Menü
Sözleşmeli üretim, üretici ile alıcının henüz üretilmemiş bir tarım ürünü için ekim ya da yetiştirme öncesinde anlaşmaya vardığı bir üretim ve pazarlama modelidir. Taraflar; üretilecek ürünü, miktarı, kalite şartlarını, teslim zamanını, fiyat ya da fiyatlandırma yöntemini ve ödeme koşullarını yazılı bir sözleşmeyle önceden belirler. Böylece üretim, piyasada oluşacak talebe göre değil, önceden bağlanmış bir siparişe göre planlanır. Model, hem bitkisel hem hayvansal üretimde uygulanabilir.
Sözleşmeli üretim, üreticinin en büyük belirsizliği olan satış ve fiyat riskini büyük ölçüde azalttığı için önemlidir. Üretici, ürününü hangi koşulda ve kime satacağını ekim öncesinde bildiği için üretimini daha güvenle planlayabilir, girdi ve iş gücü yatırımını buna göre yapabilir. Alıcı açısından ise istenen miktarda, standarda uygun ve öngörülebilir zamanda ürün teminini mümkün kılar, bu da tarım ile sanayi arasındaki bağı güçlendirir. Ulusal ölçekte model, arz güvenliğinin sağlanmasına ve üretimin talebe göre yönlendirilmesine katkı sunar. Ayrıca aracı sayısının azalması, üreticinin elde ettiği payın korunmasına yardımcı olabilir.
Süreç genellikle alıcının belli bir ürün, miktar ve kalite için talep oluşturmasıyla başlar. Üretici sözleşme şartlarını uygun bulursa, teslim tarihi, ödeme şekli ve vadesini içeren, karşılıklı kabule dayanan yazılı bir sözleşme imzalanır. Sözleşmede ürünün cinsi ve çeşidi, üretim alanı ya da hayvan sayısı, öngörülen miktar, kalite ve sınıflandırma ölçütleri, fiyat veya fiyat belirleme yöntemi, teslim yeri ve zamanı, ödeme koşulları ile mücbir sebep ve anlaşmazlık çözüm hükümleri yer alır. Türkiye''de sözleşmeli üretim, Tarım ve Orman Bakanlığı''nın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde yürütülür ve sözleşmeler kamu tarafından oluşturulan dijital tarım platformu üzerinden de düzenlenebilir. Uygulamada üretici ile alıcı doğrudan anlaşabildiği gibi, kooperatifler, birlikler veya toplayıcı yapılar aracılığıyla da model kurulabilir. İyi bir uygulama için sözleşmenin açık, sade ve okunabilir bir dille, taraflarda kalacak nüshalar halinde yazılı yapılması esastır.
Sözleşmeyi imzalamadan önce fiyatlandırma yönteminin nasıl işlediğini net biçimde anlamak gerekir; sabit fiyat, piyasaya endeksli fiyat veya taban fiyat gibi yöntemler üreticiye çok farklı sonuçlar doğurabilir. Kalite ve sınıflandırma ölçütlerinin, kabul ve ret koşullarının ölçülebilir ve anlaşılır olmasına dikkat edilmelidir, çünkü belirsiz kalite tanımları teslimatta anlaşmazlık kaynağı olur. Ödeme vadesi, gecikme durumu ve teminat konularının yazılı olması, kuraklık, don, hastalık gibi mücbir sebeplerde tarafların sorumluluğunun sözleşmede tanımlanması büyük önem taşır. Girdi, tohum ya da avans desteği sözleşmeyle veriliyorsa bunların geri ödeme koşulları önceden netleştirilmelidir. Pratik bir ipucu olarak, sözleşme koşullarını imzalamadan önce üretim maliyetinizle karşılaştırmak ve tüm sözlü vaatleri yazıya dökmek en güvenli yoldur.
Sözleşmeli üretimin en belirgin faydası, üreticiye satış ve büyük ölçüde fiyat güvencesi sağlaması, üretimi planlanabilir kılması ve zaman zaman girdi ile teknik desteğe erişimi kolaylaştırmasıdır; alıcı için ise standarda uygun ürünü öngörülebilir biçimde temin etme imkanı sunar. Buna karşılık dikkat edilmesi gereken yönleri de vardır: üretici üretim serbestisinden bir miktar ödün verir, alıcı çoğu zaman piyasa bilgisine üreticiden daha fazla hakim olduğu için pazarlıkta güç dengesizliği doğabilir, kalite ret koşulları katı uygulanırsa ürün elde kalabilir ve fiyat piyasadaki ani yükselişte üretici lehine olmayabilir. Bu nedenle modelin avantajları, ancak şartları açık, dengeli ve yazılı bir sözleşmeyle güvence altına alındığında gerçek anlamda korunur.
Bu tamamen sözleşmede seçtiğiniz fiyatlandırma yöntemine bağlıdır. Bazı sözleşmelerde fiyat ekim öncesinde sabit olarak belirlenir, bazılarında ise hasat dönemindeki piyasa fiyatına endekslenir ya da bir taban fiyat güvencesi konur. İmzadan önce yöntemin hangisi olduğunu ve fiyatın hangi ana göre hesaplanacağını mutlaka yazılı olarak netleştirmelisiniz.
Evet, sözleşmelerde genellikle ürünün kabul edilmesi için sağlaması gereken kalite ve sınıflandırma ölçütleri bulunur ve bu şartları karşılamayan ürün kısmen veya tamamen reddedilebilir. Bu riski azaltmak için kalite ölçütlerinin ölçülebilir ve anlaşılır olması, hangi durumların ret sayılacağının sözleşmede açıkça yazılması önemlidir.
Bu durumlar mücbir sebep olarak değerlendirilir ve tarafların bu hallerdeki sorumluluğu sözleşmede önceden tanımlanmalıdır. İyi hazırlanmış bir sözleşmede mücbir sebep halinde tazminat, teslim yükümlülüğü ve alınan avansın durumu açıkça belirtilir. Bu maddelerin boş bırakıldığı sözleşmelerde anlaşmazlık riski yükselir, bu yüzden imzadan önce bu bölümü dikkatle okumak gerekir.
Sözleşmeli üretimin sağladığı güvencelerden yararlanmak için sözleşmenin yazılı yapılması esastır. Yazılı sözleşme; ürünü, miktarı, fiyatı, teslim ve ödeme koşullarını kayıt altına aldığı için anlaşmazlık durumunda tarafları korur. Sözlü vaatlere güvenmek yerine tüm koşulların açık ve okunabilir bir metne dökülmesi ve nüshaların taraflarda kalması önerilir.
İkisi de mümkündür ve koşullara göre değişir. Bireysel olarak doğrudan alıcıyla anlaşabilirsiniz, ancak kooperatif veya birlik üzerinden girildiğinde pazarlık gücü artabilir, girdi tedariki ve teknik destek daha kolay sağlanabilir. Küçük ölçekli üreticiler için örgütlü yapı üzerinden hareket etmek genellikle daha dengeli koşullar elde etmeye yardımcı olur.
Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Sözleşmeli Üretim.
Harman üzerinde ürününüzü ücretsiz ilana çıkarabilir, alıcılarla doğrudan buluşabilirsiniz.
Ücretsiz İlan Ver İlanları İnceleZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni