Menü
Fide dikimi, sezonun en kritik iş günlerinden biridir çünkü doğru yapılmış bir dikim, bitkinin bütün gelişimini ve verimini belirler. Sağlıklı bir fide bile yanlış zamanda, yanlış derinlikte veya can suyu verilmeden toprağa alınırsa şok yaşar, tutmaz ya da haftalarca duraklar. İyi bir dikimde amaç, fideyi köküyle birlikte en az stresle yeni ortamına yerleştirmek, kökle toprak arasında hava boşluğu bırakmamak ve ilk günlerde neme boğmadan susuz da koymamaktır. Bu rehberde dikim zamanının belirlenmesinden sıra arası ve derinlik ayarına, alıştırma (sertleştirme) sürecinden can suyuna, tutma koşullarından çiftçinin en sık düştüğü hatalara kadar tarladaki her adımı Türkiye koşullarına göre pratik biçimde ele alıyoruz.
Fide dikiminde takvimden çok toprağın durumu belirleyicidir. Domates, biber, patlıcan gibi sıcak sever türler, geceleri hava 10 santigrat derecenin altına düşmediğinde ve toprak 5 santimetre derinlikte kararlı biçimde 12 ila 15 dereceye ulaştığında dikilir. Toprak soğukken dikilen fide kök yapamaz, mor renk alır ve büyümesi durur. Türkiye'de Akdeniz ve Ege kıyı şeridinde ilkbahar dikimleri mart sonu nisanda, İç Anadolu ve geçit bölgelerinde ise geç donlar bittikten sonra, çoğu yerde mayıs ortasını beklemek gerekir. Bölgenizin son ilkbahar don tarihini bilmek şarttır; erken davranıp tek bir gece donuna yakalanmak, tüm parseli kaybettirebilir. Lahana, karnabahar, marul gibi serin sever türler ise daha erken, sonbahar dikimlerinde ise sıcaklar kırıldıktan sonra toprağa alınır. Dikim için günün en uygun saati sabahın erken saatleri veya ikindiden sonrasıdır; öğle güneşi altında, rüzgarlı ve kavurucu bir günde dikim yapmak fideyi kurutur. Mümkünse dikimi kapalı, serin veya hafif yağışlı bir güne denk getirmek tutmayı belirgin şekilde artırır.
Serada veya kapalı ortamda korunaklı yetişmiş fide, doğrudan açık tarlaya dikilirse güneş yanığı, rüzgar kırığı ve soğuk şoku yaşar. Bu yüzden dikimden önce fideyi dış koşullara kademeli alıştırmak, yani sertleştirmek gerekir. Sertleştirme genellikle 7 ila 10 gün sürer. İlk günlerde fideler günün birkaç saati gölgeli ve rüzgardan korunaklı bir yerde açığa çıkarılır, her gün maruz kalma süresi artırılır ve giderek doğrudan güneşe alışması sağlanır. Bu dönemde sulama biraz kısılır; böylece fidenin dokusu sıklaşır, gövdesi kalınlaşır ve yaprakları mumsu bir tabaka geliştirerek dayanıklı hale gelir. Sertleştirilmiş fide koyu yeşil, kısa boğum aralıklı ve dik durur; sertleştirilmemiş fide ise açık yeşil, ince uzun ve gevşektir. Alıştırmayı abartıp fideyi tamamen susuz veya günlerce soğukta bırakmak da zararlıdır, çünkü bu kez erken çiçeklenmeye veya gelişme duraklamasına yol açar. Dengeli bir sertleştirme, dikim sonrası tutmayı ve toprağa hızlı kök salmayı en çok artıran, çoğu çiftçinin atladığı basit ama kritik adımdır.
Dikim aralığı türe, çeşide ve büyüme alışkanlığına göre ayarlanır; sık dikim havalanmayı bozar, hastalık riskini artırır ve meyveyi küçültür. Domateste sırık çeşitlerde sıra üzeri 40 ila 50 santimetre, sıra arası 100 santimetre civarında tutulur; yer domatesinde sıra arası daha geniş bırakılır. Biber ve patlıcanda sıra üzeri 40 ila 50, sıra arası 60 ila 70 santimetre yaygındır. Lahana ve karnabahar gibi hacimli türlerde 50 ile 70 santimetrelik aralıklar gerekir. Aralık belirlerken hasadı nasıl yapacağınızı, ilaçlama ve çapa makinesinin geçip geçmeyeceğini de düşünün; çok sık dikilen tarlada makine giremez, elle çalışmak zorlaşır. Damla sulama kullanıyorsanız fideleri lateral hattın hemen yanına, damlatıcının ıslattığı bölgeye denk getirin. Sıraları mümkünse kuzey güney doğrultusunda uzatmak, bitkilerin gün boyu daha dengeli güneş almasını sağlar. Toprağınız zayıfsa ve sulama kısıtlıysa aralıkları biraz açmak, yoğun ve bakımlı bir sistemde ise dengeli sıklaştırmak mantıklıdır.
Derinlik, tutmayı belirleyen en hassas ayardır. Genel kural, fideyi tüpteki veya viyoldeki toprak seviyesiyle aynı derinlikte dikmektir; kök boğazını toprağa gömmek çoğu türde gövde çürümesine yol açar. Ancak domates önemli bir istisnadır: Domates gövdesinin toprağa gömülen kısmından yeni kök salar, bu yüzden uzamış domates fidesi ilk yapraklara kadar derin veya gövdesi hafif yatık dikilebilir; bu, güçlü bir kök sistemi kazandırır. Biber ve patlıcanda ise derin dikimden kaçınılır, kök boğazı toprak yüzeyinde kalmalıdır. Fideyi tüpten çıkarırken kök topağını dağıtmadan, gövdesinden değil topraktan tutarak alın; saçak kökleri koparmayın. Dikim çukuru kök topağını rahat alacak genişlikte açılır, fide yerleştirildikten sonra çevresindeki toprak elle hafifçe bastırılarak kökle toprak arasındaki hava boşlukları giderilir. Hava boşluğu kalırsa kökler kurur ve fide can suyuna rağmen tutmaz. Fazla sert bastırmak da kökleri ezip toprağı sıkıştırır; amaç sıkıştırmak değil, temas sağlamaktır.
Can suyu, dikimden hemen sonra verilen ilk suladır ve fidenin tutmasında belirleyicidir. Görevi sadece bitkiyi sulamak değil, kök topağı ile çevredeki toprağı birbirine kaynatmak, kalan hava boşluklarını doldurmak ve dikim şokunu azaltmaktır. Can suyu her fide dikildikten kısa süre içinde, doğrudan kök bölgesine bol miktarda verilir; toprak kök derinliğine kadar iyice ıslanmalıdır. Yüzeysel, azıcık bir sulama işe yaramaz, çünkü kök topağının derinine ulaşmaz. Damla sulamada hattı dikimden sonra yeterince uzun süre çalıştırarak sıra boyunca ıslak bir şerit oluşturmak gerekir. Can suyunu serin saatte vermek, öğlen sıcağında buharlaşmayla kaybı önler. İlk sudan sonra toprak nemini birkaç gün dikkatle takip edin; fide henüz derin kök salmadığı için üst toprak çabuk kurur, ama sürekli göllenme de kökü boğar. Can suyuna aşırı gübre veya yakıcı çözelti karıştırmak yaygın bir hatadır; ilk suda amaç köke ulaşmak ve tutmayı sağlamaktır, gübrelemeyi fide tuttuktan sonraya bırakmak daha güvenlidir.
Fidenin tutup tutmayacağı ilk 10 ile 14 günde belli olur; bu dönemde bitki yeni kök salıp toprağa tutunmaya çalışır ve strese karşı en savunmasızdır. Toprak nemi bu süreçte kararlı tutulur, ne çamur ne de kupkuru olacak şekilde düzenli ama ölçülü sulanır. Yeni dikilen fideler öğle güneşinde solabilir; ilk günlerde geçici gölgeleme, gölgeleme filesi veya sıra üzerine hafif malç, sıcak bölgelerde tutmayı artırır. Rüzgarlı bölgelerde fideler sallanıp kök boğazından zarar görebilir; sırık türlerde erken herek veya ip desteği yararlıdır. Toprak yüzeyi kaymak bağlarsa hafifçe çapalayarak havalandırmak, hem kök solunumunu hem su geçişini iyileştirir. Bu dönemde çıkan yabani otlar fideyle su ve besin için yarışır, erken ve dikkatli temizlenmelidir. Solmuş görünen birkaç fide hemen sökülmez; gölge ve nem sağlandığında çoğu kendini toparlar. Fidenin merkez yaprakları canlanıp yeni sürgün vermeye başladığında tutma gerçekleşmiş demektir ve bundan sonra normal bakım ile gübreleme programına geçilebilir.
Sahada tutmama sorunlarının çoğu birkaç tekrar eden hatadan kaynaklanır. Birincisi erken dikim; toprak ısınmadan yapılan dikimde fide morarır, durur ve don riskiyle tümden kaybedilebilir. İkincisi sertleştirme adımını atlamak; korunaklı fideyi doğrudan açık güneşe dikip yaprak yanığı ve rüzgar kırığıyla karşılaşmak. Üçüncüsü yanlış derinlik; biber patlıcanda kök boğazını gömmek çürümeye, sığ dikimde kök topağını açıkta bırakmak kurumaya yol açar. Dördüncüsü toprağı iyi bastırmayıp hava boşluğu bırakmak veya tam tersi aşırı sıkıştırıp kökü ezmek. Beşincisi can suyunu ya hiç vermemek ya da yüzeysel geçmek; kök derinliği ıslanmadan fide tutmaz. Altıncısı öğle sıcağında, rüzgarlı kavurucu bir günde dikim yapmak. Yedincisi ilk günlerde ya susuz bırakıp kurutmak ya da sürekli sulayıp kökü boğmak; her ikisi de öldürücüdür. Sekizincisi tüpten çıkarırken kök topağını dağıtmak veya fideyi gövdesinden çekerek incitmek. Bu hataların hepsi basit önlemlerle önlenebilir ve tarladaki tutma oranını gözle görülür biçimde yükseltir.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni