Menü
Damlama sulama, suyu doğrudan bitki kök bölgesine damla damla ileten en verimli sulama yöntemidir; ancak sistemin başarısı büyük ölçüde doğru boru çapı, uygun damlatıcı tipi ve doğru filtrasyon seçimine bağlıdır. Yanlış seçilmiş bir damlatıcı debisi, kısa sürede tıkanan bir lateral hattı veya yetersiz basınç dengeleme, hem verim kaybına hem de her sezon tekrar eden masrafa yol açar. Türkiye koşullarında kuyu suyunun kireç ve tortu yükü, tarla eğimi, arazi boyu ve yetiştirilen ürün deseni de seçimi doğrudan etkiler. Bu rehberde boru çapından damlatıcı aralığına, basınç dengeleme mantığından tıkanma önlemeye ve filtre kurulumuna kadar sistemi doğru kurmanın pratik esaslarını, sahada işe yarayan somut ölçütlerle anlatıyoruz.
Damlama sistemlerinde boru çapı, iletilecek su debisine ve mesafeye göre belirlenir. Sistem genellikle üç kademeden oluşur: ana hat (manifold öncesi), yan dağıtım hattı (manifold) ve tarlaya serilen lateraller (damlama boruları). Lateral boruların en yaygın çapları 16 mm ve 20 mm'dir. 16 mm lateral, sıra uzunluğu yaklaşık 80-120 metreyi geçmeyen sebze ve tarla bitkilerinde standarttır; daha uzun sıralarda veya yüksek debili damlatıcılarda 20 mm tercih edilir çünkü daha az sürtünme kaybı yaratır ve hat sonuna kadar basıncı taşır. Manifold ve ana hatlarda ise toplam debiye göre 32, 40, 50, 63 mm ve üzeri PE borular kullanılır. Kaba bir pratik kural: boru içindeki su hızı saniyede 1,5-2 metreyi aşmasın; aşarsa çapı büyütün. Çapı olması gerekenden küçük seçmek, hat sonundaki bitkilerin susuz kalmasına yol açan en sık hatadır. Duvar kalınlığı (et kalınlığı) da önemlidir: ince cidarlı (T-tape tipi) borular tek sezonluk sebzede ekonomiktir, kalın cidarlı PE borular ise meyve bahçesi gibi çok yıllık tesislerde yıllarca kullanılır.
Damlatıcılar temel olarak iki gruba ayrılır. İçten geçik (in-line) damlatıcılar borunun içine fabrikada belirli aralıklarla yerleştirilmiştir; sebze, tarla bitkisi ve sık dikilen ürünler için idealdir çünkü serme işi tek hamlede biter. Üstten takılan (on-line) damlatıcılar ise düz boruya elle delinerek istenen noktaya monte edilir; bağ, meyve bahçesi, sera saksı üretimi gibi bitki aralığının değişken olduğu yerlerde esneklik sağlar. İkinci ayrım basınç ayarı üzerinedir: basınç düzenlemeli (kompanse, PC) damlatıcılar geniş bir basınç aralığında hep aynı debiyi verir; eğimli araziler ve uzun sıralar için şarttır. Basınç düzenlemesiz (kompanse olmayan) damlatıcılar daha ucuzdur ama debileri basınçla değişir, bu yüzden yalnızca düz ve kısa hatlarda güvenlidir. Ayrıca kendini temizleyen (anti-drenaj, CNL) modeller sulama bittiğinde hattı boşaltmayarak son damlatıcıların tıkanmasını ve yamaçta suyun bir uca akmasını önler. Ürün deseniniz karışıksa on-line PC damlatıcı, tek tip sıralı üretimse in-line PC boru çoğu çiftçi için en dengeli seçimdir.
Damlatıcı debisi saatte litre (L/saat) cinsinden ifade edilir ve en yaygın değerler 1,6 - 2,0 - 2,2 - 3,8 L/saat civarındadır. Kumlu, hızlı süzülen topraklarda su yanlara pek yayılmadan aşağı iner; bu yüzden damlatıcıları daha sık (örneğin 20-30 cm aralıkla) ve daha düşük debili seçmek kök bölgesinde sürekli nemli bir şerit oluşturur. Killi, ağır topraklarda su yatayda geniş yayıldığından damlatıcı aralığı 40-50 cm'ye kadar açılabilir ve daha yüksek debi tercih edilebilir. Ürün tarafından bakıldığında: domates, biber, patlıcan gibi sıra sebzelerde 20-33 cm aralık yaygındır; soğan, havuç gibi sık ekilenlerde daha dar aralık gerekir. Meyve ve bağda ise her ağaca birden fazla damlatıcı düşecek şekilde on-line montaj yapılır, fidan büyüdükçe damlatıcı sayısı artırılır. Karpuz, pamuk, mısır gibi geniş sıralı tarla bitkilerinde sıra arası mesafeye göre lateral aralığı planlanır. Doğru seçimin kontrolü basittir: sulamadan sonra toprağı elle açıp ıslanma profiline bakın; komşu damlatıcıların ıslattığı alanlar birbirine değiyorsa aralık doğrudur, arada kuru boşluk kalıyorsa aralık dardır veya süre yetersizdir.
Bir damlama hattı boyunca su ilerledikçe sürtünme nedeniyle basınç düşer; ayrıca arazi eğimli ise yokuş aşağı basınç artar, yokuş yukarı azalır. Basınç düzenlemesiz damlatıcılarda bu durum, hattın başındaki bitkinin bol, sonundaki bitkinin az su almasına yol açar ki tarlada dengesiz gelişme olarak görülür. Genel kabul gören ilke, bir sulama biriminde damlatıcılar arası debi farkının yüzde 10'u geçmemesidir. Bunu sağlamanın yolları: basınç düzenlemeli (PC) damlatıcı kullanmak, lateral ve manifold uzunluklarını sınırlamak, gerekiyorsa çapı büyütmek ve her sulama parselinin girişine basınç düzenleyici (regülatör) ile bir manometre koymaktır. Çoğu damlatıcı belirli bir çalışma basıncında (genellikle yaklaşık 1 bar civarı) test edilerek üretilir; etiketindeki önerilen basınç aralığına uyulmalıdır. Eğimi belirgin arazilerde laterali eğime dik (tesviye eğrisine paralel) sermek basınç farkını azaltır. Manometre olmadan sistem kurmak en yaygın eksikliklerden biridir; birkaç noktaya takılan basit basınç saatleri, arıza ve tıkanmayı erkenden fark etmenizi sağlar.
Tıkanma, damlama sistemlerinin bir numaralı sorunudur ve üç kaynaktan gelir: fiziksel (kum, silt, tortu), kimyasal (kireç, demir, mangan çökeltisi) ve biyolojik (yosun, bakteri jeli, kök girişi). Fiziksel tıkanmaya karşı ilk savunma doğru filtrasyondur. Kimyasal tıkanmada özellikle kireçli kuyu sularında damlatıcı ağızlarında beyaz kabuk oluşur; bunu önlemek için sezon boyunca ve sonunda hat, tarım danışmanınızın önerdiği uygun asit uygulamasıyla temizlenebilir, ancak asitle çalışmak koruyucu ekipman ve dikkat ister. Biyolojik tıkanmada durgun su ve ışık yosunu besler; boruları güneşe kapalı tutmak ve gerekiyorsa periyodik yıkama yardımcı olur. En etkili ve ucuz önlem düzenli hat yıkamasıdır (flushing): lateral uçlarını haftada bir açıp birikmiş tortuyu basınçlı suyla dışarı atmak. Uçlara katlanır kapak yerine yıkama vanası takmak bu işi kolaylaştırır. Gübreyi damlama suyuyla verirken (fertigasyon) suda tam çözünen, kalsiyum ve fosfat birlikteliğinden çökelti yapmayan gübreler seçilmeli; gübreleme sonrası birkaç dakika temiz suyla hat yıkanarak damlatıcı içinde artık kalması önlenmelidir.
Filtre seçimi tamamen su kaynağının kalitesine bağlıdır. Elek (ekran) filtreler en basit ve ucuz olanıdır; şebeke suyu veya nispeten temiz kuyu suyu gibi çoğunlukla ince mineral tortu içeren sularda yeterlidir, ancak yosun ve organik madde eleği kısa sürede kapatır. Disk (lamelli) filtreler üst üste dizili yivli disklerden oluşur, hem yüzeyde hem derinlikte tutma yaptığından organik madde ve ince tortuda elekten üstündür; bakım için diskler açılıp yıkanır. Kum-çakıl (medya) filtreleri ise gölet, kanal, dere veya yosunlu havuz suyu gibi organik yükü yüksek kaynaklarda vazgeçilmezdir çünkü suyu kalın bir kum yatağından geçirerek yosunu ve askıdaki maddeyi tutar. Filtre inceliği damlatıcı ağız çapına göre seçilir; genel kural, damlatıcı geçiş açıklığının yaklaşık dörtte biri kadar parçacığı tutacak incelikte filtre kullanmaktır (yaygın olarak 120 mesh civarı). Demirli sularda ise havalandırma ve çöktürme havuzu gerekebilir. İyi bir tesiste filtreden önce ve sonra manometre bulunur; iki manometre arasındaki basınç farkı arttıkça filtrenin kirlendiği anlaşılır ve temizlik zamanı gelmiş demektir. Otomatik geri yıkamalı filtreler büyük işletmelerde iş yükünü ciddi biçimde azaltır.
Sahada en çok tekrarlanan hata, filtreden tasarruf edip sistemi filtresiz veya yetersiz filtreyle çalıştırmaktır; birkaç hafta içinde tıkanan damlatıcılar tüm ekonomiyi bozar. İkinci sık hata, basınç düzenleyici ve manometre koymadan pompayı doğrudan hatta bağlamak; bu, ince cidarlı boruların patlamasına veya damlatıcı debilerinin kontrolsüz değişmesine yol açar. Üçüncüsü, lateral hatları olması gerekenden uzun sermek ve hat sonunda su yetersizliği yaşamaktır. Kurulumdan hemen sonra, damlatıcıları takmadan önce tüm boruları bol suyla yıkayıp içerideki üretim ve montaj artıklarını dışarı atmak çoğu zaman atlanır ama başlangıç tıkanmalarını büyük ölçüde önler. Boruları güneşin altında gergin ve düz sermek, ısıyla oynamasını ve ezilmeyi azaltır. Sezon sonunda sistem temiz suyla yıkanıp mümkünse boşaltılarak, kışın donmaya karşı korunmalıdır. Fertigasyon yapıyorsanız gübre tankını filtreden sonra değil, mutlaka filtreleme düzeneğinin uygun noktasına bağlayın ve gübreleme sonrası yıkamayı ihmal etmeyin. Son olarak yedek damlatıcı, tamir manşonu ve kör tapa gibi küçük parçaları tarlada bulundurmak, sezon ortasındaki arızaları dakikalar içinde çözmenizi sağlar.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni