Menü
Damlama sulama sisteminin kalbi, sudan çok toprağa değen borudur. Yanlış seçilmiş bir damlama borusu ilk sezon tıkanır, ömrü kısalır ve verimi düşürür; doğru seçilen boru ise yıllarca dengeli su dağıtımı sağlar. Ancak piyasada yassı, yuvarlak, ince, kalın cidarlı, farklı damlatıcı aralığı ve debisinde onlarca seçenek var. Hangisini almanız gerektiği tarlanızın ürününe, sıra mesafesine, su kalitenize ve kaç yıl kullanmak istediğinize bağlı. Bu rehberde damlama borusu tiplerini, damlatıcı aralığı ile debisinin ne anlama geldiğini, ürün ve sıra aralığına göre seçim mantığını, borunun kaç yıl dayandığını ve en büyük düşman olan tıkanma ile filtrasyonu Türkiye koşullarına göre sade ve uygulanabilir biçimde anlatıyoruz. Amaç, bayiye gittiğinizde ne istediğinizi net bilmenizdir.
Damlama borusunda ilk ayrım yapısaldır. Yassı boru (şerit tip, İngilizcede tape) yassı sarılır, damlatıcılar boru içine kaynaklı ince cidarlı bir şerittir; su verilince yuvarlaklaşır. Yuvarlak boru ise sürekli yuvarlak kesitli, daha kalın cidarlı bir borudur ve damlatıcılar ya içine geçmeli (inline) ya da dışına takmalı (online) olur. Yassı boru ucuzdur, kolay serilir ve tek sezonluk tarla ürünlerinde (domates, biber, mısır, pamuk, karpuz) idealdir; sezon sonu toplanıp atılır. Yuvarlak boru daha pahalı ama dayanıklıdır, basınca daha iyi direnir, meyve bahçesi, bağ, sera gibi çok yıllık kurulumlarda tercih edilir. Kısaca karar noktası şudur: tarlayı her yıl bozup kuruyorsanız yassı, borunun yıllarca yerinde kalmasını istiyorsanız yuvarlak boru mantıklıdır. Bir de basınç toleransı farkı vardır; yassı boru genelde 0,5-1 atmosfer, kalın yuvarlak borular 2-3 atmosfere kadar rahat çalışır, bu da uzun sıralarda ve eğimli arazide önem kazanır.
Boru seçerken en çok atlanan ama ömrü doğrudan belirleyen değer cidar kalınlığıdır. Yassı borularda bu genelde mil cinsinden konuşulur; ince cidarlı borular (örneğin 6-8 mil) çok ucuzdur ama naziktir, tek sezon zor çıkarır, tarla faresi, çapa ve güneş kolayca yırtar. Orta kalınlık (10-15 mil) tek sezon tarla ürünleri için makul bir dengedir. Kalın cidarlı yassı borular (20 mil ve üzeri) birkaç sezon kullanılabilir. Yuvarlak borularda cidar milimetre ile ölçülür; ince cidarlılar seranın toprak üstünde, kalın cidarlılar toprak altı (subsurface) ve ağır tarla koşulları içindir. Pratik kural: ne kadar sık toplayıp tekrar sereceksiniz, tarlada taş, fare, keskin anız var mı, güneşe ne kadar maruz kalacak? Bunlara göre kalınlık artırılır. Ucuz diye en ince boruyu almak çoğu zaman yanlış ekonomidir; sezon ortasında patlayan boru hem su hem emek kaybettirir. Bayiden mutlaka cidar değerini sorun, sadece fiyata bakmayın.
Damlatıcı aralığı, boru üzerinde iki su çıkış noktası arasındaki mesafedir ve bitkinin kökünün ne kadar sık ıslanacağını belirler. Sık aralık (örneğin 20-33 santimetre) suyu boru boyunca birleşik bir ıslak şerit halinde yayar; sıraya ekilen, kökleri yan yana olan ürünlerde (soğan, havuç, marul, çilek, mısır) ve kumlu topraklarda tercih edilir çünkü kumda su yana az yayılır, dikey iner. Geniş aralık (50-75 santimetre veya daha fazla) ise her bitkiye ayrı bir ıslak nokta oluşturur; tek tek dikilen ve arası açık bitkilerde (domates, biber, bağ omcası, meyve fidanı) uygundur. Toprak tipi burada belirleyicidir: killi ve tınlı topraklarda su yanlara geniş yayıldığı için aralık açılabilir, kumlu toprakta su yayılmadığı için aralık daraltılır. Yanlış aralık seçilirse ya bitkilerin arası boşuna sulanıp su israf edilir ya da bazı bitkiler susuz kalır. Fide dikmeden önce damlatıcı aralığını bitki dikim mesafenizle uyumlu planlamak, sonradan boru değiştirmekten çok daha ucuzdur.
Debi, bir damlatıcının saatte kaç litre su verdiğidir; piyasada yaygın olarak 1, 1,6, 2, 2,2 ve 4 litre/saat değerleri bulunur. Düşük debi (1-1,6 litre) killi topraklarda ve uzun sulama sürelerinde suyun yüzeyden akmadan toprağa sızmasını sağlar; yüksek debi (2-4 litre) kumlu toprakta ve kısa sulamalarda tercih edilir. Debi seçimi ayrıca pompanızın ve ana hattın kaç boruyu aynı anda besleyebileceğini de etkiler; yüksek debili boru daha çok su ister. Kritik bir kavram basınç ayarlı (PC, basınç kompanzasyonlu) damlatıcıdır. Normal damlatıcıda hattın başındaki bitki, sonundakinden daha çok su alır; özellikle uzun sıralarda ve eğimli arazide bu dengesizlik büyür. PC damlatıcı, belirli bir basınç aralığında her noktada aynı debiyi verir, böylece tarlanın başı da sonu da eşit sulanır. Uzun sıralarınız, yokuşlu araziniz veya sera masaları varsa PC damlatıcılı boru başlangıçtaki fiyat farkına değer. Kısa ve düz parsellerde standart damlatıcı yeterli olabilir.
Seçimi somutlaştıralım. Tarla sebzeciliğinde (domates, biber, patlıcan, karpuz) genelde her sıraya bir yassı boru, geniş damlatıcı aralığı ve tek sezonluk cidar uygundur. Sık ekilen ürünlerde (soğan, havuç, marul) bir yatağa iki boru veya sık damlatıcılı tek boru daha dengeli nem verir. Pamuk ve mısır gibi geniş ölçekli tarlada maliyet kritik olduğu için ince-orta cidarlı yassı boru yaygındır. Bağ ve meyve bahçesinde borunun yıllarca kalması gerektiğinden kalın cidarlı yuvarlak boru, ağaç arası mesafeye uygun geniş damlatıcı aralığı veya ağaç başına birden fazla damlatıcı tercih edilir; büyük ağaçta tek nokta yetmez. Serada kısa mesafe ve hassas kontrol için ince yuvarlak boru ve PC damlatıcı öne çıkar. Sıra mesafeniz genişse boru sayısı azalır ama her bitkiye yeterli su düştüğünden emin olun; sıra sık ise sık damlatıcılı boru toprağı bütün şerit halinde ıslatır. Karar verirken önce dikim planınızı çizin, sonra boruyu ona göre isteyin, tersini yapmayın.
Damlama borusunun ömrü birkaç faktöre bağlıdır: cidar kalınlığı, güneşe (UV) maruziyet, su kalitesi, işçilik ve saklama koşulları. İnce yassı boru pratikte tek sezonluktur; orta ve kalın yassı borular birkaç sezon, kaliteli kalın cidarlı yuvarlak borular ise düzgün bakımla uzun yıllar kullanılabilir. Ömrü kısaltan başlıca etkenler güneşin plastiği kırılganlaştırması, tarla faresi ve böceklerin delmesi, çapa-traktör hasarı, kışın içinde kalan suyun donup patlatması ve kireç-demir birikintisinin damlatıcıları tıkamasıdır. Ömrü uzatmak için: sezon sonu boruları boşaltın ve kışın donmadan kuru, gölge, kemirgenden korunaklı yerde saklayın; UV dayanımlı (karbon siyahı katkılı) boru tercih edin; hat başına ve sezon sonuna vana koyup borunun içini yıkayın (flushing); toprak altı serimde fare aktivitesine dikkat edin. Kaliteli boru ilk alımda pahalı gelse de yıllık maliyete bölündüğünde çoğu zaman ucuz borudan daha ekonomik çıkar. Boruyu bir demirbaş gibi düşünüp bakımını ihmal etmeyin.
Damlama sistemlerinin bir numaralı arıza sebebi tıkanmadır ve tıkanan boru çoğunlukla atılır. Tıkanma üç kaynaktan gelir: fiziksel (kum, silt, alg, organik parça), kimyasal (kireç yani kalsiyum, demir ve manganez birikintisi) ve biyolojik (bakteri ve alg jeli, kök girişi). Bu yüzden filtre bir aksesuar değil, sistemin zorunlu parçasıdır. Kuyu ve kaynak suyunda kum-çakıl fazlaysa hidrosiklon veya kum-çakıl filtresi, göl-gölet-kanal suyunda organik yük fazlaysa disk veya elek filtre kullanılır; çoğu zaman kademeli filtreleme en güvenlisidir. Filtre eleği damlatıcı deliğinden yeterince ince olmalı, filtre düzenli temizlenmelidir; tıkalı filtre sulamayı da bozar. Kireçli suda mevsim içinde ve sonunda hattın uçlarını açıp yüksek basınçla yıkamak (flushing) birikintiyi atar. Su tahlili yaptırıp sertlik ve demir düzeyini bilmek doğru filtre ve bakım planı için çok değerlidir. Genel kural: filtreye harcadığınız para, tıkanıp atacağınız boruların ve kaybedeceğiniz sezonun yanında çok küçüktür. Kimyasal temizlik gerekiyorsa uygulamayı bilen kişiye veya bayiye danışarak yapın, gelişigüzel asit-klor kullanmayın.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni