Menü
Su vermek her zaman çözüm değildir, hatta bazen sorunun ta kendisidir. Yaprakları pörsüyen, uçları sararan, sabahları dik olup öğlen yatan bir bitki gördüğümüzde ilk tepkimiz genellikle daha fazla sulamak olur. Oysa toprağa parmağınızı soktuğunuzda hâlâ çamurlu ve nemliyse, bitki susuzluktan değil çoğu zaman boğulmaktan solmaktadır. Kökler tıpkı bizim gibi nefes almak, yani oksijene erişmek zorundadır. Sürekli su altında kalan kök, oksijensiz kalır, çürür ve suyu emme yeteneğini kaybeder. Sonuçta toprak nemli olduğu halde bitki susuzluk belirtisi gösterir. Bu rehberde solmanın gerçek nedenlerini, aşırı su paradoksunu, kök çürüklüğünü, tuzlanmayı ve solgunluk hastalıklarını nasıl ayırt edeceğinizi ve her biri için pratik çözümleri adım adım ele alıyoruz.
Bu durum çiftçiyi en çok yanıltan konudur. Bitkinin solması bize susuzluğu düşündürür, ama toprak zaten doyguna ulaşmışsa daha fazla su vermek sadece hasarı büyütür. Sağlıklı bir toprakta su ile hava boşlukları dengelidir. Sürekli sulama yapıldığında bu boşluklar tamamen suyla dolar, kök bölgesinde oksijen kalmaz. Oksijensiz kalan kökler suyu ve besini yukarı taşıyacak enerjiyi üretemez. Böylece toprakta bol su bulunmasına rağmen bitki suya erişemez ve solar. Buna fizyolojik kuraklık denir. Killi, ağır, geçirgenliği düşük topraklarda ve saksılarda drenaj deliği yoksa bu tablo çok daha hızlı ortaya çıkar. Anahtar kural şudur: sulama sıklığını takvime göre değil, toprağın gerçek nem durumuna göre ayarlayın.
Kök çürüklüğü, aşırı ıslak ve havasız toprakta yaşayan Pythium, Phytophthora ve Fusarium gibi toprak kökenli fungal etmenlerin zayıflamış kökleri istila etmesiyle başlar. Kökler önce açık kahverengi, sonra koyu, yumuşak ve sümüksü bir görünüm alır. Sağlıklı kök beyazımsı ve diri, çürük kök ise kolayca kopar, dış kabuğu sıyrılıp iç lif açığa çıkar. Bu kökler artık su ememediği için toprak ıslak olsa bile bitki gün ortasında yatar. İleri aşamada gövde dibi kararır, bitki topraktan kolay çekilir. Havasızlık kök çürüklüğünün ön koşuludur, çünkü bu etmenler oksijensiz ve doygun ortamı sever. Bu yüzden mücadelenin özü toprağı havalandırmak ve suyu boşaltmaktır. Salma sulamadan damla sulamaya geçmek, sırta ekim yapmak ve tavında toprak işlemek riski belirgin biçimde düşürür.
Bazı solmalar suyun ne az ne çok olmasıyla ilgilidir, doğrudan iletim borularının tıkanmasından kaynaklanır. Fusarium ve Verticillium solgunlukları ile bakteriyel solgunluklar, bitkinin su taşıyan iletim demetlerine yerleşir ve onları tıkar. Toprakta yeterli su olsa da su yaprağa ulaşamaz, bitki susuz kalır. Ayırt edici belirti şudur: gövdeyi enine ya da boyuna kestiğinizde iletim demetleri boyunca kahverengi, esmer çizgilenmeler görülür. Çoğu zaman solgunluk önce bitkinin tek tarafında ya da alt yapraklarda başlar, gün ortası yatıp sabah kısmen toparlanır, sonra kalıcı hale gelir. Bu hastalıklar toprakta uzun yıllar kalıcıdır ve bulaşık tarlada aynı ürünü tekrar ekmek sorunu büyütür. Dayanıklı çeşit seçimi, münavebe ve temiz fide kullanımı temel korunma yollarıdır.
Toprakta ya da sulama suyunda tuz yoğunluğu yüksekse, kök bölgesindeki çözelti bitkinin hücre suyundan daha yoğun hale gelir. Osmoz kuralı gereği su, seyrekten yoğuna doğru hareket eder, yani su bitkiden toprağa geri çekilir. Sonuç, bol su içinde bile susuzluktur. Buna çoğu zaman aşırı ya da yanlış zamanda verilen kimyasal gübre yol açar, buna gübre yanığı denir. Belirtileri yaprak kenarlarında kavrulma, uçlarda kuruma ve durgun, bodur gelişmedir. Toprak yüzeyinde beyazımsı tuz kabuğu görülmesi güçlü bir işarettir. Özellikle sıcak ve az yağışlı bölgelerde, kapalı serada ve drenajı zayıf tarlada tuz zamanla birikir. Çözüm, temiz suyla yıkama sulaması yapmak, gübreyi bölünmüş dozlarda ve toprak nemliyken vermek, sulama suyunun tuz değerini bilmektir.
Panikle su vermeden önce birkaç dakikalık basit bir muayene çoğu vakayı çözer. Birinci adım toprak kontrolüdür: parmağınızı ya da bir çubuğu 8 ile 10 santim derinliğe sokun. Islak ve çamurluysa sorun susuzluk değildir, fazla sudur. İkinci adım kök muayenesidir: bir bitkiyi dikkatle çıkarın, kökler beyaz ve diri mi yoksa kahverengi, yumuşak ve kokulu mu bakın. Üçüncü adım gövde kesitidir: gövdeyi kesip iletim demetlerinde kahverengi çizgilenme arayın, varsa solgunluk hastalığını düşünün. Dördüncü adım yüzey kontrolüdür: beyaz tuz kabuğu ve yaprak kenarı yanıkları tuzluluğu işaret eder. Beşinci adım desendir: solma tek taraflı mı, alttan mı başlıyor, gün ortası mı ağırlaşıyor, yoksa tüm tarlaya mı yayılmış not edin. Bu beş gözlem, hastalık ile bakım hatasını büyük ölçüde ayırır.
Teşhis fazla su ise ilk yapılacak şey sulamayı kesmek ve toprağın havalanmasını sağlamaktır. Tarlada tava girmeden, toprak biraz kuruduğunda yüzeyi çapalayıp kaymak tabakasını kırın, böylece hava köke iner. Su göllenen alçak noktalara drenaj hendeği açın, bir sonraki ekimi sırt ya da masuraya alın. Saksı ve fidede drenaj deliğini kontrol edin, bitkiyi daha havadar, kaba dokulu bir harca alın ve çürük, yumuşak kökleri temiz bir aletle kesin. Sulama suyunda tuz varsa temiz suyla yıkama sulaması yapıp fazla tuzu kök bölgesinden aşağı taşıyın. Solmuş bitkiye toparlanana kadar gübre vermeyin, çünkü zayıf kök besini kaldıramaz. Kurtarma günler alır, bu sürede bitkiyi gölgeleyip strese sokmamak iyileşmeyi hızlandırır. Ağır çürümüş bitkileri sağlıklıları korumak için tarladan uzaklaştırın.
Solmayı önlemenin özü, suyu düşman değil ölçülü bir dost gibi yönetmektir. Sulamayı takvime göre değil toprak nemine göre yapın, ihtiyaç kadar ve derine su verin, sık ve yüzeysel sulamadan kaçının. Damla sulama, su ile hava dengesini koruduğu için hem susuzluğu hem boğulmayı önler ve tuz birikimini azaltır. Toprağın yapısını iyileştirmek uzun vadeli çözümdür: iyi yanmış organik gübre ve kompost, killi toprağın geçirgenliğini artırır, kumlu toprağın su tutmasını iyileştirir. Ekim öncesi toprak analizi yaptırmak, tuz ve besin durumunu bilmenizi sağlar. Aynı hastalığa duyarlı ürünü aynı tarlaya üst üste ekmemek, yani münavebe uygulamak, toprak kökenli solgunluk etmenlerinin çoğalmasını sınırlar. Dayanıklı çeşitler ve temiz, sertifikalı fide kullanmak da riski baştan düşürür.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni