Menü
Ranunkülas (Ranunculus asiaticus), düğün çiçeğigiller (Ranunculaceae) familyasından, Doğu Akdeniz, Anadolu, Kuzey Afrika ve Güneybatı Asya kökenli yumrulu bir bitkidir. İran süsen çiçeği ya da halk arasında düğün çiçeği olarak da bilinir. Asıl gücü, kat kat açılan, gül ve şakayığı andıran, ipeksi ve dolgun taç yapraklı çiçeklerindedir. Beyaz, sarı, turuncu, pembe, kırmızı ve bordo gibi geniş bir renk yelpazesi sunar. Temel olarak bir bahçe ve kesme çiçek bitkisidir; serin mevsimde, ilkbaharda bol çiçek verir. Pençe biçimli küçük yumrularından ürer ve sıcaklar bastırdığında yer üstü kısmı sararıp geriler, yaz uykusuna yatar. Saksıda balkon ve terasta da yetiştirilebilir; iç mekanda ise ancak serin, çok aydınlık bir konumda ve kısa süreli tutulabilir. Zarif duruşu, vazoda uzun ömürlü kalması ve gösterişli çiçekleriyle hem bahçıvanların hem de çiçekçilerin favorisidir.
Ranunkülas bol ışık ister; en iyi çiçeklenmeyi doğrudan güneş alan konumlarda verir. Serin mevsim bitkisi olduğu için ilkbahar güneşi yaprakları yakmaz, aksine tomurcuk sayısını artırır. Bahçede güneşi tam gören ya da öğleden sonra hafif gölgelenen yerlere dikilmelidir. Saksıda yetiştiriyorsanız güneş, doğu veya batı yönlü bir balkon idealdir. İç mekanda mutlaka güneye ya da doğuya bakan, günün büyük kısmında aydınlık alan bir pencere önüne konmalıdır. Yetersiz ışıkta gövdeler incelip uzar (etiyolasyon), bitki yatar, tomurcuklar açılmadan dökülür ve yapraklar soluk sarımsı bir renk alır. Buna karşılık ilkbahar sonu ve yazın kavurucu öğle güneşi, serinliği seven bu bitkiyi hızla yorup erken uyku dönemine sokabilir; bu dönemde öğlen saatlerinde hafif gölge korumak yararlıdır.
Ranunkülas düzenli ama ölçülü sulama sever; yumrulu bir bitki olduğu için asla suda bekletilmemelidir. Toprağın üst 2-3 santimi kuruduğunda, saksının altından su akana kadar can suyu verilir; tabaklıkta biriken su mutlaka boşaltılır. Aktif büyüme ve çiçeklenme döneminde (kışın ılıman bölgelerde ve ilkbaharda) toprak sürekli hafif nemli tutulur, genellikle haftada 2-3 kez sulama gerekir. Çiçekler ve taç yapraklar üstüne değil, doğrudan toprağa su verilmelidir; ıslak kalan çiçekler kolayca çürür. Fazla suyun ilk belirtileri yaprakların sararıp yumuşaması, gövde dibinde kararma ve yumru çürümesidir. Susuzlukta ise yapraklar pörsür, sararır ve çiçekler sarkar. Yaz uykusuna girip yer üstü kısmı sarardığında sulama iyice azaltılır, yumru topraktayken neredeyse kuru tutulur; aksi halde dinlenen yumru çürür.
Ranunkülas için en önemli koşul su tutmayan, iyi drene olan bir topraktır. Humusça zengin bahçe torbası toprağına, drenajı artırmak için perlit veya iri kum ve bir miktar torf katarak gevşek, havadar bir karışım hazırlanır. Ağır, killi ve sürekli ıslak kalan topraklarda yumrular kısa sürede çürür. Saksı seçilirken mutlaka dip delikleri bulunmalı, dibe bir parmak kalınlığında çakıl veya ponza serilerek drenaj güçlendirilmelidir. Yumrular pençeler aşağı bakacak şekilde 4-5 santim derine dikilir. Çok gübre gerektirmez; büyüme başladığında ayda bir seyreltik çiçekli bitki gübresi yeter. Ranunkülas tek sezonluk yoğun çiçek veren bir bitki olduğundan sık saksı değişimi gerektirmez; çiçeklenme bittikten sonra yer üstü kısmı sarardığında yumrular topraktan çıkarılıp kurutulur ve serin, kuru bir yerde saklanır, ertesi sonbaharda taze toprakla yeniden dikilir.
Ranunkülas serin havanın bitkisidir; ideal sıcaklık aralığı gündüz 10-18 derece, gece 5-10 derecedir. Bu serin koşullarda daha çok tomurcuk açar ve çiçekleri daha uzun ömürlü olur. 20 derecenin üzerindeki ısınmalarda hızla yorulur, çiçeklenmeyi keser ve yaz uykusuna hazırlanır; bu yüzden iç mekanda kalorifere yakın sıcak odalarda başarısız olur. Havanın nemi konusunda seçici değildir, ortalama oda nemiyle yetinir; yaprakları ıslatan yüksek nem ve durgun hava mantar hastalıklarını tetikler, bu nedenle iyi hava sirkülasyonu önemlidir. Yumrular hafif dona bir miktar dayanır, ancak yeni sürgünler ve çiçekler dondan zarar görür. Sert kışların olduğu bölgelerde sonbaharda değil, kışın en soğuğu geçtikten sonra ya da erken ilkbaharda dikmek; saksıdakileri ise şiddetli don gecelerinde soğuk ama donmayan bir alana almak gerekir.
Ranunkülas iki temel yöntemle çoğaltılır: yumru bölme ve tohum. En kolay ve yaygın yol yumru çoğaltmadır. Çiçeklenme bitip yer üstü kısım sarardıktan sonra topraktan çıkarılan pençe biçimli yumrular, üzerlerindeki taze küçük yumrucuklarla birlikte doğal olarak çoğalır; bu kümeler elle dikkatlice ayrılıp her parçada sağlıklı bir pençe kalacak şekilde bölünür. Dikimden önce yumrular birkaç saat ılık suda bekletilerek şişirilir, böylece sürgün verme hızlanır; pençeler aşağı bakacak şekilde 4-5 santim derine dikilir. Tohumla çoğaltma daha uzun ve sabır isteyen bir yoldur; taze tohumlar sonbaharda serin ortamda, hafif nemli tohum harcına ekilir ve çimlenme için 10-15 derece serinlik gerekir. Tohumdan yetişen bitkiler ilk yıl genellikle küçük yumru oluşturur ve çiçeklenmeleri bir sonraki sezonu bulur. Gövde veya yaprak çeliği bu bitkide işe yaramaz.
Ranunkülasta en sık görülen sorun aşırı ve durgun sudan kaynaklanan yumru ve kök çürüğüdür; gövde dibi kararır, yapraklar topluca sararıp yumuşar ve bitki bir anda çöker. Çözüm, drenajı çok iyi toprak kullanmak, tabaktaki suyu boşaltmak ve sulamayı azaltmaktır. Yaprakların kenardan kahverengileşmesi genellikle fazla sıcak, kuru hava ya da güçlü öğle güneşinden olur. Genel sararma ve erken pörsüme çoğu zaman havaların ısınıp bitkinin doğal yaz uykusuna girmesinin işaretidir; bu durumda telaşlanmadan sulama azaltılır. Nemli, havasız ortamlarda yapraklarda gri küf (Botrytis) ve külleme görülebilir; kurumuş çiçekler ayıklanmalı ve hava dolaşımı sağlanmalıdır. Zararlı olarak yaprak bitleri (afit) taze sürgün uçlarını, kırmızı örümcek ise sıcak kuru havada yaprak altını sarıp benekletir. İkisi için de bitki basınçlı suyla yıkanır, gerekirse potasyum sabunlu su veya uygun bir bitki bakım ürünü uygulanır.
Toprağın üst 2-3 santimi kuruyunca, saksının altından su akana kadar toprağa doğrudan su verin ve tabaktaki fazla suyu mutlaka boşaltın. Çiçek ve yaprakların üstünü ıslatmayın, çünkü ıslak kalan çiçekler çürür. Çiçeklenme döneminde toprağı hafif nemli tutun (genelde haftada 2-3 kez); yumru asla suda bekletilmemelidir.
En sık neden fazla su ve durgun nemden gelen yumru çürüğüdür; bu durumda yapraklar yumuşar, gövde dibi kararır. İkinci yaygın neden havaların ısınmasıyla bitkinin doğal yaz uykusuna girmesidir, bu normaldir. Ayrıca yetersiz ışık ve susuzluk da sararmaya yol açabilir. Önce toprağın ıslaklığını ve ortam sıcaklığını kontrol edin.
Kısa süreli ve doğru koşullarda evet, ama asıl yeri bahçe, balkon ve terastır. İç mekanda başarılı olması için çok aydınlık, güneye ya da doğuya bakan bir pencere önü ve serin bir ortam (18 derecenin altı) gerekir. Sıcak, kaloriferli odalarda çabuk yorulur, tomurcuklarını döker ve erken geriler.
Çiçekler solunca sap dibinden ayıklanarak yeni tomurcuk oluşumu teşvik edilir. Havalar ısınıp yapraklar sararıp geri çekildiğinde bitki uyku dönemine girer; sulama kesilir. Yumrular topraktan çıkarılıp kurutulur ve serin, kuru bir yerde saklanır, ertesi sonbahar veya erken ilkbaharda taze toprakla yeniden dikilir.
Toprak altındaki uyuyan yumrular hafif soğuğa bir miktar dayanır, ancak taze sürgünler ve çiçekler don çarpmasından zarar görür. Sert kışların olduğu bölgelerde dikimi en soğuk dönem geçtikten sonra yapın; saksıdaki bitkileri şiddetli don gecelerinde soğuk ama donmayan bir alana alın.
Kaynak: Missouri Botanical Garden, Plant Finder (Ranunculus asiaticus).
Harman üzerinde güncel ranunkülas ilanlarını inceleyin ya da kendi bitkilerinizi ücretsiz ilan verin.
Satılık Ranunkülas Ranunkülas Fiyatları Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni