Menü
Yem alım kararı çoğu zaman fiyata bakılarak verilir, oysa bir yemin hayvanı gerçekte ne kadar beslediğini gösteren şey laboratuvar analizidir. Kaba yem ve karma yem raporlarında en sık karşılaşılan üç değer ham protein, ADF ve NDF'dir. Ham protein hayvanın kas, süt ve verim için ihtiyaç duyduğu azotlu maddeyi; ADF ve NDF ise yemin lif yapısını ve sindirilebilirliğini anlatır. Bu üç rakamı okumayı bilen çiftçi, samanı yoncadan, iyi silajı bozuk silajdan ayırt eder; hayvanına ne kadar yem vereceğini ve rasyonu nasıl dengeleyeceğini kestirebilir. Bu rehberde bu parametrelerin ne anlama geldiğini, birbirleriyle ilişkisini ve ahırdaki pratik karşılığını sade biçimde açıklıyoruz.
Aynı tarladan biçilen iki parti yonca bile biçim zamanına, kurutma koşuluna ve yağmura göre bambaşka besin değeri taşıyabilir. Gözle ve elle yapılan değerlendirme rengi, kokuyu ve yaprak oranını verir ama yemin içindeki protein ve lif miktarını sayısal olarak söyleyemez. İşte yem analizi bu boşluğu doldurur. Bir laboratuvar raporunda genellikle kuru madde, ham protein, ham kül, ham yağ, ham selüloz, ADF, NDF ve bazen enerji tahmini yer alır. Bu değerler çoğunlukla kuru madde esasına göre verilir, yani suyu uçurulmuş yemdeki oran olarak. Bu ayrım önemlidir çünkü taze silaj ile kuru ot doğrudan karşılaştırıldığında su içeriği yanıltır. Çiftçi için rapor, hayvanın önüne konan yemin gerçek besleme gücünü gösteren tarafsız bir belgedir. Analiz olmadan yapılan rasyon, tahmine dayanır ve çoğu zaman ya fazla masraf ya da düşük verim demektir. Numunenin doğru alınması da sonucu belirler; balyanın farklı yerlerinden karışık örnek almak, tek noktadan almaktan çok daha güvenilir sonuç verir.
Ham protein, yemdeki azot miktarının belli bir katsayıyla çarpılmasıyla hesaplanan bir tahmindir. Laboratuvar aslında doğrudan proteini değil, yemdeki toplam azotu ölçer ve bunu proteine çevirir. Bu yüzden adı ham proteindir; içinde gerçek proteinin yanı sıra protein olmayan azotlu bileşikler de sayılır. Rakam kuru maddenin yüzdesi olarak verilir. Örneğin bir yoncanın ham proteini kuru maddede yüzde on sekiz civarındaysa, buğday samanınınki çok daha düşük kalır. Ham protein, hayvanın büyümesi, süt üretimi, gebelik ve genel verim için gereken yapı taşını temsil eder. Süt ineği, besi danası ve kuzu gibi farklı hayvanların protein ihtiyacı farklıdır; yüksek süt veren bir inek, kuruda duran inekten çok daha fazla proteine ihtiyaç duyar. Ham protein değeri yüksek yem her zaman en iyisi değildir; önemli olan hayvanın ihtiyacına uygun olması ve enerjiyle dengeli gitmesidir. Protein fazlası hem israftır hem de hayvanın karaciğerine ve çevreye gereksiz azot yükü bindirir. Bu yüzden rasyon kurarken ham proteine tek başına değil, bütünün içindeki payına bakılır.
ADF, asit deterjanda çözünmeyen lif anlamına gelir ve yemin selüloz ile ligninden oluşan sindirimi zor kısmını ölçer. Lignin, bitkinin odunsu, kabaca ifadeyle sertleşmiş dokusudur ve geviş getiren hayvanlar tarafından neredeyse hiç sindirilemez. ADF değeri arttıkça yemin sindirilebilirliği ve enerji değeri düşer. Bunun basit sebebi şudur: bitki olgunlaştıkça sap kalınlaşır, lignin oranı yükselir ve yaprak oranı azalır. Genç, erken biçilmiş bir ot düşük ADF taşır ve daha kolay sindirilir; geç biçilmiş, sararmış ve saplı bir ot yüksek ADF taşır ve hayvanı daha az besler. Çiftçi için ADF, yemin enerji kapasitesini okumanın pratik bir yoludur. Aynı bitkinin iki farklı biçiminde ADF ne kadar düşükse, hayvan o yemden o kadar çok enerji çeker. Bu yüzden yem satın alırken veya kendi otunu değerlendirirken düşük ADF, yüksek kaliteye işaret eder. Özellikle süt hayvanında enerji açığı doğrudan süt verimini düşürdüğü için ADF, rasyonun can damarlarından biridir.
NDF, nötr deterjanda çözünmeyen lif demektir ve yemdeki toplam hücre duvarı bileşenlerini, yani selüloz, hemiselüloz ve lignini birlikte ölçer. Bu nedenle NDF, ADF'den daha geniş bir lif tablosudur ve yemin hacmini, doldurma etkisini yansıtır. NDF'nin en pratik anlamı tüketimle ilgilidir. Yüksek NDF'li yemler hayvanın işkembesini daha çabuk doldurur ve hayvan daha az yer. Yani bir yemin NDF'si ne kadar yüksekse, hayvan gün içinde o yemden o kadar az kuru madde tüketebilir. Bu da yüksek verimli hayvanlarda sorun yaratır; çünkü az yiyen hayvan yeterli enerji ve protein alamaz. Öte yandan NDF'nin belli bir alt sınırın altına düşmesi de istenmez, zira geviş getiren hayvanın işkembesinin sağlıklı çalışması için yeterli fiziksel life ihtiyacı vardır. NDF çok düşerse geviş azalır, işkembe asitliği bozulabilir. Dolayısıyla NDF hem tüketimi hem de işkembe sağlığını aynı anda ilgilendiren dengeli tutulması gereken bir değerdir. Çiftçi, yüksek süt hedefliyorsa orta düzeyde NDF'li, kolay tüketilen kaliteli kaba yem arar.
Bu iki değeri ayrı ayrı düşünmek yerine birlikte yorumlamak çok daha faydalıdır çünkü ikisi yemin iki farklı yönünü anlatır. Kabaca bir hatırlatma şöyledir: ADF sindirilebilirlik ve enerji hakkında konuşur, NDF ise ne kadar yem yenebileceği hakkında konuşur. Kaliteli bir kaba yem hem düşük ADF hem de yönetilebilir NDF taşır; yani hem kolay sindirilir hem de hayvan onu bol miktarda yiyebilir. İki değerin de yüksek olduğu bir yem, hem az besler hem de az tüketilir, bu en zayıf profildir ve genellikle geç biçilmiş, olgunlaşmış bitkiden gelir. İki değer arasındaki farkı yaratan asıl unsur hemiselülozdur; NDF'den ADF çıkarıldığında kabaca hemiselüloz miktarına ulaşılır ki bu kısım sindirilebilirliği görece yüksek bir liftir. Bir yem raporunu eline alan çiftçi önce ham proteine, sonra ADF ve NDF ikilisine bakarak yemin genel bir portresini çıkarabilir. Bu üçlü, tek bir fiyat etiketinin asla veremeyeceği bir karşılaştırma imkanı sunar ve farklı partileri objektif olarak sıralamaya yarar.
Yem kalitesini belirleyen en güçlü tek faktör, bitkinin biçildiği olgunluk dönemidir. Bitki büyüdükçe sapını dik tutmak için daha çok lif ve lignin üretir; bu doğal bir süreçtir ama yem açısından kaliteyi düşürür. Erken dönemde, örneğin yoncada tomurcuklanma başında biçilen ürün yaprak bakımından zengin, lif bakımından düşük ve protein bakımından yüksektir. Çiçeklenme ilerledikçe ham protein düşer, ADF ve NDF yükselir, yani yem hem daha az besler hem daha az tüketilir hale gelir. Bu yüzden biçim zamanını birkaç gün öne çekmek, miktardan biraz feda edip kaliteden çok kazanmak anlamına gelebilir. Buğdaygil yem bitkilerinde başaklanma öncesi, baklagillerde tomurcuk ile erken çiçek arası genel olarak kalite ile verim arasında makul bir denge noktası kabul edilir. Kurutma ve depolama koşulları da etkilidir; yağmur yemiş ot besin kaybeder, aşırı kuruyup yaprağını döken ot proteinini kaybeder. Çiftçi bu yüzden sadece ne ektiğine değil, ne zaman ve nasıl biçip depoladığına da dikkat ederse analiz sonuçları kendiliğinden iyileşir.
Rasyon, hayvanın günlük yem karışımının ihtiyaçlarına göre planlanmasıdır ve ham protein, ADF, NDF bu planlamanın temel girdileridir. Amaç, hayvanın enerji ve protein ihtiyacını karşılarken işkembesini sağlıklı tutan bir lif dengesi kurmaktır. Kaba yemin ham proteini düşükse, karma yem veya baklagil kaba yemi ile protein açığı kapatılır; kaba yem çok lifliyse, hayvanın yeterli enerji alması için daha yoğun bir enerji kaynağı devreye girer. Burada püf nokta, kaba yem ile yoğun yem arasındaki dengedir. İşkembenin sağlıklı çalışması yeterli fiziksel lif ister, ama aşırı lif de tüketimi ve verimi kısar. Bu dengeyi doğru kurmak sadece verimi değil, hayvanın sağlığını, döl tutmasını ve yem masrafını da etkiler. Rasyonun hayvanın dönemine göre, yani sağmal, kuruda, besi veya büyüme dönemine göre ayarlanması gerekir. Karmaşık veya yüksek verimli sürülerde rasyonu bir ziraat mühendisi veya hayvan besleme uzmanıyla birlikte, güncel analiz sonuçlarına dayanarak kurmak en sağlıklı yoldur. Analiz olmadan yapılan rasyon, en iyi ihtimalle iyi bir tahmindir.
Sahada en yaygın hata, yemi sadece görünüşe ve fiyata göre seçmektir. Yeşil ve güzel görünen bir ot, geç biçilmişse yüksek lifli ve zayıf besleyici olabilir. İkinci sık hata, taze ve kuru yemleri olduğu gibi karşılaştırmaktır; değerler kuru madde esasına çevrilmeden yapılan kıyas yanıltır. Üçüncüsü, numuneyi tek bir balyadan veya yığının tek noktasından almaktır; temsili olmayan örnek, yanlış rasyona yol açar. Doğru yaklaşım, aynı partiden birkaç noktadan örnek alıp karıştırmak ve analiz için temiz, hava almayan bir kapla göndermektir. Bir diğer nokta, yalnız ham proteine odaklanıp lif değerlerini görmezden gelmektir; yüksek protein tek başına iyi yem garantisi değildir. Ayrıca yemi ani değiştirmemek, geçişleri birkaç güne yayarak yapmak işkembe sağlığını korur. Son olarak, her yeni parti kaba yem alındığında yeniden analiz yaptırmak akıllıca bir alışkanlıktır; çünkü aynı çiftçiden alınan iki parti bile farklı çıkabilir. Bu küçük disiplinler, uzun vadede hem yem masrafını hem verim kayıplarını gözle görülür biçimde azaltır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni