Ekim Derinliği ve Sıklığı Nasıl Olmalı

Ekim, tarımsal üretimin en belirleyici anıdır. Tohumu toprağa hangi derinliğe ve hangi sıklıkta koyduğunuz, o parselden alacağınız verimin büyük bölümünü daha ilk günden şekillendirir. Yanlış derinlikte gömülen tohum ya kurur ya da çıkışta bocalar; aşırı sık ekim bitkileri birbirine rakip yapar, seyrek ekim ise toprağı ve alanı boş bırakır. Doğru ayar ise düzgün çıkış, güçlü kök, dengeli sap kalınlığı ve hastalığa dirençli bir sürü demektir. Bu rehberde ekim derinliğini tohum iriliğine, toprak yapısına ve nem durumuna göre nasıl belirleyeceğinizi, sık ve seyrek ekimin sonuçlarını, birim alana atılacak tohum miktarını ve Türkiye koşullarında sık yapılan hataları uygulanabilir şekilde ele alıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Ekim Derinliği Neden Bu Kadar Kritik

Tohum, çimlenmek için üç şeye aynı anda ihtiyaç duyar: yeterli nem, uygun sıcaklık ve oksijen. Ekim derinliği bu üç faktörün dengesini kurar. Çok sığ ekilen tohum, toprağın kuruyan üst tabakasında kalır; ilk çıkış girişiminde nem yetersizliğinden durur, kuş ve karınca zararına açık olur, don ve yüzey sıcaklığındaki ani değişimden etkilenir. Çok derine gömülen tohum ise depoladığı besini toprak yüzeyine ulaşana kadar tüketir. Kotiledon veya koleoptil yüzeye çıkamadan enerjisi biter ve tohum toprak altında ölür; buna çiftçi dilinde tohumun boğulması denir. Ayrıca derin ekimde çıkış gecikir, çıkış düzensiz olur ve tarlada kademeli boylanma görülür. Düzgün çıkış, otla mücadelede ve gübre kullanımında büyük avantaj sağladığı için derinlik ayarı sadece çimlenmeyi değil, tüm sezonu etkiler. Kural olarak her tür için bir optimum derinlik aralığı vardır ve amaç bu aralığın ortasını yakalamaktır.

Tohum İriliğine Göre Derinlik Ayarı

Genel ve güvenilir kural şudur: ekim derinliği, tohum çapının yaklaşık üç ila dört katı kadar olmalıdır. Küçük tohum, gömülü besin deposu az olduğu için yüzeye çok kısa mesafede ulaşabilir; bu yüzden sığ ekilir. Havuç, marul, soğan, yonca, çim gibi ince tohumlar çoğunlukla 1 ila 2 santimetre derinlikte kalır, hatta bazıları sadece hafifçe örtülür. Buğday ve arpa gibi tahıllar tipik olarak 3 ila 5 santimetre, mısır 4 ila 6 santimetre, ayçiçeği 4 ila 6 santimetre aralığında ekilir. Nohut, fasulye, bakla gibi iri baklagiller ise 5 ila 8 santimetreye kadar inebilir çünkü büyük tohum daha fazla besin taşır ve derinden çıkış gücü yüksektir. İri tohumlarda çıkış şeklinin de önemi vardır: toprak üstüne çenek yaprağı çıkaran (fasulye gibi) türler kaymak bağlamış sert toprakta zorlanır, bu türlerde yüzey kabuğunu kırabilecek bir derinlik seçmek gerekir.

Toprak Yapısına Göre Derinlik Nasıl Değişir

Aynı tohum, farklı toprakta farklı derinlik ister. Ağır killi ve tavında olmayan topraklarda ekim derinliği önerilen aralığın alt sınırına çekilmelidir; çünkü kil hem havasızdır hem de kuruyunca sert kaymak tabakası bağlayarak çıkışı engeller. Kumlu ve hafif topraklarda ise nem hızla yüzeyden çekildiği için tohumu bir tık daha derine, nemli tabakaya oturtmak gerekir. Yani pratikte kural tersine işler: hafif toprakta biraz derin, ağır toprakta biraz sığ. Toprağın tavı da belirleyicidir; avucunuzda topu top olan ama bastırınca dağılan toprak ideal tavdadır. Aşırı ıslak toprakta ekim yaparsanız mibzer çamurda iz açar, tohum yatağı kapanmaz ve derinlik tutmaz. Toprak işleme kalitesi de derinliği etkiler: kesekli, kaba hazırlanmış tohum yatağında tohum bazı yerde 2, bazı yerde 7 santimetreye düşer ve çıkış alaca bulaca olur. Bu yüzden düzgün, ince ve oturmuş bir tohum yatağı, doğru derinliğin ön şartıdır.

Nem Durumu ve Ekim Zamanının Derinliğe Etkisi

Türkiye'nin büyük bölümünde, özellikle kurak ve yarı kurak alanlarda ekim derinliğini belirleyen en pratik ölçüt nemdir. Kuru şartlarda ekimde tohumu mutlaka nemli tabakaya, yani tavın olduğu katmana oturtmak gerekir; bu bazen önerilen derinlikten biraz daha aşağısı demektir. Yüzeyi kurumuş bir tarlada tohumu sığ bırakırsanız ya hiç çimlenmez ya da kısa bir yağıştan sonra çimlenip arkası gelmeyince kurur, bu en yıkıcı senaryolardan biridir. Buna karşılık yağış sonrası tav yerinde ise ve toprak yeterince nemliyse derinliği azaltmak, çıkışı hızlandırır. Sonbahar ekimlerinde toprak soğudukça çimlenme yavaşladığı için çok derin ekimden kaçınmak gerekir; erken ilkbahar ekimlerinde ise yüzey nemi bol olduğundan sığ ekim rahatça yapılabilir. Mibzerle giderken tarlanın birkaç yerinde durup açtığınız izden tohumun gerçekten nemli toprağa denk geldiğini gözle doğrulamak, her ayardan daha değerlidir.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Sık Ekimin Sonuçları ve Riskleri

Birçok çiftçi garanti olsun diye tohumu bilerek fazla atar. Kısa vadede tarla dolu ve gür görünür ama sık ekimin bedeli sonradan çıkar. Bitkiler ışık, su ve besin için birbiriyle yarışa girer; her biri ince, uzun ve zayıf sürer. Tahılda aşırı sıklık kardeşlenmeyi baskılar, sapları inceltir ve yatmaya yol açar; yatan ürün hem verim kaybeder hem hasatta zorlar. Sık bitki örtüsü içinde hava dolaşımı azalır, nem uzun süre yaprakta kalır ve mantari hastalıklar için ideal ortam oluşur. Sıra arası ve sıra üzeri daralınca çapa, ilaçlama ve havalanma zorlaşır. Ayrıca fazla tohum doğrudan maliyettir; attığınız her fazla kilo hem para hem de rekabet baskısıdır. Meyve ve dane iriliği sık ekimde küçülür; örneğin ayçiçeğinde çok sık ekim tabla çapını düşürür, mısırda koçan zayıflar. Sık ekim çözüm değil, gizli bir verim kaybıdır.

Seyrek Ekimin Sonuçları ve Boşluk Sorunu

Seyrek ekim ilk bakışta bitkileri rahatlatır gibi görünse de kendi kayıplarını getirir. Birim alanda yeterli bitki olmayınca toprak ve güneş boş kalır; kullanılmayan her metrekare aslında alınmayan üründür. Boş kalan alanı yabancı otlar hızla doldurur ve ot mücadelesi masrafı artar. Tahılda seyreklik, kalan bitkilerin aşırı kardeşlenmesine yol açar; bu kardeşler geç olgunlaşır ve hasatta olgunluk farkı çıkar. Bazı bitkiler seyreklikte aşırı dallanıp yatabilir. Seyrek ekimin en sinsi tarafı, çıkış boşluklarının çoğu zaman ekim sıklığından değil, kötü derinlik ayarından, tıkanan mibzer borusundan veya bozuk tohumdan kaynaklanmasıdır. Bu yüzden seyrek bir tarla gördüğünüzde önce tohum miktarını değil, çıkış oranını sorgulamak gerekir. İdeal olan ne boşluk bırakan seyreklik ne de rekabet yaratan sıklıktır; her ürünün metrekareye düşen hedef bitki sayısını tutturmaktır.

Birim Alana Tohum Miktarını Doğru Hesaplama

Doğru sıklık, çuvaldan gelişigüzel atmakla değil, hedef bitki sayısından geriye giderek hesaplanır. Önce ürünün metrekarede veya dekarda kaç bitki istediğini belirleyin. Sonra dört değişkeni hesaba katın: bin dane ağırlığı, çimlenme gücü, tarla çıkış oranı ve saflık. Tohum torbasının üzerindeki çimlenme yüzdesi laboratuvar değeridir; tarlada koşullar nedeniyle bunun altında bir çıkış olur, bu yüzden hesaba tarla çıkış payı eklenir. Bin dane ağırlığı iri ve dolgun tohumlarda yüksektir; iri partide dekara daha fazla kilo, ince partide daha az kilo gider ama bitki sayısı aynı kalır. Bu yüzden her partide kilo değil, dane sayısı üzerinden düşünmek gerekir. Sıraya eken mibzerlerde sıra arası ve sıra üzeri mesafeyi ayarlayarak sıklığı doğrudan kurabilirsiniz. Ekimden sonra birkaç noktada bir metrelik sırada kaç bitki çıktığını sayarak gerçek sıklığı doğrulamak, bir sonraki sezon ayarınızı sağlamlaştırır.

Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Kontrol Listesi

Sahada en çok görülen hatalar birbirini besler. Birincisi mibzeri bir kez ayarlayıp tüm tarla boyunca hiç kontrol etmemek; oysa toprak nemi ve sertliği parselin içinde bile değişir. İkincisi kuru yüzeye güvenip sığ ekmek ve kısa yağışla gelen sahte çıkışa kanmak. Üçüncüsü garanti olsun diye tohumu fazla atıp sıklığı bozmak. Dördüncüsü kesekli, oturmamış tohum yatağına ekip derinliği şansa bırakmak. Beşincisi mibzer hızını aşırı yükseltmek; hızlı gidilen ekimde tohum düzensiz düşer ve derinlik tutmaz. Altıncısı ekim baskı tekerini ihmal edip tohumun toprakla temasını sağlamamak, bu da nemin tohuma geçmesini engeller. Pratik kontrol için şunu yapın: ekime başlarken ve her birkaç dönümde bir durun, sıradan tohumu açığa çıkarın, derinliği ve nemi gözle kontrol edin, bir metrede düşen tohum sayısını sayın. Çıkıştan on gün sonra tarlayı gezip boşlukların sebebini ayırt edin. Bu basit alışkanlık, en pahalı tohumdan daha fazla verim kazandırır.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir