Menü
Ateş Dikeni (Pyracantha coccinea), gülgiller (Rosaceae) familyasından, Güney Avrupa'dan Anadolu ve Batı Asya'ya uzanan bölgelere özgü, dikenli ve genellikle her dem yeşil bir çalı türüdür. Adını, sonbaharda dallarını salkım salkım kaplayan kızıl, turuncu ve sarı tonlarındaki iğ biçimli meyvelerinden alır. İlkbaharda açan beyaz, ufak çiçekleriyle de arıları çeker. Bu bitki bir iç mekan bitkisi değildir; asıl yeri bahçe, saksıda balkon ve teras ya da çit oluşturmak için sıralanan dış mekan alanlarıdır. Sık ve dikenli dallanması sayesinde doğal bir güvenlik çiti, gizlilik perdesi ve kuşlar için besin kaynağı olarak sevilir. Espalyer tekniğiyle duvara yaslanarak da yetiştirilebilir. Kuraklığa, kirli hava ve fakir toprağa gösterdiği yüksek dayanıklılık, budamaya kolay uyum sağlaması ve dört mevsim ilgi çekici görünümü onu peyzajın gözde çalılarından biri yapar.
Ateş Dikeni tam güneş seven bir dış mekan çalısıdır. En bol çiçeklenme ve dolayısıyla en gür meyve tutumu için günde en az altı, tercihen altı ile sekiz saat doğrudan güneş alan konumlar idealdir. Güney veya batı yönü, açık bahçe kenarları ve güneşe bakan duvar önleri en uygun yerlerdir. Yarı gölgede de yaşamını sürdürür fakat gölgeli koşullarda dallar seyrekleşir, meyve sayısı belirgin biçimde azalır ve bitki yukarı doğru cılız uzayarak dağınık bir form alır. Kuzeye bakan tam gölge noktalardan kaçınılmalıdır. Balkon veya terasta saksıda yetiştiriliyorsa, güneşi en çok gören köşeye yerleştirilmesi önerilir. Yaprak yanığı riski düşüktür; bitki güçlü güneşe dayanıklıdır, asıl sorun ışık yetersizliğinden kaynaklanan zayıf çiçek ve meyvedir.
Ateş Dikeni köklendikten sonra kuraklığa oldukça dayanıklıdır, bu yüzden aşırı sulamadan kaçınmak esastır. Yeni dikilen fidanlar ilk bir iki yıl boyunca düzenli sulanmalı, toprağın kök bölgesinde nemli kalması sağlanmalıdır. Yerleşmiş bahçe bitkileri ise yalnızca uzun kurak ve sıcak dönemlerde, haftada bir kez derin sulama ile desteklenir. Yaz aylarında saksıdaki örnekler toprağın üst birkaç santimi kuruduğunda, çoğu zaman haftada iki kez sulanır. Kışın bitki dinlenmeye geçtiğinden sulama büyük ölçüde azaltılır, yağışlar genellikle yeterli olur. Suyu her zaman kök bölgesine, sabah saatlerinde vermek gerekir. Fazla suyun belirtileri yaprakların soluklaşıp dökülmesi ve kök çürüğüdür; susuzlukta ise yapraklar pörsür, meyveler buruşur ve erken dökülür. Drenajı iyi toprakta kökün suda beklememesine dikkat edilmelidir.
Ateş Dikeni toprak konusunda seçici değildir; kumlu, killi veya taşlı topraklarda bile yetişir, ancak asıl istediği iyi drene olan bir ortamdır. Suyu tutan, sürekli ıslak kalan ağır topraklar kök çürüğüne yol açar. Saksı yetiştiriciliğinde bahçe toprağı, olgun kompost ve drenajı artırmak için bir miktar perlit veya iri kum karışımı önerilir. Hafif asidik ile nötr pH aralığını sever, fakat hafif kireçli topraklara da uyum sağlar. Saksıda büyütülüyorsa mutlaka dip delikleri bulunmalı, tabana çakıl serilmelidir. Saksı değişimi için en uygun dönem, bitki dinlenmedeyken erken ilkbahar veya sonbahardır. Kökler saksıyı doldurduğunda, bir boy büyük kaba geçirilir; işlem sırasında dikenlere karşı kalın eldiven kullanmak gerekir. Bahçeye dikimde geniş çukur açılıp toprak kompostla zenginleştirilmelidir.
Ateş Dikeni ılıman iklim bitkisidir ve nem konusunda titiz değildir; açık havanın doğal nemi ona yeter, yaprağına su püskürtmeye gerek yoktur. Sıcak ve kuru yazlara iyi dayanır. Soğuğa dayanıklılığı yüksektir; olgun bitkiler çoğu türde yaklaşık eksi 15 ile eksi 20 dereceye kadar donlara dayanabilir, bu yüzden Türkiye'nin büyük bölümünde kışı dışarıda sorunsuz geçirir. Çok sert kış yaşanan yüksek rakımlı yörelerde genç fidanların kök bölgesi malç ile örtülerek korunmalıdır. Saksıdaki örnekler daha savunmasızdır; şiddetli donlarda saksı köklerin donmaması için rüzgar almayan bir duvar dibine çekilebilir veya kabı yalıtım örtüsüyle sarmak yararlıdır. Aşırı sıcakta ise sadece düzenli sulama yeterli koruma sağlar.
Ateş Dikeni hem tohum hem de çelikle çoğaltılabilir, fakat pratikte en güvenilir yöntem çeliktir çünkü tohumdan yetişen bitkiler ana bitkinin özelliklerini tam yansıtmayabilir. Yaz sonunda, o yılın sürgünlerinden yarı odunsu çelikler alınır; yaklaşık 10 ila 15 santimlik parçaların alt yaprakları temizlenip kesim yüzeyi köklendirme hormonuna batırılarak nemli, drenajı iyi köklendirme harcına dikilir. Çelikler ışıklı fakat doğrudan kavurucu güneşten uzak, nemli tutulan bir ortamda birkaç hafta içinde köklenir. Tohumla çoğaltmada olgun meyvelerin çekirdekleri temizlenir ve çimlenmeyi kırmak için soğuk katlama (stratifikasyon) uygulanır; birkaç ay serin ve nemli ortamda bekletilen tohumlar ilkbaharda ekilir. Su köklendirme bu odunsu çalı için verimli değildir; kök ayırma da yapısına uygun bir yöntem sayılmaz.
Ateş Dikeninde en yaygın hastalık ateş yanıklığıdır (bakteriyel bir enfeksiyon); sürgün uçlarının aniden kararıp yanmış gibi kuruması, çiçek ve yaprakların çengel gibi kıvrılıp siyahlaşmasıyla belli olur. Hastalıklı dallar sağlam dokuya kadar kesilip uzaklaştırılmalı, makas her kesimde dezenfekte edilmelidir. Yaprakların kızarıp döküldüğü karaleke (scab) mantarı, meyve ve yapraklarda kabuklu koyu lekeler yapar; havalanmayı artıran budama ve ıslak yapraktan kaçınmak korur. Yaprak sararması çoğunlukla fazla su ve kök çürüğünden ya da kireçli toprakta demir eksikliğinden kaynaklanır. Zararlılar arasında yaprak bitleri sürgün uçlarını, kırmızı örümcek ise sıcak ve kuru havada yaprak altını sararak soldurur; unlu bit de görülebilir. Hafif bulaşmalarda güçlü su püskürtme, potasyum sabunu veya bitkisel yağ çözümleri etkilidir.
Yeni dikilen fidanlar ilk iki yıl düzenli, toprağı nemli tutacak şekilde sulanır. Yerleşmiş bitkiler kuraklığa dayanıklıdır ve yalnızca uzun sıcak, kurak dönemlerde haftada bir derin sulama ister. Saksıdakiler yazın toprağın üst birkaç santimi kuruyunca, çoğunlukla haftada iki kez sulanır. Su daima kök bölgesine sabah verilir; kışın sulama azaltılır.
En sık nedeni aşırı sulama ve suyu tutan toprakta gelişen kök çürüğüdür. Kireçli topraklarda demir eksikliğine bağlı damar arası sararma da görülür. Ayrıca ateş yanıklığı hastalığı ve kırmızı örümcek zararlısı yaprakları soldurup dökebilir. Önce sulama düzenini gözden geçirip toprağın drenajını iyileştirmek gerekir.
Hayır, Ateş Dikeni bir iç mekan bitkisi değildir. Tam güneş ve açık hava koşulları isteyen, kışın soğuğa ihtiyaç duyan bir dış mekan çalısıdır. Bahçede, açık balkon ya da terasta güneş gören bir konumda yetiştirilmelidir. Kapalı evde ışık ve hava yetersizliğinden zayıflar, çiçek ve meyve vermez.
Evet, olgun bitkiler oldukça soğuğa dayanıklıdır ve çoğu türde yaklaşık eksi 15 ile eksi 20 dereceye kadar dayanır; Türkiye'nin büyük bölümünde kışı dışarıda geçirir. Çok sert kış olan yerlerde genç fidanların kök bölgesi malçla, saksıdakiler ise kap yalıtılarak korunmalıdır.
En yaygın sebep yetersiz güneştir; gölgede çiçeklenme az olur, meyve tutmaz. Aşırı ya da yanlış zamanlı budama çiçek dallarını kestiği için de meyveyi engeller. Ayrıca aşırı azotlu gübre yaprağı artırıp çiçeği azaltır. Tam güneşli konum ve çiçeklenme sonrası ölçülü budama meyve verimini artırır.
Kaynak: Royal Horticultural Society (RHS) ve Missouri Botanical Garden bitki bakım rehberleri.
Harman üzerinde güncel ateş dikeni ilanlarını inceleyin ya da kendi bitkilerinizi ücretsiz ilan verin.
Satılık Ateş Dikeni Ateş Dikeni Fiyatları Ücretsiz İlan VerZorunlu olmayan çerezler onay vermediğiniz durumlarda kullanılmaz. Kategorileri açıp tercihinizi belirleyebilir, yurt dışı aktarımına ayrıca onay verebilirsiniz. Çerez Aydınlatma Metni