Menü
Manda (Bubalus bubalis), ülkemizde özellikle sulak ovalarda ve göl çevrelerinde yetiştirilen, dayanıklı bir büyükbaş hayvandır. Sığıra göre kaba ve lifli yemleri daha iyi değerlendirmesi, hastalıklara karşı daha dirençli olması ve yağ oranı yüksek değerli süt vermesiyle öne çıkar. Süt, et ve damızlık amacıyla yetiştirilir; suya ve su kaynaklarına olan bağımlılığı yetiştiricilikte belirleyici bir unsurdur.
Mandalar sıcağa karşı hassas olduğundan, kalın ve koyu renkli derileri yaz aylarında aşırı ısınmaya yol açar; bu nedenle gölet, akarsu veya sulak alana erişim barınak planlamasının vazgeçilmez parçasıdır. Barınaklar serin, gölgeli, iyi havalandırılan ve tabanı kuru tutulabilen yapıda olmalı, hayvan başına yeterli alan ve dinlenme yeri sağlanmalıdır. Düzenli temizlik ve gübre uzaklaştırması ile barınak hijyeni korunmalıdır.
Manda seçici olmayan bir hayvandır; saman, mısır sapı, anız ve sığırın değerlendiremediği kaba ve lifli yemleri verimli şekilde tüketir. Rasyon kaba yem ağırlıklı olmakla birlikte, süt ve gebelik gibi dönemlerde kesif yem ile desteklenir. Bol ve temiz suya sürekli erişim zorunludur; suya erişimin olmadığı koşullarda manda yetiştiriciliği yapılamaz.
Mandalarda günlük bakımın temelinde temiz su ve serinleme imkânı, düzenli barınak temizliği ve hayvanların sağlık takibi yer alır. Koruyucu hekimlik kapsamında aşılama programı veteriner hekim tarafından planlanıp uygulanmalı, iç ve dış parazitlere karşı düzenli kontrol yapılmalıdır. Tırnak bakımı ve genel vücut kontrolleri ihmal edilmemelidir.
Damızlıkta sağlıklı, verimli ve uyumlu hayvanlar seçilmelidir. Dişi mandalar genellikle yaklaşık 18 aylık yaşta gebe kalır ve ilk yavrularını 2,5-3 yaşında verir; gebelik süresi yaklaşık 10-11 aydır. Doğum sonrası malak (manda yavrusu) temiz, kuru ve serin bir ortamda barındırılmalı, yeterli ağız sütü almaları sağlanmalıdır.
Damızlık dişiler 240-250 günlük laktasyon döneminde yıllık ortalama 1.000-1.100 kg süt verir. Manda sütünün yağ oranı yüzde 6-13 (ortalama yüzde 8) düzeyinde olup, inek sütüne göre kaymak, tereyağı ve mozzarella üretimine çok daha elverişlidir. Genç ve iyi beslenmiş manda eti, düşük yağ ve kolesterol içeriğiyle tercih edilir; karkas verimi yüzde 40-54 aralığındadır.
Manda hastalıkları ve parazitlerinin belirtileri ve korunma önlemleri için ayrıntılı rehbere bakın →
Mandalar sıcağa karşı hassas olduğundan, kalın ve koyu renkli derileri yaz aylarında aşırı ısınmaya yol açar; bu nedenle gölet, akarsu veya sulak alana erişim barınak planlamasının vazgeçilmez parçasıdır. Barınaklar serin, gölgeli, iyi havalandırılan ve tabanı kuru tutulabilen yapıda olmalı, hayvan başına yeterli alan ve dinlenme yeri sağlanmalıdır. Düzenli temizlik ve gübre uzaklaştırması ile barınak hijyeni korunmalıdır.
Manda seçici olmayan bir hayvandır; saman, mısır sapı, anız ve sığırın değerlendiremediği kaba ve lifli yemleri verimli şekilde tüketir. Rasyon kaba yem ağırlıklı olmakla birlikte, süt ve gebelik gibi dönemlerde kesif yem ile desteklenir. Bol ve temiz suya sürekli erişim zorunludur; suya erişimin olmadığı koşullarda manda yetiştiriciliği yapılamaz.
Mandalarda günlük bakımın temelinde temiz su ve serinleme imkânı, düzenli barınak temizliği ve hayvanların sağlık takibi yer alır. Koruyucu hekimlik kapsamında aşılama programı veteriner hekim tarafından planlanıp uygulanmalı, iç ve dış parazitlere karşı düzenli kontrol yapılmalıdır. Tırnak bakımı ve genel vücut kontrolleri ihmal edilmemelidir.
Damızlıkta sağlıklı, verimli ve uyumlu hayvanlar seçilmelidir. Dişi mandalar genellikle yaklaşık 18 aylık yaşta gebe kalır ve ilk yavrularını 2,5-3 yaşında verir; gebelik süresi yaklaşık 10-11 aydır. Doğum sonrası malak (manda yavrusu) temiz, kuru ve serin bir ortamda barındırılmalı, yeterli ağız sütü almaları sağlanmalıdır.
Zorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni