Külleme Hastalığı Nedir, Nasıl Önlenir

Külleme, Türkiye'nin hemen her bölgesinde bağdan sebzeye, tahıldan meyve ağacına kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan, çiftçinin belki de en sık gördüğü mantar hastalığıdır. Yaprakların, sürgünlerin ve meyvelerin üzerini kaplayan un serpilmiş gibi beyaz bir örtüyle kendini belli eder. Çoğu mantar hastalığının aksine yaprağın ıslak kalmasına ihtiyaç duymaması, onu kurak ve sıcak geçen yaz dönemlerinde bile tehlikeli kılar. Erken fark edilip doğru kültürel önlemler alınırsa ürün kaybı büyük ölçüde önlenebilir; ihmal edildiğinde ise verimi ve meyve kalitesini ciddi biçimde düşürür. Bu rehberde küllemenin nasıl tanınacağını, hangi koşullarda yayıldığını ve tarlada uygulanabilir korunma yollarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Külleme Hastalığı Nedir ve Nasıl Tanınır

Külleme, bitki yüzeyinde gelişen bir grup mantarın (Erysiphales takımı) yol açtığı hastalıktır. En belirgin işareti, yaprakların özellikle üst yüzeyinde, sürgünlerde ve bazen meyvelerde beliren un ya da kül serpilmiş gibi beyazımsı gri bir örtüdür. Bu örtü hastalığın ilerleyen dönemde bitkinin yüzeyinde çoğalan mantar iplikçikleri ve sporlarından oluşur. Başlangıçta küçük beyaz noktalar veya yamalar halinde başlar, sonra birleşerek geniş alanları kaplar. Önemli bir ayırt edici özellik şudur: küllemenin beyaz örtüsü çoğu zaman parmakla ya da bir bezle silindiğinde kısmen çıkar; altındaki doku başlangıçta yeşil kalır, ilerledikçe sararır. Bu yönüyle yaprağın alt yüzünde grimsi kül rengi bir tabaka bırakan ve dokuyu ıslak lekelerle çürüten mildiyöden (mildiu) ayrılır. Küllemede leke daha çok yaprağın üstündedir ve kurudur. Hastalık ilerledikçe genç yapraklar buruşur, kıvrılır, sürgünler bodurlaşır. Erken dönemde tutulan meyvelerde ise yüzey pürüzlenir, çatlar, gelişme durur. Bağda salkımlar sıklıkla vurulur, taneler çatlayıp değerini yitirir.

Küllemeyi Tetikleyen Hava ve Ortam Koşulları

Küllemeyi diğer mantar hastalıklarından ayıran en kritik nokta, yaprağın ıslak olmasına ihtiyaç duymamasıdır. Pek çok mantar sporunun çimlenmesi için yaprakta su damlası şarttır; külleme sporu ise yüksek orandaki havadaki nem ile çimlenip bulaşabilir. Bu yüzden yağmurun az olduğu, ancak havanın bunaltıcı ve nemli olduğu dönemlerde bile rahatça yayılır. En uygun sıcaklık aralığı genellikle ılık koşullardır; çok kavurucu ve kuru öğle saatlerinde spor gelişimi baskılanabilir, buna karşılık serin geceler, sabah çiği ve gündüz ısınmasının birlikte görüldüğü ilkbahar sonu ve yaz başı hastalık için idealdir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının yüksek, gündüz nemin arttığı bahçelerde risk büyür. Gölgeli, hava akımının zayıf olduğu, bitkilerin sık dikildiği ve içi havalanmayan tarlalarda nem uzun süre yüksek kalır; bu da külleme için davetiye çıkarır. Fazla azotlu gübreleme ile aşırı sulanan, sulu ve yumuşak sürgün veren bitkiler de hastalığa çok daha duyarlıdır. Yani sadece hava değil, çiftçinin uygulamaları da ortamı hazırlar.

Türkiye'de Küllemeye En Duyarlı Bitkiler

Külleme oldukça geniş bir konukçu yelpazesine sahiptir ama her bitkiye ayrı bir külleme türü musallat olur; yani bağdaki külleme doğrudan buğdaya geçmez. Türk çiftçisinin en çok karşılaştığı gruplar şunlardır: Bağ: Belki de ülkemizde en bilinen külleme bağ küllemesidir. Yaprak, sürgün ve özellikle salkımı vurarak taneleri çatlatır, kaliteyi ve verimi düşürür. Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bağlarında yıllık en büyük mücadele kalemlerinden biridir. Sebzeler: Kabakgiller (kabak, kavun, karpuz, hıyar) çok duyarlıdır; yaprakları hızla beyazlaşıp kurur. Domates, biber, patlıcan da tarlada ve serada tutulur. Bamya, marul, fasulye de risk altındadır. Meyve ağaçları: Elmada külleme genç sürgün ve yaprakları büzer. Ayva, şeftali de duyarlıdır. Gül ve süs bitkileri bahçelerde sıkça vurulur. Tahıllar: Buğday ve arpada külleme, yaprak kını ve yaprak ayasında beyaz keçemsi yastıkçıklar oluşturarak yaprak alanını daraltır, tane doldurmayı etkiler. Serada yetiştirilen kabakgiller ve domateste kapalı nemli ortam nedeniyle hastalık dışarıdan çok daha hızlı ilerler.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Hastalığı Önlemede Kültürel Tedbirler ve Havalandırma

Küllemede en akıllı yol, hastalık çıkmadan ortamı ona elverişsiz hale getirmektir. Kültürel önlemler ilaçtan önce gelir ve masrafsızdır: Hava akımını açın: Bitkileri önerilen sıklıkta, aralıklı dikin. Bağda ve meyvede budama ile taç içini açarak havanın ve güneşin girmesini sağlayın; içi sık, boğuk kalan bitkilerde nem hapsolur. Serada gündüz mutlaka havalandırma yapın, sabah nemi dışarı atın. Suyu doğru verin: Yağmurlama yerine damla sulama tercih edin; yaprağı ve ortamı gereksiz ıslatmayın. Akşamüstü değil, sabah sulayarak bitkinin gün içinde kurumasını sağlayın. Azotu abartmayın: Aşırı azot, sulu ve gevşek dokulu sürgün verdirir; bunlar küllemeye en açık dokulardır. Dengeli gübreleme, potasyum ve genel bitki sağlığı dayanıklılığı artırır. Temizlik: Hastalıklı yaprak, sürgün ve budama artıklarını bahçeden uzaklaştırın; bunlar sonraki mevsime kaynak olur. Yabani otları temizleyin, çünkü bazıları hastalığı barındırır. Dayanıklı çeşit: Mümkünse bölgeye uygun, küllemeye toleranslı tohum ve fidan seçin. Bu, mücadele masrafını en baştan azaltır.

Erken Teşhis ve Tarlada Düzenli Kontrol

Küllemede kazanan, hastalığı ilk yamada yakalayan çiftçidir. Örtü geniş alana yayıldıktan sonra geri döndürmek çok daha zordur, çünkü mantar bitki yüzeyine iyice yerleşir. Bu yüzden düzenli tarla gezisi bir alışkanlık olmalıdır. Riskli dönemde, yani ilkbahar sonu ile yaz boyunca, haftada en az bir iki kez bitkileri kontrol edin. Sadece üst yaprakları değil, gölgede kalan alt ve iç yaprakları, sürgün diplerini de çevirip bakın; hastalık çoğu zaman gölgeli, havasız iç kısımlarda başlar. İlk beyaz noktacıkları, hafif tozlanmayı gördüğünüzde harekete geçin. Küçük bir odakta iken hastalıklı yaprakları koparıp uzaklaştırmak bile yayılmayı yavaşlatır. Bağda salkımları, sebzede genç yaprakları, meyvede taze sürgün uçlarını özellikle mercek altında tutun. Geçmiş yıllarda küllemenin çıktığı parselleri not edin; bu alanlar sonraki sezon yine ilk vuruşu alma eğilimindedir ve öncelikli izlenmelidir. Nem ölçer ya da basit gözlemle bunaltıcı, durgun havalı günlerin ardından kontrolü sıklaştırın.

Mücadelede Sık Yapılan Hatalar

Çiftçilerin küllemeyle uğraşırken tekrar tekrar düştüğü tuzaklar vardır; bunları bilmek yarı çözümdür: Geç kalmak: En yaygın hata, beyaz örtü her yeri sarana kadar beklemektir. Hastalık yerleştikten sonra kontrol çok güçleşir. Koruyucu yaklaşım her zaman tedaviden üstündür. Sadece üstü ilaçlamak: Uygulama yaparken yaprağın sadece üst yüzeyine yönelmek yetersizdir; ilacın veya çözümün bitkinin her yüzeyine, iç ve alt kısımlara da ulaşması gerekir. Eksik kaplama, hastalığın sağlam köşelerden geri dönmesine yol açar. Mildiyö ile karıştırmak: Külleme ile mildiyö farklı hastalıklardır ve farklı yönetilir. Yanlış teşhis, yanlış önlem demektir. Beyaz kuru örtü üstte ise külleme, alt yüzde grimsi tabaka ve ıslak leke varsa mildiyö olasılığı yüksektir. Havalandırmayı ihmal etmek: Serada gündüz havalandırma yapmadan yalnızca ilaca güvenmek başarısızlığın en kısa yoludur. Nem yönetilmeden hiçbir uygulama kalıcı sonuç vermez. Aşırı azot ve sık yağmurlama: Bitkiyi sürekli sulu ve gevşek tutmak, farkında olmadan hastalığı beslemektir.

Ruhsatlı Ürünle Mücadelede Genel İlkeler

Kültürel önlemlere rağmen hastalık baskısı yükseldiğinde bitki koruma ürünlerine başvurulabilir. Burada temel kural, gelişigüzel değil, bilinçli hareket etmektir. Herhangi bir marka veya doz önermek doğru değildir; çünkü her ürünün ruhsatlandığı bitki, hastalık ve kullanım şekli farklıdır. Hangi ürünün seçileceği, hangi dozda ve kaç gün arayla uygulanacağı, hasat öncesi kaç gün beklenmesi gerektiği tamamen ürünün etiketinde yazar. Etiket yasal bir belgedir; ondaki bilgilere birebir uymak hem etkinlik hem de gıda güvenliği ve yasal sorumluluk açısından zorunludur. Doğru teşhis ve reçete için en sağlıklı yol, bölgenizdeki İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne, ziraat mühendisine ya da reçete yazma yetkisi olan bir uzmana danışmaktır. Hastalık şüphesinde bitki örneğini uzmana göstermek, yanlış ürün kullanımının önüne geçer. Uygulama yaparken erken saatleri, rüzgarsız ve çok sıcak olmayan zamanları seçmek, koruyucu ekipman kullanmak ve komşu parselleri, arıları gözetmek önemlidir. Aynı etki grubunu üst üste kullanmaktan kaçınmak, mantarın dayanıklılık kazanmasını geciktirir. Unutulmamalıdır ki en iyi ilaç, hiç gerek kalmayacak şekilde alınmış kültürel önlemdir.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir