Menü
Gebeliğin başarısı, yalnızca döl tutmayla değil sağlıklı doğan ve hızlı büyüyen bir yavruyla ölçülür. Yetiştiricinin en sık yaptığı hata, kuru dönem ile gebeliğin son ayını sıradan bir bakım dönemi gibi görmektir. Oysa buzağının, kuzunun ya da oğlağın doğum ağırlığının büyük bölümü son altı haftada oluşur; anne bu dönemde hem büyüyen yavruyu besler hem de doğum ve süt için enerji deposu kurar. Yanlış besleme bir uçta güç doğum ve metabolik hastalık, diğer uçta zayıf yavru ve düşük süt demektir. Bu rehber, sığır, koyun ve keçide gebe hayvanın beslenmesini enerji dengesi, vücut kondisyonu, doğuma hazırlık ve yavru sağlığı ekseninde, Türkiye ahır ve mera koşullarına göre pratik biçimde anlatıyor. Her tedavi ve ilaç kararı için veteriner hekiminize danışın.
Beslemeyi tek reçeteyle yürütmek en yaygın yanlıştır. Gebeliğin ilk üçte biri döl yatağına tutunma ve embriyonun oturması dönemidir; bu evrede ani yem değişimi, küflü yem ve keskin enerji açığı erken embriyonik ölüme yol açabilir. Bu dönemde amaç şaşırtmadan, dengeli ve sabit bir rasyonu sürdürmektir. Orta dönem, hayvanın kondisyonunu toparlaması için en uygun zamandır; meme dokusu ve döl yatağı gelişir, hayvan aşırı yağlanmadan istenen vücut kondisyonuna bu evrede getirilir. Asıl kritik evre son üçte birdir: yavrunun ağırlık kazancının yaklaşık üçte ikisi bu altı sekiz haftada olur. Bu nedenle son dönemi ayrı bir sürü grubu gibi yönetin, mümkünse gebeleri son dönemde ayrı bölmeye alıp rasyonu ayrı kurun. Doğum tarihlerini kayıt altında tutmak, hangi hayvanın hangi gruba gireceğini bilmenizi sağlar; kulak numarası ve tohumlama tarihi olmadan doğru gruplama yapılamaz.
Son altı haftada iki şey aynı anda olur: yavru hızla büyür ve karın boşluğunda giderek büyüyen döl yatağı işkembeyi sıkıştırır. Yani tam enerjiye en çok ihtiyaç duyulan anda hayvanın kuru madde alım kapasitesi düşer. İşkembe hacmi daraldığı için hayvan aynı miktar kaba yemi yiyemez, dolayısıyla yediği her kilogramın enerji ve besin yoğunluğu artmalıdır. Çözüm, kaba yemin kalitesini yükseltmek ve rasyona ölçülü biçimde enerji ve protein yoğunluğu eklemektir. Kalitesiz sap ve sararmış otla bu dönemi geçirmeye çalışmak, hayvanı kendi vücut yağını yakmaya iter. Pratik gösterge dışkı ve iştahtır: iştah düşüyor, hayvan yem seçiyor ve hızla zayıflıyorsa enerji açığı var demektir. Grup halinde beslenen sürüde çekingen ve genç gebelerin yemliğe ulaşamadığını unutmayın; yemlik uzunluğunu her hayvana yetecek şekilde ayarlamak, ortalama rasyon kadar önemlidir.
Yetiştiricide yaygın bir yanılgı bol yemin her zaman iyi olduğudur. Gebeliğin özellikle orta ve son döneminde hayvanı aşırı yağlandırmak ciddi sorunlar doğurur. Fazla yağlanan hayvanda doğum kanalı çevresine ve karın içine biriken yağ, güç doğum riskini artırır. Aşırı kondisyonlu hayvanların iştahı doğuma yakın daha da baskılanır; doğumdan sonra yem alımı yetersiz kalınca vücut yağını hızla yakmaya başlar ve süt sığırında yağlı karaciğer ile ketozis tablosu gelişebilir. Koyunda ise son dönemde aşırı yağlanmış ya da tersine aç kalmış hayvanlarda gebelik toksemisi görülür; bu tablo iştahsızlık, sürüden ayrı durma ve dengesiz yürüyüşle kendini belli eder ve ilerlerse anneyi ve kuzuları kaybettirir; belirti görüldüğünde vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurun. Amaç hayvanı doğuma tok değil, doğru kondisyonda ve iştahı açık sokmaktır. Kuru dönemi bir tombullaştırma dönemi değil, dengeleme dönemi olarak görün.
Diğer uçta, özellikle mera sonu ve kış aylarında sessizce ilerleyen enerji ve protein açığı vardır. Yavru büyümesini sürdürmek için gerekeni her koşulda anneden çeker; yem yetersizse anne kendi kas ve yağ dokusunu eritir, doğum ağırlığı düşer, buzağı ya da kuzu cılız ve dirençsiz doğar. Yetersiz beslenen annenin ağız sütü hem miktarca hem kalitece zayıf olur; bu da yavrunun ilk saatlerdeki bağışıklık aktarımını doğrudan zedeler. Meme dokusunun geliştiği son dönemde protein kısıtı, doğum sonrası süt veriminin tüm laktasyon boyunca düşük kalmasına yol açabilir. Görünmeyen tehlike, hayvan dışarıdan normal görünürken içeride açık vermesidir; bu yüzden göz kararına değil, vücut kondisyon takibine ve yem tüketiminin izlenmesine güvenin. Kaba yem stoğunuzu gebelik takvimine göre planlayın; ocak şubatta yem biterse en kritik gebeleri en kötü zamanda aç bırakırsınız.
Gebe rasyonunun temeli her zaman iyi kaba yemdir. Küflü, tozlu ve bozulmuş yem, gebe hayvanda yem kaynaklı yavru atmalara ve sindirim bozukluklarına yol açabileceği için asla verilmemelidir; şüpheli balya kokusu ve rengiyle ayıklanmalıdır. Ani rasyon değişimleri işkembe florasını bozar; yeni yeme ya da kesif yem artışına geçişi bir iki hafta yayarak kademeli yapın. Temiz ve yeterli suya erişim, sanılandan çok daha kritiktir; su alımı kısıtlanan gebede yem tüketimi de düşer, kışın donmuş ya da buz gibi su hayvanı içmekten alıkoyar. Yemliğe erişimi eşitleyin, baskın hayvanların yemi kapmasını önleyin. Mineral ve iz element dengesi gebelik ve doğum sağlığını etkiler; ancak mineral ve vitamin takviyesinin gerekliliği, cinsi ve miktarı bölgenizin toprak ve yem yapısına göre değişir, bu kararı veteriner hekim ve rasyon danışmanıyla birlikte verin.
Doğumdan önceki son iki üç hafta geçiş dönemidir ve besleme kadar ortam da hazırlanmalıdır. Bu dönemde amaç işkembeyi doğum sonrası verilecek rasyona alıştırmak, hayvanın iştahını ve enerji dengesini yumuşak biçimde doğuma taşımaktır. Doğum yaklaşınca hayvanı kalabalıktan ayırın; temiz, kuru, bol altlıklı ve iyi havalanan ama esintisiz bir doğum bölmesi hazırlayın. Islak ve pislikli zemin, hem annede doğum sonrası döl yatağı enfeksiyonu hem yeni doğanda göbek enfeksiyonu riskini artırır. Doğum bölmesinde hayvanın rahat su ve kaliteli kaba yeme ulaşması gerekir. Doğum belirtilerini bilin: huzursuzluk, sürüden ayrılma, memede dolgunluk ve kuyruk dibinin gevşemesi yaklaştığını gösterir. Uzun süren ve ilerlemeyen doğum, ters geliş ya da anormal akıntı gibi durumlarda kendi başınıza müdahaleyi zorlamayın, gecikmeden veteriner hekime haber verin. Doğum takvimini bilmek, hayvanı zamanında bölmeye almanızı sağlar.
Annenin gebelikteki beslenmesinin karşılığı ilk günlerde ortaya çıkar. Doğar doğmaz yeni doğanın solunumunun açılması, göbeğin temiz kalması ve kısa sürede ayağa kalkıp emmesi izlenmelidir. Ağız sütü yani kolostrum, yavrunun bağışıklığını kuran tek kaynaktır ve emme kapasitesi zamanla hızla düşer; bu yüzden yeni doğanın mümkün olan en erken saatlerde, bekletmeden yeterli ağız sütü almasını sağlayın. Kendi ememeyen zayıf yavrularda sağıp içirmek gerekebilir. Annenin son dönemde iyi beslenmesi hem ağız sütü kalitesini hem yavrunun doğum gücünü doğrudan belirler; cılız doğan yavru soğuğa ve enfeksiyona çok daha açıktır, kışın barınağı kuru ve rüzgarsız tutun. Göbek bakımı, barınak hijyeni ve zayıf yavrunun ısıtılması ilk günün rutini olmalıdır. Herhangi bir hastalık belirtisinde ilaç ve tedaviyi kendiniz seçmeyin; toplu yavru atmaları ya da ihbarı zorunlu ve insana bulaşabilen hastalık şüphesinde durumu hem veteriner hekime hem ilgili resmi birime bildirmek yasal sorumluluğunuzdur.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni