Menü
Aşılama, iki bitki parçasını birleştirerek tek bir bitki gibi büyümelerini sağlayan, bahçecilikteki en eski ve en değerli tekniklerden biridir. Meyveciliğinde bir ağacın çeşidini değiştirmek, verimini artırmak, hastalığa dayanıklı bir anaç üzerine kaliteli meyve çeşidi taşımak ya da yabani bir fidanı kültür çeşidine dönüştürmek için aşı yaparız. Türk çiftçisi için aşı, hem masrafsız çoğaltma yolu hem de bahçeyi yenileme aracıdır. Ancak başarı, doğru zamanı seçmeye, temiz ve keskin alet kullanmaya, anaç ile kalem arasındaki uyuma ve kambiyum tabakalarının tam olarak çakışmasına bağlıdır. Bu rehberde göz ve kalem aşısının pratik yöntemlerini, uyum kurallarını, aşı bağı seçimini, tutma koşullarını ve sahada en çok yapılan hataları ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Aşı zamanını belirleyen en önemli etken, ağaçtaki öz suyunun (besi suyu) hareketidir. İlkbaharda tomurcuklar patlamadan hemen önce ve patlama döneminde kabuk gövdeye sıkı yapışıktır ve bu dönem kalem aşıları için idealdir; genellikle şubat sonundan nisana kadar olan, ağacın uyanmaya başladığı süre tercih edilir. Yaz sonu, yani temmuz ortasından ağustos sonuna kadar süren dönem ise göz aşısının klasik zamanıdır çünkü kabuk kolayca kalkar ve gözler o yılın olgun sürgünlerinden alınır. Bu yaz aşısına durgun göz aşısı denir; alınan göz o yıl değil, ertesi ilkbahar sürer. Bölgeye göre tarihler kayar: Akdeniz ve Ege'de mevsim erken, İç Anadolu ve Doğu'da birkaç hafta geç başlar. Genel kural, çok sıcak öğle saatlerinden ve yağışlı havadan kaçınmak, aşıyı sabah erken ya da akşamüstü serininde yapmaktır.
Aşının tutması, her şeyden önce anaç ile kalemin birbirine botanik olarak yakın olmasına bağlıdır. En güvenli uyum aynı tür içindedir; örneğin elma çeşidini elma anacına, armudu armut ya da ayvaya, kirazı idris veya kiraz anacına aşılarsınız. Aynı cinsin farklı türleri arasında da tutma olur ama zayıflayabilir; örneğin armut ayva üzerine iyi tutar fakat bazı armut çeşitleri ayva ile geçimsizdir ve ara aşı (ara kalem) gerektirir. Sert çekirdekliler kendi içinde (erik, kayısı, şeftali, badem) belli kombinasyonlarda uyar. Anaç seçerken sadece uyumu değil, toprağınıza ve amacınıza uygunluğu da düşünün: bodur anaç erken ve sık dikime, yabani-çöğür anaç ise güçlü, uzun ömürlü ve kurağa dayanıklı ağaca yol açar. Uyumsuz aşılarda ağaç birkaç yıl büyür sonra birleşme yerinden kopar ya da sararıp zayıflar.
Göz aşısı, tek bir gözün (tomurcuğun) anaç kabuğu altına yerleştirilmesiyle yapılır ve en az kalem harcayan, en yüksek tutma oranına sahip yöntemdir. Klasik T göz aşısında anacın pürüzsüz bir yerine, kabuk kolay kalkarken, önce enine sonra boyuna bir T harfi çizilir, bıçak sırtıyla kabuk iki yana açılır. Kalemlik dalın olgun bir gözü, altında ince bir kabuk-odun parçasıyla kalkan biçiminde kesilip bu T'nin içine yukarıdan aşağı kaydırılır, göz dışarıda kalacak şekilde bağlanır. Kabuğun kalkmadığı kurak dönemde ya da ince anaçlarda yama (levha) göz aşısı tercih edilir: anaçtan bir kabuk penceresi çıkarılıp yerine kalemden aynı ölçüde göz yaması oturtulur. Her iki yöntemde de gözün etrafı bağlanır, göz noktası açıkta bırakılır. Yaklaşık iki üç hafta sonra göz sapı hafif dokunuşla düşerse aşı tutmuş demektir.
Kalem aşısında bir gözden değil, birkaç gözlü bir sürgün parçasından yararlanılır ve genellikle ilkbaharda uygulanır. Yarma aşı, kalın anaçları çeşit değiştirmek için idealdir: kesilen anacın ortası dikey yarılır, altı kama gibi yontulmuş bir ya da iki kalem bu yarığa kambiyumlar çakışacak şekilde yerleştirilir. Kabuk (çoban) aşısı, kabuğun kolay kalktığı dönemde kalın anaçta kullanılır; kabuk kaldırılıp alt ucu eğik kesilmiş kalem kabuk ile odun arasına sürülür. Anaç ile kalem aynı kalınlıkta ve ince olduğunda en sağlam birleşmeyi dilcikli İngiliz aşısı verir: her iki parçaya eğik kesi ve birer dilcik açılır, birbirine geçirilince temas yüzeyi büyür ve mekanik olarak kenetlenir. Fidan üretiminde en çok bu yöntem kullanılır çünkü hem tutma yüksektir hem birleşme düzgün olur.
Aşının tutması, anaç ile kalemin kabuk hemen altındaki ince yeşil-nemli tabakası olan kambiyumun karşı karşıya gelmesiyle mümkündür; kaynaşmayı sağlayan hücreler buradan üretilir. Kalem anaçtan geniş ise en azından bir yandan kambiyumlar üst üste gelmelidir, ortaya rastgele oturtmak boşa çabadır. Tutma için gereken diğer koşullar: kesim yüzeylerinin temiz, düz ve bir tek hamlede yapılmış olması (ezik doku kaynamayı engeller), yüzeylerin kurumadan hızla birleştirilmesi, birleşme yerine hava ve su girmeyecek biçimde sıkı bağlanması ve uygun sıcaklık ile nemin bulunmasıdır. Kalem, aşı yapılan anaçtan daha ileri uyanmamış, uyku halinde olmalıdır; bu yüzden kalemler kış sonu kesilip serin ve nemli ortamda saklanır. Aşı üstü macun ya da parafin ile kapatılırsa su kaybı önlenir ve tutma oranı belirgin artar.
Birleşme yerinin doğru bağlanması, iyi aşının kaderini belirler. Eskiden rafya kullanılırdı; bugün en pratik çözüm esneyen, kendinden yapışan aşı bandı ya da ince aşı şeritleridir çünkü ağaç büyürken bir miktar gerilir ve boğmadan tutar. Bağlama, birleşme yerini alttan üste doğru, gözü açıkta bırakarak, su sızdırmayacak sıklıkta sarmayı gerektirir. Kalem aşılarında kesim yüzeyleri ve kalemin ucu mutlaka aşı macunu, bahçıvan mumu ya da sıvı parafinli kapama ile örtülmelidir; böylece hem kuruma hem hastalık girişi engellenir. Çok önemli bir nokta bağın zamanında gevşetilmesidir: tutan aşıda bağ yerinde bırakılırsa ağaç kalınlaştıkça boğulur, o noktadan incelir ve rüzgarda kırılır. Bu yüzden birkaç hafta sonra bağ kontrol edilir, göz aşılarında genellikle kaldırılır ya da bir yandan çizilerek gevşetilir.
Aşı tutsa bile sonraki bakım ihmal edilirse başarı kaybolur. Yaz göz aşısı tuttuğunda göz ertesi ilkbaharda sürer; sürmeden hemen önce anaç, gözün birkaç parmak üstünden kesilir ki bütün besi suyu aşı gözüne yönelsin. Sürgün belli bir boya gelince, rüzgarda kırılmasını önlemek için bırakılan anaç çıkıntısına (dikmeye) bağlanır, sonra bu çıkıntı dipten uzaklaştırılır. Anaçtan çıkan yabani sürgünler (obur dallar) düzenli koparılmalıdır çünkü bunlar aşı sürgününün suyunu ve gücünü çalar. Kalem aşılarında birden fazla kalem tuttuysa en kuvvetli, en iyi yönlenen tek sürgün bırakılıp diğerleri zamanla alınır. İlk yıl sulama ve yabancı ot kontrolü, genç aşı ağacının hızlı ve dengeli taç oluşturmasını sağlar.
Aşı başarısızlıklarının çoğu birkaç tekrar eden hatadan kaynaklanır. Birincisi yanlış zamanlamadır: kabuğun kalkmadığı kuru dönemde göz aşısına kalkışmak ya da kalem çok uyanmışken kalem aşısı yapmak tutmayı düşürür. İkincisi kirli ve kör bıçaktır; ezik, tırtıklı yüzey kaynaşmaz, bu yüzden alet keskin, temiz ve dezenfekte olmalıdır. Üçüncüsü kambiyumların çakışmaması, yani kalemin anaç ortasına rastgele konması ya da farklı kalınlıkta parçaların bir kenardan bile hizalanmamasıdır. Dördüncüsü kesim yüzeyinin elle tutulup kirletilmesi ve uzun süre havada bırakılıp kurumasıdır; işlem hızlı ve dokunmadan yapılmalıdır. Beşincisi macunla kapatmayı atlamak, altıncısı ise bağı unutup ağacı boğdurmaktır. Son olarak uyumsuz anaç-kalem seçimi ilk yıl fark edilmez ama ilerleyen yıllarda kopma ve zayıflama ile ortaya çıkar; bu yüzden çeşit ve anaç kombinasyonunu önceden doğrulamak gerekir.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni