Domates Neden Çatlar? Nedenleri ve Önlemi

Domates çatlaması, tarlada ve serada en çok emek verilen ürünün hasat öncesi ya da hasat sırasında değer kaybetmesine yol açan yaygın bir sorundur. Kabuğun yüzeyinde daire biçiminde ya da meyvenin sapından aşağı doğru inen çizgiler halinde ortaya çıkan bu çatlaklar, aslında bir hastalık değil fizyolojik bir bozukluktur. Yani kaynağı çoğunlukla mantar ya da böcek değil, bitkinin su ve besin dengesindeki ani değişimlerdir. İyi haber şu: nedenleri anlaşıldığında büyük ölçüde önlenebilir. Bu rehberde çatlamanın gerçek sebeplerini, düzensiz sulamadan kalsiyum dengesine ve çeşit seçimine kadar tek tek ele alıyor, Türkiye koşullarında uygulanabilir pratik önlemleri adım adım açıklıyoruz.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Domates Neden Çatlar? Kısaca Fizyolojik Mekanizma

Çatlamayı anlamak için meyvenin nasıl geliştiğini bilmek gerekir. Domates olgunlaşırken önce içi büyür, kabuk ise bir zar gibi bu büyümeye eşlik ederek genişler. Kabuğun esnekliği bir sınıra kadar dayanıklıdır. Bitki köklerinden ani ve fazla su aldığında meyvenin iç dokusu hızla su alır, hücreler şişer ve iç basınç artar. Kabuk bu hızlı genişlemeye ayak uyduramayınca yırtılır, çatlak oluşur. Yani çatlamanın özü şudur: iç dokunun büyüme hızı ile kabuğun esneme kapasitesi arasındaki dengesizlik. Bu yüzden domates çatlaması bir hastalık değil, fizyolojik bir tepkidir. Genelde iki biçim görülür. Birincisi meyvenin sapı çevresinde iç içe halkalar oluşturan dairesel (konsantrik) çatlaklar, ikincisi ise saptan meyve ucuna doğru inen ışınsal (radyal) çatlaklardır. Dairesel çatlaklar daha çok yaşlanan meyvede ve sıcaklık dalgalanmasında, ışınsal çatlaklar ise ani su alımı ve nem değişiminde belirginleşir. Çatlağın açık kalması ikincil bir sorunu davet eder: yaraya mantar ve bakteri yerleşir, meyve tarlada çürümeye başlar. Bu yüzden çatlama hem doğrudan hem de dolaylı olarak verim kaybına yol açar.

Düzensiz Sulama ve Ani Su Alımı: En Yaygın Sebep

Çatlamanın en sık karşılaşılan nedeni sulama düzensizliğidir. Tipik senaryo şudur: sıcak günlerde toprak iyice kurur, bitki susuz kalır ve büyüme yavaşlar, kabuk sertleşir. Ardından bol su verilir ya da yağmur yağar. Susuz kalmış kökler bir anda su ile dolar, meyveye hızla su pompalanır ve sertleşmiş kabuk bu ani şişmeye dayanamayıp çatlar. Bu özellikle uzun bir kuraklığın ardından gelen sağanak yağışlarda ya da düzensiz elle sulamada görülür. Çözüm toprak nemini istikrarlı tutmaktır. En etkili yöntem damla sulamadır. Damla ile su köke azar azar ve sık aralıklarla verildiğinden toprakta ani nem sıçraması olmaz. Salma sulama yerine damla tercih edilmeli, sulama saatleri sabit tutulmalıdır. Meyve dönemine girildiğinde büyük aralıklarla bol su vermek yerine daha sık ve ölçülü sulama yapılmalıdır. Toprağın parmakla ya da nem ölçerle kontrol edilmesi, gereğinden fazla kurumadan önce sulamaya başlamayı sağlar. Kuru bir dönemden sonra bitkiyi birden bol suya boğmak yerine, sulama miktarı birkaç güne yayılarak kademeli artırılmalıdır.

Malçlama ve Toprak Neminin İstikrarı

Toprak neminin gün içinde ve günden güne fazla dalgalanması çatlamayı doğrudan artırır. Bu dalgalanmayı azaltmanın en pratik yollarından biri malçlamadır. Toprak yüzeyinin siyah plastik malç, saman, çürümüş ahır gübresi ya da bitkisel artıklarla örtülmesi, buharlaşmayı yavaşlatır ve toprak nemini daha uzun süre sabit tutar. Malç aynı zamanda yağmurun toprağa ani ve düzensiz girmesini de tampon gibi yumuşatır. Organik maddesi yüksek topraklar suyu daha dengeli tutar; bu yüzden ekim öncesi yanmış çiftlik gübresi ve kompost ile toprağın su tutma kapasitesini yükseltmek uzun vadede çatlamayı azaltır. Kumlu, hızlı kuruyan topraklarda sulama sıklığı artırılmalı, ağır killi topraklarda ise fazla su birikmesine dikkat edilmelidir. Serada nem yönetimi daha kolaydır çünkü yağmur devre dışıdır; ancak sera içinde de sulama programının aksamaması, havalandırmayla nemin dengede tutulması gerekir. Toprak neminin istikrarı, çatlama önlemenin bel kemiğidir; çünkü diğer bütün önlemler bu temel üzerine oturur.

Başak Yazılım - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Başak Yazılım 2 - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Gozeten Bal - İçerik - Ara (SEO sayfa ortası) Sponsorlu

Sıcaklık, Güneş ve Nem Dalgalanmaları

Sıcaklık iki yönlü etki yapar. Aşırı sıcak ve kuru günlerde bitki terlemeyle çok su kaybeder, meyve gerginleşir; hava serinleyip nem arttığında ya da gece sulama yapıldığında meyve hızla su alır ve kabuk çatlar. Gündüz ile gece arasındaki keskin sıcaklık farkları bu riski büyütür. Ayrıca doğrudan ve yakıcı güneş altında kalan meyvelerde kabuk sertleşir, esnekliğini yitirir ve çatlamaya daha yatkın hale gelir; aynı zamanda güneş yanıklığı da eklenebilir. Bunu önlemek için bitkinin sağlıklı bir yaprak örtüsü koruması önemlidir. Aşırı ve bilinçsiz yaprak alma, meyveyi çıplak bırakıp güneşe ve sıcaklık şoklarına açık hale getirir. Yaprak seyreltmesi havalandırma için gerektiği kadar yapılmalı, meyveleri gölgeleyen yapraklar korunmalıdır. Sıcak bölgelerde öğle sıcağında sulamaktan kaçınılmalı, sulama sabahın erken ya da akşamüstü serin saatlerine alınmalıdır. Serada ise gölgeleme fileleri ve düzenli havalandırma ile iç sıcaklığın aşırı yükselmesi engellenerek sıcaklık kaynaklı çatlama azaltılır.

Kalsiyum ve Besin Dengesinin Rolü

Kabuğun esnekliği ve hücre duvarlarının sağlamlığı büyük ölçüde kalsiyum ile ilgilidir. Kalsiyum yetersiz ya da dengesiz alındığında hücre duvarları zayıflar, kabuk daha kolay yırtılır; ayrıca aynı dengesizlik meyvenin dip kısmında çökme yapan çiçek burnu çürüklüğü ile de yakından bağlantılıdır. Kalsiyum bitkiye topraktaki suyla birlikte taşındığı için, düzensiz sulama sadece su dengesini değil kalsiyum alımını da bozar. Yani sulamayı düzene sokmak kalsiyum alımını da iyileştirir. Diğer yandan aşırı azotlu gübreleme, bitkiyi hızlı ve sulu bir büyümeye zorlayarak kabuğu incelttiği için çatlama riskini artırır; azot dengeli verilmeli, potasyum ve kalsiyum ihmal edilmemelidir. Potasyum meyve kalitesini ve kabuk dayanıklılığını destekler. Toprak analizine göre gübreleme yapmak, hem eksikliği hem de fazlalığı önler. Yaprak ya da toprak yoluyla verilecek kalsiyum takviyeleri fayda sağlayabilir; ancak asıl belirleyici olan toprak neminin istikrarı ve dengeli gübrelemedir. Gübre uygulamasında ürünün ruhsatlı ve etiketine uygun kullanılması, dozların rastgele artırılmaması esastır.

Çeşit Seçimi ve Çatlamaya Dayanıklı Domatesler

Her domates çeşidi aynı oranda çatlamaz. Kabuk kalınlığı, esnekliği ve meyve yapısı çeşide göre değişir; bazı çeşitler genetik olarak çatlamaya çok daha dayanıklıdır. Genel olarak ince kabuklu, çok iri ve suca zengin çeşitler ile bazı yerli iri domatesler çatlamaya daha yatkındır. Buna karşılık salçalık ve sanayi tipi çeşitlerin bir kısmı ile ıslah edilmiş dayanıklı hibritler daha sağlam kabukludur. Tohum ya da fide alırken çeşidin çatlamaya dayanıklılık bilgisi tohum firmasından ya da bayiden sorulabilir; katalog ve etiket bilgileri bu konuda yol gösterir. Bölgenizin iklimine ve yetiştirme koşullarınıza uygun, sıcağa ve nem dalgalanmasına dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Açıkta ve yağış alan bölgelerde çatlamaya dayanıklı çeşit seçmek, sulama ve bakımdan bağımsız olarak sorunu önemli ölçüde azaltır. Ancak dayanıklı çeşit bile kötü su yönetiminde çatlayabilir; çeşit seçimi tek başına yeterli değildir, iyi bakımla birlikte düşünülmelidir. Küçük taneli ve çeri tip domatesler ise sulama düzensizliğinde toplu çatlama gösterebildiği için bu tiplerde nem istikrarı ayrıca önemlidir.

Hasat Zamanlaması ve Çatlamayı Azaltan Uygulamalar

Meyve tam kızarıp aşırı olgunlaştığında kabuk esnekliğini kaybeder ve en küçük su değişiminde bile çatlar. Bu yüzden özellikle çatlamaya yatkın çeşitlerde ve yağış beklenen dönemlerde meyveleri tam kızarmadan, dönme (pembeleşme) aşamasında toplamak çatlamayı azaltır; toplanan meyve serin ortamda birkaç günde olgunlaşır. Yağmur beklenen günlerden önce olgunlaşmaya yaklaşmış meyvelerin toplanması akıllıca bir tedbirdir. Hasadı düzenli ve sık yapmak, meyvelerin dalda aşırı olgunlaşıp çatlamasını önler. Sulamanın hasada yakın günlerde ani artırılmaması, meyvenin son dönemde su ile dolup patlamasını engeller. Zaten çatlamış meyveler dalda bırakılmamalı; çünkü açık yara mantar ve bakteri için kapı olur ve komşu meyvelere de bulaşabilir. Hafif çatlaklı meyveler, kabuğu bozulmadıysa tüketilebilir ya da salçalık olarak hızlıca değerlendirilebilir. Özetle çatlama önleme bir bütündür: damla sulama ile nem istikrarı, dengeli gübreleme, uygun çeşit, güneş ve sıcaklık yönetimi ve doğru hasat zamanı birlikte uygulandığında sorun büyük ölçüde ortadan kalkar.

Kaynak: Harman Tarım Editör Ekibi.
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Tarımsal ürün, girdi ve ekipman ilanları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi

Diğer Tarım Rehberleri

Toprak Analizi Nasıl Yapılır Çiftçi Destekleri ve Hibeleri (Genel Rehber) Toprak pHı, Asitlik ve Kireçlilik Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Nedir, Nasıl Yapılır Damla Sulama Sistemi Mazot ve Gübre Desteği Yağmurlama Sulama Hayvancılık Destekleri Organik Tarım Nedir Genç Çiftçi ve Kırsal Kalkınma (KKYDP) Destekleri Kompost Nasıl Yapılır Tarım Sigortası (TARSİM) Nedir