksa sıcakta su alamayan hayvan hızla zayıflar. Yaz aylarında aynı yoğunluk kışa göre çok daha risklidir, çünkü ısı stresi sıkışıklıkla birleşince ölüm artar; sıcak bölgelerde ve yaz döneminde yoğunluğu bilinçli olarak düşürmek kayıpları azaltır. Unutmayın, biraz daha az hayvanla sağlıklı büyüyen sürü, tıka basa dolu ama hasta bir kümesten daha kârlıdır.
Biyogüvenlik, hastalık etkenlerinin kümese girmesini, girdiyse yayılmasını ve dışarı taşınmasını engelleyen kuralların bütünüdür. Temel felsefe basittir: en ucuz hastalık, hiç bulaşmayan hastalıktır. Kanatlı hastalıklarının büyük kısmı içeri insanla, araçla, aletle, yemle, yeni hayvanla ve yabani kuş ile kemirgenle taşınır. Bu yüzden biyogüvenliği bir kapı meselesi olarak değil, işletmenin sınırından başlayan katmanlı bir savunma olarak kurun. İşletmeyi zihninizde temiz bölge ve kirli bölge diye ikiye ayırın; kümes içi temiz, dışarısı kirlidir ve bu iki bölge arasındaki her geçiş kontrollü olmalıdır. Ziyaretçi trafiğini asgariye indirin, özellikle başka kümeslerde bulunmuş kişileri ve araçları sürünüzden uzak tutun, çünkü onların ayakkabısı ve tekerleği başka bir işletmenin hastalığını taşıyabilir. Yeni alınan hayvanları doğrudan sürüye katmayın, ayrı bir bölmede karantinada tutup gözlemleyin. Ölü hayvanları kümeste bekletmeyin, kurallara uygun biçimde ve hızlıca uzaklaştırın; leş, hem hastalık kaynağı hem de kemirgen ve sinek davetiyesidir. Biyogüvenlik pahalı ekipman değil, istikrarlı disiplin işidir.
Kümese giriş, biyogüvenliğin en somut ve en çok atlanan halkasıdır. Girişi bir zincir gibi kurgulayın ve her halkayı sırayla uygulayın. Birinci adım, kümes önüne dezenfektanlı ayak havuzu veya paspas koymaktır; içindeki solüsyon kirlendikçe ve etkisi azaldıkça tazelenmeli, kirli suyla dolu bir havuz güvenlik değil sahte güven verir. İkinci adım, kümese özel ayakkabı ve tulum bulundurmaktır; dışarıdaki ayakkabıyla asla içeri girilmez, mümkünse temiz ve kirli alan arasında oturarak geçilen bir bank ile ayakkabı değişimi yapılır. Üçüncü adım el hijyenidir; kümese girmeden ve hayvanla temastan önce eller yıkanır veya el dezenfektanı kullanılır. Dördüncü adım alet ve ekipman disiplinidir; yemlik, suluk, kürek, kova gibi aletler kümesler arasında ortak kullanılmaz, her kümesin kendi takımı olur. Kalıcı dezenfeksiyon ise sürü çıkışında yapılır: önce kaba kir ve altlık boşaltılır, ardından yüzeyler deterjanla yıkanır, çünkü organik kir üstüne dökülen dezenfektan işe yaramaz, sonra uygun dezenfektan uygulanıp kümes belli bir süre boş ve kuru dinlendirilir. Dezenfektan seçimi ve kullanımında etiket talimatına ve veteriner hekim önerisine uyun; yanlış karışım hem etkisiz hem tehlikelidir.
En sağlam giriş disiplinini kuran işletmeler bile fare, sıçan, yabani kuş, sinek ve haşereyi hesaba katmazsa açık kapı bırakmış olur. Kemirgenler hem yem çalar hem de birçok hastalık etkenini ve bakteriyi kümese taşır; üstelik kablo ve yalıtımı kemirerek maddi zarar verir. Kemirgen kontrolü için kümes çevresini yem artığından ve ot yığınından temizleyin, yemi ağzı kapalı ve zeminden yüksek kaplarda saklayın, duvar diplerine kontrollü tuzak ve istasyon yerleştirin. Yabani kuşlar özellikle kanatlı gribi gibi hastalıkların en bilinen taşıyıcısıdır; bu yüzden pencere ve havalandırma açıklıklarını tel kafesle kapatın, yemi ve suyu açıkta yabani kuşların erişemeyeceği biçimde yönetin, mümkünse sürüyü yabani kuşların yoğun olduğu su kenarı ve göç yollarından uzak tutun. Sinek ve haşere altlık neminde ürer, bu yüzden en iyi sinek mücadelesi kuru altlık ve temiz çevredir. Kümes çevresindeki durgun su birikintilerini kurutun, gübreyi kümese bitişik biriktirmeyin. Bu önlemler ilaçlamadan önce gelir; ortamı zararlıya elverişsiz kılmak, sürekli ilaçla mücadeleden hem daha ucuz hem daha kalıcıdır.
Hastalık yönetiminde en değerli araç pahalı ilaç değil, çiftçinin gözlem alışkanlığıdır. Sürüyü her gün en az iki kez sessizce izleyin ve normalin ne olduğunu tanıyın ki anormali fark edebilesiniz. Sağlıklı sürü aktiftir, yeme ve suya iştahlıdır, dengeli ses çıkarır ve dışkısı düzenlidir. Uyarı işaretleri şunlardır: yem ve su tüketiminde ani düşüş, köşeye çekilip tüyleri kabarık duran hareketsiz hayvanlar, hırıltılı veya açık ağızla solunum, burun ve gözde akıntı, sulu veya renk değiştirmiş dışkı, yumurtada ani verim düşüşü veya kabuk bozulması ve beklenenin üstünde ölüm. Su tüketimi çok erken bir göstergedir; günlük su tüketimini takip eden çiftçi, gözle görülür belirtiden önce bir sorunun başladığını yakalayabilir. Önlemenin bel kemiği aşılamadır; hangi hastalığa karşı, hangi yaşta, hangi programla aşı yapılacağı bölgeye ve sürü tipine göre değişir ve bu programı mutlaka veteriner hekiminizle birlikte oluşturun. Hasta veya şüpheli hayvanı derhal sürüden ayırın. Beklenmedik toplu ölüm, ani yüksek kayıp veya bildirimi zorunlu hastalık şüphesinde vakit kaybetmeden veteriner hekime ve gerektiğinde il veya ilçe tarım müdürlüğüne haber verin. Teşhis ve ilaç kararı hekime aittir; internetten duyduğunuz ilacı sürüye kendiniz uygulamayın.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni