Menü
Fasulyeniz gürül gürül büyüyor, yaprakları koyu yeşil, boyu bel hizasını geçmiş ama çiçekler açıp açıp dökülüyor, dalda bakla göremiyorsunuz. Bu tablo Türkiye'de çok sık karşılaşılan bir sorundur ve çoğu zaman tek bir sebebe değil, üst üste binen birkaç etkene dayanır. Çiçek tozlanamadan sararıp düşer, sıcak dalgaları döllenmeyi bozar, gereğinden fazla azot bitkiyi yaprağa boğar ya da su dengesi çiçeklenme döneminde şaşar. İyi haber şu ki bu etkenlerin hemen hepsi tarlada yönetilebilir. Bu rehberde fasulyede bakla tutmama sorununu tek tek nedenlerine ayırıp, hangi belirtinin hangi soruna işaret ettiğini ve pratikte ne yapmanız gerektiğini anlatıyoruz. Amaç, çiçeği baklaya çevirmek.
Doğru teşhis için ilk yapılması gereken, sorunun hangi aşamada olduğunu belirlemektir çünkü çözüm buna göre değişir. Bitki hiç çiçek açmıyor, sürekli yaprak ve sürgün veriyorsa sorun büyük ihtimalle beslenme dengesizliği, özellikle aşırı azottur. Bitki bol çiçek açıyor ama çiçekler birkaç gün içinde sararıp sapından kopuyorsa bu tozlanma ve döllenme sorununa işaret eder; genellikle sıcaklık, nem ya da su stresi devrededir. Küçük baklalar bağlanıp sonra dökülüyorsa buna baklada dökülme denir ve çoğunlukla çiçeklenme döneminde yaşanan ani su kesintisi veya sıcak dalgasının izidir. Tarlaya çıkıp birkaç gün üst üste sabah erken saatte çiçeklerin durumuna bakın. Dökülen çiçekleri toplayıp inceleyin: sapından temiz kopuyorsa fizyolojik dökülme, üzerinde leke, delik ya da böcek varsa zararlı ihtimalini de listeye ekleyin. Teşhisi doğru koymak, boşa gübre ve ilaç atmanızı engeller.
Fasulye çiçeklenme döneminde sıcaklığa son derece duyarlı bir bitkidir. Gündüz sıcaklığı uzun süre 32 dereceyi aşarsa, özellikle gece sıcaklığı da 20 derecenin üzerinde kalırsa çiçeğin içindeki polen canlılığını yitirir, döllenme gerçekleşmez ve çiçek döker. Türkiye'de temmuz ve ağustos sıcak dalgaları tam da yazlık fasulyenin çiçek dönemine denk geldiği için bu sorun İç Anadolu, Güneydoğu ve Ege ovalarında çok yaygındır. Sıcak stresine kuraklık eklendiğinde etki katlanır çünkü susuz kalan bitki kendini korumak için çiçeklerini feda eder. Pratik çözüm, ekim zamanını ayarlamaktan geçer: çiçeklenmenin en sıcak haftalara denk gelmemesi için ekimi öne veya arkaya alın. Çiçek döneminde toprağı asla susuz bırakmayın, sabahın erken saatlerinde sulama yapın ki bitki gün ortası sıcağına nemli girsin. Öğle sıcağında yapılan sulama sıcak stresini hafifletmez, hatta kök bölgesinde ani sıcaklık değişimi yaratabilir.
Bir baklagil olan fasulye, kökündeki nodül bakterileri sayesinde havadaki azotu kendi bağlayabilir; bu yüzden bol azotlu gübreye ihtiyacı olduğu düşüncesi büyük bir yanılgıdır. Fazla azot bitkiyi vejetatif büyümeye, yani yaprak ve gövde yapmaya iter. Bitki enerjisini sürgün ve yaprağa harcarken çiçek ve bakla oluşumu geri planda kalır. Belirti tipiktir: koyu yeşil, gür, boylu ama çiçeksiz veya çok az baklalı bir tarla. Hayvan gübresini olgunlaşmadan bol miktarda verdiğiniz ya da tahıl için hesaplanmış yüksek azotu fasulyeye uyguladığınız durumlarda sık görülür. Çözüm, azotu kısıp dengeyi fosfor ve potasyuma kaydırmaktır çünkü fosfor çiçeklenme ve kök gelişimini, potasyum ise bakla dolumu ve stres dayanımını destekler. Ekim öncesi mutlaka toprak analizi yaptırın ve gübrelemeyi analiz sonucuna göre planlayın. Zaten gür ve azota boğulmuş bir tarlaya çiçek döneminde ek azot atmak sorunu büyütür; bu aşamada bitkiyi hafif su stresine sokmak bile onu üremeye, yani bakla bağlamaya yönlendirebilir.
Fasulye büyük oranda kendine döllenen bir bitkidir, yani çiçek çoğu zaman açılmadan kendi poleniyle döllenir. Bu iyi bir özelliktir ama tozlanmanın hiç önemi yok anlamına gelmez. Yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuru rüzgar çiçeğin nem dengesini bozarak polenin dişi organa ulaşmasını engelleyebilir. Havanın çok kuru olduğu bölgelerde çiçek daha açılamadan kurur. Ayrıca bal arıları ve yaban arıları çiçekleri ziyaret ederek bazı çeşitlerde bakla tutumunu artırır. Tarlanızın yakınında arı faaliyetini engelleyecek uygulamalardan kaçınmak, özellikle çiçeklenme döneminde arılara zararlı ilaçlamaları çiçekler kapanana kadar ertelemek dolaylı ama gerçek bir katkı sağlar. Nem dengesi için çiçek döneminde toprağın nemli tutulması, sabah sulamasıyla tarla içi nemin bir miktar yükselmesi tozlanmaya yardımcı olur. Çok rüzgarlı ve kuru bir mevkideyseniz rüzgar kıran bitki sıraları veya çit, mikro iklimi yumuşatarak çiçek dökümünü azaltabilir.
Bakla tutumu yalnızca hava ve gübreyle değil, kök bölgesindeki koşullarla da doğrudan ilgilidir. Su tutan, havasız, ağır killi topraklarda kökler boğulur, nodül bakterileri iyi çalışamaz ve bitki strese girerek çiçeğini döker. Diğer uçta, kum gibi su tutmayan topraklarda çiçek döneminde yaşanan kısa bir kuraklık bile dökülmeyi tetikler. İdeal olan, kök bölgesinin sürekli nemli ama havalı kalmasıdır. Sulamada en sık yapılan hata, çiçeklenme başladığında suyu azaltmak ya da düzensiz sulamaktır; bir kuru bir aşırı sulama, bitkiyi sürekli strese sokar. Damla sulama, suyu düzenli ve kontrollü verdiği için bu dönemde en güvenli yöntemdir. Toprak tuzluluğu da gizli bir sebeptir: tuzlu suyla sulanan veya drenajı bozuk tarlalarda kök su alamaz, bitki susuzmuş gibi davranarak çiçek atar. Toprağınızın drenajını iyileştirmek, taban suyu yüksek yerlerde sırta ekim yapmak kök sağlığını ve dolayısıyla bakla tutumunu belirgin şekilde artırır.
Bakla tutmama sorununun en etkili çözümü, çoğu zaman tarlada değil ekim kararında saklıdır. Her fasulye çeşidinin sıcaklığa toleransı farklıdır; bölgenizin yaz koşullarına ve rakımına uygun, sıcağa dayanıklı çeşitler seçmek en sağlam sigortadır. Serin ve yüksek yörelerde erkenci çeşitler, sıcak ovalarda sıcağa toleransı bilinen çeşitler tercih edilmelidir. Sırık fasulye ile bodur fasulyenin döllenme ve olgunlaşma davranışı da farklıdır, bu yüzden komşu çiftçilerin ve bölge ziraat teşkilatının denenmiş çeşit tavsiyelerini dikkate alın. Ekim zamanını, çiçeklenmenin yılın en sıcak iki haftasına denk gelmeyeceği şekilde ayarlamak tek başına birçok sorunu ortadan kaldırır. Çok erken ekimde soğuk, çok geç ekimde yaz sıcağı riski vardır; bölgenize göre bu pencereyi tutturmak önemlidir. Tohumu sağlıklı ve sertifikalı kaynaktan almak, sık ekimden kaçınıp bitkiye yeterli hava ve ışık bırakmak da çiçeklenme kalitesini doğrudan yükseltir.
Sorunu yönetmek için sırayla ilerleyin. Birinci adım teşhis: çiçek açmıyor mu, açıp mı döküyor, yoksa küçük bakla mı düşüyor, belirleyin. İkinci adım beslenme kontrolü: bitki gür ve koyu yeşilse azotu kesin, fosfor ve potasyuma ağırlık verin; toprak analizi olmadan gübre atmayın. Üçüncü adım su yönetimi: çiçek döneminde toprağı düzenli nemli tutun, sabah erken sulayın, ani kuru-ıslak dalgalanmasından kaçının. Dördüncü adım sıcak yönetimi: mümkünse gölge, rüzgar kıran ve doğru ekim zamanıyla çiçeklenmeyi aşırı sıcaktan kaçırın. En sık yapılan hatalar şunlardır: çiçek dökülünce panikleyip bol azotlu gübre veya gübreleme yaparak sorunu büyütmek, öğle sıcağında sulayıp bitkiyi daha çok germek, sık ekimle havalanmayı ve ışığı kısmak, tek bir sebebe kilitlenip diğerlerini gözden kaçırmak. Zararlı ya da hastalık şüphesi varsa, delik, leke veya böcek görürseniz kör ilaçlama yerine bölge ziraat teşkilatına ya da bir ziraat mühendisine danışıp ruhsatlı ürünü etiketine göre kullanmak en doğrusudur. Sabırla ve doğru sırayla yaklaşırsanız çiçek çoğu zaman baklaya döner.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni