Menü
Maranta (Maranta leuconeura), halk arasında dua bitkisi olarak da bilinen, Marantaceae familyasından tropik bir iç mekan bitkisidir. Anavatanı Brezilya'nın nemli yağmur ormanlarıdır ve orada ağaçların altında, seyrek ışık alan orman zemininde yayılır. En çarpıcı özelliği, koyu yeşil zemin üzerinde kırmızı damarlar, açık yeşil lekeler ve balık kılçığını andıran desenler taşıyan kadifemsi yapraklarıdır. Bitkinin adına ilham veren asıl davranışı ise nastik hareketidir: yaprakları gündüz yatay açılır, gece dua eder gibi yukarı doğru kapanır. Bu canlı desenler ve hareketli yapı onu ev bitkisi severler arasında çok popüler kılar. Maranta yerli bir bitki olduğu için asma saksılarda veya alçak sehpalarda sarkarak da güzel durur. Türkiye ikliminde yalnızca iç mekanda yetiştirilir; dona ve kuru havaya dayanıksız olduğundan bahçe bitkisi olarak kullanılmaz. Nem seven, orta ışıklı ortamları tercih eden, bakımı biraz özen isteyen ama ödüllendirici bir türdür.
Maranta orman zemininin süzülmüş ışığına alışkın bir bitki olduğu için parlak dolaylı ışık ister, doğrudan güneşten kesinlikle uzak tutulmalıdır. En uygun konum doğu veya kuzey yönlü bir pencerenin yakınıdır. Güney ve batı pencerelerinde ise camdan bir metre kadar içeride veya tül perde arkasında konumlandırmak gerekir. Öğle güneşinin doğrudan çarptığı yapraklarda kısa sürede kahverengi yanık lekeleri ve solgunluk oluşur, ayrıca desenler soluklaşır. Çok az ışıkta ise bitki cılızlaşır, yapraklar arasındaki mesafe açılır ve karakteristik desenleri belirginliğini kaybeder. Yaprakların düzgün açılıp kapanması sağlıklı ışık dengesinin iyi bir göstergesidir. Bitkiyi ara ara döndürmek her yönün eşit ışık almasını ve dengeli büyümeyi sağlar.
Maranta tropik bir bitki olduğu için toprağının sürekli hafif nemli kalmasını sever, ancak asla su içinde bırakılmamalıdır. İlkbahar ve yaz aylarında, üst toprağın bir santimi kuruduğunda sulanır; bu genellikle haftada iki kez anlamına gelir. Kışın büyüme yavaşladığından sulama seyrekleştirilir ve toprağın üst katmanı biraz daha kurumaya bırakılır. Sulamada mümkünse oda sıcaklığında, klordan arınmış su kullanılmalıdır çünkü Maranta musluk suyundaki flor ve klora karşı hassastır; yağmur suyu veya bir gece bekletilmiş su idealdir. Fazla sulamanın belirtisi yaprakların sararması ve gövde diplerinin yumuşamasıdır. Susuz kaldığında ise yapraklar kıvrılır, kenarları kurur ve mat bir hal alır. Saksının altında biriken suyu boşaltmak kök çürüğünü önlemek için şarttır.
Maranta için hafif, gözenekli ve su tutarken fazlasını tahliye edebilen bir karışım idealdir. İyi bir reçete iki ölçü torf veya hindistan cevizi lifi, bir ölçü perlit ve bir miktar elenmiş kompost karışımıdır; bu hem nemi tutar hem de köklerin havalanmasını sağlar. Toprak hafif asidik olmalıdır. Saksının dibinde mutlaka drenaj deliği bulunmalı, gerekirse alt tabakaya bir kat perlit veya küçük çakıl konmalıdır. Maranta yüzeysel ve yayvan köklüdür, bu yüzden derin değil geniş saksılar daha uygundur. Saksı değişimi için en iyi dönem ilkbahardır; kökler saksıyı doldurduğunda, genellikle iki yılda bir, bir boy büyük saksıya alınır. Repotting sırasında kök yumağı nazikçe gevşetilir ve bu fırsat kök ayırma yoluyla çoğaltma için de değerlendirilebilir.
Maranta yüksek nem seven bir yağmur ormanı bitkisidir ve iç mekanda en çok kuru havadan zarar görür. İdeal bağıl nem yüzde 60 ve üzeridir. Kalorifer ve klimayla kuruyan kış havasında yaprak kenarları kahverengileşip kıvrılır. Nemi artırmak için bitkiyi çakıl ve su dolu bir tepsi üzerine koymak, yakınına nemlendirici yerleştirmek veya banyo gibi doğal nemi yüksek odalarda tutmak etkilidir; yaprakları sık sık ılık suyla püskürtmek de yardımcı olur. Sıcaklık tercihi 18 ile 26 derece arasıdır. 15 derecenin altındaki ortamlardan, ani sıcaklık düşüşlerinden ve soğuk hava akımlarından kaçınılmalıdır. Kışın bitkiyi soğuk pencere camına değdirmemek ve kapı önü gibi hava akımına açık yerlerden uzak tutmak gerekir. Maranta dona kesinlikle dayanıksızdır, bu nedenle hiçbir mevsimde dışarıda bırakılmaz.
Maranta çoğaltmak için en güvenilir ve pratik yöntem kök ayırmadır (bölme). Genellikle ilkbaharda, saksı değişimiyle birlikte yapılır: bitki saksıdan çıkarılır, kök yumağı yıkanıp kendi kökleri ve birkaç yaprağı olan parçalara nazikçe ayrılır ve her parça ayrı saksıya dikilir. Yeni dikilen bölmeler ilk haftalarda yüksek nemde ve dolaylı ışıkta tutulmalıdır. İkinci yöntem gövde çeliğidir: sağlıklı bir sürgün, bir boğumun (nod) hemen altından kesilir. Bu çelik ya oda sıcaklığındaki suya konarak köklendirilir, birkaç hafta içinde kökler çıkınca toprağa alınır, ya da doğrudan nemli karışıma dikilip üzeri şeffaf poşetle örtülerek mini bir sera etkisi yaratılır. Tohumla çoğaltma iç mekan koşullarında pratik değildir ve tercih edilmez. Yaprak çeliği ise Maranta'da köklenmez, mutlaka boğum içeren bir sürgün parçası kullanılmalıdır.
Maranta'da en sık karşılaşılan sorun yaprak kenarlarının kahverengileşip kurumasıdır; bunun başlıca nedeni düşük nem ve musluk suyundaki klor ile flordur. Çözüm nemi artırmak ve dinlendirilmiş veya yağmur suyu kullanmaktır. Yaprakların topluca sararması genellikle aşırı sulama ve kötü drenajdan kaynaklanır; sulama seyrekleştirilir, toprak ve saksı drenajı kontrol edilir. Alt yaprakların sararıp dökülmesi doğal yaşlanma olabilir ama yaygınsa besin eksikliğine işaret eder. Solgun, desensiz yeni yapraklar ışık yetersizliğini gösterir. Yaprakların gündüz de kapalı kalması genellikle susuzluk belirtisidir. Kuru ortamda en büyük zararlı kırmızı örümcektir; yapraklarda ince ağ ve sararma yapar, nem artırılarak ve yapraklar yıkanarak önlenir. Unlu bit ve yaprak biti de görülebilir; bunlara karşı bitki izole edilip yaprak alt yüzeyleri neem yağı veya seyreltilmiş sabunlu su ile silinir. Kök çürüğü ise sürekli ıslak toprakta ortaya çıkar ve önlenmesi tedavisinden kolaydır.
Üst toprağın yaklaşık bir santimi kuruduğunda, oda sıcaklığında ve mümkünse dinlendirilmiş veya yağmur suyuyla sulanır. Toprak sürekli hafif nemli kalmalı ama asla su içinde bırakılmamalıdır. Yazın haftada iki kez sulama yeterliyken kışın sıklık azaltılır ve saksı altında biriken su mutlaka boşaltılır.
En yaygın neden aşırı sulama ve yetersiz drenaj nedeniyle köklerin havasız kalmasıdır. Sulamayı seyrekleştirip drenajı iyileştirmek gerekir. Alt yaprakların tek tük sararması doğal olabilir, ancak yaygın sararma varsa toprağın nemi ve saksının drenaj deliği kontrol edilmelidir.
Kahverengi ve kuru yaprak kenarları genellikle düşük nem ile musluk suyundaki klor ve flordan kaynaklanır. Bitkinin çevresindeki nemi çakıl tepsisi veya nemlendiriciyle artırmak ve sulamada bir gece bekletilmiş su ya da yağmur suyu kullanmak sorunu büyük ölçüde çözer.
Bu tamamen doğal ve sağlıklı bir davranıştır; nastik hareket adı verilir ve bitkiye dua bitkisi lakabını kazandırmıştır. Yapraklar gündüz ışığa doğru yatay açılır, gece yukarı kalkarak kapanır. Yaprakların gündüz de sürekli kapalı kalması ise genellikle susuzluk işaretidir.
Hayır. Maranta orman zeminine alışkın olduğundan doğrudan güneş yapraklarını yakar, desenlerini soluklaştırır ve kahverengi lekelere yol açar. Parlak dolaylı ışık alan doğu veya kuzey pencerelerinin yakını idealdir; güney ve batı pencerelerinde tül perde arkasında tutulmalıdır.
Kaynak: Missouri Botanical Garden, Plant Finder.
Harman üzerinde güncel maranta ilanlarını inceleyin ya da kendi bitkilerinizi ücretsiz ilan verin.
Satılık Maranta Maranta Fiyatları Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni