Keklik Yetiştiriciliği

Keklik, Türkiye'nin step, makilik ve dağ eteği habitatlarına özgü, yer yapısı sağlam bir av kanatlısıdır. Ülkemizde en yaygın türü kınalı keklik (Alectoris chukar) olup, Trakya ve kuzey kesimlerde çil keklik (Perdix perdix), Batı ve Güney Anadolu'nun kayalık yamaçlarında ise kaya kekliği (kum kekliği, Alectoris graeca) bulunur. Keklik yetiştiriciliği Türkiye'de iki temel amaçla yürütülür: birincisi tarım ilacı kullanımı, kontrolsüz avcılık ve habitat kaybıyla azalan doğal popülasyonu güçlendirmek için Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne bağlı üretim istasyonlarında üretip doğaya salmak; ikincisi ise özel çiftliklerde av turizmi, et ve damızlık amacıyla ticari üretim yapmaktır. Afyonkarahisar Şuhut, Yozgat Çalatlı, Kahramanmaraş Kapıçam, Gaziantep ve Malatya gibi istasyonlarda her yıl on binlerce keklik üretilerek uygun ekolojik alanlara bırakılmaktadır. Yozgat'taki istasyonun 2007'den bu yana 200 binin üzerinde kınalı keklik üreterek onlarca ile dağıttığı, doğaya salımların ise kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadeleye de katkı sağladığı kamu kaynaklarınca bildirilmiştir. Keklik, kuru ve sıcak iklime, fakir mera florasına uyum sağlamış dayanıklı bir türdür; bu nedenle Anadolu'nun büyük bölümünde yetiştiriciliğe elverişlidir. Ticari işletmeler için kuluçka, civciv büyütme ve damızlık aşamalarında disiplinli sıcaklık, hijyen ve yem yönetimi gerektirir. Doğru planlanmış bir keklik çiftliği, hem yaban hayatını destekleyen kamu projelerine damızlık sağlayabilir hem de av çiftlikleri ve restoran pazarına yönelik düşük maliyetli, katma değerli bir üretim kolu oluşturabilir.

Başak Yazılım - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Başak Yazılım 2 - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Gozeten Bal - İçerik - Üst (SEO sayfa başı) Sponsorlu
Ürün ve hizmetlerinizi çiftçiye gösterin
300 bin
görüntülenme
Doğrudan
çiftçiye ulaşın
Markanızı
tarımda öne çıkarın
Reklam verin Detaylı bilgi için tıklayın

Barınak

Keklik barınağı kuru, iyi havalanan, rüzgardan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunan bir yapı olmalıdır. Yerleşim sıklığı kafes veya bölmede metrekareye yaklaşık 5-7 erişkin keklik gelecek şekilde planlanır; aşırı sıkışıklık tüy yolma ve gagalama gibi davranış bozukluklarını artırır. İlk üç haftalık dönemde civcivler talaş serili yer bölmelerinde ya da büyütme kafeslerinde tutulabilir. Bir büyütme kafesinde yaklaşık 45-50 yavru barındırılabilir. Damızlık ve erişkin keklikler için kafes uçuşu sınırlayacak biçimde tasarlanmalı, üstü tel veya file ile kapatılmalıdır; keklik ürken ve sıçrayan bir tür olduğundan tavan yüksekliğinde yumuşak malzeme yaralanmaları azaltır. Zemin altlığı (talaş, kabuk veya kum) düzenli yenilenerek kuru tutulmalı, nemli ve kirli altlık solunum ve parazit sorunlarına zemin hazırladığından sakınılmalıdır. Su ve yem ekipmanı kolay temizlenebilir olmalı; örnek bir ölçek olarak 100 keklik için yaklaşık 1 metre yemlik ve birkaç adet suluk yeterli kabul edilir. Doğal davranışı desteklemek için bölmelere saklanma köşeleri, toz banyosu alanı ve gölge sağlanması stresi azaltır. Doğaya salım amaçlı üretimde, salım öncesi keklikler avcı baskısına ve doğal koşullara alışması için uçuş kafesi (volyer) gibi geniş, doğala yakın ortamlarda tutulur.

Besleme

Keklik beslemesi yaşa göre değişen protein düzeyleri üzerine kuruludur. Çıkıştan sonraki başlatma döneminde civcivlere yüksek proteinli (yaklaşık yüzde 28-30 ham protein) civciv başlatma yemi verilir; sanayi tipi keklik veya bıldırcın başlatma yemi yoksa benzer protein düzeyindeki hindi yemi tercih edilebilir. Büyüme ilerledikçe protein oranı kademeli düşürülür ve erişkin ile damızlık dönemde yaklaşık yüzde 24 ham proteinli yem kullanılır. Erişkin bir keklik haftalık olarak yaklaşık 300 gram yem tüketir; bu, sürü büyüklüğüne göre yem planlamasında pratik bir ölçüdür. Doğada keklik tohum, taze sürgün, yeşil ot ve böcekle beslenir; çiftlik rasyonuna sınırlı miktarda yeşillik ve tahıl katkısı doğal beslenmeyi taklit ederek sindirimi destekler. Kursak öğütmesi için temiz, ince çakıl (grit) ulaşılabilir tutulmalıdır. Temiz ve sürekli su erişimi şarttır; sıcak dönemde su tüketimi belirgin artar. Yemlik ve sulukların kirlenmesini önlemek, küflenmiş veya nemlenmiş yem vermemek hastalık riskini düşüren temel uygulamalardır. Yem değişimleri ani değil kademeli yapılmalı, stres ve sindirim bozukluğu önlenmelidir.

Bakım ve Sağlık

Keklik bakımında en kritik unsur hijyen, kuru altlık ve doğru sıcaklık yönetimidir. Civciv döneminde ana makinesi (ısıtıcı) altı sıcaklığı ilk günlerde yaklaşık 33 santigrat derecede tutulur, her gün yaklaşık 1 derece düşürülerek 21 dereceye kadar indirilir ve bu düzeyin altına düşürülmez. Civcivler tüylenip ortam sıcaklığına uyum sağladıkça ek ısıtmaya gerek kalmaz. Barınak iyi havalandırılmalı ancak hava akımı doğrudan hayvanların üzerine gelmemelidir. Yoğun ışık ve gürültü kekliği ürküttüğü için ortam sakin tutulmalı, ani uyaranlardan kaçınılmalıdır. Yerleşim sıklığını aşmamak, gagalama ve yaralanmaları azaltır. Sürüye yeni hayvan katarken karantina uygulanması, hasta veya zayıf bireylerin ayrılması bulaşıcı sorunların yayılmasını sınırlar. Su ve yem kaplarının günlük temizliği, altlığın düzenli yenilenmesi ve barınağın periyodik dezenfeksiyonu koruyucu bakımın temelidir. Doğaya salım programlarında hayvanların salım öncesi sağlık kontrolünden geçirilmesi ve dış parazitlere karşı kontrol edilmesi resmi uygulamalar arasındadır. Hastalık veya parazit şüphesinde teşhis ve tedavi mutlaka bir veteriner hekime bırakılmalı; ilaç ve doz uygulaması yetkili hekim yönlendirmesi dışında yapılmamalıdır.

Üreme ve Damızlık

Kekliklerde damızlık kurulumu genellikle 1 erkeğe 1 dişi (çift) ya da 1 erkeğe 3-4 dişi oranında yapılır; doğada çift olarak yaşasalar da çiftlik koşullarında grup eşleştirmesi yaygındır. Dişiler yaklaşık 4 aylıkken cinsel olgunluğa ulaşır ve uygun mevsimde yumurtlamaya başlar. Yumurtlama dönemi ülkemiz koşullarında ilkbahardan yaz başına, yaklaşık mart-haziran aralığına denk gelir; bu dönemde dişi uygun bakımda günde bir yumurtaya kadar verebilir. Keklik yumurtası küçük olup ortalama 15 gram dolayındadır. Kuluçka süresi yaklaşık 24 gündür; suni kuluçkada ilk 21 gün gelişme, son 3 gün çıkış dönemidir. Kuluçka makinesinde ilk 21 günde sıcaklık yaklaşık 37,6 santigrat derece ve nem yüzde 59 dolayında tutulur; çıkış döneminde (21-24. günler) sıcaklık bir miktar düşürülüp (yaklaşık 36,5 derece) nem yüzde 69'a doğru yükseltilir. Yumurtalar günde birkaç kez (genellikle 5-6 kez) çevrilmelidir; çevirme çıkış döneminde durdurulur. Çıkan civcivler kuruyup canlandıktan sonra ısıtmalı büyütme bölümüne alınır ve başlatma yemine geçilir.

Verim

Keklik yetiştiriciliğinde verimin başlıca kalemleri damızlık yumurta, günlük civciv, büyütülmüş palaz ve erişkin av kekliğidir. Düzgün bakımda bir damızlık dişi, mart-haziran döneminde uygun koşullarda günde bir yumurtaya yaklaşan bir tempoyla mevsim boyunca verimli olabilir; gerçek yumurta verimi yaş, hat, bakım ve mevsime göre değişir. Ekonomik getiri büyük ölçüde av çiftlikleri, av turizmi ve restoran pazarına dayanır; ayrıca kamu üretim istasyonlarına ve doğaya salım projelerine damızlık veya palaz tedariki bir gelir kapısı oluşturabilir. Türkiye'de doğaya salım odaklı kamu üretimi oldukça yüksektir: Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı istasyonlarda yıllık on binlerce kınalı keklik üretilip ülke genelinde çok sayıda noktada doğaya bırakıldığı, tek bir istasyonun (Yozgat) 17 yılda 200 binin üzerinde keklik ürettiği kamu kaynaklarınca açıklanmıştır. Ticari üretici için verimi belirleyen kritik etkenler düşük civciv ölüm oranı, yüksek kuluçka çıkış başarısı ve dengeli yem dönüşümüdür; bunların hepsi hijyen, sıcaklık ve yem kalitesine sıkı sıkıya bağlıdır. Keklik dayanıklı ve düşük maliyetli bir tür olduğundan, doğru yönetildiğinde küçük ölçekli işletmeler için bile katma değerli bir üretim kolu olabilir.

Önemli uyarı: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Hayvan sağlığında teşhis, aşılama programı ve tedavi yalnızca veteriner hekim tarafından planlanıp yürütülür. İhbarı mecburi hastalıklardan şüphelenildiğinde derhal en yakın İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilmelidir.

Keklik Yetiştiriciliği Hakkında Sık Sorulan Sorular

Keklik barınağı nasıl olmalıdır?

Keklik barınağı kuru, iyi havalanan, rüzgardan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunan bir yapı olmalıdır. Yerleşim sıklığı kafes veya bölmede metrekareye yaklaşık 5-7 erişkin keklik gelecek şekilde planlanır; aşırı sıkışıklık tüy yolma ve gagalama gibi davranış bozukluklarını artırır. İlk üç haftalık dönemde civcivler talaş serili yer bölmelerinde ya da büyütme kafeslerinde tutulabilir. Bir büyütme kafesinde yaklaşık 45-50 yavru barındırılabilir. Damızlık ve erişkin keklikler için kafes uçuşu sınırlayacak biçimde tasarlanmalı, üstü tel veya file ile kapatılmalıdır; keklik ürken ve sıçrayan bir tür olduğundan tavan yüksekliğinde yumuşak malzeme yaralanmaları azaltır. Zemin altlığı (talaş, kabuk veya kum) düzenli yenilenerek kuru tutulmalı, nemli ve kirli altlık solunum ve parazit sorunlarına zemin hazırladığından sakınılmalıdır. Su ve yem ekipmanı kolay temizlenebilir olmalı; örnek bir ölçek olarak 100 keklik için yaklaşık 1 metre yemlik ve birkaç adet suluk yeterli kabul edilir. Doğal davranışı desteklemek için bölmelere saklanma köşeleri, toz banyosu alanı ve gölge sağlanması stresi azaltır. Doğaya salım amaçlı üretimde, salım öncesi keklikler avcı baskısına ve doğal koşullara alışması için uçuş kafesi (volyer) gibi geniş, doğala yakın ortamlarda tutulur.

Keklik nasıl beslenir?

Keklik beslemesi yaşa göre değişen protein düzeyleri üzerine kuruludur. Çıkıştan sonraki başlatma döneminde civcivlere yüksek proteinli (yaklaşık yüzde 28-30 ham protein) civciv başlatma yemi verilir; sanayi tipi keklik veya bıldırcın başlatma yemi yoksa benzer protein düzeyindeki hindi yemi tercih edilebilir. Büyüme ilerledikçe protein oranı kademeli düşürülür ve erişkin ile damızlık dönemde yaklaşık yüzde 24 ham proteinli yem kullanılır. Erişkin bir keklik haftalık olarak yaklaşık 300 gram yem tüketir; bu, sürü büyüklüğüne göre yem planlamasında pratik bir ölçüdür. Doğada keklik tohum, taze sürgün, yeşil ot ve böcekle beslenir; çiftlik rasyonuna sınırlı miktarda yeşillik ve tahıl katkısı doğal beslenmeyi taklit ederek sindirimi destekler. Kursak öğütmesi için temiz, ince çakıl (grit) ulaşılabilir tutulmalıdır. Temiz ve sürekli su erişimi şarttır; sıcak dönemde su tüketimi belirgin artar. Yemlik ve sulukların kirlenmesini önlemek, küflenmiş veya nemlenmiş yem vermemek hastalık riskini düşüren temel uygulamalardır. Yem değişimleri ani değil kademeli yapılmalı, stres ve sindirim bozukluğu önlenmelidir.

Keklik bakımında nelere dikkat edilir?

Keklik bakımında en kritik unsur hijyen, kuru altlık ve doğru sıcaklık yönetimidir. Civciv döneminde ana makinesi (ısıtıcı) altı sıcaklığı ilk günlerde yaklaşık 33 santigrat derecede tutulur, her gün yaklaşık 1 derece düşürülerek 21 dereceye kadar indirilir ve bu düzeyin altına düşürülmez. Civcivler tüylenip ortam sıcaklığına uyum sağladıkça ek ısıtmaya gerek kalmaz. Barınak iyi havalandırılmalı ancak hava akımı doğrudan hayvanların üzerine gelmemelidir. Yoğun ışık ve gürültü kekliği ürküttüğü için ortam sakin tutulmalı, ani uyaranlardan kaçınılmalıdır. Yerleşim sıklığını aşmamak, gagalama ve yaralanmaları azaltır. Sürüye yeni hayvan katarken karantina uygulanması, hasta veya zayıf bireylerin ayrılması bulaşıcı sorunların yayılmasını sınırlar. Su ve yem kaplarının günlük temizliği, altlığın düzenli yenilenmesi ve barınağın periyodik dezenfeksiyonu koruyucu bakımın temelidir. Doğaya salım programlarında hayvanların salım öncesi sağlık kontrolünden geçirilmesi ve dış parazitlere karşı kontrol edilmesi resmi uygulamalar arasındadır. Hastalık veya parazit şüphesinde teşhis ve tedavi mutlaka bir veteriner hekime bırakılmalı; ilaç ve doz uygulaması yetkili hekim yönlendirmesi dışında yapılmamalıdır.

Keklik üremesi ve damızlık seçimi nasıldır?

Kekliklerde damızlık kurulumu genellikle 1 erkeğe 1 dişi (çift) ya da 1 erkeğe 3-4 dişi oranında yapılır; doğada çift olarak yaşasalar da çiftlik koşullarında grup eşleştirmesi yaygındır. Dişiler yaklaşık 4 aylıkken cinsel olgunluğa ulaşır ve uygun mevsimde yumurtlamaya başlar. Yumurtlama dönemi ülkemiz koşullarında ilkbahardan yaz başına, yaklaşık mart-haziran aralığına denk gelir; bu dönemde dişi uygun bakımda günde bir yumurtaya kadar verebilir. Keklik yumurtası küçük olup ortalama 15 gram dolayındadır. Kuluçka süresi yaklaşık 24 gündür; suni kuluçkada ilk 21 gün gelişme, son 3 gün çıkış dönemidir. Kuluçka makinesinde ilk 21 günde sıcaklık yaklaşık 37,6 santigrat derece ve nem yüzde 59 dolayında tutulur; çıkış döneminde (21-24. günler) sıcaklık bir miktar düşürülüp (yaklaşık 36,5 derece) nem yüzde 69'a doğru yükseltilir. Yumurtalar günde birkaç kez (genellikle 5-6 kez) çevrilmelidir; çevirme çıkış döneminde durdurulur. Çıkan civcivler kuruyup canlandıktan sonra ısıtmalı büyütme bölümüne alınır ve başlatma yemine geçilir.

Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü (bağlantı).
Başak Yazılım - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Başak Yazılım 2 - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Gozeten Bal - İçerik - Alt (SEO sayfa sonu) Sponsorlu

Keklik alıcı ve satıcıları Harman'da

Ücretsiz İlan Ver Tüm İlanları İncele Tarım Kütüphanesi
Tarım Rehberleri ve Araçları Tüm rehberleri gör