Greyfurt Hastalıkları ve Zararlıları

Greyfurt yetiştiriciliğinde sık görülen hastalık ve zararlıların belirtileri, etmenleri ve önleyici kültürel önlemleri. Aşağıdaki bilgiler resmi kaynaklara dayanır ve tanıtım amaçlıdır; kesin teşhis ve kimyasal mücadele için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışılmalıdır.

Greyfurt Hastalıkları

Turunçgil Uçkurutanı

Phoma tracheiphila

Belirti: Hastalığın tipik belirtileri dallarda görülür. Hastalanan dallarda yaprak ayaları dökülür, ancak yaprak sapları dal üzerinde kalır; bu görünüm uçkurutan için en ayırt edici belirtidir. Ağaç tepeden başlayarak geriye doğru kurur, kuruyan dal kesildiğinde odun dokusunda turuncu ya da kahverengimsi renklenmeler dikkat çeker. Şiddetli durumlarda ağaç tamamen kuruyabilir.
Etmen / koşul: Etmen bitkiye yaralardan girer ve hastalık ekim-mart arasındaki serin nemli dönemde bulaşır, belirtiler bulaşmadan yaklaşık 1-1,5 ay sonra ortaya çıkar. Don, dolu ve fırtınalı havalarda oluşan çatlama ve yaralanmalar bulaşmayı artırır.
Önlem: Sağlam ve sertifikalı fidan kullanılmalı, hastalıklı sürgün ve dallar sağlam dokunun yaklaşık 20 cm altından budanıp bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır. Budama aletleri her kesimden sonra yüzde 10 sodyum hipoklorit (çamaşır suyu) çözeltisi ile dezenfekte edilmeli, açılan yara yerlerine aşı macunu sürülmelidir.

Gövde Zamklanması ve Kahverengi Çürüklük

Phytophthora citrophthora

Belirti: Enfekte meyvelerde önce kahverengi lekeler oluşur, meyve zamanla derimsi (deri gibi sert) bir görünüm kazanır ve kendine özgü keskin bir koku yayar; çürüyen meyveler ağaçtan dökülür. Etmen gövde ve kalın dalları da hastalandırır, çoğunlukla aşı yerinin üzerinde gövde kabuğunda zamk akıntısı ile lekeli, çökük dokular ve yaralar meydana gelir.
Etmen / koşul: Toprakla temas, taban suyu ve fazla nem hastalığı teşvik eder; yağışlı, serin dönemlerde gövde ve toprağa yakın meyvelerde gelişir.
Önlem: Aşılama yüksekten yapılmalı, ağaç tacı ve alt dalların toprakla teması kesilmeli, fazla su tutan topraklarda drenaj kanalları açılmalıdır. Gövde yaralanmalarından kaçınılmalı, yere dökülen çürük meyveler toplanıp imha edilmelidir.

Turunçgil Dal Yanıklığı

Pseudomonas syringae pv. syringae

Belirti: Genç sürgünlerin yaprak sapı siyahlaşır, yaprak yüzeyinde ıslağımsı esmer lekeler oluşur; yaprak turgorunu kaybederek orta damar boyunca kıvrılıp aşağı sarkar. Genç sürgünler soğuktan yanmış gibi görünür, kısa sürede çıplaklaşıp kurur. İlerlemiş durumda siyahlık yaprak sapından dala geçerek dalda oval, uzunca siyah lekeler yapar; eski lekeler kızıl-kahverengine döner ve çatlayarak kabuk şeklinde daldan ayrılır.
Etmen / koşul: Bakteri nemli ve serin havalarda iyi gelişir; enfeksiyonlarını çoğunlukla mart-nisan aylarında yaprak sapları ve genç sürgünlerde yapar. Sıcak ve kurak aylarda pasif duruma geçer.
Önlem: Sulama, gübreleme ve budama zamanında yapılmalı, yeni sürgünler kış mevsimine olgunlaşmış ve odunlaşmış girmelidir. Bahçeler hakim rüzgarlara karşı rüzgar kıran ağaçlarla korunmalı, fazla su tutan topraklarda drenaj açılmalı, çok bulaşık dallar kesilip yakılmalı ve budama aletleri her seferinde yüzde 10 sodyum hipoklorit ile dezenfekte edilmelidir.

Turunçgil Depo Çürüklükleri (Yeşil ve Mavi Küf)

Penicillium digitatum, Penicillium italicum

Belirti: Hastalık bahçede, depoda ve işleme evlerinde sorun olur. Meyve yüzeyinde önce yumuşayan, sulu bir çürüklük başlar, kısa sürede üzeri yeşil (Penicillium digitatum) ya da mavimsi (Penicillium italicum) küf tabakası ile kaplanır; lekenin kenarında beyazımsı bir kuşak bulunur. Etmenlerin sporları havada bol miktarda bulunduğundan bulaşma kolayca yayılır.
Etmen / koşul: Özellikle hasat, taşıma ve depolama sırasında meyve kabuğunda oluşan ezik ve yaralardan giriş yapar; nemli ve uygun sıcaklıktaki depo koşullarında hızla gelişir.
Önlem: Hasat ve taşımada meyve zedelenmesi önlenmeli, çürük ve yaralı meyveler ayıklanmalı, hasat ve depolama kapları ile depolar temiz tutulmalıdır. Depo havalandırması ve uygun soğuk koşullar sağlanarak küf gelişimi yavaşlatılmalıdır.

Greyfurt Zararlıları

Turunçgil Unlubiti

Planococcus citri

Zarar şekli: Ergin dişiler uzunca oval ve beyaz unlu bir görünümdedir, vücudu ince mumlu beyaz iplikçiklerden bir örtü kaplar; çoğunlukla toplu yumakçıklar halinde görülür. Genellikle meyvelerin sapla birleşme noktalarında ve birbirine değen meyvelerin temas yerlerinde öz su emerek meyve kalitesini düşürür, sap dibi zayıflayan meyveler dökülür. Salgıladığı tatlımsı madde üzerinde gelişen mantarlar yaprak ve meyvelerde fumajin (kara is) zararına yol açar. Turunçgil çeşitlerinden en çok altıntop (greyfurt), Washington navel ve yafa portakalı ile limonu tercih eder.
Koşul: Orantılı nemi yüksek, gölgeli ve sıcak yerler gelişimi için en uygun ortamdır; Akdeniz Bölgesi turunçgil alanlarında yılda 4-5 döl verebilir. Kışı çoğunlukla yumurta veya ergin olarak gövde yarık ve çatlaklarında geçirir.
Önlem: Bahçe temizliğine özen gösterilmeli, yere dökülen meyveler toplanıp imha edilmeli, ilkbaharda zararlı çıkışından önce toprak işlemesi yapılarak yabancı otlar ve kök bölgesinde kışlayan bireyler yok edilmelidir. Sık dikimden kaçınılmalı, ağaç taçları birbirine değmemeli, güneşlenme ve hava akımını sağlayacak şekilde budama yapılmalıdır. Karınca faaliyetini engellemek için gövdeye yapışkan bant sarılabilir ve yere değen etek dalları budanabilir.

Kırmızı Kabuklubit

Aonidiella aurantii

Zarar şekli: Olgun ergin dişide kabuk daire biçiminde, yaklaşık 1,8-2 mm çapında ve kırmızımsı renktedir; kabuğu bombelidir ve genellikle meyvede zararlı olur. Meyve, yaprak ve sürgünleri sokup emerek beslenir, bu da kalite ve verim kaybına yol açar. Yeni çıkan yavruların (nimf) kabuğu olmadığından sarı renkli ve hareketlidir; kendilerini sabitleyip beslenmeye başlarlar.
Koşul: Zayıf ve kurumaya yüz tutmuş ağaçları tercih eder; bölgelere göre yılda 3-5 döl verir. Doğal düşmanları ağustostan itibaren artar, eylül-ekimde en yüksek düzeye ulaşır.
Önlem: Sulama, gübreleme ve budama zamanında yapılarak ağaçlar sağlıklı ve kuvvetli tutulmalıdır. Zararlı ile yoğun bulaşık kuru veya kurumaya yüz tutmuş dallar, yeni yavru çıkışından önce (mayıs ikinci yarısından itibaren) kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Doğal düşmanların etkinliğini artırmak için bahçe kenarındaki tozlu yollar tozumayı önleyecek şekilde düzenlenmelidir.

Akdeniz Meyvesineği

Ceratitis capitata

Zarar şekli: Ev sineğine benzeyen, ondan biraz küçük, gözleri madeni parıltılı, vücudu sarımsı kahverengi bir sinektir; dişiler yumurtalarını meyve kabuğunun 1-2 mm altına bırakır. Yumurtadan çıkan bacaksız beyaz larvalar meyve etiyle beslenerek içten çürümeye neden olur; zarar görmüş meyveler dökülür. İhracatta zarar görmüş tek bir meyve bile ürünün geri gelmesine yol açabilen çok önemli bir zararlıdır.
Koşul: Kışı genellikle pupa olarak toprakta veya yere düşmüş meyvede larva olarak geçirir; ilkbaharda hava sıcaklıkları 16 derecenin üzerine çıkınca kayısı, Trabzon hurması ve incir gibi konukçularda zarara başlar, turunçgillerin olgunlaşma dönemine kadar çoğalır. Bir dişinin ömrü boyunca yaklaşık 300 yumurta vermesi ve gelişme süresinin kısalığı hızlı çoğalmasını sağlar.
Önlem: Yere dökülen ve bulaşık meyveler düzenli toplanıp derine gömülerek veya imha edilerek larvaların pupa olması engellenmelidir. Erken hasat ve uygun tuzaklarla popülasyon izlenmeli, bahçe ve çevresindeki alternatif konukçu meyveler de kontrol altında tutulmalıdır.

Turunçgil Kırmızıörümceği

Panonychus citri

Zarar şekli: Erginleri oval ve kırmızımsı kadife renginde olup vücut üzerindeki kabarcıklardan aynı renkte uzun kıllar çıkar; çıplak gözle güçlükle, el büyüteci ile rahat görülür. Yaprak ve meyveleri sokup emerek beslenir; özsu emilen bölgelerde yapraklarda soluk sarı, grimsi veya gümüşi lekeler oluşur. Zarar gören yapraklar zamanla solar, kurur ve dökülür, sürgünler ölebilir; yoğun bulaşık ağaçlarda meyve dökümü artar. Turunçgillerden en çok limonu tercih eder.
Koşul: Yıl boyu aktif olmakla birlikte özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında önemli zarar yapar; doğal dengesi bozulmuş bahçelerde tüm turunçgil türlerinde büyük zarar oluşturabilir. Kışı ergin veya yumurta döneminde geçirir.
Önlem: Bahçede doğal düşmanları koruyacak şekilde gereksiz ilaçlamalardan kaçınılmalı, ağaçlar dengeli sulama ve gübreleme ile sağlıklı tutulmalı, tozlanmayı azaltacak bahçe düzeni sağlanmalıdır. Düzenli yaprak ve meyve kontrolleri ile zararlının yoğunluğu izlenmelidir.

Turunçgil Pasböceği (Pas Akarı)

Phyllocoptruta oleivora

Zarar şekli: Erginleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük, sarıdan sarımsı kahverengiye değişen, baştan arkaya doğru incelen havuç biçiminde akarlardır; ancak 10-15 büyütmeli el lupu ile görülebilir. Nimf ve erginleri yaprak, filiz ve meyvelerde öz su emerek beslenir; emilen yerlerde yapraklar sararır, soluk kırmızımsı mor lekeler oluşur. Limon dışındaki turunçgil meyvelerinde kabukta pas rengi, limonda ise gümüşi renk meydana gelir; zarar gören meyvenin büyümesi yavaşlar, tadı bozulur ve pazarlama imkanı kalmaz.
Koşul: Uygun koşullarda yılda 30-40 döl verebilir; çiçeklenmeyi izleyen sıcaklık artışıyla mayıs ilk yarısında hızla çoğalır ve ekonomik zararını mayıs-kasım döneminde yapar. Genellikle bahçenin belirli alanlarında lokal kümeler halinde bulunur.
Önlem: Mayıstan itibaren düzenli yaprak ve meyve kontrolleri ile zararlının varlığı izlenmelidir. Yavaş yayıldığı ve lokal bulunduğu için bulaşık alanların öne çıkarıldığı kültürel takip yapılmalı, ağaçların genel bakımı ve sağlığı korunarak zarar baskı altında tutulmalıdır.

Turunçgil Yaprak Galerigüvesi

Phyllocnistis citrella

Zarar şekli: Yumurtadan çıkan larvalar yaprağın dış zarını delerek hemen altında sağa sola kıvrılan düzensiz galeriler açar; bu nedenle harita böceği olarak da anılır. Galeri açılan yapraklarda kıvrılmalar olur, ilk dönemlerde yaprak zarının etli kısımdan ayrılmasıyla yaprak yüzeyi ışıkta parlar; zamanla bu kısımlar kuruyup dökülerek çirkin görünüm oluşturur. Yoğun durumlarda benzer zarar sürgün ve hatta meyvelerde de görülür.
Koşul: Zararı, taze sürgünlerin bol olduğu haziran-temmuz ile eylül-ekim aylarında yoğunlaşır; ağaçta taze sürgün yoksa zarar da o oranda azdır. Küçük, akşamüzeri ve sabah erken aktif kelebeklerdir.
Önlem: Mücadelenin esası, zararlının en yoğun olduğu dönemlerde taze sürgün oluşumunu önlemektir; bu amaçla azotlu ve diğer gübrelerin uygulama zamanı ayarlanarak yaprakların bu aylarda olgunlaşmış olması sağlanmalıdır. Gövde ve ana dallardan çıkan piç (obur) sürgünler sürekli temizlenmelidir.
Önemli uyarı: Bu sayfa hastalık ve zararlıları tanıma amacıyla anlatır; ilaç ve doz önerisi içermez. Kimyasal mücadele yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleriyle, etiket talimatına ve resmi Zirai Mücadele Teknik Talimatlarına uygun yapılmalıdır. Kesin teşhis ve uygulama için en yakın İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne veya reçete yazmaya yetkili kişiye danışın.

Sık Sorulan Sorular

Greyfurt turunçgil uçkurutanı belirtileri nelerdir?

Hastalığın tipik belirtileri dallarda görülür. Hastalanan dallarda yaprak ayaları dökülür, ancak yaprak sapları dal üzerinde kalır; bu görünüm uçkurutan için en ayırt edici belirtidir. Ağaç tepeden başlayarak geriye doğru kurur, kuruyan dal kesildiğinde odun dokusunda turuncu ya da kahverengimsi renklenmeler dikkat çeker. Şiddetli durumlarda ağaç tamamen kuruyabilir.

Greyfurt gövde zamklanması ve kahverengi çürüklük belirtileri nelerdir?

Enfekte meyvelerde önce kahverengi lekeler oluşur, meyve zamanla derimsi (deri gibi sert) bir görünüm kazanır ve kendine özgü keskin bir koku yayar; çürüyen meyveler ağaçtan dökülür. Etmen gövde ve kalın dalları da hastalandırır, çoğunlukla aşı yerinin üzerinde gövde kabuğunda zamk akıntısı ile lekeli, çökük dokular ve yaralar meydana gelir.

Greyfurt turunçgil dal yanıklığı belirtileri nelerdir?

Genç sürgünlerin yaprak sapı siyahlaşır, yaprak yüzeyinde ıslağımsı esmer lekeler oluşur; yaprak turgorunu kaybederek orta damar boyunca kıvrılıp aşağı sarkar. Genç sürgünler soğuktan yanmış gibi görünür, kısa sürede çıplaklaşıp kurur. İlerlemiş durumda siyahlık yaprak sapından dala geçerek dalda oval, uzunca siyah lekeler yapar; eski lekeler kızıl-kahverengine döner ve çatlayarak kabuk şeklinde daldan ayrılır.

Greyfurt turunçgil unlubiti zararı nasıl anlaşılır?

Ergin dişiler uzunca oval ve beyaz unlu bir görünümdedir, vücudu ince mumlu beyaz iplikçiklerden bir örtü kaplar; çoğunlukla toplu yumakçıklar halinde görülür. Genellikle meyvelerin sapla birleşme noktalarında ve birbirine değen meyvelerin temas yerlerinde öz su emerek meyve kalitesini düşürür, sap dibi zayıflayan meyveler dökülür. Salgıladığı tatlımsı madde üzerinde gelişen mantarlar yaprak ve meyvelerde fumajin (kara is) zararına yol açar. Turunçgil çeşitlerinden en çok altıntop (greyfurt), Washington navel ve yafa portakalı ile limonu tercih eder.

Greyfurt kırmızı kabuklubit zararı nasıl anlaşılır?

Olgun ergin dişide kabuk daire biçiminde, yaklaşık 1,8-2 mm çapında ve kırmızımsı renktedir; kabuğu bombelidir ve genellikle meyvede zararlı olur. Meyve, yaprak ve sürgünleri sokup emerek beslenir, bu da kalite ve verim kaybına yol açar. Yeni çıkan yavruların (nimf) kabuğu olmadığından sarı renkli ve hareketlidir; kendilerini sabitleyip beslenmeye başlarlar.

Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü - Turunçgil Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele (2010) ve TAGEM-BATEM Turunçgil Zararlıları ve Mücadelesi (bağlantı). Zirai mücadele için TAGEM Zirai Mücadele Teknik Talimatları (TAGEM Yayınlar).

Greyfurt üretimi ve ticareti Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Greyfurt Yetiştiriciliği Satılık Greyfurt Tarım Araçları