Menü
Buğday, serin iklim tahılı (Poaceae familyası) olarak Türkiye tarımının en geniş ekim alanına sahip ürünüdür ve çoğu bölgede aynı tarlaya sürekli ekilme eğilimi taşır. Oysa buğdayda münavebe, yani ekim nöbeti, verimin ve toprak sağlığının korunmasında belirleyici bir uygulamadır. İç Anadolu gibi kurak alanlarda geleneksel nadas-buğday düzeni yaygın olsa da, bu sistem toprağı besin ve organik madde yönünden yorar. Bunun yerine buğdayı baklagiller, yağlı tohumlar ve endüstri bitkileriyle döngüye almak hem azot dengesini iyileştirir hem de hastalık ve yabancı ot baskısını kırar. Buğday, kendinden önce azot bağlayan bir baklagil geldiğinde belirgin verim artışı gösterir; kendisinden sonra ise toprakta bıraktığı kök sistemi ve anız, geniş yapraklı ürünler için uygun bir yapı oluşturur. Doğru kurgulanmış bir münavebe, buğday tarımında girdi maliyetini düşürürken sürdürülebilir üretimin temelini oluşturur. Bu sayfada buğdayın hangi ürünlerden sonra ekilmesi gerektiği ve nelerden kaçınılması gerektiği agronomik olarak ele alınmaktadır.
Buğday tek başına, aynı tarlada üst üste ekildiğinde birçok sorun birikir. Öncelikle buğday topraktan yoğun azot ve fosfor çeker; sürekli buğday ekimi bu elementleri tüketerek dane doldurmayı ve protein oranını düşürür. İkincisi, kök ve kökboğazı çürüklükleri (Fusarium, Gaeumannomyces graminis kaynaklı kellik/take-all hastalığı) ve septorya, pas gibi yaprak hastalıklarının etmenleri anız ve toprakta kalır; ertesi yıl yeniden buğday ekilince enfeksiyon katlanarak artar. Üçüncüsü, hububat kist nematodu ile yabani yulaf, delice ve kısır yulaf gibi tahıl kökenli yabancı otlar buğdayla aynı yaşam döngüsünü paylaştığı için sürekli tahıl ekiminde kontrol edilemez hale gelir. Münavebe bu üç zinciri de kırar: farklı familyadan bir ön bitki, buğdaya özgü hastalık ve zararlının konukçusu olmadığı için popülasyonu düşürür. Ayrıca baklagil gibi azot bağlayan veya derin köklü bitkiler toprağın besin dengesini ve strüktürünü onararak buğdayın bir sonraki yıl daha az gübreyle daha yüksek verim vermesini sağlar. Bu nedenle ekim nöbeti buğdayda lüks değil, verimin ve toprak verimliliğinin sürdürülebilirlik koşuludur.
Buğday için en değerli ön bitkiler baklagillerdir. Nohut, mercimek, kuru fasulye, bezelye, fiğ ve yem baklası (bakla) kök nodüllerindeki Rhizobium bakterileri aracılığıyla havanın azotunu toprağa bağlar; bu baklagillerden sonra ekilen buğday hazır azottan yararlanarak daha az gübreyle yüksek verim ve iyi protein oranı verir. Baklagiller ayrıca buğdayın hastalık ve zararlılarına konukçuluk etmediği için toprak patojen yükünü düşürür. Yağlı tohumlar ve endüstri bitkileri de iyi ön bitkidir: ayçiçeği ve kanola (kolza) derin kazık kökleriyle toprağın alt katmanlarını gevşetir ve buğdaydan farklı bir hastalık grubuna sahiptir; şeker pancarı ise iyi işlenmiş, temiz ve gübre kalıntısı zengin bir tarla bırakır. Buğdaydan sonra ise en mantıklı seçim baklagiller veya geniş yapraklı çapa bitkileridir; buğdayın anızı ve yüzeysel saçak kökü çözündükçe toprağa organik madde katar ve bu ürünler için uygun bir yatak oluşturur. Kısaca tahıl-baklagil ve tahıl-endüstri bitkisi ardışıklığı, buğday münavebesinin sağlam iskeletidir.
Buğdayda kaçınılması gereken temel hata, tahılı tahılın ardına ekmektir. Buğdaydan sonra buğday, arpa, tritikale, çavdar veya yulaf ekmek aynı familyanın (Poaceae) üst üste gelmesi demektir; bu ürünler ortak hastalık ve zararlıları paylaştığı için kök çürüklükleri, kellik (take-all), septorya, sarı ve kahverengi pas ile hububat kist nematodu birikir. Özellikle mısırdan hemen sonra buğday ekiminde dikkatli olunmalıdır; mısır ve buğday Fusarium türlerine ortak konukçuluk ettiği için başak yanıklığı ve mikotoksin riski artar, bu nedenle mısır anızının iyi parçalanması ve mümkünse araya bir yıl konması önerilir. Sürekli nadas-buğday düzeni de uzun vadede toprağı organik madde ve azot yönünden yorduğu için ideal değildir. Ayrıca yabani yulaf ve delice gibi tahıl kökenli yabancı otların bulaşık olduğu tarlada arka arkaya buğday ekmek bu otları kontrol edilemez seviyeye taşır. Kural nettir: buğdaydan sonra farklı familyadan, tercihen azot bağlayan veya derin köklü bir ürüne geçilmelidir.
Kuru ve sulu koşullar için uygulanabilir dört yıllık örnek bir buğday münavebesi şöyledir: 1. Yıl Baklagil (nohut veya mercimek): havadan azot bağlar, toprağı buğdaya hazırlar ve tahıl hastalıklarını kırar. 2. Yıl Buğday: baklagilin bıraktığı azottan yararlanır, düşük gübreyle yüksek verim verir. 3. Yıl Yağlı tohum veya endüstri bitkisi (ayçiçeği, kanola veya sulu alanda şeker pancarı): derin köküyle toprağı gevşetir, farklı hastalık grubuyla döngüyü kırar. 4. Yıl Buğday veya arpa: temizlenmiş, dengelenmiş toprakta yeniden tahıl gelir. Kurak İç Anadolu koşullarında suyu koruyan üç yıllık daha basit bir seçenek: 1. Yıl Nadas veya mercimek, 2. Yıl Buğday, 3. Yıl Ayçiçeği; ardından döngü baştan başlar. Her iki planda da aynı tarlaya buğday en fazla iki yılda bir gelir ve iki tahıl asla arka arkaya ekilmez.
Buğday en iyi verimi baklagillerden (nohut, mercimek, fasulye, bezelye, fiğ) sonra verir. Bu bitkiler havanın azotunu toprağa bağladığı için buğday daha az gübreyle yüksek verim ve iyi protein oranı gösterir. Ayçiçeği, kanola ve şeker pancarı gibi yağlı tohum ve endüstri bitkileri de buğday için uygun ön bitkilerdir.
Buğdaydan sonra farklı bir familyaya geçmek gerekir. En uygun seçenekler baklagiller (nohut, mercimek, fasulye) ve geniş yapraklı çapa bitkileridir (ayçiçeği, şeker pancarı). Böylece buğdayın hastalık ve zararlı döngüsü kırılır, toprağın azot dengesi onarılır. Buğdaydan sonra tekrar buğday, arpa veya çavdar gibi tahıl ekilmemelidir.
Evet, buğdayı üst üste ekmek risklidir. Aynı familyanın tekrarı kök ve kökboğazı çürüklükleri, kellik hastalığı (take-all), pas, septorya ve hububat kist nematodu gibi etmenlerin toprakta birikmesine yol açar. Ayrıca yabani yulaf ve delice gibi tahıl kökenli yabancı otlar kontrol edilemez hale gelir ve verim düşer.
Mısırdan sonra buğday ekilebilir ancak dikkat gerektirir. Mısır ve buğday Fusarium türlerine ortak konukçuluk ettiği için başak yanıklığı ve mikotoksin riski artabilir. Mısır anızının iyi parçalanıp toprağa karıştırılması, mümkünse araya bir yıl başka bir ürün konması bu riski azaltır.
Geleneksel nadas-buğday düzeni kurak bölgelerde su korunmasını sağlar ancak uzun vadede toprağı organik madde ve azot yönünden yorar. Nadas yerine mercimek veya nohut gibi bir baklagil koymak toprağa azot kazandırır, gelir sağlar ve buğday verimini artırır. Bu nedenle nadas yerine baklagilli münavebe daha sürdürülebilirdir.
Kaynak: TAGEM Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü (Tarla Bitkileri Bülteni, Ekim Nöbeti ve Buğday Yetiştiriciliği Yayınları). Münavebe planı bölge, toprak ve iklim koşullarına göre uyarlanmalıdır.
Harman üzerinde güncel buğday ilanlarını inceleyin ya da ürününüzü ücretsiz ilan verin.
Satılık Buğday Buğday Ne Zaman Ekilir Buğday Yetiştiriciliği Tüm Buğday BilgileriZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni