Menü
Kış, arı kolonisinin en kritik dönemidir. Yaz boyunca güçlü görünen bir koloni, hazırlıksız girdiği kışta hızla erir; bahara ya çok zayıf çıkar ya da hiç çıkamaz. Türkiye'de arıcılık iklim olarak çok çeşitlidir: Ege ve Akdeniz'de ılıman kışlar erken uçuş getirirken, İç Anadolu ve Doğu'da uzun, sert soğuklar kümenin haftalarca kovandan çıkamamasına yol açar. Bu yüzden kışlatma tek bir reçeteyle değil, bölgeye ve koloninin durumuna göre planlanır. Bu rehberde kolonizyi kışa hazırlamayı, bal ve polen stokunun kontrolünü, koloni gücünün ayarlanmasını, yalıtım ile havalandırma dengesini, gerektiğinde kış beslemesini ve sağlıklı bir bahar çıkışını adım adım ele alıyoruz. Amaç, arının kendi biyolojisine güvenip müdahaleleri en aza indirmek, ama gerekeni de zamanında yapmaktır.
Kışlatma hazırlığı kışın değil, sonbahar başında yapılır. Son ballı çerçeveler alındıktan sonra, genellikle eylül ortasından ekim sonuna kadar olan pencere en uygun dönemdir. Bu aşamada kovanı açıp hızlı ama düzenli bir kontrol yapılır: ana arı var mı, yumurta ve kapalı yavru düzeni sağlıklı mı, koloni kaç çerçeveye oturuyor. Ana arısı olmayan ya da yaşlı, döl atmayan ana arıya sahip kovanlar kışa girmeden ya birleştirilir ya da ana değişimi yapılır; anasız koloninin kışı geçirmesi mümkün değildir. Kontrolü serin ama arıların hâlâ uçtuğu, rüzgârsız bir günde yapın. Kovanı uzun süre açık tutmayın, ısı kaçırmayın. Hazırlığa başlarken her kovan için bir not tutmak (güç, bal miktarı, ana durumu) ilkbaharda kimin desteğe ihtiyacı olduğunu görmenizi sağlar. Erken davranmanın avantajı, eksik gördüğünüz her şeyi (bal, polen, güç, ana) havalar soğumadan düzeltecek zamanınızın olmasıdır.
Kış kaybının en yaygın nedeni açlıktır ve çoğu zaman bal olmadığından değil, balın kümeye uzak ya da yanlış yerde olmasından kaynaklanır. Her çerçeveyi hafifçe kaldırarak ağırlığını hissedin: dolu bir bal çerçevesi elinizde belirgin ağır gelir. İdeal kış düzeninde kümeyi oluşturan orta çerçevelerin üstünde ve yanlarında bal tacı bulunur, böylece küme yukarı ve yana doğru ilerleyerek bala ulaşır. Bal çerçevelerini kümenin iki yanına dengeli yerleştirin; tüm balı bir yana yığmak, kümenin diğer yönde ilerleyip açık kalmasına yol açar. Polen de en az bal kadar önemlidir çünkü ilk yavru yetiştirme polen ister; kümenin yakınında birkaç çerçevede polen bandı olması bahar çıkışını hızlandırır. Kanı hastalıklı ya da küflenmiş, çok eski kararmış çerçeveleri kışa sokmayın. Kristalleşme eğilimi yüksek ballar (özellikle bazı bitki ballarında) kışın arı için zor kullanılır; bölgenizin bal karakterini biliyorsanız buna göre çerçeve seçin.
Kışı geçiren şey tek tek arılar değil, kümenin kendisidir. Yeterli sayıda arı bir araya gelip titreşerek küme merkezini sıcak tutar; küme ne kadar kalabalıksa ısıyı korumak o kadar kolaydır. Bu yüzden zayıf iki koloniyi kışa ayrı ayrı sokmak yerine birleştirip tek güçlü koloni yapmak çoğu zaman daha akıllıcadır. Birleştirme sonbaharda, gazete yöntemiyle yapılabilir: iki kovanın gövdeleri arasına bir kat gazete kâğıdı koyup arıların birkaç günde kokuları karıştırarak kaynaşmasına izin verilir; birleştirmeden önce zayıf ya da yaşlı ana arı alınır. Kovan hacmini koloninin gücüne göre daraltın; büyük bir kovanda az sayıda arı boşluğu ısıtmak için boşuna enerji harcar. Bölme tahtası ya da boş kısmı yalıtım malzemesiyle doldurarak arının sadece kendi hacmini ısıtmasını sağlayın. Kışa güçlü ve genç işçi arı popülasyonuyla girmek için sonbahar yavru üretiminin sağlıklı olması da önemlidir.
Kışlatmada en çok yapılan hata, kovanı soğuktan korurken tümüyle kapatıp nemi hapsetmektir. Arılar bal tüketip küme oluştururken bol miktarda su buharı üretir; bu nem dışarı atılamazsa kovan iç yüzeyinde ve örtü altında yoğuşur, çerçevelere damlar. Islak ve soğuk kombinasyonu, kuru soğuktan çok daha öldürücüdür. Bu yüzden yalıtım ve havalandırma birlikte düşünülür. Üst kısımda nemi çekecek bir çözüm (nem alan bir örtü, hafif yukarı havalandırma ya da örtü altına konan doğal yalıtım malzemesi) nemin yukarı çıkıp dışarı atılmasına yardım eder. Kapağın hafif öne eğik durması, yoğuşan suyun kümeye değil ön duvara akmasını sağlar. Uçuş deliğini tamamen kapatmayın; fareye karşı daraltın ama hava akışını ve ölü arıların dışarı atılabileceği bir açıklığı bırakın. Kovanı yerden yükseltin, zemin nemini ve su birikmesini önleyin. Rüzgâr alan yerlerde kovanın arka ve yan yüzlerini rüzgâra karşı siper edin, ama tümünü hava geçirmez şekilde sarmayın.
Kovanların durduğu yer, kışın gidişatını doğrudan etkiler. İdeal kışlak; kuzey rüzgârlarından korunan, kışın öğle güneşini alabilen, suyun göllenmediği, drenajı iyi bir alandır. Uçuş delikleri güneşi gören yöne (genelde güneydoğu ya da güneye) baktığında, uçuşa uygun ılık günlerde arılar temizlik uçuşuna daha kolay çıkar. Kovanları rutubetli ağaç altlarına ya da çukur yerlere koymayın. Sert kış bölgelerinde kovanları birbirine yaklaştırıp yan yana dizmek, ortak ısı adası oluşturarak dış kovanların rüzgârdan iç kovanların ise komşularından fayda görmesini sağlar. Kar yağan bölgelerde kar aslında bir yalıtım tabakasıdır, sorun değildir; ancak uçuş deliğinin kar ve buzla tamamen tıkanmadığından emin olun, gerekirse deliğin önünü açık tutun. Gezginci arıcılıkta kışlağı ılıman bölgeye taşımak bir seçenektir, fakat taşıma stresini ve varış yerindeki erken uçuş riskini birlikte değerlendirin.
En doğru kış beslemesi, sonbaharda yapılan hazırlık beslemesidir; yani kışa yeterli doğal bal ile girmektir. Eğer sonbahar kontrolünde bal az bulunursa, havalar hâlâ ılıkken ve arılar şurubu işleyip kapatabilecekken koyu şurupla takviye yapılır; bu iş soğuk bastırınca artık geç kalınmış olur çünkü arı sulu şurubu kurutup depolayamaz. Kışın ortasında, küme sıkışmış ve bal biterken yapılan acil besleme ise farklıdır: bu aşamada sıvı şurup yerine kümenin hemen üstüne konan katı besin (kek ya da sıkıştırılmış şeker gibi kuru kıvamlı gıdalar) tercih edilir, çünkü sıvı hem nemi artırır hem soğukta işlenemez. Beslemeyi kümenin ulaşabileceği kadar yakınına koyun; uzağa konan gıda açlıktan ölen kolonilerin yanı başında dokunulmadan kalabilir. Beslemeyi hızlı yapın, kovanı uzun süre açık tutup ısı kaçırmayın. Kış beslemesinin bir kurtarma önlemi olduğunu, asıl çözümün sonbahar planlaması olduğunu unutmayın.
Kışın altın kuralı: kovanı gereksiz açmamaktır. Her açış, arının günlerce yeniden kurmak zorunda kalacağı küme ısısını dağıtır ve strese yol açar. İzlemeyi dışarıdan yapın. Ilık, güneşli bir günde uçuş deliğinin önünde temizlik uçuşuna çıkan arıları görmek koloninin canlı olduğunu gösterir. Kovana kulağınızı ya da bir dinleme aracını dayayıp hafifçe vurduğunuzda gelen kısa, uyumlu uğultu sağlıklı bir kümeye işaret eder; tepkisizlik ya da dağınık tekil sesler sorun habercisi olabilir. Uçuş deliğinin önündeki ölü arı miktarını ve delikte tıkanma olup olmadığını gözleyin, biriken ölüleri bir çöp/tel yardımıyla dışarı alarak deliği açık tutun. Kovanı elle hafifçe kaldırıp ağırlığından bal durumunu tahmin etmek, açmadan bilgi almanın iyi bir yoludur; belirgin hafiflemek bal azaldığını düşündürür. Kar, rüzgâr ya da fırtına sonrası kovanların devrilmediğini, kapakların yerinde olduğunu kontrol edin. Zararlı ve hastalık yönetiminde kimyasal kullanımı gerektiğini düşündüğünüz durumlarda kendi kararınızla ilaç uygulamak yerine bir ziraat mühendisi ya da arı sağlığı uzmanına danışın ve reçeteli, ruhsatlı uygulamalara yönelin.
Kışlatmanın başarısı, ilk gerçek bahar kontrolünde ortaya çıkar. Havalar kalıcı olarak ısınıp arılar düzenli uçuşa başladığında, rüzgârsız ve ılık bir öğle vakti ilk detaylı kontrolü yapın. Öncelikle sorulacak soru: ana arı var mı ve yumurtlamaya başlamış mı? Düzenli yumurta ve genç yavru görmek koloninin geleceğinin sağlam olduğunu gösterir. Kalan bal ve polen stokunu değerlendirin; bahar başı, kışın en çok açlık riski taşıyan dönemdir çünkü yavru üretimi hızlanır ama dışarıda henüz yeterli çiçek yoktur. Gerekirse bu geçiş döneminde besleme ve polen desteği sürdürülür. Kışın nemden kararmış, küflenmiş çerçeveleri temiz olanlarla değiştirin ve kovan tabanındaki ölü arı ile döküntüyü temizleyin. Kovan hacmini koloninin büyümesine paralel yavaş yavaş genişletin; erken genişletme yeni çıkan zayıf koloniyi üşütür. Zayıf çıkan kolonileri güçlülerden alınan kapalı yavru çerçevesiyle desteklemek dengeler. Bahar çıkışını iyi yöneten arıcı, ana nektar akımına güçlü ve kalabalık kolonilerle girer; kışlatmanın asıl ödülü de budur.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni